İSTANBUL- AROYA Cruises’ın ilk gemisi AROYA, ana liman olarak belirlediği Galataport İstanbul’dan 6 Haziran’da hareket ederek yaz programına başlayıp her Cumartesi günü yeni sefere çıkacak. AROYA’nın 12 Eylül’e kadar 15 sefer gerçekleştirerek İstanbul’un turizm ekonomisine büyük bir katkı yapması bekleniyor.
Galataport İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Tavas, İstanbul’u ana liman olarak kullanan şirket sayısının 3 yılda %50 arttığını, AROYA’nın bu yıl sefer sayısını artırmasıyla birlikte İstanbul çıkışlı seyahate başlayan Türk vatandaşı sayısının 35.000’e çıkmasını öngördüklerini belirtti.
AROYA’nın bu yılki son seferi 12 Eylül’de Galataport İstanbul’dan ayrılacak. AROYA, bu yıl aralarında Bodrum, Marmaris, Kaş gibi Türk limanlarını ziyaret edecek.
Erdem Tavas, şunları aktardı: “Günümüzde global ölçekte yıllık kruvaziyer yolcu sayısı her sene ortalama %8 artıyor. Bu artıştan Türkiye, kendi coğrafyası olan Doğu Akdeniz limanları kadar payını alıyor. Galataport İstanbul olarak kruvaziyer yolculuğunun en önemli ve stratejik duraklarından biriyiz. Kruvaziyer seyahatine çıkan Türk vatandaşlarının sayısı, 2025 yılında 2024’e göre yaklaşık %70 artış göstererek 25 bin kişi oldu. Bu sene AROYA’nın da döngüdeki yerini sağlamlaştırmasıyla İstanbul çıkışlı seyahate başlayan Türk vatandaşı sayısının 35.000’e çıkmasını öngörüyoruz. Bu noktada Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun iştiraki olan Cruise Saudi ile geliştirdiğimiz iş birliğinin büyüyerek devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. AROYA’nın artan operasyonlarının hem şehrimize hem de bölge kruvaziyer turizmine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyoruz.”
Geçen sene denize indirilen 3.362 kişi kapasiteli AROYA’nın rotasında ayrıca 3 tane Schengen vizeli Yunan Adası bulunuyor.
Galataport İstanbul Hakkında: Galataport İstanbul, dünyanın ilk yer altı terminali sayesinde Boğaz’ın 1.2 km’lik en değerli tarihi bölgelerinden birini yeniden tanımlayarak şehrin tarihi limanını hareketli bir gastronomi, kültür sanat ve alışveriş mahallesine dönüştürdü. Ekim 2021’den bu yana İstanbul’un favori buluşma noktalarından biri haline geldi. Erişilebilir ve düşük katlı yapıları, mahalle konseptinde tasarlanmış, bölgenin tarihi dokusuyla uyum içindeki mimarisi, alternatif ulaşım olanakları gibi birçok özelliği ile ziyaretçilerine “nefes alan” sağlıklı ve güvenli bir kültür sanat, alışveriş, yeme içme ve çalışma deneyimi sunuyor. Galataport İstanbul, üstün teknoloji ile kurgulanmış bir kruvaziyer terminaline, seçkin bir otel markasına, yerel ve dünya lezzetlerini sunan kafe ve restoranlara, kültür sanat kurumlarına, ulusal ve uluslararası birçok markaya ve son teknolojiyle donatılmış esnek ofis alanlarına ev sahipliği yapıyor. Galataport İstanbul’un tasarım aşamasından başlayarak tüm inşaat sürecinde ve yapıların işletme ömrü boyunca çevreye olan negatif etkilerini minimize etmek ve karbon ayak izini küçültmek, özellikle gözetilen kriterler arasında yer aldı. Bu çalışmalar sonucunda Galataport İstanbul Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilen LEED Sertifikası’nı Platin seviyesinden almaya değer görülerek Avrupa'daki LEED Platin sertifikalı en büyük ikinci proje oldu.