CENEVRE – Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Uluslararası Havacılık için Karbon Denkleştirme ve Azaltma Programı’nın (CORSIA) oluşturulmasına ilişkin kararın 10. yıl dönümünde, hükümetleri havacılığın karbonsuzlaşmasına yönelik küresel çerçeveyi güçlendirmeye çağırdı.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) 2016 yılındaki genel kurulunda kabul edilen CORSIA, bir sanayi sektörü için geliştirilen ilk küresel piyasa temelli emisyon mekanizması oldu. Program, bir yıl önce imzalanan Paris Anlaşması’nın ardından havacılık sektöründe atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
130’DAN FAZLA ÜLKE KATILIYOR
IATA’nın 6 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, bugün CORSIA’ya 130’dan fazla ülke katılıyor. Program kapsamında bu yılın sonuna kadar yaklaşık 200 milyon ton karbondioksit emisyonunun denkleştirilmesi veya azaltımının desteklenmesi bekleniyor.
CORSIA’nın 2027’den itibaren uluslararası havacılığın küresel emisyonlarının yaklaşık yüzde 85’ini kapsayacağı tahmin ediliyor. Programın sona ermesine kadar, dünya genelindeki emisyon azaltımı ve karbon giderimi projeleri için 120 milyar dolara kadar iklim finansmanı sağlanabileceği öngörülüyor.
IATA Sürdürülebilirlikten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Başekonomisti Marie Owens Thomsen, CORSIA’nın küresel bir soruna ortak çözüm geliştirilmesinin önemli bir örneği olduğunu belirtti.
Thomsen, programın havacılıkta eşit rekabet koşullarını korurken dünya genelindeki emisyon azaltım projelerine finansman yönlendirdiğini vurguladı. Geniş katılım, tutarlı uygulama ve hükümetlerin desteğiyle CORSIA’nın iklim eylemi ve finansmanında başarılı örneklerden biri haline gelebileceğini ifade etti.
AB’NİN EMİSYON TİCARETİ PLANINA İTİRAZ
CORSIA’nın 10. yıl dönümü, Avrupa Birliği’nin Emisyon Ticaret Sistemi’ni (EU ETS) gözden geçirdiği döneme denk geliyor.
IATA’nın açıklamasına göre AB, Frankfurt’u coğrafi merkez kabul ederek 5 bin kilometrelik mesafe içindeki destinasyonlara yönelik uçuşları sisteme dahil edecek önerileri değerlendiriyor. Ayrıca üçüncü ülkelerle benzer karbon fiyatlandırma sistemlerinin geliştirilmesini sağlayacak bir mekanizma da gündemde bulunuyor.
IATA Dış İlişkilerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Reynaert, AB’nin değerlendirme sürecinin uluslararası havacılıkta küresel çerçeve olan CORSIA’yı güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Reynaert, birbiriyle örtüşen bölgesel veya ikili sistemlerin teşvik edilmesi yerine, havacılıktan elde edilen gelirlerin sürdürülebilir havacılık yakıtlarına, altyapıya ve yeni teknolojilere yönlendirilmesini istedi. Bu yaklaşımın hem iklim hedeflerine hem de Avrupa’nın rekabet gücüne daha fazla katkı sağlayacağını belirtti.
MALİYET 280 MİLYAR AVROYA ÇIKABİLİR
IATA, EU ETS’nin kapsamının genişletilmesine ilişkin bir etki değerlendirmesinin bulunmamasının; üçüncü ülkeler, uluslararası hava bağlantıları, rekabet koşulları ve CORSIA’nın işleyişi üzerindeki olası sonuçları belirsiz bıraktığını savundu.
Birliğin hesaplamasına göre, önerilen kapsam genişlemesi 2027–2040 döneminde EU ETS’ye uyum maliyetlerini yüzde 40 artırarak 280 milyar avroya çıkarabilir.
SÜRDÜRÜLEBİLİR YAKIT VE TEKNOLOJİYE DESTEK TALEBİ
IATA, AB’ye sunduğu önerilerde CORSIA’nın uluslararası havacılıkta bütüncül ve ortak biçimde uygulanmasını, EU ETS’nin AB dışındaki uçuşlara genişletilmemesini istedi. CORSIA’ya paralel bölgesel veya ikili karbon fiyatlandırma sistemlerini teşvik edebileceği gerekçesiyle, önerilen “EU ETS as a Service” mekanizmasının da kaldırılması çağrısında bulundu.
Birlik ayrıca sürdürülebilir havacılık yakıtlarına (SAF) yönelik desteklerin güçlendirilmesini ve artırılmış desteğin yalnızca 2029’dan itibaren değil, hemen sağlanmasını talep etti. Sürdürülebilirlik koşullarını karşılayan SAF üretim yöntemlerine verilen desteği sınırlayan coğrafi üretim kısıtlamalarının ve ek koşulların kaldırılmasını önerdi.
IATA’nın bir diğer talebi ise havacılık kaynaklı emisyon ticareti gelirlerinin SAF üretimi, altyapı ve yeni havacılık teknolojileri için ayrılması oldu.
Birlik, güncellenmiş analiz ve önerilerini devam eden mevzuat süreci kapsamında Avrupalı politika yapıcılarla paylaştığını bildirdi.