İSTANBUL- Türk gıda ihracatçıları, yaklaşık 900 milyon dolara ulaşan ABD’ye ihracatı önümüzdeki 10 yılda 2 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. İHBİR Başkanı Kazım Taycı, Türk firmalarının büyük market zincirlerinde kendi markalarıyla yer almaya başladığını belirterek, “Made in Türkiye” algısının güçlendiğini söyledi.
Türk gıda sektörü, güçlü tüketim kapasitesiyle öne çıkan Amerika Birleşik Devletleri’nde büyümek için fuar, tanıtım ve markalaşma çalışmalarını artırıyor. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, ABD’nin birlik ihracatında ikinci sıraya yükseldiğini belirterek, pazarda kalıcı büyüme hedeflediklerini ifade etti.
Taycı’nın verdiği bilgiye göre, Türkiye’nin ABD’ye gıda ihracatı yaklaşık 900 milyon dolara ulaştı. Önümüzdeki 10 yıllık dönemde bu tutarın istikrarlı biçimde 2 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor.
Miami’de yaklaşık 50 Türk firması yer aldı
Miami’de bu yıl 30’uncusu düzenlenen Americas Food & Beverage Show 2026’ya, Ticaret Bakanlığının desteği ve İHBİR organizasyonuyla Türkiye’den yaklaşık 50 firma katıldı.
Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal’ın da açılışına katıldığı fuar, 100’ün üzerinde ülkeden 10 binden fazla profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Türk firmalarının yaklaşık yarısı millî katılım organizasyonunda, diğer yarısı ise münferit olarak ürünlerini tanıttı.
ABD’ye ihracatta işlenmiş tarım ürünlerinin önemli yer tuttuğunu belirten Taycı, çikolata, şekerleme ve unlu mamullerin öne çıkan ürün grupları olduğunu söyledi.
Fason üretimden kendi markasıyla satışa
ABD pazarındaki dönüşümün yalnızca ihracat hacmiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Taycı, Türk firmalarının kendi markalarıyla raflarda daha görünür hâle geldiğine dikkat çekti.
Geçmişte ağırlıklı olarak marketlerin özel markaları için üretim yapıldığını belirten Taycı, bugün Walmart, Costco, Publix ve CVS gibi büyük zincirlerde Türk firmalarının kendi markalarıyla da yer aldığını ifade etti.
Taycı, yeni dönemde önceliklerinin Türk gıdasının kalite, güvenilirlik ve çeşitlilik algısını güçlendirmek, ürünlerin raflarda kalıcı bir yer edinmesini sağlamak olduğunu kaydetti.
Beş büyük şehirde Türk gıdası tanıtımı
İHBİR, ABD’deki çalışmalarını fuar katılımlarının ötesine taşıyor. New York, Chicago, Miami, Los Angeles ve Las Vegas’ta “Made in Türkiye”, “Turkish Food”, “Turkish Delight” ve “Turkish Chocolate” temalarıyla tanıtım faaliyetleri yürütülüyor.
Billboard çalışmalarının yanı sıra sosyal medya ve dijital iletişime ağırlık verilirken, önemli alıcılar ve içerik üreticileriyle doğrudan temas kuruluyor.
Miami’deki fuar kapsamında 100’ün üzerinde alıcının katıldığı bir tadım etkinliği de gerçekleştirildi. Etkinlikte çikolata, şekerleme ve unlu mamullerin yanında, Türk bakliyat ve tahıl ürünleriyle hazırlanan yemekler tanıtıldı.
Körfez’deki daralmaya karşı pazar çeşitliliği
Taycı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki gelişmelerin Körfez pazarlarına yönelik sevkiyatları zorlaştırdığını belirtti. Artan navlun maliyetleri, iptal edilen gemi seferleri ve belirsizliklerin işlenmiş tarım ürünleri ihracatını olumsuz etkilediğini söyledi.
Birleşik Arap Emirlikleri, İran, Katar ve Kuveyt gibi pazarlardaki gerilemelerin alternatif bölgelerle telafi edilmeye çalışıldığını aktaran Taycı, ABD’nin yanı sıra Uzak Doğu, Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Afrika’daki gıda fuarlarına katılımı artırdıklarını ifade etti. İstanbul’da düzenlenen Foodist’in de yeni ticari bağlantılar açısından fırsat sunduğunu kaydetti.
Suriye pazarı büyüyor
Yakın coğrafyadaki fırsatlara da değinen Taycı, Suriye’nin ihracat sıralamasında üçüncü sıraya kadar yükseldiğini söyledi. Ülkedeki yeniden yapılanma ve ekonomik toparlanmanın, Türk gıda ürünlerine yönelik talebi artırmasını beklediklerini belirtti.
Yıl sonu beklentisi 12,4–12,8 milyar dolar
Taycı, temsil ettiği hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün 2026 yıl sonu ihracatını 12,4–12,8 milyar dolar aralığında öngördüklerini açıkladı. Böylece 2025’teki yaklaşık 12,5 milyar dolarlık performansa yakın bir seviyenin yakalanması bekleniyor.
Küresel korumacılık politikaları ve bölgesel sorunlara rağmen mevcut ihracat seviyesinin korunmasının önemli olduğunu vurgulayan Taycı, ekonomik açıdan istikrarlı pazarlara daha fazla odaklanacaklarını söyledi.
ABD ve Uzak Doğu’nun öncelikli hedefler arasında bulunduğunu belirten Taycı, Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarıyla daha yenilikçi, katma değeri yüksek ürünlerin ihracattaki payını artırmayı amaçladıklarını ifade etti.