ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM
İSTANBUL- Küçük Oteller Derneği’nin “İstanbul Turizmini 2014 Yılında Bekleyen Gelişmeler” başlıklı toplantısında turizmin geleceği konuşuldu. Küçük Oteller Derneği Başkanı Faruk Boyacı açış konuşmasında “Bilgi temelli toplantılar düzenliyoruz. İnteraktif toplantılardan üyelerimizin geleceğe yönelik yeni doneler kazanmalarını hedefliyoruz” dedi.
Küçük Oteller'in toplantısına Armada Oteli'nin sahibi Kasım Zoto evsahipliği yaptı
Toplantının sunumunu Küçük Oteller Koordinatörü Yavuz Dilmen yaptı
Armada Oteli’nde yapılan toplantıda Küçük Oteller Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Umut Germeyan “Gelecek Turizm Trendleri”, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu-ICVB Genel Müdürü Elif Balcı Fisünoğlu “2014’te Kongre Turizmi”, Tura Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Öner Günçavdı “Kruvaziyer Turizmi”, Delicias Travel sahibi İskender Çayla “2014’te Türkiye Turizmi”, Turizm Danışmanı Mehmet Ata Tansuğ “2014’te İstanbul Turizmi” başlıklı konuşmalar yaptılar.
FARUK BOYACI: KARAR ALMADA ÖNLERİNİ AÇIYORUZ
Küçük Oteller Derneği Başkanı Faruk Boyacı konuşmasında “Bilgi temelli toplantılar düzenliyoruz. Sizlerin katılımıyla interaktif toplantılar olacak ve buradan çıkarken karar almaya yönelik doneler kazanılacaktır” dedi. Boyacı sözlerini şöyle sürdürdü.
“Türkiye’de 29 bölgede 250’ye yakın üyeye sahip sivil toplum örgütüyüz. Bir yıldır Türkiye’nin her tarafını gezerek eğitim toplantıları yaparak büyük bir aile yarattık.
AİLEYİ “AT GÖZLÜĞÜ” TOPLANTISINDA TOPLUYORUZ
Bu büyük aileyi 29 Ocak’ta İstanbul’a topluyoruz. “At Gözlüğü” adlı toplantı yapacağız. Bu programda Kobi Bankaclığı ve Finansal Çözümleri Deniz Bank ile birlikte yapacağız. Deniz Akademi ile işbirliği kurduk. “At Gözlüğü” toplantımızda önemli konuşmacılar ve konilar yer alacak. “Şehir Markası” adlı kitabin yazarı Muhterem İlgüner “Şehirde Markalaşmak” üzerine konuşacak Dr. Metin Sözen “Kültürel Değerler ve Hizmete Yansıması başlıklı konuşma yapacak.
İnteraktif Marketing Ajansı’nın kurucusu Köksal Abdurrahmanoğlu “İnteraktif Mecrada Turizmcilik”, İndus Danışmanlık Efsun Yüksel Tunç “Turizmde İletişim ve İnsan Kaynağı” başlıklı konuşma yapacak. Ramada Plaza Genel Müdürü Barış Tekin, “Misafir Memnuniyeti” başlıklı konuşma yapacaklar. Oaha sonra Adahan Otel’de kokteyl prolonge yapılacak. Bizler 29 Ocak Buluşması’na önem veriyoruz. Ertesi gün başlayacak Emitt Fuarı’nda stand alacağız. 30 Ocak’ta fuarda bölgelerden insanların başarı hikayelerin anlatacak panel düzenliyoruz. Derneğin 2014 vizyonu ve bölgelerdeki problemleri konuşacağız.”
