• BIST 12433.5
  • Altın 6786.6
  • Dolar 43.4788
  • Euro 51.5664
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 8 °C
  • Antalya 12 °C

Turizmciler: Gezi Parkı fırsattır

Turizmciler: Gezi Parkı fırsattır
Gezi Parkı’ndaki gençler dünyaya demokratik gençliği tanıttı. Turizmciler bu yeni İstanbul’u ve yaratıcı gücü nasıl pazarlayacaklarını düşünmelidirler” denildi

ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM
İSTANBUL
- Turizm Araştırmaları Derneği-TURAD tarafından Taksim Point Oteli’nde düzenlenen “Taksim Turizm Platformu ile Gezi Parkı Olayları'nın Türkiye turizmine olan etkilerinin tartışıldı. Toplantıda Taksim Gezi Parkı eylemlerinin Türkiye için dünyada önemli bir tanıtıma yol açtığı belirtilerek “Turizmciler bu fırsatı değerlendirmelidir. Bu bir kültür turizmi tanıtımıdır. Gelen turistler Gezi Parkı’nı görmek istiyorlar. Gezi Parkı’ndaki gençler dünyaya demokratik gençliği tanıttı. Turizmciler bu yeni İstanbul’u ve yaratıcı gücü nasıl pazarlayacaklarını düşünmelidirler. Ancak sektörün kriz yönetme eksikliği var” denildi.

taksim-paneli-2.jpg

GEZİ PARKI, ŞİMDİ HALKA AÇIK AMA GİRMEK YASAK

Bahattin Yücel'in moderatörlüğünü yaptığı panelin konuşmacıları; Fest Turizm Başkanı Faruk Pekin, Gezi Kuşağı’ndan Eset Akçilad, Delicias Travel Başkanı İskender Çayla, gazeteci Yazgülü Aldoğan, Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Haydar Karabey oldu.
Point Hotel, Taksim Giza Salonu'nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü yapan TURAD Başkanı Turizm eski bakanı Bahattin Yücel “Son dönemde Türkiye’de yaşanan olaylar her kesim ve sektörü yakından ilgilendiriyor. Bu kesimlerden biri de hiç şüphesiz turizm sektörü. Sektörün temsilcileri, son gelişmelerin turizme ektilerini tartışıyoruz” dedi.
Yücel, “Kamu yönetimi Taksim Parkı’nın kamusal alanı olduğunu söyledi. Şimdi halka açık ama girmek yasak” şeklinde konuştu.

taksim-paneli-9.jpg

GELENEKSEL MEDYANIN SİYASAL İLETİŞİMDEKİ SONU

Bahattin Yücel, 31 Mayıs akşamı parktaki 250-300 kişinin üstün güçle şiddete uğratılması üzerine İstanbul’da dakikada 6 bin tweet gönderildiğini belirterek New York Üniversitesi’nin araştırmasına değindi: “1.8 milyon civarında twitter mesajı atıldığı. Bunun yüzde 90’ının Türkiye’den yüzde 50 sinin İstanbul’dan atıldığı belirlendi. Diğerinin Türklerin yoğun yaşadığı başta Almanya olmak üzere diğer ülkelerden atıldığı belirlendi. Bunun üzerine geleneksel medyanın siyasal iletişimdeki sonu, İstanbul’daki 18-24 yaş arasındaki gençler arasında gerçekleştirildi. Siyasal iletişimde yeni bir çağ başlatıldı. Bu bir fenomendir denildi.”

taksim-paneli-5.jpg

taksim-paneli-6.jpg

İSTANBUL DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DEMOKRATİK MERKEZİ OLDU

Bahattin Yücel, Turad’ın yaptığı araştırmalara göre bundan ciddi bir kazanım çıkacağını söyledi. İstanbul’u Avrupa Kültür Merkezi yapmak için olağanüstü kaynaklar harcandığını hatırlatan Bahattin Yücel “31 mayıs -15 haziran arası İstanbul dünyanın en önemli demokratik ve siyasal merkezi haline geliverdi. Yaptığımz anketlere göre gezi olayların İstanbul dışını etkiler mi şeklindeki sorumuza yüzde 80 etkiler, yüzde 16 istanbul etkilenir denildi. Haber kanallarının İstanbul’un tanıtmasında etkili olmasında ise yüzde 161 evet, yüzde 58 hayır cevabı geldi. Ağaç kesmenin çevre örgütlerinin olumlu bakışına etkisine ise yüzde 185 olumlu, yüzde 16 olumsuz denildi.”

