• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C
  • Antalya 11 °C

Türk bayan doktorun ABD'de başarısı

Türk bayan doktorun ABD'de başarısı
ABD’de önemli bir araştırma grubunun üyesi Türk doktor Penbe Hande Özdinler’in buluşları ve takdir çok önemli.Bilimde Türk kadının gerçek bir başarısı oldu.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü- 2-7 Aralık 2013
İSTANBUL
- Dünyanın gelişimine bakarsanız, herzaman birtakım keşif ve icatları takip eden yıllarda önemli gelişmeler görürsünüz. Amerika’nın keşfi ve arkasından gelen uzak doğu sömürgeciliği dünyaya özellikle Avrupa’ya büyük ivme kazandırmıştır. Daha sonra yaşadığımız teknoloji çağı ile bu gelişim bütün dünyaya yayılmıştır. Rönesans farklı bir kapı açmıştır. Dünya harplerinin arkasından gelen hareketlilik ayrı bir boyut kazandırırken, Amerika, Japonya ve Almanya gibi hakim güçler oluşmuştur. Teknoloji ve yeni buluş yarışına giren bu güçler sayesinde hi-fi çağı ve onu takip eden bilgisayarlar ve arkasından cell phone dönemi bu yükü taşıyan dünyaya yeni ufuklar açan buluşlar olmuştur.

DÜNYA RAPORU
2008 krizini yaşayan başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkeler bu krizi henüz atlatamadılar. Genişleme politikası sarmalının kendini tedavisi nasıl olacaktır onu gerçekten merak ediyorum. Bence dünyanın kendine gelebilmesi ve toparlayabilmesi için yeni bir kıvılcıma ihtiyaç var. Kanaatimce bu kıvılcım yakında insan sağlığına ilişkin yeni tedavi yöntemleri üzerinden gelecek.
2000’li yıllarda eşimin rahatsızlığı nedeniyle ABD’de hastaanelerde çok zaman geçirdim. Doktorlarla uzun sohbetlerim oldu. Kanser gibi ALS gibi hastalıkların tedavi edilebileceğine inancım büyük. En son ABD’de yaşayan ve önemli bir araştırma grubunun üyesi Türk Doktor Penbe Hande Özdinler’in buluşları ve gördüğü destek ve takdir çok önemli.Bilimde Türk kadının gerçek bir başarısı.
Sinir hücrelerinin aksonlarının boyunu uzatabilecek molekülü bulan doktorumuz. Ayrıca ölü beyin hücrelerini kolayca görülebilmesini sağlayan buluşu ile büyük ses getiren bu genç doktorumuzu takdir etmemek mümkün değil. ALS (Amyotrafik Leteral Skleroz) hastalığında netice alınmaya başlanması çok çok ümit verici.
Diğer taraftan çağın korkusu Kanser konusunda da ümitli olmamızı gerektiren büyük araştırmalar yapılıyor. Bulmaya çalıştıkları ve kana zerkedecekleri antikor ile kanser mikrobunu dolaşım halinde iken bulup hücreye yapışmadan zarar vermeden önce yokeden buluş gibi beklentilerimiz bana göre dünyanın yeni umudu olacak. Üç yıl ömür biçtikleri eşim 13 yıldır yaşıyor ve kanserin izi kalmadı. O nedenle bu konudaki çalışmalara gerçekten inanıyorum ve yakında sağlık konusunda mutlu haberler bekliyorum. Bu buluşlar çaresizliği ortadan kaldıracak ve dünyaya farklı bir hava getirecektir.

