MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten-5-10 Mayıs 2014
İSTANBUL - Rus yanlısı milisler ile Ukrayna Ordusu arasındaki çatışma devam ederken, Batılı ülkeler demeçlerle olaya müdahale etmeğe çalışıyorlar.
Çatışmalar Odesa’yada sıçradı. Ölü sayısı fazla deniliyor. Çatışmaların arkasında Rusya’nın desteği olduğunu belirten Obama ve Merkel, Rusya’yı yaptırımlarla tehdit ediyorlar.
TÜRKİYE RAPORU
Geçtiğimiz hafta Bir Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü dünyanın her tarafında ve ülkemizde kutlandı. Ancak Taksim ve Kızılay’da kutlamaya izin verilmemesi üzerine göstericilerle polis arasında yer yer çatışmalar çıktı. Dünya bayramı neşe içinde kutlarken bir tek Kamboçya ve bizde polisle göstericiler arasında çatışma çıktı.İstanbul’da otobüs, metrobus ve vapur seferleri sabahın erken saatlerinden itibaren durduruldu. Valilik açıklamasına göre 19’u polis olmak üzere hastahanelere 89 yaralı vakası intikal etti. Sayısız gözaltılar yapıldı. AKP Hükümetinin Gezi’den buyana Taksim konusunda meydan fobisi oluştu. Gerçekte duygusal tarafı büyük olan Taksim ısrarını yanlış yorumlayan ve olaylara sebebiyet veren bir yönetim mevcut. 1977 olaylarında kaybedilen ve hala failleri bulunamayan Taksim kurbanlarını, Taksim’de anmak kadar doğal bir isteğin yanlış yorumlanması, iktidarın halkından ve meydanlardan korkmasından başka bir şey değil.
Dünya kamuoyu gene harbi andıran manzaralarla bizim 1 Mayıs olaylarını izlediler. Yıllarla kazanılan itibar ve imaj böyle olaylarla kaybolup gidiyor. Dünya Türkiye’deki bu gelişmeleri dikkatle takip ediyor.. Erdoğan’a bu konuda hak veren tek bir ülke bulmak mümkün değil. Misafir Alman Cumhurbaşkanı'nın ODTÜ'de yaptığı konuşmayı ben şahsen iyi niyetinin ve bize olan sevgisinin tezahürü olarak görüyorum. Bu ülke dünyaya ekonomik olarak entegre bir ülke. Bu ülkenin ekonomisi var, bu ülkenin turizm beklentileri var. Dünyaya açık bir ülkenin bu bozuk düzeni bizleri olduğu kadar dünyayı da endişelendiriyor.
EKONOMİ
1 Mayıs tatili öncesi başlayan bir ralli hisse senetlerinde devam ediyor. Haftanın son günü hızını artıran ve 75bin sınırını geçen borsa yükselişinin bu hafta da devamı bekleniyor.
Aynı şekilde faizlerde belirgin bir düşme var. Bu düşme sadece kısa değil aynı zamanda uzun vadelerde de görülüyor. On yıllık tahvilin 90 baz puan inmiş olması bunun güzel bir göstergesi. Kısa vadelerde de aynı şekilde düşme sözkonusu.İki yıl vadeli gösterge tahvilin faizi 9’un altını test etti.
Dolar 2.10 civarında dolaşmaya başladı. 2.09-2.11 arasında bir gelişmeyi bu hafta bekleyebiliriz. Bankaların sendikasyonlarında durum parlak. En son Garanti 1.3 oranında fazla taleple 1 milyarlık sendikasyonunu tamamladı.
Bütün bu gelişmelerde Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın geçtiğimiz hafta açıkladığı enflasyon raporu ve sorulara verdiği cevaplar var..
• Başçı, zamanı gelince “ölçülü faiz indirimini” konuşacağız dedi.Buradan kademeli bir indirim sinyali geldi.
• Enflasyonda düzelme görülünceye kadar sıkı duruş devam edecek.
• 2014 enflasyon tahminlerini 6.6’dan 7.6’ya yükseltti.
• Yukarı yönlü risklerde bir miktar iyileşme var. Riskler ve belirsizlikler azaldı.Türkiye’de risk priminde belirgin bir düşüş var.