DIŞ GÜÇ MASALI VE UMACISI KESİNLİKLE YOKTUR
Bahattin Yücel, “Dünyayı Sarsan 10 Gün” adlı kitap gibi Taksim’ın 20 günde Türkiye’ye ve dünyaya yansımaları olduğunu belirterek “Dış güç masalı ve umacısı kesinlikle yoktur. Bizim inceleyeceğimiz turizmi nasıl etkilediğidir” dedi. Yücel toplantıya Taksim Gezi Parkı eylemlerinde yer alan kendisini “Gezi Kuşağı” olarak tanımlayan Eset Akçilad ile başladı.

taksim-paneli-8.jpg

ESET AKÇİLAD: HEPİMİZ BİRBİRİMİZ KORUMAK ADINA BİRLEŞTİK

Gezi Kuşağı’ndan Eset Akçilad, Taksim Gezi Parkı eylemleri sırasında yaşadıklarını ve amaçlarını şöyle özetledi:
”31 Mayıs akşamı avukat bir arkadaşımın çağrısı üzerine hastaneye koştum. Orada barışçı bir insanın Taksim’de polis saldırısında çocukları korurken saldırıya uğradığını gördüm. Sonra hepimiz birbirimiz korumak adına birleştik. Hiç tanımadığım insanlarla birbirimize destek olmak üzere Taksim Gezi Parkı’nda bir araya geldik. Bunun sonucunda sivil insiyatif denilen bir grup ortaya çıktı. Ayşe abla Ahmet amcalardan yemekler geldi. 100-150 insanın gönüllü olarak çalıştığı bir yapıya dönüştük.

PARKI “GEZİ CUMHURİYETİ” OLARAK KORUDUK
Gezinin ilk 2-3 günü en demokratik zamanıydı. Flama ve bayrak yoktu. getirenleri uyarıyorduk. Çünkü flamanın ayrıştırma özelliği vardı. Gezide komün hayatı vardı. Ayrıştırıcı flamalar yoktu. Sonraları flama çılgınlığı başladı. Hatta kilo ile bayraklar getirilmeye başlandı. Bunlar bizi tedirgin etti. Türkiye’nin alışık olmadığı bir görüntü oluştu, karşıt görüşlü grupların bayrakları yan yana durmaya başladı. Bayrakların arkasında sevgi ve aidat duygusu yanında insanları birleştiren unsurlar oluştu. En büyük korkumuz gerginlik çıkar mı ve insanlar birbirine bir şey yapar mı oldu. Ama gezi parkında böyle şeyler olmadı. Parkın “gezi cumhuriyeti” olarak kalması için sorumluluk üslendi. Sivil insiyatif olarak hiçbir bayrak ve flamayı kabul etmediğimizi bildirdik.

KARŞIT GÖRÜŞLERİ AYNI MASAYA OTURTTUK
Birbirlerini istemeyen politik grupları çağırıp birlikte yemek yiyerek onlara gerçek isteklerimizi anlattık. 11 Haziran gecesi LBGT ve Devrimci Müslümanları aynı yeme masasında oturtmayı başardık. Ortak düşüncelerde buluşturduk. Evrim geçirdi duran adamlardan duran adamlara geçti. Park platformlarına geçti. Çağımızdaki en değerli katkılardan biri oldu. Park platformlarında işaretlerle görüşüyorduk
Polis kanunsuz işgal yapıyor. Yeşil olan heryer bizim olsun. Ağaçların kardeşliği gibi insanlar bir araya gelsin dedik.

