Tarihî un fabrikası restorasyonu

İzmir'in son 100 yılına şahitlik eden eski un fabrikası binası, Büyükşehir Belediyesi tarafından restore ediliyor.

İZMİR - İzmir'in son 100 yılına şahitlik eden eski un fabrikası binası, Büyükşehir Belediyesi tarafından restore ediliyor. Çalışmalar tamamlandığında tarihî yapı, İZSU hizmet binası olarak kullanılacak. Büyükşehir Belediyesi, Şaraphane'deki eski DGM binalarının restorasyonuna başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, günümüze kadar ayakta kalabilen az sayıdaki tarihî eseri yaşatmak için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Kocaoğlu, "Restorasyon çalışmaları tamamlandığında, havagazı ve un fabrikalarının da içinde bulunduğu bölge, Alsancak Limanı arkası ile Turan arasındaki 550 hektarlık alanı kapsayan 3. İzmir Projesi'yle uyumlu bir merkez haline gelecek." dedi.




Eski un fabrikası binalarının restorasyon projesi, İZSU Genel Müdürlüğü tarafından İzmir 1 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun kararları doğrultusunda hazırlatıldı. İki bloktan oluşan binaların biri önceki yıllarda DGM binası olarak kullanılırken diğer bloğun zemin ve birinci katında Gediz Elektrik Dağıtım AŞ Konak İşletme Bakım Müdürlüğü hizmet veriyor. Restorasyonun ilk aşamasında binalar, orijinal olmayan eklentilerden arındırılacak. Cephe temizliği yapılarak çatı kaplamaları ve doğramalar yenilenecek. 2008 sonlarında tamamlanacak çalışmanın ardından Büyükşehir Belediyesi, binanın içini yine aslına uygun olarak yenileyecek.

 

Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, 1908'de Osmanlı vatandaşı Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi'nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edilmişti. 1914'te İzmir'in sadece un değil, bütün sektörler içinde en büyük işletmelerinden biri haline gelmişti. Tuzakoğlu Un Fabrikası'nın İzmir'in kurtulduğu 9 Eylül 1922'de müessif bir olaya karıştığı da zihinlerden çıkmadı. İzmir'e ilk giren Türk süvari müfrezesi, Halkapınar'daki fabrikadan açılan yoğun bir ateşle karşılaşmış, dört Türk eri şehit düşmüştü. Bugün orada, cumhuriyetin ilk yıllarında dikilen ve üzerinde "Vatan ve Namus" yazan Dokuz Eylül Şehitler Abidesi yer alıyor. 1922'den sonra İzmir Belediyesi'ne geçen bina, bir ara ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından farklı alanlarda (DGM ve TEK'e evsahipliği gibi) hizmet vererek günümüze kadar ulaştı.

Manşetler

Kappatur’dan 2027’de 299 Euro’dan turlar, yeni rotalar
Rusya dünya lideri: Sokaklarda 2,8 milyon kedi yaşıyor
Rayların 11 lüks efsanesi: İstanbul dünya listesinde!
İspanya turizminde kriz: Liderlik tehlikede mi?
Türk gıda ihracatçılarının ABD hedefi: 2 milyar dolar
THY’de 2027 hazırlığı: Yeni hatlar geliyor
Padişahın ahırlar amiri bir köye adını verdi: İmrahor
Gezgin gösteriş değil, özgün deneyim istiyor!
Caddebostan’ın 1600 yıllık hafızası kitap oldu
Alanya’dan Letonya’ya turizmde yeni iş birlikleri