Bar Kültürü Ölüyor: Yeni Sosyal Mabedimiz Saunalar

Ahmet Can Yeşildağ

Geleneksel ağırlama sektörü büyük bir yanılgı içinde: Sosyal davranışların sabit kaldığını sanıyorlar. Oysa 17. yüzyılda kahvehanelerin meyhanelerin yerini almasından bu yana en köklü değişimle karşı karşıyayız. Artık bar kültürü sessizce değil, temelinden yıkılıyor.

Z kuşağı, bir önceki nesle göre %20 daha az alkol tüketiyor. Yalnızlığın küresel kriz ilan edildiği bu çağda, yüksek profilli misafirler kritik bir soru soruyor: "Alkol olmadan nerede bağ kurabilirim?" Cevap; New York’tan Toronto’ya yükselen "Termal Sosyal Kulüpler."

Modern sauna ve hamamlar artık sadece birer spa değil; barların yerini alan birer "üçüncü mekan." Misafirler, alkolün yarattığı sahte rahatlama yerine, aşırı sıcak ve soğuğun (kontrast terapi) getirdiği gerçek bir "yol arkadaşlığı" arıyor. Biz buna "Sağlıklı Hedonizm" diyoruz: Ertesi gün pişmanlığı olmayan, şık ve sosyal bir haz arayışı.

Sektör liderleri için acı gerçek şu: Spa alanlarınız artık sessiz dinlenme yerleri değil, gece hayatıyla rekabet eden sosyal merkezlere dönüşmeli. Paylaşılan fiziksel zorluk (sauna ve buz banyosu), paylaşılan tüketimden (içki) daha derin bağlar kuruyor. Özellikle erkekler, alkolün gölgesine sığınmadan sosyalleşebilecekleri bu yeni alanlara akın ediyor.

Eskilerin dediği gibi: "Devir döndü, keçi Mehmet Efendiyi boynuzladı." Bugün bar kültürü boynuzlanıyor. Eğer işletmenizde gelir modeliniz hâlâ sadece alkole dayalıysa, küçülen bir pazar için tasarım yapıyorsunuz demektir. Gelecek; işlem değil üyelik, olanak değil programlama, tüketim değil bağlantı üzerine kurulacak.

Bar ölmedi ama tekeli bitti. Misafirler artık evlerine "rahatlamış" değil, "enerji dolu ve bağlanmış" dönmek istiyor. Akış değişti; ya bu yeni dalgayla akacağız ya da kurumuş bir yatakta tek başımıza kalacağız.