Mahkeme'den patronları üzecek "Arabulucu" kararı

Arabuluculuk sürecini kötüye kullananlara kötü haber yargıdan geldi. Bölge Adliye Mahkemesi, işçilerin arabulucuya götürülerek arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlenmesini geçerli bulmadı.

İSTANBUL- İşverenlerin, işten çıkardıkları işçilerin dava açmasının önüne geçmek için başvurduğu arabuluculuk sürecini kötüye kullananlara kötü haber yargıdan geldi. Bölge Adliye Mahkemesi, işçilerin arabulucuya götürülerek arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlenmesini geçerli bulmadı.

Son dönemde yaygınlaşan arabuluculuk sistemiyle yıllar sürecek davaların önüne geçiliyor. İşverenlerin bir kısmı, bireysel veya toplu işten çıkarmaları arabulucu yoluyla yapmayı tercih ediyor. Art niyetli bazı işverenler ise çoğu zaman işçinin arabulucuyu dahi görmeden imzaladığı anlaşma tutanakları veya doğrudan işyerinde gerçekleştirilen arabuluculuk toplantıları ise sürece gölge düşürüyor.

İşçilere, fesih sebebiyle, yalnızca bir kısım alacakları ödenirken, anlaşma tutanakları sonunda tüm işçilik alacaklarına yer verilerek 'diğer tazminat ve işçilik alacakları bakımından işe iade davası da dahil olmak üzere hak talebinde bulunamayacağı yönünde anlaşmışlardır' ifadelerine yer veriliyor. Arabuluculuk sürecini başlatmak isteyen uyanık patronlara kötü haber Bölge Adliye Mahkemesi'nden geldi.

Bölge Adliye Mahkemesi, işverenlerce işçilerin arabulucuya götürülerek arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlenmesinin geçerli geçerli bir arabuluculuk faaliyeti olmadığına hükmetti.

MAHKEME İŞÇİLERİN İTİRAZINI REDDETTİ, KARAR İSTİNAFA GÖTÜRÜLDÜ

Aynı işyerinde çalışırken kapı önüne konulan işçiler, patronun ayarladığı arabuluculuk ofisine götürüldü. Tüm işçiler, ofisin bulunduğu binanın farklı katlarında arabulucu tutanağına imza attı. İşe iade davası açamayan bazı işçiler, durumu yargıya taşıdı. Mahkeme, işçilerin itirazını reddetti.

Karar istinafa götürülünce devreye giren Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda şu ifadelere yer verildi:

"Müşahhas uyuşmazlıkta davacının ihtiyari arabulucuya usulüne uygun bir başvurusunun olmadığı, yapıldığı belirtilen görüşmelerde, bir çok işçiye aynı şekilde sırayla davalı işverenin bulunduğu plazada aynı blokta farlı bir katta belgelerin imzalatıldığı ortadadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesine aykırı bir şekilde ibra etkisi kazandırılmaya çalışıldığı, tazminat ve alacaklarla ilgili olarak delil oluşturma ve dava açma yasağı oluşturma yönünde çaba içine girildiği anlaşılmaktadır.

"ARABULUCULUK FAALİYET OLARAK NİTELENDİRİLMEZ"

Bütün bu işlemlerin usulüne uygun bir arabuluculuk başvurusunun ve görüşmesinin yapılmadığı gibi mevzuat hükümleri çerçevesinde arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, dava tarihi itibariyle taraflar arasında 6325 sayılı kanun hükümleri dikkate alındığında yapılan işlemler geçerli ihtiylari arabuluculuk faaliyeti olarak nitelendirilemez.

Mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediği ortadadır. Dava tarihi itibari ile zorunlu arabuluculuk şartının yürürlüğe girdiği de dikkate alınarak davaya konu iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ve işe iade talebi yönünden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken hukuken geçerli bir anlaşmanın varlığı kabul edilerek 'arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan konularda dava açılamayacağı' yönündeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin dosya çerçevesine uygun olmadığı anlaşılmıştır."

Manşetler

Formula 1 Türkiye'ye geri döndü: 5 yıllık imza atıldı
Babadağ Ultra Maratonu, spor, doğa ve tarihi buluşturuyor
CMO Awards 2026 kazananları açıklandı 
WTC: 2035'e kadar turizme 12.5 milyon dolar yatırım yapılacak
Rus turistlerin yerini Polonyalılar ile BDT ülkeleri aldı
23 Nisan Çocuk Bayramı buruk geçti
Başkan Grégoire: Paris'te Airbnb artık tarih oldu!
 Londra'da Uluslararası Gastronomi Film Festivali yapıldı
Dünya çocukları Antalya'da buluştu
Yerli turizm harcamaları 2025’te 555 milyar lirayı aştı