'Beş Minare' ile marka olacak

Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör, Bitlis ile özdeşleşen ''Beş Minare''nin, kentin en önemli tarihi eserleri arasında yer aldığını bildirdi.

BİTLİS- Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör, Bitlis ile özdeşleşen ''Beş Minare''nin, kentin en önemli tarihi eserleri arasında yer aldığını bildirdi.
Işıkgör, Bitlis denildiğinde herkesin aklına Beş Minare'nin geldiğini ve bu nedenle Beş Minare'nin kentin turizminde büyük önem taşıdığını bildirdi.
Bitlis'te Beş Minaresi'nin bir türküye adını vererek literatüre girdiğini ve marka haline geldiğini ifade eden Işıkgör, şöyle konuştu:
''Bitlis denince akla Beş Minare ve türküsü geliyor. Bu literatüre girerek marka haline gelmiş. Bitlis kendine Beş Minare'yi marka edinmiş. Beş Minare ve camilerin hepsi tescillenmiş. Bazıları ise Bitlis'te Beş Minare'nin olmadığını söylüyor. Bu minareler tüm zamanlarda Bitlis'te vardı. Selçuklular 1155 tarihinde Ulu Cami'yi yapmış. Bitlis, Siirt ve Van'da da üç büyük cami yapılmış. Osmanlı döneminde de Bitlis'e 1529'da Şerefiye, 1801'de Gökmeydan, 17'nci yüzyılda ise Meydan ve Kalealtı camileri yapılmış. Kalealtı Camisinin minaresi tahrip olmuş ve bir doğal afette yıkılmış. Caminin üzerine geçici bir minare yapılmış. Minare yıkıldığı için kitabe yok. Gravürlerde Kalealtı Camisi var.''

-MAHSUM KIRMIZIGÜL BİTLİS'E JEST YAPTI-

Mahsun Kırmızıgül'ün yönetmenliğini yaptığı ''New York'ta Beş Minare'' filminin Bitlis için önemine de değinen Işıkgör, ''Mahsun Kırmızıgül, Bitlis'e büyük bir jest yaptı. New York'ta Beş Minare demesi bile bize yetiyor. Çünkü Beş Minare denildiğinde akla ilk önce Bitlis geliyor. Kırmızıgül'ün böyle bir filmi Bitlis, İstanbul ve Newyork'ta çekmesi, Bitlis'in tanıtımına büyük katkısı olacak. Bu çok önemli. Kendilerine böyle bir fikir ürettikleri için teşekkür ediyorum'' dedi.
Bitlis'in, doğal güzelliklerini, tarihi eserlerini ve bakir alanlarını keşfetmeleri için herkesi kentte beklediklerini belirten Işıkgör, şunları kaydetti:
''Kentte Urartular'dan günümüze kadar ulaşan tarihi eserler bulunuyor. Ayrıca kentin İslamiyet'le tanışmasıyla oluşan bin yıllık kültür hala canlı olarak ayakta duruyor. Bitlis, Selçuklu eserleriyle bir tarih ve kültür hazinesidir. Bitlis'in doğal güzelliklerini, tarihi eserlerini ve bakir alanlarını görmeleri için herkesi kentte bekliyoruz.''

-BEŞ MİNARE'NİN ÖYKÜSÜ-

Rus işgali sırasında Bitlis, bir harabe şehir görüntüsü alır. Düşmanın çekilmesinden sonra savaş esnasında Bitlis'ten kaçan bir baba ve oğlu, Bitlis'e dönmek üzere yola çıkarak şehre hakim konumdaki Şerefbey tepesine eteğine varırlar. Baba, şehirde canlı kalıp kalmadığını öğrenmek için oğlunu şehre gönderir.
Bir süre sonra oğlu geri döner ve uzaktan babasına şöyle seslenir: ''Şehirde yaşama dair hiçbir iz yok; sadece beş tane minare ayakta kalmış.'' Bunu duyan baba yıkılır, diz çöker ve şöyle bir ağıt yakarak oğlunu yanına çağırır:
''Bitlis'te beş minare, beri gel oğlan beri gel.
Yüreğim dolu yare, beri gel oğlan beri gel.''
Bu ağıt zamanla türkü ve manilere konu olarak günümüze kadar gelir.

Manşetler

Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yer
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamaz
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçte
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktu
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyor
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştu
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştı
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleni
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davası
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?