İSTANBUL- Haydarpaşa Garı'ndan son banliyö treni seferleri gerçekleşti. Seferlere ara verilmesini protesto eden binlerce kişi turnikelerden son kez geçerek trene bindi.
Haydarpaşa Garı ve Liman Dönüşüm Projesi çerçevesinde tren seferlerine kapatıldı. Son Haydarpaşa-Pendik banliyö treni seferi saat 00.20'de gerçekleşirken, seferlere ara verilmesini protesto eden binlerce kişi de son kez turnikelerden geçerek trene bindi.
Haydarpaşa-Pendik banliyö treni seferlerine 24 ay ara verildi.
HAYDARPAŞA’DA MATEM VARDI
İstanbul’u İstanbul yapan sembollerden biri Haydarpaşa Garı…
İnşa edildiği 1908’den bu yana Anadolu’dan gelen insanların trenden inip denizle tanıştığı Haydarpaşa’da matem vardı. Marmaray projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar nedeniyle Pendik-Haydarpaşa arasındaki banliyö tren seferleri bugün sona eriyor.
“Denizde balık kokusuyla
Döşemelerde tahta kurularıyla gelir
Haydarpaşa Garı’nda bahar…”
Nazım Hikmet’in satırlarındaki “bahar” geride kaldı artık…
Kuşkusuz Haydarpaşa Garı nice baharları karşılayacak ama bambaşka bir kimlik ve kişilikle…
PERONUNDAN SON TREN DÜN AKŞAM SAAT 20.00’DA KALKTI.
Bu nedenle dün akşam saat 20.00’da Haydarpaşa Gar merdivenlerinde sanatçıların da katılacağı bir buluşma ile “son sefer” protesto edildi ve “son olmasın” denildi.
Bugün, yani 19 Haziran Çarşamba günü de Marmaray ve Haydarpaşa Limanı dönüşüm projesi kapsamında da çalışmalar başlayacak.
Pendik-Gebze seferlerinden sonra Pendik-Haydarpaşa güzergahındaki banliyö seferlerinin de durdurulmasıyla peronlar iş makinelerine kalacak. Yapılan açıklamalar, banliyö hattının 24 ay hizmet dışı kalacağı yönünde. Bu süre içinde Pendik- Haydarpaşa arasındaki 24 kilometrelik bölümde Marmaray kapsamında modernizasyon ve yenileme çalışmaları yürütülecek.
Sonrasında karşımıza ne çıkacak?
Hep birlikte göreceğiz…
Kimbilir belki önünde denizden su püskürten fıskiyeler ile süslenmiş ultra lüks marinalar, gerisinde görkemli gökdelenlerle çağdaş bir Haydarpaşa, kim bilir?
Nazım’la başlamıştık,
Yine onunla bitirelim…
Haydarpaşa koynunda
Martılar inip kalkıyor
Denizde leşlerin üstünde.
İmrenilir şey değil
Martıların hayatı