İSTANBUL- Türkiye, sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, dünyanın en köklü ve zengin mutfaklarından biriyle misafirlerini ağırlıyor. Kuzeyden güneye, doğudan batıya her köşesi ayrı bir lezzet hikayesi barındıran Türk mutfağı, modern gastronomi turizminin yeni parlayan yıldızı.
Binlerce yıllık medeniyetlerin mirasını sofralarına taşıyan Türkiye, son yıllarda "Gastronomi Turizmi" ile dünya genelindeki gezginlerin odak noktası haline geldi. UNESCO tescilli şehirlerinden sokak lezzetlerine kadar uzanan bu geniş yelpaze, hem etseverlere hem de vejetaryenlere unutulmaz bir deneyim vadediyor.
Türk mutfağını rakiplerinden ayıran en büyük özellik, yemeğin sadece bir doyum aracı değil, bir ritüel olmasıdır. Bakır cezvelerde ağır ağır pişen ve 40 yıl hatırı olan Türk Kahvesi, yanında ikram edilen Osmanlı mirası lokum ile bu seremoninin en zarif örneğini oluşturuyor.
Kırmızı et tutkunları için Türkiye tam bir cennet. Adana ve Şanlıurfa’nın acılı ve baharatlı kebapları, Mardin’in kendine has sunumları ve Gaziantep’in damak çatlatan lezzetleri, bölgeyi gastronomi turlarının kalbi yapıyor. Marmara’ya doğru uzandığımızda ise Bursa’nın domates sosu ve tereyağı ile harmanlanan meşhur İskender’i, bu yolculuğun en görkemli duraklarından biri oluyor.
Turistlerin "Türk Raviolisi" olarak adlandırdığı Kayseri Mantısı, sarımsaklı yoğurt ve kızgın tereyağı ile tam bir lezzet şöleni sunuyor. Tatlı finalinde ise sahne, UNESCO’nun "Yaratıcı Şehirler" ağında yer alan Gaziantep’in. Kat kat açılan incecik hamurların fıstıkla buluştuğu baklava, Türkiye’nin dünyadaki en tatlı imzası konumunda.
Türkiye’de gurme deneyimi sadece lüks restoranlarla sınırlı değil; asıl macera sokaklarda başlıyor:
Simit: İstanbul’un boğaz havasında çay-peynir eşliğinde kahvaltıların vazgeçilmezi.
Gözleme: Anadolu’nun köylerinden şehir merkezlerine yayılan, sac üzerinde pişen en doğal atıştırmalık.
Türkiye’nin her bölgesinde farklılaşan sarma, dolma ve karnıyarık gibi tencere yemekleri, Türk mutfağının sürdürülebilir ve sağlıklı yapısını da ön plana çıkarıyor. Zeytinyağlıların hafifliği ile baharatlı etlerin dengesi, Türkiye’yi her mevsim ziyaret edilebilir bir gastronomi rotası haline getiriyor.