UMUT GERMEYAN: İNTERNETİ İYİ KULLANIN
Küçük Oteller derneği Yönetim Kurulu Üyesi Umut Germeyan,
“Gelecek Turizm Trendleri”ni anlattığı konuşmada “2013’te olanlar 2014’e projeksiyon yaratacaktır” dedi. Germeyan istatistik rakamlar ile şöyle konuştu:
“ 2012’den 2013’e doğru bakarsak tatil amaçlı gideceklerin internet üzerinden arama oranı yüzde 68’e çıkmıştır. Aile tatili ise yüzde 49, iş amaçlı seyahat yüzde 65 oranında internet sitelerinden araştırıldığı görülüyor. Yüzde 43 oranı ise başkalarının deneyimlerinden istifade ederek tatile çıkmış. Sosyal medya kullanımı ise yüzde 52 oldu. Tatil amaçlı yüzde 66, iş amaçlı yüzde 60 varlıklı gezginler yüzde 52 oldular.
FİYAT EN ÖNEMLİ KRİTERDİR
Kriter olarak bakıldığında insanlar tatil satın alırken fiyat en önemli kriter olarak ilk sırayı alıyor. Bunu sırasıyla kişisel ilgi alanları, destinasyon özellikleri, aktivite, lokasyon ve promosyon izliyor.
İş amaçlı seyahatte yüzde 38 müşteri sadakati olduğu görülüyor. Seyahat sürelerini ise yüzde 57 oranında uzun tutuyorlar. Tatil tercihine bakıldığında ise aile, dost, arkadaş tavsiyesi önem kazanıyor.
Sırasıyla internet, TV, dergi ve gazete, broşür, kitap, seyahat acenteleri, radyo, grup seyahatleri etken oluyor.
Arama motoru kullanımı ise yüzde 60, otel web sitesinden arama yüzde 50, ota ile arama yüzde 47 olarak görülüyor. Otellerin efektif bir web sitesi olmalıdır. Büyük resimlerle zenginleşen, promosyon olan özel teklifler bulunan, bölgesel özellikleri anlatan müşteriyi kaçırmayan içerde bırakan bir site olmalıdır. Kişiyi içerde tutup öz bilgiyi verip bunu rezervasyona döndürmek için doğru bilgiyi vermek önemlidir.
AKILLI TELEFON VE TABLETLER ÖNEM KAZANIYOR
İnternet ortamında yapılan aramalara bakıldığında yüzde 51’in destinasyon seçiminde bilinçli olduğu, yüzde 43’ü nereye gideceğini iyi bildiği, yüzde 6’sının ise destinasyon alternatiflerini incelediği görülüyor Aramalarda yüzde 85 bilgisayar, yüzde 25 akıllı telefon, yüzde 27, tablet kullanıldığı ortaya çıktı. Araştırmalara göre 4 kişide bir kişi rezervasyonu tabletten yaparken, 4 kişide 3 kişinin bilgisayar kullandığı belirlendi. Akıllı telefonda reklama tıklama oranı ise yüzde 25, reklamdan otelin web sitesine tıklama ise yüzde 24 olduğu görüldü. Arama yapanların yüzde 30’unun akıllı telefonlardan arama yaptığı ortaya çıktı.
MÜŞTERİNİN HNAYAL SATIN ALDIĞINI UNUTMAYIN
Otellerin web sitesi tasarımında dikkat edeceği konular arasında veriler önemlidir. Web sitesinin içeriğinde mutlaka bir hikayeniz olmalıdır. Bu dikkati çeker. Doğru resimleri ve büyük kullanın. Misafirlerin uzun yazıları okumak yerine görsele dikkatettiklerini ve hayal satın aldıklarını unutmayın. Varsa teklifinizi sunun. Bu bir hoş geldin içeceği bile olabilir.
Fiyat stratejisi potansiyel müşterinin kafasını karıştırmalalır.
TEKNOLOJİYİ İYİ KULLANIN
Rezervasyon sitesine 100 veya 90 euro yazdıysanız, kendi web sitenizde aynı rakamlar olmalıdır. Heryerde fiyat aynı olmalıdır.