TÜRKİYE RAPORU

IMF'DEN TÜRKİYE'YE ENFLASYON VE DÜŞÜK TASARRUF UYARI

Geçtiğimiz hafta IMF 4. madde kapsamında Türkiye raporunu yayımladı. Borçlu veya kapısında olduğumuz dönemlerde çok önemli olan bu rapor şimdilerde konuşulup geçiliyor.
Kuruluş, Türk ekonomisinin 2013 yılında büyümenin hızlandığına dikkat çekerek,
• yüksek enflasyon ve düşük tasarruf oranı konusunda uyardı.
• IMF Merkez Bankası'nın para politikasının sadeleştirmesinin Türkiye'ye para girişini kolaylaştıracağına dikkat çekti.
• IMF raporunda Türkiye'nin 2013 yılı büyüme tahmini yüzde 3,8 olarak açıklanırken, kuruluş 2014 yılında Türkiye'nin yüzde 3,5 büyüyeceğini öngördü.
• IMF 2013 için enflasyonu yüzde 8, 2014 için yüzde 6 olarak tahmin etti. Kuruluşun işisizlik öngörüsü 2013 için 9,4, 2014 için 9.5 olarak açıklandı.

IMF'nin 4.madde kapsamında hazırladığı Türkiye raporunun önemli kısımlarını özel bir değerleme olduğu için veriyoruz.

“Türkiye ekonomisi 2012 yılında dengesizliklerde memnuniyetle karşılanan azalmalar kaydetti. Parasal ve mali politika canlandırmalarının ardından büyüme 2013 yılında hızlandı. Ekonominin, özel tüketim ve kamu yatırımlarının katkıları ile bu yıl yüzde 3.8 büyümesi bekleniyor. Yerel talep öncülüğündeki büyümeye yeniden dönüş ile cari açık tekrar artarken enflasyon hedefin üstünde olmaya devam ediyor.
Harcamanın hızla büyümesine rağmen otoriteler 2013 bütçe hedeflerini yakalama yolunda ilerliyor. Bir defaya mahsus faktörlerin gelirleri tahminlerin ötesinde yükseltmesi ile hükümet bu beklenmedik gelirleri sermaye harcamasını bütçe tavanının üstünde artırmak için kullandı. Bankacılık sisteminin sermaye yapısı oldukça iyi. Sermaye yeterlilik oranları regülatörlerin minimum oranlarının üstünde, geri dönmeyen krediler ise geçtiğimiz yıl bir miktar yükselmesine rağmen bu yıl düşük kalmaya devam ediyor.

emen-2.jpg

İcra Kurulu Direktörleri, Türkiye ekonomisinin bu yılki hızlı büyümesinin kısmen politika canlandırmasından kaynaklandığına dikkat çekti. Bununla birlikte direktörler, yerel talebe dayalı büyümenin enflasyonun yeniden kötüleşmesine ve cari açığa öncülük ettiğini gözlemledi. Direktörler, otoriteleri makro ekonomik politikaları sıkılaştırmaya ve dış performans ile ekonomik büyümeyi güçlendirmek için yapısal reformları hızlandırmaya teşvik etti.
Direktörler, enflasyonun hala yüksek olduğu göz önüne alındığında daha az genişleme yanlısı politikaların benimsenmesinin daha uygun olabileceği kanaatine vardı. Direktörlerin birçoğu, para politikası çerçevesinin normalleştirilmesinin iletişimi iyileştireceği ve parasal aktarımı güçlendireceği konusunda görüş birliğine vardı. Bazı direktörler, parasal otoritelerin volatil sermaye akışları ile mücadelede karşılaştığı zorluğa ve enflasyonun geçmişe kıyasla yükseldiğine dikkat çekti. Direktörler, ülkeye giren sermayenin sürdüğü dönemde sterilize müdahale yolu ile net döviz rezervlerinin artırılmasını tavsiye etti.
Direktörler genel olarak, daha sıkı mali politikanın dış kırılganlıkların azalmasına ve para politikası üzerindeki baskıyı rahatlatmasına yardımcı olacağı konularında görüş birliğine vardı. Otoriteleri mevcut harcamayı kontrol altına almak ve gelirin göstereceği yüksek performansı tasarruf etmeye teşvik ediyorlar.

