Malezya’nın Milli Günü İstanbul’da renkli görüntülerle kutlandı

Malezya’nın Milli Gün resepsiyonunda, Borneo’nun dünyaca ünlü Sea Dayak halkının geleneksel Sarawak dansları davetlilere unutulmaz bir kültür şöleni yaşattı.

ÖZKAN ALTINTAŞ- TÜRKİYE TURİZM
İSTANBUL -
Malezya’nın Milli Günü nedeniyle, Malezya’nın İstanbul Başkonsolosu Amiri Bakar tarafından Beşiktaş Four Seasons Hotel at the Bosphorus’un Boğaziçi Balo Salonu’nda özel bir resepsiyon düzenlendi.
Diplomatik misyon temsilcileri ve seçkin davetlilerin bir araya geldiği gecede dostluk ve iş birliği mesajlarının öne çıktı. Davet, Sarawak bölgesinden gelen folklor ekibinin gösterileri ve Malezya’nın ünlü sanatçısının söylediği şarkılarla renkli sahne gösterilerine de ev sahipliği yaptı. Kutlama Malezya ve Türkiye’nin milli marşları çalınarak açıldı.

 


'KELLE AVCILARI'NDAN TURIZM ELÇILIĞINE: SARAWAK DANS ŞOVU

Kutlama programının en dikkat çekici anı, Borneo Adası’nın geleneksel kültürünü İstanbul’a taşıyan folklor gösterisi oldu. Bir zamanlar "Kelle Avcıları" olarak anılan ancak günümüzde Iban Longhouse köyleriyle bölgenin en önemli turizm değerlerinden birine dönüşen Sea Dayak halkına mensup Sarawak dans ekibi sahne aldı. Geleneksel kostümleri ve özgün ritimleriyle sergiledikleri büyüleyici performans, davetlilerden büyük alkış topladı. Resepsiyon, Malezya kültürünün ve misafirperverliğinin en güzel örneklerinin sergilendiği anlarla sona erdi.



MALEZYA’YA DAVET ETTİ

Malezya’nın İstanbul Başkonsolosu Amiri Bakar, yaptığı konuşmada İstanbul’un Doğu İle Batı Arasinda Köprü olduğunu Malezya’nında bölgede kavşak ülke olduğunu belirterek  “Malezyalı olarak, bu duygu bana çok tanıdık geliyor; adeta evimi hatırlatıyor” dedi.
Bakar, konuşmasında “Malezya'ya gelin. Şehirlerimiz için gelin. Adalarımızı ve yağmur ormanlarımızı keşfetmek için gelin. Yemeklerimiz için gelin.  Kültürümüzü tanımak için gelin.  İş yapmak için gelin ve en önemlisi, insanlarımızın sıcaklığını deneyimlemek için gelin^ şeklinde konuştu.



İSTANBUL İKİ KITANIN BULUŞTUĞU YER

Malezya’nın İstanbul Başkonsolosu Amiri Bakar, sözlerini şöyle sürdürdü:
İstanbul için şöyle bir söz vardır: Bu şehirden hiç ayrılmadan Avrupa'da kahvaltı yapıp Asya'da akşam yemeği yiyebilirsiniz. Tabii, Boğaz'in trafiği de izin verirse, belki ikisini de ayni akşamda gerçekleştirmek mümkün olabilir. İstanbul, yüzyıllardiı doğu ile batı arasinda bir tercih yapmaktan kaçınan ve ikisi arasında bir köprü, bir bağlantı noktasi olarak daha da zenginleşen bir şehir. Bir Malezyalı olarak, bu duygu bana çok tanıdık geliyor; adeta evimi hatırlatıyor. Biz de kavşak noktasında yaşayan bir halkız ve uzun zamandır bir köprünün bir duvardan daha değerli olduğuna inanıyoruz.



MALEZYA VE TÜRKIYE INSANI VICDAN VE ILKELERLE IŞBIRLIĞINDEDIR

Ekonomik ortam giderek daha zorlu bir hale geldi-tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar, tarifelerin yeniden uygulanmaya başlaması, dalgalanan enerji fiyatları ve açik ticaretin geçmişteki kesinliklerinin hiç olmadığı kadar sınanmasi hepimizi etkiliyor. Bölgemizin siyasi ortami da Orta Doğu'dan daha geniş çevre coğrafyalara kadar giderek daha karmaşık bir hal alıyor. Böyle dönemlerde Malezya ve Türkiye çoğu zaman insani vicdan ve ilkeler doğrultusunda, güç siyasetinden ziyade ve iş birliğinin karşilaşmadan daha güçlü olduğuna înanarak ayni sesle konuştu. Tam da böylesine bir ortamda, iki ülkemiz arasindaki ortaklık yalnızca sağlamliğini korumakla kalmadı; daha da derinleşti.



