SCOTTSDALE / ABD – Ucuz bilet ve ücretli ek hizmetler üzerine kurulu havayolu modelinin önde gelen isimlerinden Bill Franke, premium seyahate yönelik artan talep karşısında strateji değişikliğine sıcak bakıyor. Frontier Airlines Yönetim Kurulu Başkanı ve Indigo Partners’ın kurucu ortağı Franke’ye göre, ABD pazarında düşük maliyetli taşıyıcıların rekabet edebilmesi için yolculara daha fazla konfor seçeneği sunması gerekiyor.
CNBC’ye konuşan 89 yaşındaki Franke, hedeflerinin kapsamlı bir lüks hizmet yaratmak değil, farklı bütçe ve beklentilere sahip yolculara seçenek sunmak olduğunu belirtti.
Frontier Airlines, Airbus filosunda birinci sınıf koltukları gelecek yıl kullanıma sunmayı planlıyor. Şirket ayrıca uçaklarında SpaceX’in Starlink internet hizmetini devreye almaya hazırlanıyor.
Bu adımlar, havayolunun daha yüksek gelir elde etme ve istikrarlı kârlılığa dönme stratejisinin bir parçası. Daha geniş koltuklar ve ek hizmetler, uygun fiyatlı temel bileti tercih edenlerin yanında konfor için ilave ödeme yapmaya hazır yolculara da ulaşmayı amaçlıyor.
Düşük maliyetli model baskı altında
Yıllarca hızlı büyüme, düşük işletme giderleri ve ayrı ücretlendirilen hizmetlerle gelişen ultra düşük maliyetli havayolları, pandemi sonrasında artan maliyetlerle karşı karşıya kaldı.
Pilot ücretleri, bakım giderleri ve yakıt maliyetlerindeki yükseliş, bu şirketlerin fiyat avantajını korumasını zorlaştırıyor. Premium kabinlere yönelik güçlü talep de rekabetin yönünü değiştiriyor.
CNBC’nin haberine göre Frontier, 2019’dan bu yana yalnızca bir yılı kârla tamamladı. Şirket yönetimi, yeni ürünler ve maliyetleri karşılamaya yönelik fiyat düzenlemeleriyle sürdürülebilir kârlılığa dönmeyi hedefliyor.
Büyük havayolları da aynı modeli kullanıyor
Düşük maliyetli taşıyıcıların bir başka sorunu, geleneksel havayollarının da temel bilet ve ücretli ek hizmet modelini benimsemesi.
United Airlines ve Delta Air Lines gibi şirketler, en düşük fiyatlı biletlerinde koltuk seçimi ve diğer hizmetleri ayrı ücretlendirerek bütçe odaklı yolculara ulaşabiliyor. Aynı zamanda geniş premium kabinleriyle daha fazla harcama yapan müşterilere hizmet veriyorlar.
Bu rekabet, düşük maliyetli şirketleri hem fiyatlarını korumaya hem de ürünlerini çeşitlendirmeye yöneltiyor. Frontier’ın yanı sıra Allegiant ve JetBlue da daha geniş koltuklar veya birinci sınıf seçenekleriyle gelirlerini artırmaya çalışıyor.
Fiyat ve uçuş saati hâlâ belirleyici
Franke’ye göre yolcular, dijital araçlar ve yapay zekâ sayesinde fiyatları ve seyahat seçeneklerini daha kolay karşılaştırıyor. Buna rağmen bilet fiyatı ve uçuş saati, satın alma kararının temel unsurları olmaya devam ediyor.
Özellikle genç yolcular ve bütçesini dikkatle yöneten tüketiciler için düşük fiyat önemini koruyor. Bu nedenle premium hizmetlerin eklenmesi, uygun fiyatlı temel bilet modelinin terk edilmesi anlamına gelmiyor.
Her pazara aynı strateji uygulanamaz
Franke, ABD’de gerekli gördüğü değişimin bütün ülkeler için geçerli olmadığını vurguluyor. Yolcu beklentileri, gelir düzeyleri ve rekabet koşulları farklılaştığı için geleneksel düşük maliyetli model bazı pazarlarda etkili olmaya devam edebiliyor.
Şili’den Macaristan’a, Filipinler’den ABD’ye kadar birçok havayolunda yatırımcı veya yönetici olarak görev yapan Franke’nin yaklaşımı, sektörün yeni arayışını özetliyor: Düşük fiyatı korurken, daha fazla konfor isteyen yolcudan ek gelir elde etmek.