Direktörler, finans sisteminin genel olarak iyi durumda olmasının tatmin edici olduğunu belirtti. Ancak bankaların döviz riskine dolaylı olarak maruz kalmalarının dikkatli bir şekilde izlenmesi gerektiğine dikkat çektiler. Hane halkının aldığı krediler ile şirketlere döviz cinsinden verilen kredilerde makro ihtiyati tedbirlerin hedeflenmesi gerektiğini belirten direktörler, ekonomide tasarruf oranının düşük olduğuna ve dış finansmana bağımlılığa dikkat çekti.(WSJ)

2014 Merkezi Bütçesinin parametreleri
2014 yılı devlet bütçe tahminleri yapılırken;
• GSMH'nın reel olarakyüzde 4.0 büyüyeceği,
• GSTH deflatörünün yüzde 6.0 olacağı,
• TÜFE artışı yüzde 5.3 olarak gerçekleşeceği,
• İhracatın 166.5 milyar dolar düzeyine çıkacağı,
• İthalatın 262 milyar dolar olacağı,
• Kamu borçlanmasında TL cinsinden borçlanmalara ağırlık verilecek,
• Nakit iç borçlanma ağırlıklı olarak sabit faizli yapılacağı,
• Borçlanma vadelerinde daha uzun vade sürdürülecek,

Bu varsayımlara dayanarak...2014bütçe teklifinde giderler 436.3 milyar TL, olarak belirlenmiş ve giderlerin GSYH'nın yüzde 25.4'ü olarak gerçeklenmesi hedeflenmiştir. Bu tahminin ışığı altında bütçe açığı 33.1 milyar, faizdışı fazla18.8 olarak hedeflenmiştir.
2014 bütçe gelirleri brüt 425.2 milyar lira, özel bütçeli idarelerin öz gelirleri brüt 49 milyar151 milyon, düzenleyici ve denetleyici kurum gelirleri brüt 3.4 milyar olmak üzere. Bütçe brüt gelirleri toplamı 477.1 milyar TL, net bütçe gelirleride 403.1 milyar olarak tahmin edilmiştir.
Maalesef bütçe giderlerinin dağılımına bakıldığında yüzde 43.3 cari,yüzde11.9 faiz olmak üzere yüzde55.2si transfer gideri, sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim katkısı da dikkate alındığında bütçenin yüzde 29.6'sı personel gideri, yüzde 14.1'ide yatırım gideridir. Bütçenin önemli zaaflarından birisi ülke üretim gücünü artıracak, yatırım harcamalarının azlığıdır.

Genel bütçe gelirlerinin yüzde 88.9'u vergiler, yüzde 1.1 teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, yüzde 2.1 sermaye gelirlerinden, yüzde 6.7'si alınan faiz, pay ve cezalardan alınacağı öngörülmektedir.
Vergi gelirlerinin yüzde 28.3'ü gelir ve kazanç üzerinden alınan vergiler,
yüzde 43.7'si dahilde alınan mal ve hizmet gelirlerinden, yüzde 18.7'si Uluslar arası ticaretten alınan vergilerden, yüzde 6.8'i damga vergisi ve harçlardan oluşacaktır. Mülkiyet üzerinden alınacak vergiler ise yüzde2.4 düzeyindedir.
Görüldüğü gibi direkt vergiler yüzde 30.7 düzeyinde kalırken, dolaylı vergiler yüzde70'e yükselmektedir.Dolaysız vergilerin önemli bir kısmıda stopaj yolu ile kesilen vergilerden oluşmaktadır. Asıl olması gereken kazanç vergilerinde ülke çok gerilerdedir. Ülkenin büyük topları bankalar, holdingler ve GSM opratörlerinin kurumlar vergisi ise ancak faiz ve cezalar kadardır.

