İSTANBUL- Bu yıl ağır sanayi ile ünlü Ruhr havzası için özel bir anlam taşıyor. Ruhr Havzası, Peç kenti ve İstanbul ile birlikte bu yıl 2010'un kültür başkentliğini üstlenecek. Peki AB kültür başkentleriyle neyi hedefliyor?
"Kültürel değiş-tokuşa inanıyorum. AB'nin üyelerin birbirine sadece patates ya da domates alıp verdiği değil, sanat için çalışanların kültürel değiş-tokuş edebileceği bir topluluk olduğuna inanıyorum."
Eski Yunanistan Kültür Bakanı, ünlü ses sanatçısı Melina Mercouri sözleri 1985 yılında sarfetmişti.
O dönemde Avrupa Topluluğu'nun Dönem Başkanlığı'nı yürüten Yunanistan, daha çok tarımın damgasını vurduğu Avrupa Topluluğu'na güzel bir kültür-sanat projesi kazandırmak istiyordu.
Bayan Mercouri, bunun için hemen kolları sıvadı ve Atina'yı Avrupa Topluluğu'nun ilk kültür başkenti ilan etti. Bu büyü sadece birkaç hafta sürdü. Kültür başkenti konusunda ilk başlarda alçakgönüllü bir tavır sergilendi. Atina'yı Floransa, Amsterdam, Berlin ve Paris izledi.
Kültür başkentinin ilk kez gösterişli hale gelmesi 1990 yılında İskoçya'nın büyük şehirlerinden Glasgow'la oldu.
O dönemden bu yana da kültür başkenti olacak kent ya da bölgeler birkaç aşamalı testten geçiyor.
Adaylar neredeyse olimpiyatlara ev sahipliği etmeyi isteyen kentler gibi kültür başkentliği sırasında gerçekleştirecekleri etkinlik ve gösterilerden bütçe planına kadar bütün noktaları ayrıntılı biçimde hazırlayarak sunuyor.
2004'de birliğe 10 yeni ülkenin daha üye olmasıyla birlikte, 27 üyeli AB her yıl iki kenti kültür başkenti olarak belirleme kararı aldı.
AB Komisyonu'nun Kültür-Sanat İşlerinden Sorumlu Üyesi John Mcdonald, bunu şöyle açıklıyor:
"2004'de yeni ülkeler üye olduğunda bir ülkenin kültür başkenti için yeterli olmadığının farkına vardık. Başkentin sırayla diğer ülkelere geçmesi çok uzun sürüyordu. Doğu Avrupalı üye ülkelerin uzun süre beklememesi için iki kentte karar kılındı."
Kapsamı genişledi
Kültür başkentleri ilk yıllarda bazı konser ya da kültür sergileriyle yetinirken şimdi yüzlerce etkinlik düzenleniyor.
AB Komisyonu'nun Kültür-Sanattan Sorumlu Üyesi Macdonald, kültür başkentlerinin bu ünvanı başka bir kente devrettikten sonra da çalışmalarını sürdürmesine özen gösterdiklerini ifade ediyor ve "Kültür başkentinin sadece kısa süreli çalışmalar yapmamasına çaba gösteriyoruz. Bir yılın sonunda kültür başkentliğini bırakması halinde bile etkinliklere devam edilmeli. Kentlerin seçilmesinde kültürel çalışmaların uzun süre sürdürülmesi ölçütlerden biri," şeklinde konuşuyor.
Somut projeler, kültür merkezlerinin restore edilmesi, sanayide dönüşüm ve yeni kültür-sanat evlerinin inşa edilmesi, kültür başkentlerinde başarılması istenen hedeflerin başında geliyor.
AB temsilcisi, buna bir örnek vererek "1995 yılının kültür başkenti Lüksemburg yeni bir modern sanatlar müzesi inşa etti. Bu, bazı projelerin sadece o kentin kültür başkenti olması sebebiyle uygulamaya geçirilmesine bir örnek," dedi.
Kültür başkenti ünvanı işe yarıyor
Komisyon'un gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre kültür başkenti sıfatını almak o kente birçok yarar sağlıyor. Ancak Bochumlu tarihci Jürgen Mittag, kültür başkentinin kapsamının giderek büyümesinin bazı endişeleri beraberinde getirdiğini söylüyor ve 2010'un kültür başkentlerinden Ruhr Havzası'nın 53 kent ve binlerce etkinliği kapsadığını hatırlatıyor. Mittag, "Bu inisiyatif zaman içinde bir yaz etkinliği olmaktan çok daha büyük bir seviyeye ulaştı ayrıca Avrupa'nın tamamına hizmet etmek zorunda. Ekonomik açıdan inanılmak büyük bir faktör. Medya açısından çok geniş kapsamlı. Bütün bölgeyi harekete geçiren bu proje, 1985 yılında tahayyül edilemeyen geniş bir çerçeveye ulaştı" diyor.
Ruhr'un bütçesi 65 milyon euro
Sponsorlarla belediyelerin finanse ettiği Ruhr2010'un bütçesi 65 milyon euro. Sadece AB başlangıç için 1.5 milyon euro yardımda bulunuyor. AB Komisyonu'nun kültür-sanattan sorumlu üyesi John Macdonad bunun diğer sponsorları harekete geçirmek için küçük ve sembolik bir miktar olduğunu söylüyor.
Avrupa'da birçok kent kültür başkenti olmak için kuyrukta bekliyor. Başvuruların sayısı o kadar arttı ki, AB'nin aday ülkeler arasında seçim yapması altı yıl sürüyor. 2011'in kültür başkenti Turku ve Talin. 2012'de onları Guimaraes ve Maribor takip edecek. 2013'de Marsilya ve Kosice kültür başkenti olacak. Liste böyle uzayıp gidiyor.
Deutsche Welle
Manşetler
İspanya’nın savaş karşıtı olması ilişkileri güçlendirdi
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyor
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyor
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedefledi
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoru
Trump, İspanya ile ticarete veda ediyor
Gürcistan BM turizm adaylığını geri çekti
Astana, Avrupa seyahat forumuna ev sahipliği yapacak.
Turizmci Murathanoğlu beton mikserinin altında kalarak can verdi
Viking Nil Nehri turlarını yeniden başlattı