• Gelişmekte olan ülkelerde FED’in politikalarına hassasiyet azaldı.
• Kredilerin büyüme hızı, tüketici kredilerinin büyüme hızını ticari kredilerden ayrı görmekte fayda vardır.BDDK’nın önlemlerinin arkasından tüketici kredileri, ticari kredilere göre daha yavaş büyüyor. Bu sağlıklı bir gelişme.
• Ocak’taki faiz artışı sayesinde kur dengelendi.Enflasyon beklentilerindeki artış önlendi ve uzun vadeli faizler geriledi. Faiz artışı Ocak değilde şubat’ta yapılsaydı daha yüksek bir faiz artışı yapmak gerekecekti.
BU YAPILANLAR ÖZENLİ EKONOMİ YÖNETİMİ DEĞİL
Özel sektörün yap-işlet-devret projeleri için yaptığı borçlanmalar devlet garantisi altına alınıyor. Bu projelerde esasen belirli bir verim garantisi zaten verilmişti. Şimdi bu firmaların borçlarıda devlet tarafından garanti edilecek. Böyle bir desteğin ekonomik mantığını bulmak zor gözüküyor.Bu tür bir yaklaşım, devlet yatırımlarını yeteneksiz, hesapsız müteahhit kesimine açarken, işini düzgün yapanları ama yandaş olmayanları elimine etme amacını taşıyor. Ayrıca bu tür bir taahhüdün devlet bütçesine getireceği yükü hesaplamak mümkündeğil.
Bu uygulamanın diğer bir mahsuru, şeffaf olmaması. Bir defa hangi ihalelere garanti verildiği ve kime verildiği açıklanmayacak.Resmi gazetede yayınlanmayacak. Sayıştay murakebesinden uzak olacak. Meclis denetiminin de sınırlandırılacak olması, Büyük İhalelerin Kamu İhale Yönetmeliğinin dışına çıkarılması hep birlikte düşünüldüğünde, buradan kötü kokular geliyor diyebiliriz. Ekonomisini düzeltmeğe çalışan bir ülkenin mümkün olduğu kadar bu tür gayrinakdi taahhüt ve yüklerden uzak durması gerekir.
ÇUKUROVA'NIN BMC'Sİ ETEM SANCAK'IN OLDU.
Mali kriz nedeniyle faaliyetini durduran ve daha sonra TMSF bünyesine geçen ve alınan tedbirlerle yeniden çalışır hale getirilen BMC'nın yapılan ihalesine sadece Etem Sancak'ın şirketi katıldı.Muhammmen bedel olarak 985 milyon TL belirlenmişti. Sancak önce 540 milyonluk teklif verdi. Teklifini daha sonra 725 milyon liraya çıkardı. Cuma günü son yapılan pazarlıkta lütufta bulunarak teklifini 755 milyona yükseltti ve tesis bu bedelden satıldı.
Etem Sancak Siirt kökenli bir işadamı.ilaç dağıtıcısı bir firma olan Hedef Ecza'nın sahibi. Daha sonra hisselerinin yarısını ingiliz Alliance Boots firmasına satarak Hedef Alliance Holding A.Ş.’ni kurdu. Şirketin yönetim kurulu Başkanıdır. Şirket Türkiye İlaç dağıtım pazarının %55’ni kontrol ediyor. Bu ortaklık sayesinde büyüdü. Siirt'li işadamı Erdoğan'a çok yakın işadamlarından. En son Medya ve Sağlık sektöründe de kendini göstermişti.
Kriz dönemlerinin değişmez kuralıdır. Krizlerde servet el değiştirir. Bu sadece bizde değil, bütün dünyada böyledir. Eski zenginler gider, yerlerine hiç tanımadığımız yeni
zenginler gelir. Her zaman bal tutan parmağını yalar.. Kimi Anadolu kaplanlarından gelir, kimi Erdoğan'ın yakın çevresinden. Bütün özelleştirmelerde kendilerini gösteren yeni yeni firmalar var. Limak, Kalyon, Cevahir gibi müteahhit firmalar. GAP, Etem Sancak, Torunlar gibi üretici firmalar krizin ve bu dönemin nimetlerini toplamağa devam ediyorlar..