GEZİ RUHU YAŞARSA TÜRKİYE’DEKİ SORUNLAR ÇÖZÜLÜR
Evrensel bir dil yakalarsak politika üzeri bir güç oluşur. Siyasetçilerin öyle her şeye burnunu sokamayacağına inanıyorum. Platformlarda başlayan hareketi mahalelere insanlara indirirsek, son 30 yıldır konuşulmayan bir çok konuyu insanlara götürebileceğimize inanıyorum Gezi ruhunun bütün Türkiye’yi kapsaması ile bütün sorunların çözüleceğine inanıyorum.

BİR ŞİŞE SUDAN SİVİL İNSİYATİF OLUŞTU
Sivil insiyatif elimdeki bir şişe suyu ikram etmemle oluştu. Sonra gidip daha fazla su aldık. Yaşları 15 ile 38 arasında değişen her gruptan birbirine tanımayan insanlardan oluşan bir yapı oluştu. Sadece Türkiye Cumhuriyeti bayrağı vardı. Bunun dışında başka flama ve bayrak alınmayacaktır dedik. Herkesi temiz toplum temiz vicdan adına çöp torbaları oluşturmaya çağırdık.
Sivil insiyatif spontage gelişti.Yale’de iki diploma almış biri olarak yapabileceğim farklı şeyler varken orada oldum. Eve sadece duş almak için gittim. Oradaki insanlar birbirlerini hiç tanımıyordu. Ama bir amaç uğruna birlikteydiler. Taksim dayanışmasının liderliği ve büyüklüğü vardı. Sivil insiyatifte herhangi bir hiyerarşı yoktu.

YANDAŞ MEDYA LİDER YARATMAYA UĞRAŞIYOR
Bireysel başlayan harekettir. Yıldız yaratmaya çalışılıyor. Lidersiz bir harekettir. Süreyya Önder ve Mehmet Ali Alabora’yı yandaş medya lider olarak yaratmaya uğraşıyor. Bu hareketti onlar bunlar yok. Herkes için eşitlik ve demokrasi isteyen bir hareket vardır. Bu bir halk hareketidir.
Gezi ve turizm bu hikâyenin ne zaman biteceğine bağlıdır. Geziye onca acıya ve şiddete rağmen sesini duyuramamış, insanların aksine 19.yy’dan kalma bir yapının eline
düşerse turizmde kaybeder hepimizde kaybederiz.”

taksim-paneli-14.jpg

İSKENDER ÇAYLA: GEZİ PARKINDAKİ GENÇLERİ DÜNYA ANLADI

Delicias Travel Başkanı İskender Çayla, gezi parkı eylemleri nedeniyle bazı toplantılarının iptal olduğunu belirterek “Gençlerin oraya ne amaçla geldiğini Türkiye’de bir çok insan algılamadı ama dünya gayet iyi algıladı” dedi.
İskender Çayla, dünyadan örnekler vererek sosyal ve politik açıdan yaklaşımlarını anlattı. Çayla, gezi parkının Brezilya’ya bile etkisi olduğunun konuşulduğunu belirterek şöyle devam etti:
”Küçük olaylar hızla büyüyor. Hükümet yanlış tepki veriyor. Protestoların bir lideri veya hiyerarşik yapısı yok. Uzlaşma, anlaşma ve cezalandırılacak kişi yok. Protestoların nereye gideceğini kestirmek imkânsız. Ancak gezi parkının ortaya çıkardığı bir gerçek var, ekonomik gelişme her zaman istikrar sağlamıyor.

İPTALLER POLİSİN DİVAN OTELİ SALDIRISIYLA BAŞLADI
Asıl iptaller polisin Divan oteline tazyikli su ve gaz bombasıyla saldırmasıyla başladı. Polisin turistik tesise yaptığı saldırı yurtdışında çok endişe uyandırdı. Türkiye demokratik olduğu sürece turizmini geliştirecektir.”

