• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 13 °C
  • Antalya 11 °C

Türkiye önemli bir hafta yaşadı

Türkiye önemli bir hafta yaşadı
1 Mayıs kutlaması nedeniyle İstanbul’da ciddi çatışmalar ve ekonomik olarak çok ilginç bir hafta yaşandı. Türkiye’yi farklı ikinci yarı bekliyor

MURAT EMEN/ EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 6-11 Mayıs 2013
İSTANBUL-
Türkiye kolay kolay unutulmayacak bir hafta yaşadı. 1 Mayıs kutlaması nedeniyle İstanbul’da yer yer ciddi çatışmalar yaşandı. 3.Havalimanı ihalesi “yap-işlet-devret” modeliyle 25 yıllığına Limak konsorsiyomunda kaldı. Ekonomik olarak Türkiye gene çok ilginç bir hafta yaşadı. TCMB’nin faiz indirimi ile gerileyen faizler birara %5’in altını gördü. Sinop’ta yapılacak 22 milyar dolarlık Nükleer Santral Projesinin anlaşması, Erdoğan ile Japon Başbakanı Abe arasında imzalandı.Şimdi Türkiye’yi ilginç bir ikinci yarı bekliyor.
Haftaya bir göz atalım:
• Siyasi olarak! Mayıs kutlamalarının Taksim’de yapılmasına karşı çıkan Hükümet ile işçiler arasında yer yer ciddi çatışmalar yaşandı. İki genç kız atılan biber gazı kutularının başlarına isabet etmesi nedeniyle ciddi olarak yaralandılar.
• O gün İstanbul’da gereksiz bir ürkeklikle toplu ulaşım aracı olan Metro, Metrobus ve vapur seferleri iptal edildi. Köprüler kaldırıldı. Taksime ulaşım yolları her taraftan kapatıldı. Halk çok sıkıntı çekti.
• İki ayrı görüş belirdi. Bir tarafta niye bu kadar Taksim diye ısrar ediyorsunuz diyenler. Diğer tarafta Taksim bir simgedir. Bir mayıs mutlaka bu yılda gelecek yıllarda da Taksim’de kutlanmalıdır diyenler.
• Taksim’in 1 Mayıs açısından çok farklı bir anlamı var. Emekçi bayramının zamanında 35 şehit verdiği Taksim Meydanından başka yerde kullanılmasına hiçbir emekçinin yüreği dayanmaz.
• 1 Mayıs mücadelesi sadece bu yılın değil, gelecek yıllarında Taksim’de kutlanmasının mesajını ilgililere vermek

g2.jpg

"Haftanın diğer bir ilginç olayı büyük bir ihale oldu. 3.Havalimanı ihalesi “yap-işlet-devret” modeliyle 25 yıllığına Limak konsorsiyomunda kaldı. Rakam dudak uçuklatan cinsten. Feasible olup olmadığını zaman gösterecek
• Öncelikle İstanbul’a 150.milyon kapasiteli havaalanı gereklimi? Sonra eğer gelir hesapları 150 milyon üzerinden yapılırsa gerçeği gösterirmi? 2012 itibariyle Atatürk Havalimanının yıllık dış yolcusu 30 milyon olduğuna göre bana çok büyük düşünüyoruz gibi geliyor.
• +Finansal açıdan bakılacak olursa öncelikle ilk etapta yatırım için para gerekli. Tahminen on milyar gibi bir yatırım harcaması öngörülürse önemli bir kısmının özvarlık olarak konulması gerekecek. Firmaların bu konuda zorlanacaklarını tahmin ediyorum. Zaten herbiri mevcut taahhütleri sebebiyle ağır bir yükün altındalar. Kira olarak ödenecek 26 milyar daha sonranın problemi.
• Ekonomik olarak Türkiye gene çok ilginç bir hafta yaşadı. Enflasyonun beklenenden düşük gelmesi yanında not artırım beklentisi, TCMB’nin faiz indirimi ile gerileyen faizler birara %5’in altını gördü. Bu inişin devam Merkez Bankasının eline bakıyor. İşin kaymağını borsa kaptı ve aldı başını gitti.
• Havaalanı ihalesine bu kadar yüksek pey sürülmesi eğer pey sürenlerin başına güneş geçmemiş ise. ülkeye ve geleceğine olan güven diye yorumlandı ve borsayı bu hususta biraz tetikledi denilebilir.

