İZMİR -Türkiye Hazır Giyim ve Moda Federasyonu (THGMF) Başkanı Nedim Örün, IMF ile anlaşmanın bir zorunluluk olarak ortaya çıktığını, buna karşı olmadıklarını, ancak ihracatı korumak için kur desteği beklediklerini söyledi.
Örün, 2010 yılında sektörün hazır giyim boyutunda iyimser bir beklenti hakim olmasına rağmen konfeksiyon boyutunda rekabet gücünün kaybolması endişelerinin hakim olduğunu dile getirdi.
Sektörün 2001 yılından sonra özgün tasarımlara yönelik üretim yapan hazır giyim ve büyük markaların üretimini yapan konfeksiyon olarak iki dala ayrıldığını, hazır giyimin krizden çıkışta daha hızlı davrandığını dile getiren Örün, önemli bir istihdam kaynağı olan konfeksiyon ihracatında değerli TL'nin getirdiği risklerin bulunduğunu kaydetti.
Örün, IMF ile anlaşma yapılması gündeminin kuru düşürdüğünü, TL'yi yeniden değerlendirdiğini, bunun konfeksiyon ihracatçısının fiyat tutturmasında sorun yarattığını belirterek, "IMF ile anlaşma yapmak gerekiyor, buna karşı değiliz. Anlaşmanın imzalanması Türkiye'ye güveni daha da artırır. Ancak, sıcak paranın artması kurları düşürüyor. Bunun ihracatı olumsuz etkilemesinde endişe ediyoruz. Kur düşüşüne karşı ihracat için farklı kur uygulanması gündeme getirilmeli. Kur belli bir seviyenin altına düştüğünde belli bir prim ödenmesi yoluyla kur garantisi desteği sağlanması ihracatçının kaygılarını giderir."
Bu konuda AB ülkelerinin sektörlerini korumak amacıyla çeşitli by-pass kararları alabildiğini, bunu Türkiye'nin de yapabileceğini kaydeden Örün, Türkiye'nin Rusya ve İran ile serbest ticaret anlaşmaları imzalayabilmesi için Gümrük Birliği anlaşmasının revize edilmesi gerektiğini kaydetti.
İhracatçının İran ve Rusya ile vizesiz geçiş imkanı sağlanması çalışmalarını heyecanla beklediğini ifade eden Örün, hazır giyim sektörünün 2010 yılında Avrupa'da İtalya, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya, Kuzey Avrupa'da İskandinav ülkeleri ve Rusya, güneyde ise İran, Irak, Suriye, Filistin, İsrail ve Dubai'ye yaptığı ihracatı önemli oranda artırabileceğini kaydetti.
Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi ise IMF ile anlaşma konusunda yapılan tartışmaların dahi ihracatı etkilediğini belirterek, krizden çıkış için yeni pazarlara açılmaya çalışan sektörün geleceğe yönelik bir kur garantisi talebinde bulunduğunu kaydetti.
Merkez Bankası'nın bu dönemde "fırsatı bulmuşken piyasadan döviz toplaması" gerektiğini dile getiren Eskinazi, krizin teğet geçtiğinin ifade edildiği bir dönemde IMF ile yapılacak bir anlaşmanın gerekliliğinin tartışılmasını istedi.
Kısa vadede bir anlaşma beklemediklerini ancak, konunun gündemde kalmasının kur üzerinde baskı yarattığını söyleyen Eskinazi, sektörün 2010 yılında kaybettiği pazarlara odaklanacağını ifade etti.
Bu kapsamda ABD pazarıyla ilgili Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin bir çalışma yürüttüğünü dile getiren Eskinazi, şunları kaydetti:
"Türkiye, sektörün altyapısı en güçlü ülkesi olarak çevre ülkelerin yanı sıra geçmişte etkili olduğu pazarlarda da iddialı konuma geçebilmelidir. Almanya ve Fransa pazarlarında hareketlilik başladı. ABD pazarında da etkinliğimizi kaybetmemize neden olan konuları tekrar gündeme aldık. Bu pazarda lojistikçilerle işbirliği yaparak tüm eyaletlerde satış noktalarına dağıtım sağlama konusunda bir proje yürütülüyor. Bu sistemi kurduğumuzda markalarımızın bu pazardaki gücü artabilecek."
Manşetler
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yer
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamaz
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçte
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktu
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyor
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştu
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştı
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleni
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davası
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?