ÖZET DEĞERLEME
BDDK'nın tüketimi frenliyecek tasarısı önümüzde ve oldukça kritik aldı. Onaylayanlar kadar aleyhinde konuşanlarda var.
İlk yarıdaki yüzde 3.7'lik büyümenin 2.8'lik bölümünü özel tüketim oluşturuyor.Yıllardır konuştuğumuz ama bu iktidarın pek tanımadığı tüketimi kısan ve ihracatı artıran kalkınma modeline geçme devri geldi de geçiyor.
BDDK'nın ilki başardığı bu süreçte tüketime fren getiren tedbirleri ben şahsen destekliyorum. Kredi kartlarındaki vade kısıtlaması yerindedir ve bankaların işine gelmesede ısrarla uygulanması gerektiğine inanıyorum. Kredi kartları taksitlendirmede kullanılan bir araç değilken en büyük kredi mekanizması haline geldi. Yeni uygulamanın bazı önemli sektörlerde daralmaya debep olması olagan. Otomativ, Ekeltronik ve mobilya etkilenecek ve daralmaya sebep olacak sektörlerden. Önemlisi konut sektörü.temel ihtiyaç olması bakımından merak ediliyor.
Tüketime dayalı büyümeden biraz uzaklaşmak olumlu bir adım.Mütevazi ama olumlu bir büyüme hedefliyoruz diyen maliye bakanı bunu kastediyor.Ama bunu yaparken son yıllarda gerçekten unuttuğumuz üretime ve ihracata dayalı kalkınma içinde tedbirler almak gerekiyor.

fetullah-gulen.jpg

GÜLEN'E YAKIN İŞ DÜNYASI TEDİRGİN
Fethullah Gülen'e yakınlığı ile tanınan Hizmet Harekatı ya da çok bilinen ismiyle cemaat'in AKP Hükümeti ile arasındaki gerilim, dershane krizi ile zirveye çıktı. Karşılıklı silahlar çekilme hazırlığında. Krizin tırmandığı son iki haftada cemaata yakın iş çevreleri eğitimden sonra diğersektörlerinde etkilenmesinden endişe duyuyorlar.
Hatırlanacağı gibi Erdoğan ile ters düşen grupların akıbeti malum. Önce TUSİAD sonra Aydın Doğan ve Koç Grubunun ters düştüğü durumlarda Başbakan'ın denetim ordusunu harekete geçirdiği biliniyor. Aynı endişeler cemaate dahil işadamlarına da sirayet etti. Cemaatçilerin kuruluşu TUSKON'un Başkanı Rıza Nur Meral bu konudaki endişeleri basınla açıklıkla paylaştı.Davranışın fair olmadığını belirten Meral, dershanelerde de Başbakan'ın yanlış düşündüğünü belirtti. Dershaneler piyasanın ihtiyacından kaynaklanmıştır diyen Meral, cemaata karşı bir girişime inanmak istemediklerini belirtti.
Taraf Gazetesinde yayınlanan 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu Kararı ile “cemaatin yokedilmesi” kararı gündeme oturdu. Hükümet kaynakları kararı kabul etmekle birlikte hiçbir eylem yapmadıklarını açıkladılar.Ancak ilgili MGK'da Gül, Çiçek ve Erdoğan'ın imzaları var.
Tarafsız çevreler, gerek kızlı-erkekli evler gerekse dershane konuşlarının arka perdesinde cemaatin hedeflendiğini seslendiriyorlar. Cemaatin dershaneler üzerinden hareket ederek, taraftar yetiştirdiğini ve daha sonra onlara barınacak ev temin ettiği ve eğittiği konuşuluyor. Fethullah Hoca AKP'nin davranışına karşı çıkmakla birlikte itidal tavsiye ediyor. Cemaatin yayın organlarında yaylım ateş devam ediyor. Özellikle Taraf'ta Bavulcu Baransu'nun bavulunu açtığı yakında AKP hakkında yazılıp çizilmeler başlayacak deniliyor.Bilindiği gibi Cemaatçilerin gayretleri ile toplanan Balyoz dosyası aynı yolla yani bavulla Taraf Gazetesine Gazeteci Baransu Tarafından servis edilmişti.