g3.jpg

• Geçen haftanın ikinci önemli olayı Sinop’ta yapılacak 22 milyar dolarlık Nükleer Santral Projesinin anlaşması, Erdoğan ile Japon Başbakanı Abe arasında imzalandı.
• Bu hafta aşırı yükselen borsada kar realizasyonu beklemek normal. Ancak TCMB’nin geleceğe bakışı faizleri biraz daha indirmek yönünde olunca, borsa yukarı trendine devam edecektir.
• Türkiye’yi ilginç bir ikinci yarı bekliyor. Planlanışı ve başarı ile yürütülen bir ikinci yarı. Bir tarafta genişlemeci politika izleyen TCM,. öbür yandan inmekte olan faizlerin tetikleyeceği piyasalar. Yerel seçimlere yaklaşırken canlı bir piyasayı öngören hükümetin taktiği tuttu diyebiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken yerli tasarrufçunun artık negatif faize alışması gerekecek. Ama yabancı sıcak para için mevcut faizler hala tatmin edici gözüküyor. Ancak fazla inmeye devam ederse bence alarm verecektir.
• Burada hükümetin yapacağı şey; yabancı için daha fazla faiz indirmeden verdiği faizin bir kısmını vergi diye geri alması daha akıllıca olur.
• Diğer bir önemli nokta, fren yapılacak mı meselesi. Onu da BDDK Başkanı cevapladı.”İhracat ve yatırım kredilerinin büyümesi risk değil, tüketicide sorun çıkarsa tedbir alırız. Risk unsuru olan ve cari açığı tetikleyen ağırlıklı olarak tüketici kredileri. Bu konuda gerektiği zaman tedbir alırız.”

AMERİKA RAPORU

 Erdoğan bu hafta Amerika’da. Ötedenberi talep edilen ama alınaömayan randevu verildi ve bu hafta iki lider biraraya gelecekler. Gündemin en önemli konusu Suriye meselesi. Dünya kamuoyu geçen haftada yazdığımız gibi ABD’nin giderek sertleşen bir Suriye politikası içinde olduğunu görüyor.
Gündemin diğer önemli bir konusu İmralı Süreci ve devamının ne olacağı.O bölgede yapılanma konusu tartışılıyor. Beklentiler veya verilmiş sözler merak ediliyor. Amerika’nın İsrael’I dostluk konusunda zorlamasıyla başlayan sürecin arkası bekleniyor.Bu konuda ABD’nin yakın ilgisini herkes biliyor. Ortadoğu’daki gelişmeler açısından bu süreci planlayanlar ne düşünüyorlar.İlginç bir şekilde aniden Irak Başbakanı Maliki’de Kürt yönetimi ile olan kötü ilişkiyi hemen düzeltti.Yorumlar Sünnilere karşı mücadelesinde ayrı bir kürt cephesi açmak istememesi denilsede burada gene ABD politikasının parmağı var.

g4.jpg

Ekonomik olarak ABD giderek müsbet yönde ayrışmaya başladı.Geçtiğimiz yıl 2.2 büyüme gerçekleştiren ABD’de veriler düzgün gelmeye devam ediyor. FED mevcut politikasına şimdilik devam edecek gözüküyor. ABD’den giden paranın tekrar dönmeye başladığı farkediliyor.

AB DOSYASI

Faiz indirimi ne anlama geliyor ?