AMERİKA RAPORU
FED, AYLIK TAHVİL ALIM MİKTARINI 45 MİLYAR DOLARA DÜŞÜRDÜ
Fed'den yapılan açıklamada aylık tahvil alım miktarının 45 milyar dolara düşürüldüğü belirtilirken olumsuz hava koşullarının ardından büyümede hızlanma olduğuna işaret edildi. Kısa vadeli faiz görünümünde ise değişiklik yapılmadı.
Fed Başkanı Janet Yellen ile önceki başkan Ben Bernanke tarafından oluşturulan para politikası stratejisinin devamı niteliğindeki bu adımları yatırımcılar büyük oranda bekliyordu. Bugün açıklanan büyüme verisi, ABD ekonomisinin ilk çeyrekte çok düşük bir büyüme kaydedebildiğini göstermişti.
Fed yetkilileri, aktivitenin 'sert şekilde yavaşladığını' söyleyerek ilk çeyrekte yavaşlamanın beklenenden kötü olduğunu kabul etmiş oldular.Yine de yetkililer Mart ve Nisan aylarında kış aylarındaki yavaşlamanın kendilerini çok endişelendirmediğini ifade ederek ekonomik aktivitenin hızlandığına işaret etmişti. Fed açıklamasında, "Ekonomik aktivite, kısmen olumsuz hava koşullarına bağlı olarak yavaşlamasının ardından son dönemde toparlandı," ifadelerine yer verildi.
Fed, hane halkı harcaması için ise 'hızla yükseliyor' ifadesini kullandı. Açıklanan son perakende satış ve otomobil satışları verileri beklenenden güçlü gelmişti. Yetkililer Mart ayında kullandıkları 'konut sektöründeki toparlanma hala yavaş' ifadesini ise yineledi.
Tahvil alımlarının 10 milyar dolar daha düşürülmesi ile yılbaşından bu yana dördüncü kez 10 milyar dolarlık indirime gidilmiş olacak. Programın son haline göre ayda 25 milyar dolar değerinde Hazine tahvili, 20 milyar dolar değerinde de mortgage destekli menkul kıymet alımı yapılacak.
Mart ayında yapılan değişiklikler öncesinde Fed yetkilileri, işsizlik oranı yüzde 6,5'e gerileyene dek faiz oranlarını değiştirmeyeceklerini söylemişti. İşsizlik oranı Mart ayında yüzde 6,7 olarak açıklanmıştı. ABD Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ülke ekonomisinin ilk çeyrekte yalnızca yüzde 0,1 oranında büyüme kaydettiği belirtildi. ABD Çalışma Bakanlığı Cuma günü Nisan ayı tarım dışı istihdam raporunu açıkladı.beklentilerin üstünde gelen veri, işsizlik oranını 6.3’e çekti. Açıklamanın arkasından doların, yen ve Euro karşısında değerlendiği görüldü.
AVRUPA DOSYASI
IMF: RUSYA EKONOMİSİ DURGUNLUĞA GİRDİ
Ukrayna krizi nedeniyle hem ekonomik yaptırımlarla hem de önemli ölçüde sermaye çıkışıyla karşılaşan Rusya'da ekonomik durgunluk riski yaşanıyor.
Uluslarası Para Fonu'na (IMF) göre ülke ekonomisinde durgunluk başladı bile.
Rusya için 2014 ekonomik büyüme tahminini yüzde 1,3'ten yüzde 0,2'ye düşüren IMF, "Rusya jeopolitik risklerin ekonomiye etkisini azaltacak tedbirleri devreye sokmalı" dedi.
Yılbaşından bu yana Rusya'nın hisse ve tahvil piyasalarından yaşanan yabancı sermaye çıkışının 100 milyar dolar civarında olduğunu belirten IMF, çıkışların özellikle Ukrayna geriliminin tırmanmasıyla hız kazandığını ifade etti.
IMF'nin Rusya Temsilcisi Antonio Spilimbergo düzenlediği basın toplantısında uygulanan yaptırımların yeni yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.