UZAKDOĞU DOSYASI
Çinin'de PMI beklentilerin üzerine çıktı

Çin’de Kasım ayı fabrika üretimi 18 ayın zirvesine yükselirken ülkede PMI verisi beklentilerin üzerine çıktı.

emen3.20131202132536.jpg

Kasım ayında fabrika üretimi yerel ve yabancı talepteki artış ile son 18 ayın zirvesine tırmandı. 2013 için ekonomik büyümede yavaşlama beklentilerinin geride kaldığını ortaya koydu. Hükümetin reform paketi ile ekonomik iyileşmede momentumun artış gösterdiği algılarını güçlendi.
Kasım ayı verilerinde imalat üreticileri PMI verisi 51.4’e yükselirken piyasa beklentisi 51.1 seviyesinden gelmesi yönündeydi. Veri Ekim ayından bu yana değişim göstermezken, Kasım ayında talebin arttığı kaydedildi.
Kasım ayı verilerinde ihracat siparişleri 50.6 olurken Ekim ayından veri 50.4 seviyesindeydi. PMIverilerinde büyük şirketleri Kasım verileri 52.4 olurken Ekim’de veri 52.3 seviyesinde açıklanmıştı. Kasım ayı verileri ile 19 ayın zirvesine çıkılmış oldu.

BREZİLYA FAİZLERİ YENİDEN BİR KEZ DAHA YÜKSELTTİ.
Brezilya Merkez Bankası altıncı kez borçlanma maliyetlerini yükseltti. Banka gösterge faiz oranını %9.5'dan %10'a çıkardı. Son artışla anahtar faiz oranı Mart 2012'den buyana en yüksek seviyeye ulaştı.
Brezilya yükselen enflasyonu dizginlemeye çalışıyor. Enflasyon bir önceki yılın ekim ayına göre %5.8 seviyesinde. Hedef 4.5 idi.Fiyatlar Brezilya parasının değer kaybetmesiyle yükselişe geçti.Mayıs ayından buyana Real Dolar karşısında %20 değer kaybetti. Sebebi tamamen FED beklentisi. Düşmeyi bu yolla gelen paranın kaçması endişesi tetikliyor.

PİYASALAR

BORSA
Bu hafta ABD'de thanksgiving tatili vardı. Perşembe-cuma borsa kapalıydı. Bu işlem hacmını nisbeten düşürdü. BIST100 endeksi FED'in daha erken düğmeye basabileceği endişesi ile çarşamba günü 0.88 ekside kapattı ve 75binin altına geriledi.74.200-75.000 bandında hareket bekleniyor.Borsa geçtiğimiz haftayı 75.748 puandan kapattı.

FAİZ
Hafta içi gösterge tahvilin bileşik faizi 9.05 valörlüde 9.08 oldu.Ertesi günde 9'un üstündeki faiz devam etti.Bir taraftanda işlem hacmının düştüğünü görüyoruz.Hindistan üçüncü defa faiz artırdı.

DÖVİZ
Kurumsal talepler devam ediyor. Pozisyon kapamalar dolar fiyatının düşmesine mani oluyor. Hatta endişeler birara doları 2.03'e çıkardı. Hala aralık ayında doların geri geliş beklentisi devam ediyor. Düşmesi gereken dolar TL karşısında düşmüyor. Bunun nedeni doların daha da yükseleceğini öngören dolar borcu olanlar şimdiden pozisyon kapatıyorlar. Dolar 2.0230 euro 2.7495 oldu. Bu arada Euro değerlendi.Dolar haftayı 2.0189’dan Euro 2.7449’dan kapattı. Dolar/Euro paritesi 1.3549 oldu.
Bu hafta TL dolar karşısında biraz değer kazanabilir. Bu hafta açıklanacak enflasyon rakamı önemli.

Esenlikle Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.