g5.jpg

Avrupa Merkez Bankası faizleri düşürdü. Peki bu krizle mücadelede büyüme odaklı politikalara mı işaret ediyor?
Son bir haftadır Euro Bölgesi söz konusu olduğunda en çok sorulan sorulardan biri oldu "tasarruf mu büyüme mi?"
Ancak aylardır tasarruf politikalarını savunan Avrupa Merkez Bankası dün faiz oranlarını 10 ay sonra yeniden düşürerek %0.75’ten %0.5’e çekti .Peki bu ekonomik krizle baş edebilme yolunda "büyümenin tercih edildiğine mi, yoksa krizin etkilerinin nispeten azaldığına mı işaret? Yoksa AB’nin büyümeden doğan endişeleri giderek artıyormu?
Bu sorunun cevabını aşağıdaki bilgileri değerlendirdikten sonra cevaplamak daha uygun. Ancak görünen köy klavuz istemez diyebilirsiniz. Draghi’nin faiz indirmesinin arkasında Almanya dahil özellikle Fransa ve diğer Euro zone bölgesi ülkelerinde ciddi büyüme problemleri ve arkasından kendini gösteren çok ciddi işsizlik problemleri olduğudur.
Dragh’nin son i politikasını tartışmadan önce aynı gün yayınlanan Avrupa raporuna göz atalım.
Avrupa Komisyonu raporu, Fransa'nın resesyona girmesi ile birlikte Euro Bölgesi'nde beklenenden daha büyük bir ekonomik daralma yaşanacağına işaret ediyor.
Karamsar bir tablo çizen raporda, Euro Bölgesi ekonomisinin bu yıl % 0,4 daralması bekleniyor. Şubat tahminlerinde bu oran % 0,3 olarak öngörülmüştü.
Fransa ekonomisinin bu yıl % 0,1 daralarak resesyona girmesi bekleniyor. % 10,6 olması beklenen işsizlik oranının ise gelecek yıl % 10,9'a çıkacağı öngörülüyor.
Komisyon raporunda, "Derin bir mali ve ekonomik krizin ardından cebelleşen AB ekonomisinin bu yıl içerisinde çok yavaş bir tempoda hız kazanması bekleniyor." denildi.
Fransa'nın bu yıl gayri safi milli gelirinin % 3,9'una denk düşen bütçe açığının 2014'te % 4,2'ye fırlayacağı tahmin ediliyor.
Bunun üzerine Komisyon'un ekonomiden ve paradan sorumlu üyesi Olli Rehn, bugün yaptığı açıklamada, % 3 hedefine varması için Fransa'ya iki yıl daha verilmesinin "mantıklı" olacağını söyledi.
Ancak Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, Maliye Bakanlığından bir yetkili, Rehn'in açıklamalarına rağmen Fransa'nın % 3 hedefine 2014'te ulaşmayı amaçladığını söyledi.
Yunanistan ve İspanya'da işsizlik tırmanıyor
Euro Bölgesi'nde işsizlik oranı ortalamasının bu yıl % 12,2'ye çıkması bekleniyor. Geçen yıl bu oran % 11,4 olmuştu.Yunanistan ve İspanya'da ise işsizlik oranının % 27'ye tırmanacağı tahmin ediliyor.
İşsizliğe karşı mücadelenin önemine dikkat çeken Rehn, Euro Bölgesi ekonomisinin 2014'te % 1,2 oranında büyüme gösterebileceğini vurguladı.
Bütçe kesintilerinin büyümeyi engellediği kaygısıyla Euro ülkelerine kemer sıkma önlemlerini gevşetmeleri çağrısında bulunulmuştu.
.Dünyanın en hızlı büyüyen ve en hızlı küçülen ülkeleri
2012 yılı IMF GDP verileri baz alınarak yapılan bir araştırmada dünyanın en hızlı büyüyen ve en hızlı küçülen ülkeleri belirlenmiş. İlginç olanı en hızlı küçülenlerin ilk beşinde eoru bölgesi devletleri var. Bunlar Yunanistan, G.Kıbrıs, İspanya, Portekiz ve İtalya. Bu arada Slovenya ve Hırvatistan’da hızlı küçülenler arasında.
,Ayrıca Almanya en hızlı küçülenlerde 23.üncü sırada.Türkiye ABD ile 2.2 ile aynı seviyede büyümüş.
Enflasyonda Türkiye 134 ülkeyi geçmiş durumda. Yani 134 ülkenin enflasyon rakamı bizden düşük.
Cari açıkta Türkiye hala çok yukarılarda. Bilindiği geçen yıl altın ticareti yolu ile petrol ödemeleri yapılmıştı. İthalat ekonomideki soğuma nedeniyle biraz gerilemişti. Birde Turizm gelirlerinin hesaplanma yöntemi değiştirilmişti. Bu sebeplerle 50 milyar doların altına gerileyen Türkiye bu palyatif avantajlara rağmen 187 ülke içinde cari açıkta 71’inci sırada yeraldı.
Görüldüğü gibi herşey tozpenbe hiç değil.Dikkatli olmak zorundayız.

ÇİN RAPORU

Çin'in yeni hedefi: Çin rüyası

Çin'in yeni Devlet Başkanı Şi, "Çin rüyasına" vurgu yaparak "Çin rüyasını gerçekleştirmek için Çin kendi yolunu izlemelidir" dedi.

g-7.jpg

Çin siyasi dönüşüm sürecinin son parçası olan 12. Ulusal Halk Kongresi geçtiğimiz hafta sona erdi.
Tiananmen meydanındaki Büyük Halk Salonunda yapılan kapanış toplantısında delegeler tarafından hükümetin çalışma raporu, Yüksek Halk Mahkemesi ve Yüksek Halk Savcılığı makamlarının çalışma raporları ile milli ekonomik ve sosyal kalkınma planı, merkezi ve yerel bütçeler oylanarak kabul edildi.
Ülkedeki etnik unsurların yanı sıra tüm eyaletleri temsilen 3 bine yakın delegenin katıldığı oylamada özellikle bütçeler ile yüksek halk mahkemesi ve yüksek halk savcılığının raporlarının oylamasında kabul oylarının yanında çok sayıda red oyunun çıkması dikkati çekti.
Çin'in yeni Devlet Başkanı Şi Cinping toplantı sonunda yaptığı konuşmada, seçilmesinin "şanlı misyon" ve "derin sorumluluk" anlamına geldiğini belirterek, delegelere ve Çin halkına şükranlarını iletti.