SEKTÖRÜN KRİZ YÖNETME EKSİKLİĞİ VAR
Eylemler şehrin anıtsal bölgelerine sıçramadı, belli bölgelerde yoğunlaştı. Türkiye alevler içinde ve polisin baskısı, Türkiye’de iç savaş var gibi gösterildi. Aslında barışçı gösteriler vardı.Otellerin göstericilere kucak açması ise büyük bir insanlık örneğidir. Küçük gruplar dışında yakma yıkma yoktu. Ancak dünya medyasında Taksim’deki inşaat görüntüleri yakılmış, yıkılmış gibi gösterildi.
Sektör olarak çok ciddi bir kriz yönetme eksiğimiz var. Meslek örgütlerimizin bu konuda çok ciddi açığı var. Bu kadar kriz geçiren ülke olarak sektörün dinamik üyeleri tarafından yurtdışına doğru bilgilendirme yapıldı. Ancak sektörel örgütlerin sesi duyulmadı. Zarar bizim zararımızdır. Üreten yurtdışından turisti dövizi getiren ve ülkenin ekonomisine katkısı olanlar bizlerin zararıdır.

AĞAÇLAR ÇİÇEKLER BAŞTAN EKİLSEYDİ
Bu işten ilk başladığında hükümet tarafından doğru karar alınsaydı. Gezi parkına sonradan ekilen ağaçlar çiçekler baştan ekilseydi bu kadar zarar olmayacaktı. İstanbul’un konaklama yapısının Taksim’e 100-150 odalı bir otel yapılarak sorunun çözülemeyeceğini biliyoruz. Bunu sektörün kabul etmeyerek yüksek sesle söylemesi gerekiyordu.
Şehir müzesine gelince getirilemeyen dövizlerle dünyanın en müthiş şehir müzesini yapardık.
Sektörel örgütlerin sesini çıkaramadığını örüyoruz.
sosyal medya ve internet aracılığıyla gerçekçi durum tespitinin sürekli olarak duyurulması değişik bir dünya yapısını oluşturdu.

GENÇLER BARIŞÇI OLDUKLARINI GÖSTERDİLER
Türkiye’nin en büyük artılarından biri demokrasiye sahip çıkmış ve bazı grupların bazı yerlerde konuşarak karar vermeyeceğine inanmış demokratik gençlerdir. Ne kadar barışçı oldukları dünyaya verdikleri mesajla gösterdiler. Zekâları eğitimleri demokrasiye olan inançları ile örnek alınıyorlar bunun ilerde turizm açsından çok yararlı olacağına inanıyorum.

İNATLAŞMALAR BİTSE TANITIM ŞANSI VAR
2020 olimpiyatları turizm için tanıtım şansıydı. Hala bir şans var. Park yeşil kalmalıdır.İnatlaşmalar bitse belki bir olasılık vardı. Bunun böyle olmadığını görüyoruz.

taksim-paneli-11.jpg

HAYDAR KARABEY İSTANBUL’DA İNŞAAT TİKSİNMESİ

Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Haydar Karabey, şehir plancısı olduğunu belirterek “Turizm sektörü güçlüdür. Bu gibi olaylarda masada bulunması gerekir. İstanbul artık inşaat tiksinmesi haline geldi” dedi.
Karabey, Türkiye’nin krizlerden inşaat sektörüne dayanarak çıktığını belirterek şöyle devam etti: “İnşaata dayalı büyüme sürdürülebilir ber büyme değildir ve ülkeyi tehdit etmektedir. Arap ülkelerinde gökdelenler, Rusya’da betonlaşma hataları Türkiye’de aşırı bir şekilde gerçekleşiyor. İstanbul’da eskiden mezar bölgesi olan Taksim, mekân üzerinden iktidar mücadelesine sahne oldu. Taksim Parkı’nın yeşil kalması kötü mü olurdu. İki yıldır İstanbul belediyesi’ne sunuyoruz kabul ettiremedik.

