Sarıkeçili yörükleri yerleşim istiyor

Anadolu'nun bin yıllık efsanesi Yörüklerin son temsilcileri olan Sarıkeçililerin çocukları da anne ve babaları gibi zor şartlar altında yaşamlarını sürdürüyor.

MERSİN -Anadolu'nun bin yıllık efsanesi Yörüklerin son temsilcileri olan Sarıkeçililerin çocukları da anne ve babaları gibi zor şartlar altında yaşamlarını sürdürüyor.
Yaz mevsimini Konya ve Karaman yaylarında geçiren, kışın ise sahil kesimlerine inen Sarıkeçili Yörüklerinin çocukları, çoğu zaman eğitimlerine güç şartlar altında devam etmek zorunda kalıyor.
Göçebeliğin neden olduğu sıkıntıların her geçen gün artması, özellikle hayvanlarıyla yolda ilerleme konusunda büyük sıkıntı yaşamaları nedeniyle uygun koşullarda yerleşik hayata geçmek istediklerini ifade eden Sarıkeçili Yörüklerinin temsilcisi İbrahim Yağal, "Üç yıl önce yer tahsis edilip tarımsal yerleşmeye geçmek için Başbakan'ımıza, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'na dilekçeyle başvurduk. Bu konuda bakanlıklarla görüşmelerimiz sürüyor. Ancak şu ana kadar herhangi bir yanıt alamadık. Olumlu yanıt aldığımızda yerleşik düzene geçip göçebe hayatına son vermeyi arzuluyoruz'' dedi.
Çocuklarını zor şartlarda okullara gönderdiklerini vurgulayan Yağal, ''Çocuklarımız, konakladığımız yerlerdeki ilköğretim okullarına gidiyor. Okuma yazmayı öğrendikten sonra bırakmak zorunda kalıyor. Çünkü yerleşik hayatta olmayıp sürekli göçebe hayatı yaşadığımız için çocuklarımızı da okutma imkanımız olmuyor. Eğer yerleşik düzene geçersek çocuklarımız da okuyup memleketine, milletine, vatanına faydalı olacaklardır'' diye konuştu.
Silifke bölgesinde yaşayan 200'e yakın Yörük bulunduğunu ve bunların içinde yaklaşık 80 civarında okuyan çocuk olduğunu belirten Yağal, Akdeniz bölgesinde ise yaklaşık bin kişilik Sarıkeçili Yörüğü olduğunu söyledi.
Öte yandan Yağal'ın Akdere Şehit Hamit Sütmen İlköğretim Okulu 3. sınıf öğrencisi kızı Songül ile 6. sınıf öğrencisi Özgül, ders çalışmaktan arta kalan zamanlarda keçi otlatma, bulaşık yıkama, hayvanların ahırlarını temizleme, keçileri yemleme gibi konularda ailesine yardımcı oluyor. Yaşamlarını dağlarda sürdürdükleri için servis araçlarının gelmediğini, bu nedenle de her gün yaklaşık 2 kilometre yol yürümek zorunda kaldıklarını belirten Özgül Yağal, "Biz zor şartlarda okumaya çalışıyoruz. Çünkü dağlarda kurduğumuz çadırlarda ne elektrik ne de sosyal bir yaşantı var. Biz yine de okumayı çok istiyoruz. Bu şartlar altında da okumaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımız kendilerine sunulan bu fırsatı çok iyi değerlendirip okusun. Yerleşik düzene geçmediğimiz takdirde belki de biz bu imkanları hiçbir zaman bulamayacağız" dedi.
Okuyup tarih öğretmeni olmak istediğini söyleyen Özgül, "Tarihe çok merakım var. Geçmiş tarihimizi de çok iyi araştırıp bilgi edinmek ve bu bilgileri de gelecek nesillere anlatmak için tarih öğretmeni olmak istiyorum" diye konuştu.

Manşetler

Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yer
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamaz
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçte
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktu
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyor
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştu
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştı
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleni
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davası
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?