• BIST 1.391,740
  • Altın 496,93
  • Dolar 8,8130
  • Euro 10,3050
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Turizmde rönesans zamanı

Sadi Tonaroğlu

Yıllarca önce SUNGATE HOTEL’de , Ali KIRCA’nın turizm üzerine canlı yayınına davet edilmiştim. O zamanlar daha palazlanmadığımız için bizim kuşağı ayrı bir platforma oturtmuşlardı. Solda ki büyük platforma ise , o zamanın turizm babaları için ayrılmıştı. O platformda kimi ararsanız vardı.

Sevgili KIRCA , herkese söz vererek , turizmde ki sorunları ve çözülmesi gerekenleri soruyor ve cevap arıyordu. Programın sonlarına doğru bana da söz vererek görüşümü istedi. Ben teşekkür ederek söze başladım ve kısaca devam ettim : “ Sayın Kırca, şu ana kadar dinlediğim sorunlar , benim naçizane 30 senedir bildiğim şahit olduğum sorunlar . İşin tuhafı , bu konuları anlatanlar şu soldaki platformda yer alan , sektörümüze yön verenler. Üstelik bahsettikleri sorunları da yaratanlar kendileri. Bu arkadaşlarımızın çoğu benden eski . Eğer mevcut sorunlar 30 senedir değişmiyorsa.. Bu sorunları anlatanlarda çözüm yerinde oturan hep aynı kişilerse , bunun adı turizm sorunları değil , turizm terörüdür. Demek ki bu arkadaşlar çözümden değil , sorunlardan besleniyorlar.” Dedim ve verilen mikrofonu iade ettim.

Hepiniz şöyle bir kendi kariyer hikayesini gözden geçirsin. Göreceksiniz ki kariyer hikayeleri hep iğnesi kırılan plağın takılması gibi aynı .

Her sene aynı heyecan ile başlarız.

Aynı stratejilerle..

Gazeteler bile her sezon başı aynı turizm manşetlerini atar..

O günkü kurlara göre görünen aldatıcı artan(!) turizm gelirlerinden bahsedilir.

Patronlar , yöneticiler , personel hep aynı prototip profillere sahip kişiler..

Değişenler , otel sayıları…Acenta sayıları artması..  

Fiat politikaları yanlışlıkları aynı…

Avrupa tur operatörlerinin baskısı ile , oda kahvaltıdan , önce yarım pansiyona sonrada herşey dahile geçtik . Şimdi de ultra herşey dahil .

Yani anlayacağınız turizm tiyatrosu 40 yıldır aynı .

Şimdi de tosladık pandemiye…

Ve herkes feryad-ı figan.. Niye ? Çünkü strateji yok..Planlama yok..Çünkü , bilgi ve beraberinde liyakat yok .

Bir ata sözü vardır , “ Dere geçerken , at değiştirilmez” diye . Pandemi ile şimdilerde ne dere kaldı , ne de değiştirilecek at . ŞİMDİ DEĞİŞİM İÇİN TAM ZAMANI .

Bakın arkadaşlar . Ülkemizin dış işleri, iç işleri , sağlık, eğitim, askeri ekonomik alanlarda muhakkak yıllardır bir hükümet planlaması var . Sadece turizmde bir hükümet veya devlet , adına ne derseniz turizm planlamamız yok . Acıları bu yüzden çekiyoruz, darbeleri bu yüzden yiyiyoruz.

Bakın önüne gelen turizm yatırımı yapabiliyor. Oysa berber açarken bile ustalık belgesi şart iken.

İsteyen herkes otel müdürü olabiliyor.. İster evlat, ister damat, ister maraba..Kim kimi isterse otel müdürü yapabiliyor.

Diyeceksiniz ki devletin turizm okulları var . Evet var. Mesela Boğaziçi Üniversitesinde iki yıllık ! Benim 42 yılda öğrendim diyemeyeceğim bir mesleği , çocuk iki senede nasıl öğrenmiş oluyor ? Diyelim ki öğreniyor. Peki nerede bu çocuklar ? Yüzde kaçı sektörde ? Devlet takip ediyor mu ? YOK!

Ben 40 yıldır sektördeyim , devlet bizim vasıtamızla 40 yıldır gelen turiste “ Ülkemizi –şehrimizi niye ve hangi kriterlere göre seçtiniz ? Neler bekliyordunuz ?” diye bir anket çalışması yapmadı. Gelenlerin neden tercih ettiğini bilemediğimiz için haliyle planlamada yapamıyoruz. Çünkü sektörü ciddiye almıyoruz..Çünkü sektörün önemini kavrayamadık .Kırk yıldır bir kere , turizm yatırımcısına “ Neden bu sektöre yatırım yapıyorsun ? “ diye sormadık . Dolayısı ile bilende girdi sektöre bilmeyende..

Yatırımcıya “Bak bu yatırımı yapıyorsun ama  bu , bu kriterlere uyman lazım” diyemedik. Çünkü kriterleri koyacak kurum ve kişilerde kriter koyacak bilgi yok . Çünkü seçmen kitlesi fazla olan Turizm Bakanı oldu ülkede.

İşte bu sebeplerle ülke turizminde artık bir RÖNESANS zamanı . Kim yapacak ? Nasıl yapacak ? Bilemem. Devletin işi. Ama mesela ; her ilde VİLAYET TURİZM KURULLARI kurulabilir. Ama bu kurullarda görev alacak olan kişiler için sadece partili liyakatı aranmadan. Gerçekten sektörde en az on yıl mesai harcamış kişilerden oluşmalı. Bu kurullara başkan olarak , ülke turizmine emek vermiş tecrübe sahibi kişiler atanmalı. Her şehir kendi artı-eksi sorunlarını ve çözüm önerilerini, tesbitlerini raporlamalı. Sonra bu raporlar , aynı şimdinin SAĞLIK BİLİM KURULU gibi bir üst oluşuma iletilmeli. Bu üst kurulda da , Tursab, Otelciler birliği gibi oluşumlardan kimse olmamalı. Bu kurumlar kendi problemlerini bir rapor ile bu kurula aktarmalı . Yıllarını bu sektöre vermiş pratisyenler alınmalı. Ve sonunda bir TURİZM DEVLET POLİTİKASI orataya çıkarılmalı .

Ayrıca , Yunanistan ,İspanya ,Fransa, Mısır ,Uzak Doğu ülkeleri gibi ülkelerin turizm politikaları mercek altına alınmalı . New York, Londra,Paris ,Moskova,Barcelona  gibi şehir belediyelerinin turizm katkıları araştırılmalı …

Beş yılımızı bu çalışmaya ayırırsak , sonunda gelecek 50 yılımızı kurtarmış olabiliriz.

Muhakkak ki tavsiyelerimde , imkansızlarda ,saçmalıklar da vardır. Farketmez. Ben fikrimi beyan ettim . Sizlerde beyan edin . Gerekirse bu yazımı okuyanlar olarak kendi aramızda bir sosyal medya platformu kuralım .Burada fikirlerimizi tartışalım . Bunu yapmamız bile bir RÖNESANStır . En azından dikkat çekeriz.

Bu yazı toplam 4939 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.