taksim-paneli-13.jpg

YAZGÜLÜ ALDOĞAN: ÖNEMLİ SUÇLULARDAN BİRİ MEDYA

Gazeteci Yazgülü Aldoğan, “Bu olayın önemli suçlularından biri medyadır. Taksim’deki yayalaştırma bir yalandır. Bunun en büyük örneği yayalaştırılacak denilen Eminönü Meydanı’dır” diyerek sözlerine başladı.
Aldoğan şunları söyledi: “ Medya olarak yeterince tepki gösteremedik. Magazin haberlerine gösterilen ilgi çevre haberlerine gösterilmedi. Çevre haberlerini çoğaltmamız gerekirdi. Turizmcilerden daha yüksek ses beklerdim. Kimse senin çıkaramıyor. O gençler bize korkmamayı öğretti. Ancak yeterince öğrenemediğimizi görüyoruz. Mahkeme kararına rağmen dozerlerin ağaçları yıkmasına tepki sosyal medyada paylaşılınca olaylar başladı. Mega projelerin altında tuhaf şeyler çıkıyor. Başımıza ne gelecek korkusu ağzımızı gözümü bağladı sesimizi çıkaramıyoruz.

GENÇLER NASREDDİN HOCA’NIN TORUNLARI OLDUKLARINI GÖSTERDİLER
Tomaların karşısında gençler ‘Nerde kaldınız yarım saattir bekliyoruz” diyerek Nasreddin Hoca’nın torunları olduklarını gösterdiler. Birilerinin de çıkıp Mimar Sinan’ın torunları olduğunu göstermelerini bekliyoruz. Medyada ise siyaset mimarlığı yapılıyor. Akşam gazetesine el koydular ve üç tane kadın yazarı kapının önüne koydular. Kadın düşmanlığı yapılıyor.

KARŞILARINA FIRLAMA BİR GENÇLİK ÇIKTI
Hükümet bu krizi yönetemedi. Alışık olmadıkları durum vardı. Onlar CHP ile uğraşmaya alışkındılar. Birden karşına fırlama bir gençlik çıktı. Başı sonu belli değil, lideri yok. Şaşırdılar Bir gün suyun, öbür gün gazın önünde oynayan gençliğe ne yapacaklarını bilemediler. Birisi ‘anladım’ dedi ayar verildi. Özür dileyeni susturdular. Başbakan Cumhurbaşkanına bile ayar verdi. Ben ‘emir verdim’ diyor. PadişAh zihniyetiyle hareket ediyor. Bayrak törenlerini yasaklıyor, şimdi bayrak açın diyor. Gençlerin sempatisiniz kazanmak istiyor. Ama olay iyi analiz edilemedi. İlk gün park olsun dese bu sosyal ve siyasi tepkiyi önleyecekti.

GENÇLER GÖZÜMÜZÜ AÇTI
Ama bu olaylar bizim için gelecek açısından iyi oldu. Önümüzü daha iyi gördük. Umutlarımızı yitirmiştik. Gençler gözümüzü açtı. Çapulcu denilen 200- 300 genç direnmeninin gücünü ve demokrasiye olan inancın gücünü gösterdi.

TURİST DEMOKRASİ OLMAYAN YERE GELMEZ
Bir kaç kongre iptali dışında Türkiye’ye büyük prestij kazandırdı. Turist demokrasi olmayan yere hiç gelmez.
Bize direnmeyi öğrettikleri için bu eylemlere katılan, dayak yiyen, gaz yiyen, ıslanan demokrat ruhlu insanlara turizmcilerin teşekkür borcu olduğunu düşünüyorum.
Bu olayları sahiplenmeliyiz. Demokrasi olmayan ülkede turizmin yeşermesine imkan olmadığını düşünüyorum.”