RUSYA'YA YAPTIRIMLAR
ABD ve Avrupa Birliği (AB), Rusya'nın Ukrayna konusunda Cenevre anlaşmasında üzerinde mutabakata varılan adımları atmadığı gerekçesiyle bir dizi yaptırımı devreye sokma kararı aldı.
Bu hafta içerisinde açıklanan üçüncü yaptırım dalgası ile, aralarında Rusya Genelkurmay Başkanı ve petrol devi Rosneft'in Başkanı'nın da bulunduğu 20 kişiye yaptırım uygulama kararı aldı.
Ukrayna krizi büyümeğe devam ediyor.
Rus yanlısı milisler ile Ukrayna Ordusu arasındaki çatışma devam ederken, Batılı ülkeler demeçlerle olaya müdahale etmeğe çalışıyorlar. Çatışmalar Odesa’yada sıçradı. Ölü sayısı fazla deniliyor. Çatışmaların arkasında Rusya’nın desteği olduğunu belirten Obama ve Merkel, Rusya’yı yaptırımlarla tehdid ediyorlar.
Korkulan Rusya’nın bu yaptırımlara cevap vermesi halinde neler olabileceği konuşuluyor. Neresinden bakarsanız bakın, Rusya doğal kaynakları itibariyle çok zengin bir ülke. Petrol ve Doğalgaz kontrolünü elinde tutuyor.Olay giderek demir perdenin yeniden inşasına doğru gidiyor.
UZAKDOĞU DOSYASI
Çin’den iyi haberler var
ÇİN 2014 SONUNDA DÜNYANIN EN BÜYÜK EKONOMİSİ OLACAK
Dünya bankasının yapmış olduğu Uluslararası Karşılaştırma Programına göre Çin, ABD ekonomisini, 2019 yılında değil, beklenenden çok daha kısa sürede 2014’te gecerek dünyanın en büyük ekonomisi olacak.
Dünya Gazetesine göre; satınalma paritesine endeksli harcamalar gözönüne alındığında Çin ekonomisi ABD’nin hemen arkasından geliyor ve 2014 sonunda öne geçeceği öngörülüyor.
ABD 1872 senesinde liderliği İngiltere’den almış o günden bu güne hep zirvede kalmıştı. Hesaplamalarda Hindistan, Japonya’yı geçerek üçüncü sıraya oturuyor.
PİYASALAR
Borsa
Haftabaşında hafif hafif başlayan ve haftanın son iş gününde hız alan borsa 75binleri geçerek son dört ayın zirvesine oturdu. Faizlerdeki düşüş beklentisinin bankacılık hisselerinde fiyatlanmasıyla yoğunlaşan alımlar endeksi yukarılara taşıdı.Bankacılık hisseleri cuma günü 2.72, sınai hisseler 0.69 artış gösterdi. Yabancılar hisse alıp tahvil sattılar. Haftanın kapanışı 75.293 oldu.
Cuma geç saatlerde belli olan ABD nisan ayı tarım dışı istihdam verisi beklentilerin üstünde288 bin olarak geldi. Dolar yen ve Euro karşısında değer kazandı.ABD işsizlik verisi 6.3’e geriledi.
Bu hafta baskı altında biraz satış gelmesi olağan olmakla beraber trendin yukarıları test etmesi bekleniyor.
Faizler
Kısa ve uzun vadeli faizlerde düşme trendi var. Gösterge faiz (iki yıllık) haftanın son iki günü 9'un altını test etti ve 9.18 olarak oturdu. Aynı şekilde uzun vadelide de düşme var. On yıllık tahviller .90 baz puan düşme yaptı.Başçı’nın ölçülü faiz indirimi mesajı yerini buldu.
Enflasyonla paralel faiz indirimi gündeme gelebilir.
Döviz
Başçı'nın sıkı duruşun korunacağı mesajı kurlarda rahatlık sağladı. Dolar 2.12'nin altına geldi, Cuma günü itibariyle de ABD veri bilgisinden sonra 2.1040’lardan 2.10476'lara oturdu. . Bu hafta bir terslik olmaz ise 2.11 ve 2.13 arasında seyri mümkün görülüyor.
Esenlikle Kalın.