2014’te fiyatların yükseleceğini düşünerek, potansiyel misafiri web sitesinden içeri aldıktan sonra kaçırmamak elinizdedir. 2014’te mobil kullanımı ve mobil web sitelerini önemi artıyor. Siteyi yenilerken mobil ve tablet uyumlu olan html5 teknolojisini kullanın. Teknolojiyi iyi kullanmak sizi kar açısından ileriye taşıyacaktır.”
FİSUNOĞLU: KONGRE SEKTÖRÜ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu Müdürü Elif Balcı Fisunoğlu, Müdürü “Dünya Kongre Turizmi” konulu konuşmasında geçtiğimiz yıllar hakkında bilgi verirken “Kongre sektörü halen belirsizliğini koruyor” dedi. İstanbul’un gerçek bir kongre merkezi olmasının 1966 yılında Habitat Kongresi’nin yapılışı ve Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nin yapılmasıyla başladığını belirten Fisunoğlu, “İlk kayıtlarda görülen kongre 1950 yılında İstanbul’da yapılan FİDA-Uluslararası Kadın Avukatlar Kongresi’dir” şeklinde konuştu.
İstanbul’un dünyanın lider kongre şehri olduğunu ve ilk 10 sıraya girdiğini söyleyen Fisunoğlu “ 2012’de 500 kişi ve üstü katılımcılarla dünya birincisi oldu. İstanbul 2013’te 139 kongreye ev sahipliği yaptı” dedi.
Elif Balcı Fisunoğlu şöyle devam etti:
“Şeffaf ve tarafız olarak bilgileri paylaşarak kongre turizmini güçlendirmeliyiz. İCCA- Uluslar arası Kongre ve Konvansiyonlar Derneği 950 üyeli çatı kuruluştur. Türkiye’den 50 üyesi bulunuyor. Kayıtlara göre dünyada yılda ortalama 21 bin kongre yapıldığı görülüyor. 2013’te bu rakam azaldı ve 10 bin 700 kongre yapıldığı anlaşılıyor. Yüzde 70’inin 500 delege altında gerçekleştiği bildirildi.
GEZİ OLAYLARI KONGRE TURİZMİNİ ETKİLEMEDİ
Gezi olaylarında sadece 2 kongre iptal oldu. Böylece 2013’ü 141 kongre ile bitirecek iken 139 kongre ile bitirdi. Bu eksilme normaldir.
2014’e bakıldığında 58 kongre olduğu görülüyor. Bu 2013’ten farklı bir sayı değildir. Bu sayı her ay 3 veya 5 olarak artar ve geçtiğimiz yılın altında kalmayacağını gösteriyor. İstatistikler İstanbul’un kongre sayısının geçtiğimiz yılda 3 kat arttığı görülüyor. İstanbul dünya 9’cusu Türkiye ise dünya 23’cüsüdür. Türkiye’deki kongrelerin yüzde 70’i İstanbul’da yapılıyor. “
GÜNÇAVDI: GEMİ MÜŞTERİSİ KÜÇÜK OTEL İSTİYOR
Tura Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Öner Günçavdı “Kruvaziyer Turizmi” konulu konuşmasına dünya kuravaziyer müşterisinin üçte ikisinin daha önce en az bir kez gemiye bindiğinin görüldüğünü belirterek “Bir kere gemiye binenin bir kerede kalmayacağını görüyoruz” dedi.
Öner Günçavdı, dünya kruvaziyer turizmi hakkında şunları anlattı:
“Dünyaya bakıldığında yüzde 43 Karayip destinasyonu ilk sıradadır. Yüzde 25 ile Alaska ve Bahamalar ikinci sıradadır. Hawai yüzde 15’tir. Türkiye ise yüzde 14’lük Akdeniz çanağının içindedir ve buradan pay almaya uğraşıyor.. Bundan sonra ise yüzde 11 ile Avrupa, yüzde 9 ile Panama, yüzde 8 ile Meksika geliyor.
BİBER GAZI YİYEN TURİST ANLAYIŞLI DAVRANDI
Türkiye’de yolcu gemisi müşterisi yıllık ortalama 20 bin 137’dir.
