VAN -İKültür ve Turizm Bakanlığı ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi katkılarıyla 2007 yılında Hoşap Kalesi'nde başlatılan kazı çalışmalarının bu yılki etabı tamamlandı. Mimar, arkeolog, sanat tarihçisi ve öğrencilerden oluşan ekip, Mahmudi beylerinden Sarı Süleyman tarafından 1643 yılında yaptırılan Hoşap Kalesi'nde kazı çalışmalarında 5. yılın sonuna gelindi. 15 kişilik bir ekibin yürüttüğü kazılarda; 3 hamam, seyir köşkü ve harem odaları olarak adlandırılan mekanlar ortaya çıkarıldı.
Kalenin hemen eteklerinde medfun; Seyyid Abdurrahman Kutub Hazretleri'nin kabirlerinin yanıbaşındaki mescid ve külliyesi gün yüzüne çıkartılıyor.
Konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, 2007'de başlattıkları kazı çalışmalarını Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle devam ettirdiklerini belirterek, "Kazı çalışmalarına ilk başladığımız yıllarda kale bir muammaydı. Kaz ı çalışmalarıyla birlikle iç mekanlar yavaş yavaş aydınlanmaya başladı. Şu anda uylaştığımız seviye itibariyle kalede 3 hamam, seyir köşkü ve harem odaları olarak adlandırılan mekanlar ortaya çıkarıldı. Ortaya çıkardığımız bu mekanların ikinci kısmında sağlamlaştırma ve restorasyon, 3. etabı ise ziyarete açmak olacak" dedi.
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, Hoşap Kalesi'nin uzaktan bakıldığı zaman kartal yuvasını andırdığını ve bunun da insanları cezbettiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, "Kale, hem dış kısmındaki görkemli yapısı hem de içerisindeki mekanlarıyla tarihsel açıdan bölgenin en önemli kalelerinden biri" diye konuştu.
Kalenin tarihçesi hakkında da bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top, "Bu kale Osmanlı yapısı olarak karşımıza çıkıyor. Buranın Kanunu Sultan Süleyman'dan sonra Osmanlı egemenliğine girdiğini biliyoruz. Burası, yerel bir beylik olan Mahmudi Beyliği hakimiyeti altında. Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti bu bölgede tesir ettikten sonra bu beylik de Osmanlı Devleti'nin egemenliğine giriyor. Genel olarak Osmanlı kalesi, yerel olarak baktığımızda Mahmudi beylerinin ikametgahı olarak kullanılan bir kale. Kaleye ilişkin elimizde bir tek tarih, kalenin giriş burcu üzerinde yer alan Süleyman Bey'in ismiyle 1643 tarihi. Ama bu tarih bizi yanıltmasın, kalenin 17. yüzyıl öncesine giden birtakım özellikleri de bulunuyor. 16 yüzyıldan itibaren kaleyi tarihsel olarak takip edebiliyoruz. Kalenin Mahmudi Beyliğinin sona ermesiyle 1850'lerde terk edildiğini görüyoruz. 1980'lere kadar terk edilmiş olarak kalan kalenin, 1979 tarihinde kültür varlığı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edildiğini görüyoruz. Özellikle 2007 yılında kalenin kazı çalışmalarına başladık. 2010 y ılında bir restorasyon çalışması yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptırdığı restorasyon ve bizim yaptığımız kazı çalışmaları yla kale kısmi olarak ziyarete açılacak duruma geldi. Resmi olmasa bile kalenin ziyarete açıldığını, gelen ziyaretçilerin kazı alanları dışında mekanları gezdiğini söyleyebiliriz. Bu önemli bir gelişme çünkü kale 2005 yılında ziyarete kapatılmıştı. Yaklaşık 2010 yılına kadar kale ziyaretçilere kapalı kaldı. Gelen ziyaretçiler kapıdan geri dönmek zorunda kaldı" şeklinde konuştu.
Gürpınar Kaymakamı Nurullah Kaya da kalede yapılan kazı çalışmalarının son halini yerinde inceleyerek Yrd. Doç. Dr. Mehmet Top'tan bilgi aldı.
Manşetler
İstanbul’un Atlantis’i: Sular altındaki "Lanetli" 10. ada Vordonisi!
ITB Berlin: Savaşın gölgesinde diyalog ve dayanıklılık gösterdi
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyor
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyor
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedefledi
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoru
Trump, İspanya ile ticarete veda ediyor
Gürcistan BM turizm adaylığını geri çekti
Astana, Avrupa seyahat forumuna ev sahipliği yapacak.
Turizmci Murathanoğlu beton mikserinin altında kalarak can verdi