Malezya ile Türkiye arasindaki ikili ticaret hacmi bugün yıllık 5,7 milyar dolai seviyesinde ve iki ülkenin liderleri bu rakami 10 milyar dolara çikarma yönünde ortak ve açık bir hedef ortaya koydu. Gerekli mekanizmalar da zaten mevcut. hizmetler, yatırımlar ve dijital ekonomiyi de kapsayacak şekilde genişletilen serbest ticaret anlaşmasi, ağustos 2024'ten bu yana yürürlükte. Malezya'ya ait isimler de bu şehrin dokusuna sessizce işlemiş durumda Sabiha Gökçen Havalimani'ndan Acibadem hastanelerine, Mr. DIY mağazalarına kadar. Bunlar yalnizca rakamlardan ibaret değil; zaten hayatin içinde karşiliğini bulan ortak bir refahtir. 
Şimdi sira bu hedefe ulaşmakta. helal endüstrisi, savunma ve havacılık, yenilenebilir enerji ve dijital ekonomi alanlarinda, iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yönlerimizi hayata geçirmek için önümüzde önemli fırsatlar bulunuyor.



BAŞKALARININ AYRILIK GÖRDÜĞÜ YERDE KÖPRÜLER KURUYORUZ

Malezya'nin dış politikasi ile ekonomik vizyonunun kesiştiği nokta da burasıdır. Bizim dış politikamız her zaman bağımsız bir duruş sergileme anlayışi üzerine kurulu olmuştur. Dış ilişkilerimizde özerkliğe ve dengeye büyük önem veriyoruz. Orta ölçekli bir güç olarak, başkalarının ayrılık gördüğü yerde köprüler kurmayı tercih ediyoruz. Bizi Türkiye'ye yönelten anlayış da işte tam olarak budur. Çünkü bu ortaklığın iki yönlü bir nitelik taşıdığına inanıyoruz. Türkiye, Malezya için Avrupa'ya, Orta Doğu'ya, Orta Asya'ya ve Kuzey Afrika'ya açilan bir kapı; Malezya ise Türkiye için 670 milyondan fazla kişilik bir pazar olan ASEAN'a açılan bir kapıdır.

TÜRKIYE'NIN MALEZYA'DAN PALM YAĞI ITHALATI
Hikâyemizi çok iyi anlatan tek bir üründen biraz daha söz etmek istiyorum. Malezya palm yağı, Artık Türk mutfağında olduğu kadar fabrikalarda da sessizce vazgeçilmez girdilerden biri hâlíne geldi. 2025 yılında Türkiye'nin Malezya'dan palm yağı ithalatı yaklaşik 772 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, iki ülke arasindaki toplam ticaret değerinin onda birinden fazlasına karşılık geliyor ve Türkiye'yi Malezya palm yağının dünyadaki beşinci büyük pazari konumuna taşıyor. Ancak hedefimiz artık yalnız ham bir ürün satmak değildir. Hedefimiz, birlikte değer zincirinde daha yukarı çıkmak; oleokimyasallar, rafinasyon ve özel nitelikli yağlar gibi alanlara yönelmektir.  Bunu Malezya'nin sürdürülebilir palm yaği sertifikasyonu (mspo) çerçevesinde sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirmektir. Basit bir ihracat kalemi olarak başlayan şey, artık yavaş yavaş sanayide bir ortaklığa dönüşüyor.

HEDEFIMIZ 47 MILYON ZIYARETÇIYE ULAŞMAK
Kuala Lumpur ile istanbul arasinda gerçekleşen her uçuş, yalnızca yolcu taşımıyor. Aileleri, öğrencileri, turistleri, girişimcileri, yatırımcılari ve dostlukları da taşiyor. Rakamlar da bize bu insani bağın giderek güçlendiğini gösteriyor. Türk Hava Yollari ve Airasia, İstanbul ile Kuala Lumpur arasinda haftada toplam 24 uçuş gerçekleştiriyor. 2025 yılında 30 binden fazla Türk ziyaretçi Malezya'yi tercih etti; bu, on yili aşkin bir sürenin en yüksek rakamıydı. Ayni şekilde, giderek daha fazla Malezya vatandaşi Türkiye'yi keşfediyor; 100 binden fazla Malezyalı Türkiye'yi ziyaret etti. İşte bu nedenle, 2026 yılını ziyaret Malezya yılı ilan ettik. Ulusal hedefimiz 47 milyon ziyaretçiye ulaşmak ve bu kampanya 2027 yılının sonuna kadar uzatılmış durumdadır.

 

GECENİN MASKOTU 11 AYLIK LARA

Malezya'nın Milli Günü'ne 11 aylık Lara babası Hasan Duman, annesi Jane Duman ile birlikte katıldı. Herkesin sempatisini toplayan Lara kucaklardan inmedi. İhracat ithalat işiyle uğraşan Hasan Duman Malezyalı eşi Deloitte Türkiye'de gödevli Jane ile İstanbul'da tanışıp evlendiklerini ve çok mutlu olduklarını söyledi. Büyükelçilikten "Bebekle gelebilirsin" denilince Lara'yı alıp geldiklerini söyledi.

Manşetler

Otel dolulukları artıyor, ama gelir maliyetin gerisinde
Pekin Turizm'in sahibi Emre Pekin 51’ci yılını Prag’ta kutluyor
Sardes ve Bintepe’ye dronla havadan koruma
İDO Ege’de büyümeye devam ediyor
Azerbaycan Turizm, Gebele destinasyonuni tanıttı
Singapore Airlines'tan uçak içine 100'den fazla menu 
Pilot kokpitte dehşet saçtı diğer pilotu bıçakladı
120 ülke mücevher sektörü içinİstanbul’da bir araya geldi
124 üniversite THE 2027 sıralamasına girdi
16 kilo 348 gram ağırlığında istilacı Aslan Balığı yakalandı!