11 ayda gelen gemi 1267’dir. Gelen gemilerin kapasiteleri arttı. Türkiye’de en önemli geliş noktası Kuşadası’dır ve gemilerin rotasında az petrol yakıldığı için yer alır. Gemiler bir günlük seyahat ile İstanbul’a geliyor ve kazançları olmuyor. Bunu ekonomik kayıp olarak görüyorlar. Ege bölgesindeki Marmaris, Bodrum, Dikili ilerde daha çok çalışacak limanlardır. İstanbul’a gelen gemilerin yüzde 50’si bir geceleme yapıyorlar. İstanbul Home Port olarak görülüyor.
Gezi olaylarında transit gelen 4 gemimiz iptal oldu. Sarayburnu’ndan döndüler. Home Port olan gemi programı bozamadığı için limana uğradı.Yolcuları Taksim’deki otelden hamal tutarak, yürüyerek limana götürdük. Herkes Gezi direnişini çevreci hareket olarak kabul edip biber gazi bile yedi. Ancak şikayetçi olmadı.
İSTANBUL’U HOME PORT YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ
Home Port geminin gelişinde liman değişmiyor. Transit gemi ise gidebiliyor. İstanbul’u homeport yapabilmek için butterfly dediğimiz kelebek rotaları yapmaya çalışıyoruz. İstanbul’dan Karadeniz turlarına katmaya çalışıyoruz. Konaklamalı paketlerle ürünü daha fazlaya satabiliriz. İstanbul’da liman olarak konaklamayı daha ucuza mal edebilir. Venedik- İstanbul hattını iki bacaklı yapmaya çalışıyoruz.
Kışın sadece iki firma Türkiye’ye rota çeviriyor. Kruvaziyerde transitten çıkıp home port olarak seferleri 12 ay yapmaya çalışıyoruz.
Yolcuların yüzde 60’ı kruvaziyer firmasının önerisiyle otelli paketle geliyor. Kruvaziyer dostu otelde konaklaması gerekiyor. Erken ve geç check in kolaylığı, personele uyarı, limanın konumu hakkında bilgi, transfer kolaylığı gerekiyor. Ankette kimse zincir otelde kalmak istemiyor. Aile, pansiyon ve küçük otelde kalmayı istiyor.
İSKENDER ÇAYLA: GELECEK TURİSTİ BİLMELİYİZ
Delicias Travel ve turkia.com sahibi İskender Çayla “2014’te Türkiye Turizmi” konulu konuşmasında “İncentive ağırlıklı turizm yapıyorum” dedi. İskender Çayla konuşmasını şöyle sürdürdü:
“ Turizmci olarak kaç kişinin ne zaman hangi şartlarda geleceği ve kaç gün kalacağı bilgisine çok önceden sahip olursak bizler için önemlidir. Bunu bilirsek otellerin hangi dönemde fiyatının artacağını bilir ve kendimizi ona göre ayarlarız. Bana göre en kritik sorun budur. Destinasyonun fiyatlandırılmasında incentive ağırlıklı ürün hazırlamada önemlidir.”
İSPANYOL EŞİM TÜRKİYE’Yİ TANITIYOR
‘Sene nasıl gidecek?’ konusuna değinen İskender Çayla sahte rakamlarla yapılan açıklamaları eleştirerek gerçekçi konuşmalar yapılması gerektiğini söyledi.
İskender Çayla, eşi Lola Sanchez’in İspanyol olmasını değerlendirerek İspanya pazarı için kapağında eşinin fotoğrafının yer aldığı broşür hazırlattığını ve “İspanyol birinin Türkiye’yi anlatmasının daha doğru olacağını düşündük” dedi. Ancak İspanya’da 30’u aşkın acentelerle yapılan görüşmelerde kendilerine “Türkiye ve İstanbul’un New York –Paris-İstanbul ekseninde Kabil eksenine doğru gidişte” denildiğini söylediklerini belirtti.