YOLSUZLUKLA MÜCADELE
Çin halkının ve etnik unsurların beklentilerini karşılayacağını ifade eden Şi, "Sizleri asla yarı yolda bırakmayacağım" dedi.
Konuşmasında sıkça "Çin rüyasını" vurgulayan Şi, "Çin rüyasını gerçekleştirmek için sürekli çaba sarf edeceğini" belirtti.
"Çin rüyası bireylerin olduğu gibi tüm ulusun rüyasıdır" diyen Şi, "Çin rüyasını gerçekleştirmek için Çin kendi yolunu izlemelidir" diye konuştu.
Çin'in yeni başkanı Şi, konuşmasında rüşvetle "tereddütsüz savaşacağını" dile getirerek, Çin Komünist Partisi üyeleri ve üst düzey yöneticilerinden "halkı her şeyin üzerine koymalarını" istedi. Biçimcilik, bürokrasi, hedonizm ve savurganlıkla kararlı şekilde mücadele edilmesinin önemini vurgulayan Şi, görevi kötüye kullanma ve yolsuzlukla kararlı bir şekilde savaşılması gerekliliğinin de altını çizdi.
Şi, konuşmasında ÇKP'nin misyonuna da işaret ederek, sosyalizmin Çin'i birleştiren ana unsurlardan bir olduğunu kaydetti. Parti disiplini ve kamu yararına çalışmanın önemine de dikkati çeken Şi, dejenerasyona karşı delegeleri uyardı.
Çin'in yumuşak dönüşüm süreci olarak da adlandırılan bu dönemde; devlet başkanı ve başbakan başta olmak üzere tüm kabine ve yüksek yargı yetkilileri yeniden belirlendi.
Ülkenin 12. Ulusal Halk Kongresi'nin kapanış töreninde eski devlet başkanı Hu Cintao'nun yanı sıra tüm üst düzey yönetim hazır bulunurken, Şi konuşmasında Hu'ya ve eski yönetime teşekkür etti. (aa)

PİYASALAR

Geçtiğimiz hafta piyasalar açısından fevkalade önemli geçti.
• Faizler ilk defa %5’in altını gördü. Devamı Merkez’in politikasına bağlı.
• Tasarrufçu için negatif faiz dönemi başladı.
• Borsa 90.000’ne dayandı. 100.000 sesleri duyulmaya başlandı. Bu gidişle kısa sürede görülebilir.
• Enflasyon beklentilerin altında geldi.

Borsa

89.000’ni gören endeks bu hafta biraz kar realizasyonları ile gerileyebilir ancak bundan sonrası mehter yürüyüşü gibi iki ileri bir geri olacak. Kısa zamanda 100.000 görebiliriz.
Faizler

Faizler 5’in altını test etti. Devamı Merkez’in politikasına bağlı. Ancak klişisel görüşüm faizlerin bu noktada bir müddet soluklanması gerekir. Negatif faizi yatırımcı seneler sonra ilk defa görüyor. Alıştırmak lazım.
Dış yatırımcı içinde bu noktadan sonra kritik dönemeç başlıyabilir. Bizce dış yatırımcı için bu noktada durup, ödenen faizden vergi almayı düşünmek gerekiyor.

Döviz

Dolar 1.80’nin altında seyir halinde.Geriye dönersek geçtiğimiz Salı günü Erdem Başçı faiz indirim kararını açıklayınca yükselen dolar, yurtdışı dolar/euro paritesi düşünce geriledi ve yatay bir seyir izledmeye başladı. ECB’nin faiz indirim kararı ile birlikte parite 1.3080 seviyesine gerileyince, dolar 1.7940-1.7970 bamdında hareket etti.
Beklenti: Faizlerin düşmesine rağmen fon girişi devam ederse dövizde hareket olmaz.
Değiştirebilecek tek önemli gelişme Suriye konusunda ABD aktif bir politika izleme kararı alırsa diye düşünüyoruz.

Esenlikte Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.