taksim-paneli-12.jpg

FARUK PEKİN: İSTANBUL BU OLAYLARDA SINIF ATLAMIŞTIR

Fest Travel Başkanı Faruk Pekin, Orta Asya gezisinden bahsederken orada yaşayanlarla sohbetine değindi. Pekin “Onlara kime inanırsınız diye sorduğumda “doğaya” dive cevap verdiler. Sebebini sorunca “Ben doğayı korurum, doğada beni korur” şeklinde cevap verdiklerini belirterek şöyle devam etti.
”Taksim gezi Parkı’nda özel yaşamlarına müdahale edilen insanlar “Artık Yeter” dediler. Sovyetler Birliği’nde Gorbaçov, Rusların votkasına müdahale edildiği için başarılı
Türkiye’yi sarsan 2 gün ise 15-16 Haziran 1970’te sendikalar yasası değiştirildiğinde gerçekleşti.Sokak çok güzel bir yerdir. Herkesin kendi derdini ifade edebileceği bir yerdir. DİSK örgütü çağırdı, sokağa çıkıldı ama olayları örgütü aştı. Sıkıyöntim oldu ve DİSK içeri girdi.

TÜRK TURİZMİ KÜLTÜR TURİZMİYLE KAZANIR
Taksim’de müthiş güzel bir şey yaşandı. Kendiliğinden çıkan hareket çok öğretici oldu. Turizm anlık ve tuhaf tahliller yapılamayacak değerli bir olgudur. İstanbul bu olaylarda sınıf atlamıştır. Dünya çapında kendisini ispatlamıştır. Kent turizmi geleceğin en büyük turizmidir. Şehirler, kültürel ve tarihi mirasla değil yaratıcı gücüyle satılıyor. İstanbulda başlayan hareket son 5-6 yıllık çalışmanın ürünüdür. Bienenalleri izleyin görecekseniz. Turist denilince tek başına gelen yatan turisti değil. Türk turizminin tek kazanacağı turizm kültür turizmidir. O sayılar sahtedir. Sayı önemli değildir Türkiye’ye 35 milyon turist gelmesin o parayı 5 milyon kişiyle kazanabiliyorsan gerçek turizm budur. Çevreye verilen zararlarla turist gelmesin.

TÜRKİYE’NİN KÜLTÜR POLİTİKASI YOKTUR
Bu ülkenin kültür politikası yoktur. Bilgi Üniversitesi bunu bastı. Ama bakanlık hala Avrupa’ya sunamadı. Kültür master planımız yok. Yaklaşmakta olan ve FED in açıkladığı ekonomik kriz var. Turizmi çok büyük sıkıntılar getirecektir. -Bunu da geziye bağlayacaklardır.
İstanbul artık olimpiyatlarla tanıtılacak şehir değildir. Kültür ve turizm politikası olmayan ülkede turizmciler elyordamıyla yerini bulacaklardır. Eğer kültür turizmi yapmaya devam ederseniz Türkiye’nin çevre değerlerini harcatmazsanız kaliteli 10 milyon amaçlarsanız bazı olaylara rağmen kültür turisti gelir. İstanbul sınıf atlamıştır ve İstanbul kendi yaşamlarını daha fazla karışmayın demiştir. Yaratıcılık had safhadadır.

TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİLDİR
Marifet bu İstanbul’u bu haliyle pazarlayabilmektir. Turizmciler olarak bunu yapmalıyız. Şimdi bizden turistler geziye götürecek misiniz diye soruyorlar. Gezide yaşanan deney müthiş bir deneydir. Türkiye’ye ivme sağlamıştır. Türkiye artık eski Türkiye değildir. Gençlik sesini farklı bir şekilde duyurmuştur. Turizmciler bu yeni İstanbul’u ve yaratıcı gücü nasıl pazarlayacaklarını düşünmelidirler.
Sorun kültür turizmidir. Kısa vadede turizm yapılamaz. Turizm uzun vadeli iştir. Gezinin ortaya çıkardığı gerçek kültür turizminin kaçınılamaz olduğudur. Divan otelin saldırı turizmde önemli bir vuruştur. Turizmde önemli bir ölçüttür. Türkiye’deki büyük siyasi yapılar taksimden henüz gerekli dersi çıkaramadılar.”

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.