İskender Çayla konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Söylenen yalanlara katılmayı ve bununla ilgili gerçeği biliyoruz,, ancak yapmak istemiyoruz. ‘Sizin algıladığınız gibi Türkiye yok diyoruz’ ve İstanbul’u turizm imkânları ile tanıtmaya çalışıyoruz.”
EN BÜYÜK DESTEKÇİMİZ THY’DİR
İskender Çayla, “En büyük ve gerçek anlamda incentive kongrenin destekçisi THY’dir diyerek şunları anlattı:
“THY İspanya’nın aklına gelmeyen şehirden Türkiye’ye uçuyor. THY bakanlıktan ve diğer yetkililerden daha etkin çalışma sergiliyor.
İspanya’da görüştüğümüz 30 kişiye Türkiye’de yaşananları anlatıyoruz. El Pais gazetesi Türkiye için çok güzel bir analiz yaptı. Türkiye’yi çok iyi tanıdıkları için doğru yaklaşıyorlar. Türkiye’nin siyasi ve politik durumunu biliyorlar. Bundan Türkiye’nin turizmi büyük zarar görüyor. Gezi olaylarınız avantaja çeviriyorduk. Ancak 17 Aralık olayları geldi. İnsanlar Türkiye’de bambaşka yapı ve ilişki vardı bu ortaya çıkıyor diyorlar. Acaba dine dayalı devlet sistemine giden bir devlet mi var şüphesi uyanıyor. Şimdi biz bu görüşü kırmaya çalışıyoruz. Turizmcilerin en büyük özelliği Türkiye’nin çağdaş anlamda gerçek yüzünü göstermeye çalışmalarıdır.”
FIRSATLA FIRSATÇILIK ARASINDA BOCALIYORUZ
İskender Çayla “2014 nasıl olacak?” sorusunu herkesin sorduğunu belirterek “Otellerin 2012’deki fiyatları yakalaması çok zor. Daha rekabetçi şartlar gerekiyor” dedi.
İskender Çayla konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Otellere 300 kişilik grup verdiğimde fahiş rakamlarla karşılaşıyorum. Incentive grupları için kullandığımız restoranlar politik nedenlerle kullanılamıyor. Bir çok restoranda alkol verilmiyor. Birkaç yer kaldı. Onlarda yüksek fiyat istiyorlar. Fırsatla fırsatçılık arasında bocalıyoruz. Ölçüsüzlük var. Bunun için 2014’ü daha çok düşünmeliyiz. Havalimanları yetmiyor. Kapasiteleri belli. Hızla artan otel sayısı var. Herkesin başka türlü düşünüp ürünün doğru değerlendirmesi gerekiyor. Bu durumda küçük oteller daha şanslı. Rekabet güçleri daha yüksektir. Çalışmamızı fiyat aldım fiyat verdim diye görmeyelim. Türkiye’nin hızla büyüyen spor, sanat ve kültür çeşitliliğini ortaya çıkarmak gerekiyor.
2014 ÇOK ZOR BİR YIL OLARAK GELİYOR
Biz bu çalışmalarda yeteri kadar destek alamıyoruz. Bu konuda booking.com ve benzeri rezervasyon siteleri ‘Türkiye’ye gidin’ diye çalışma göstermez. İş yine bize kalıyor. Türkiye’nin yurtdışındaki algılanmasını çok çeşitli hale getirmemiz gerekiyor. Bu yıl işimiz ilk defa bu kadar zor. 2014 çok zor bir yıl olarak geliyor.Türkiye nereye gidiyor? Diye algılanıyor. Türkiye’nin bir yere değil batıya gitmeye devam ettiğine inanarak anlatmaya devam etmeliyiz. Türkiye’nin sosyal durumuna bakarak umutsuz değilim. Eskisinden daha çok çalışma yapmamız her şeye rağmen gerekiyor.
