Alaçatı'da bir eğlence mekânında kesilen 870 bin 150 TL'lik hesap, sezonun en çok konuşulan konularından biri oldu. Ancak tartışma sadece tek bir adisyonla sınırlı değil. Yerli turistin rotasını neden Yunan adalarına çevirdiği de yeniden gündeme geldi.
870 bin TL'lik adisyon bana göre de oldukça yüksek bir rakam. Ancak işletme faturasını kesmiş, KDV'sini ödemiş, sunulan hizmetleri de adisyonda tek tek göstermiş.
Öte yandan Türkiye'nin dört bir yanı ücretli otopark alanına dönüştü. Fiş yok, fatura yok, KDV yok. "Hayırdır, burası ne otoparkı, burası sokak?" diye sorsanız, çoğu zaman aldığınız cevap hazır: "İstersen ödeme."
Sonra da "Yerli turist Yunan adalarına yöneldi." deniliyor. Türkiye'nin 85 milyon vatandaşı var. Geçen yıl Yunan adalarını ziyaret edenlerin sayısı yaklaşık 1 milyon civarında. Geriye kalan milyonlarca insan ise Yunan adalarının yolunu bile bilmez.
Bana göre sorun, 870 bin TL'lik faturası kesilmiş bir hesap değildir. Asıl sorun; kayıt dışı çalışan, vergi vermeyen, ekmek elden su gölden yaşayan, bu ülkenin kaynaklarını kene gibi emen anlayıştır.
Saygılarımla