Van Gölü Sempozyumu

Uluslararası Van Gölü Sempozyumu'nda Prof.Dr.Oktay Belli tarafından "Urartuların Geleneksel Mutfak Kültürü"sunumu yapıldı.

BİTLİS-Uluslararası Van Gölü Sempozyumu bilim adamlarının tarihe ışık tutan çalışmaları ve değerlendirmleri ile devam ediyor.Sempozyumun bu sabahki oturumunda Prof.Dr.Oktay Belli tarafından "Urartuların Geleneksel Mutfak Kültürü"sunumu yapıldı.

Van bölgesinde yaşayan Urartuların mutfak kültürünü , gıda maddelerini nasıl sakladıkları ve hangi malzemeleri kullandıkları anlatıldı. Daha sonra Doç.Dr.Oybak Dönmez, "Eski Çağda Van Bölgesinin Geçmişteki Tarım Ürünleri" hakkında bilgi verdi.

Sunumda Van bölgesindeki uygarlıkların özellikle buğday, arpa, incir, nar, gibi ürünleri kullandıları ve Urartuların tarımsal anlamda yaptıkları gelişmelere dikkat çekildi.




Prof.Dr. Gönül Cantay, "Van Gölü'nün Doğu Anadolu'nun Ticari Hayatındaki Önemi"ni anlattı.

Cantay, Van Gölü'nün Doğu Anadolu'nun tarihinde önemli rol üstlenmiş olduğunun tarihi belgelere dayanarak aktardı.

Van Gölü'nün Doğu Anadolu için her dönemde önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Cantay şunları söyledi; "Van Gölü deniz olarak algılanmıştır. Kıyılarında kurulan hakim yerleşmeler kaya kütleleri üzerindeki kale yerleşimleri olmuştur. Bu kale kuruluşları ise doğu ve batı kervanyollarını birleştirici olmakla kalmamış, Van Gölü havzasında ticari hayatı güçlü limanları olan kale şehirlerin oluşmasını sağlamıştır. Van Gölü kıyılarındaki kale-şehirlerden ikisi ayrıcalıklı olarak, Van Gölü'nün doğusu ile batısı arasında önemli kervan yolunu su taşımacılığı ile birleştirmiştir. Bu 2 şehir doğuda Van, batıda ise Ahlat'tır. Ahlat bu konumu ile batıya ve karadeniz bölgesine açılmada bir üst konumuna gelmiştir." dedi.

Yrd.Doç.Dr. Muhammet Görür ise Selçuklu Mezarlığı'ndaki kazı çalışmaları ve akıtlar ile ilgili çalışmaları anlattı.

Görür; Ahlat mezar taşlarının, Çin'den, Moğolistan'dan, Türkistan'dan, İran'dan Anadolu'ya kadar uzanan kültürlerin karışımı olduğunu söyledi.

Taşlarda 375 cm uzanan yükseklikleri ve 90-100 cm varan genişlikli ile Çin ve Türkistandaki stelleri hatırlattığını aktaran Görür; "Selçuklu mezarlığında son 2 yılda yapılan kazı ve çalışmalar sonucu bir sekizgen Kümbet ve 6 akıt bulundu. Kümbetin içerisinde sanduka ve 1 adet tuğla mezar çıktı. Kazı sıralarında yapının girişine ait olduğu anlaşılan silmeli ve işlemeli taşlar ve kubbenin kilit taşı da ele geçmiştir. Çalışmalar sonucu akıtlarda, zaviyenin güney batı köşesindeki akıtlarda dondurma ve sağlamlaştırma çalışmaları yapılmıştır. Zamanla yıpranan akıt duvarlarının üzerleri temizlenmiş, duvarlarda harçlarla sağlamlaştırılmıştır." dedi.

Oturum bittikten sonra bilim adamları, Selçuklulardan günümüze kadar uzanan baston sanatını yerinde incelemek amacı ile Selçuklu Baston Atölyesi'nde giderek üretim yerinde incelemelerde bulundu.

 

Manşetler

İtalya'nın en iyi üç çiçek festivali ve çiçek halı geleneği
İtalya, turizmi köylere yaymak için projeler geliştiriyor
İspanya'nın 2030 turizm stratejisi: İnsan odaklı eko sistem
2025'te en fazla iletişim yapan sektör hangisi?
AVM sektöründe, ciro artsa da reel daralma yaşandı!
Alkollü içkilerin satışına ve tanıtımına yasak geliyor
Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
Reklamverenler Derneği yeni yönetimini seçti
Türkbükü'nde turizm tesisinde kapasite artışına onay
Bodrum’daki otel projesi için düğmeye basıldı