MEHMET ATA TANSUĞ: DÜKKÂNI KAPATMAYACAĞIZ
Turizm Danışmanı Mehmet Ata Tansuğ sözlerine “Her şeye rağmen
dükkânı kapatmayacağız. Risklerin çok olduğu bir ortamda bunu fırsata çevirme imkânlarının var olup olmadığını bakmamız gerekiyor” diyerek konuşmasına başladı.
Tansuğ şöyle devam etti:
“Bu şehir önemli bir yere geldi. İçine kapanık bir ülkeydik. 1980 den sonra değişim oldu ve dünyaya açıldık. Bir sanayi toplumu devrdesi kapandı. Bir çok olay üst üste geldi. Türkiye dünyaya açıktır. Borsanın yüzde 70 yabancı yatırımcılardır. Bu durumda dükkânı hiç kapatamazsınız.
ZOR ŞARTLARA KENDİMİZİ UYDURMALIYIZ
Türkiye garip bir ülkedir. Ama zor bir dönemden geçtiğimiz gerçektir.
Zor dönemin şartlarına kendimizi uydurmak zorundayız. Kötümser değilim. THY, diğer havayolları ile paylaşım içine girdi. Paylaşımla ve işbirliği içinde herkesi dünyaya uçuyor. 3. Havalimanı yapılmak zorundadır. Büyük filosu olan THY’nin uçaklarını parketmek için bile yapılmalıdır. Kruvaziyer limanı da yapılmak zorundadır.”
Mehmet Ata Tansuğ, 2014 yılında doğal olarak artışlar yaşanacağını belirterek olabilecekler hakkında şöyle konuştu:
“Birisincisi tatlı günlerde alınan kararlarla yapılmış otel yatırımları bitecektir. Bunları iş hanına çevirme imkânı yoktur. İkincisi şehirde minimum yüzde 10 yabancı artış olacaktır. Savaş meydanı gibi devam etse bile olacaktır. Bunu yaşadık, geçmişte Körfez Krizi’nde Amerikan askerlerini ağırladık.
Ekonomik bozukluktan kaynaklanan kur artışı vardır. Bunu değiştiremeyiz. Küçük oteller bunu doğru kullanırsa iyi bir fırsattır.
Korkutucu oda artışından ürkmeyelim. Metro sistemimiz var. Hacıosman’dan Yenikapı’ya bağlanınca , Marmaray ile sistemi Kartal’a kadar bağlıyorsunuz. Lüks oteller işlerine devam edeceklerdir. Ulaşımın getirdiği bir ferahlık vardır.
KÜLTÜR TURİSTİ ÜLKEYE KIZIP GİTTİ
Merkezde yer alan küçük oteller şanslıdır. Küçük otellerin konumu itibarıyla ve yapısı nedeniyle hareket kabiliyeti yüksektir. Biz çok para harcayan kültür turistini kaybettik. Ürkmediler, ülkeye kızdılar. Kızmasalar gelirlerdi. Gezi olaylarından sonra İstanbul toparladı. Ancak Suriye yüzünden kaybetti.
UYUMAYACAĞIZ VE FİYATLARI AYARLAYACAĞIZ
Fiyatlandırmada çok dikkatli olmalı, forecastlara çok dikkatli bakarak geleceği tayin etmeliyiz. Uyuduğunuz gün minimum 1 veya 5 gün sonraki satışı atlamış sayılırsınız. Demek ki uyumak yok. Hizmet kalitenizi düşürecek tasarruf tedbirlerine başvurmayın. Tasarruf cin bir fikir değildir. Olay sürekli kriz durumu değildir. Biz hastalık halinde değiliz krizler yaşayacağız ve ‘dur-kalk’lara uygun yapı kurmalıyız.. İcap ederse uyumayacağız ve fiyatları ayarlamaya devam edeceğiz. Panikleyip yüzde 30 indirim yapılan eski alışkanlığı unutun başka türlü fiyatları indirin ve kaldırın. Küçük oteller için 2015’e avantajlı başlayacaksınız.”