Maden ocaklarına ruhsat verilmesi, tarihi ve doğayı yokediyor

Muratpaşa Belediye Başkanı Av. Ümit Uysal, Antalya'da Kaş'tan Gazipaşa ilçesine kadar yaklaşık 400 tarihi ören yerinin bulunduğunu söyledi.

ABDURRAHMAN BÜYÜKKESKIN
MANAVGAT/ ANTALYA -
Antalya'nın merkez ilçesi Muratpaşa Belediye Başkanı Av. Ümit Uysal, Antalya'da Kaş'tan Gazipaşa ilçesine kadar yaklaşık 400 tarihi ören yerinin bulunduğunu söyledi. Dünyada 400'e yakın tarihi ören yerini barındıran bir şehir olmadığını belirten Muratpaşa Belediye Başkanı Av. Ümit Uysal, pandemi öncesi 16 milyon yabancı turist ağırlayan Antalya'nın deniz, kum ve güneş turizmi konsepti yanı sıra en büyük zenginliğinin tarih, kültür ve arkeolojik varlık zenginliği olduğunu söyledi.



Başkan Ümit Uysal yaptığı açıklamada , Antalya'da yaklaşık 400 tarihi ören yerini bekleyen en büyük tehlikenin başta, taş, ve mermer ocağı ruhsatı verilmesi olması olduğunu söyledi. Mermer ve taş ocağı ruhsatının tarihi ören yerlerine zarar vermesi yanı sıra eko, botanik ve doğa turizmini de çok büyük zarar verdiğini ifade etti.

Başkan Uysal, açıklamasını şu sözlerle tamamdı:'' Son dönemde gerçekleştirdiğimiz ziyaret ve temaslarda Akseki’den Kaş’a, Akdeniz boyunca uzanan Toroslarda mermer, kum, taş, çakıl ve kömür ocağı ruhsatları nedeniyle büyük bir sıkıntının yaşadığına tanık oldum. Manavgat Burmahan, Bozyaka, Kırkkavak’ta verilen mermer ocağı ruhsatları hukuki mücadeleyle durduruldu. Korkuteli Dereköy’de kömür ocağı, Gündoğmuş Karadere’de, Akseki Sarıhacılar’da ve Kaş Kemer’de mermer ocağı ruhsatlarına karşı yöre halkı direndi ve firmalar çalışmaya başlayamadı. Ama Korkuteli’de, Elmalı’da, Finike’de, Kumluca'da, Serik'te, Alanya, Gazipaşa ve Gündoğmuş’ta çalışan onlarca şirket var.


BİR KOYUNDAN ÜÇ BEŞ KÜRK ÇIKMAZ!

Türkiye’nin ihracat-ithalat açığının giderilmesinde, istihdam olanaklarının arttırılmasında Antalya’nın turizm endüstrisi ile ülke ekonomisinde önemli bir yeri var. Aynı zamanda örtü altında başkenti olan Antalya'nın dağları, 400 civarı antik kenti ve doğal güzellikleriyle turistik cazibe merkezi olabilecekken bugün büyük bir tehdit yaşıyor.Bir koyundan 3-5 post çıkmaz. Antalya’mız zaten turizmle Türkiye’ye çok büyük katkısını sürdürüyor. Aynı zamanda turfanda tarımın da başkenti. Antalya dağlarına ocak ruhsatı vermeyin. Coğrafya bütündür. Akseki’mizin dağlarına verdiğiniz ruhsat bizi de ilgilendirir. Çünkü coğrafi şartlardaki değişiklikler bütün çevreyi etkiliyor. Ve Antalya’mız sahipsiz değil. Antalya halkı, ‘Dağlarımıza uzanan ellerinizi çekin’ diyor. Kamu yönetimi, yükselen bu çığlığa derhal kulak vermelidir.''

Manşetler

AVM sektöründe, ciro artsa da reel daralma yaşandı!
Alkollü içkilerin satışına ve tanıtımına yasak geliyor
Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
Reklamverenler Derneği yeni yönetimini seçti
Türkbükü'nde turizm tesisinde kapasite artışına onay
Bodrum’daki otel projesi için düğmeye basıldı
Gurme pazarında Çin rakiplerini geride bıraktı
13 günlük savaşın Türkiye'ye maliyeti 30 milyar doları aştı
THY Genel Müdürü Bilal Ekşi'nin aylığı 2 milyon 416 Bin TL
Otelcilik Tedarikçileri, 15-17 Ekim’de GUEXT Madrid’de buluşuyor