3 Bin 300 yıllık 10 tonluk hazine için 22 bin dalış

1982 yılında tesadüfen keşfedilen Tunç Çağı'na ait Uluburun BatığıNDAN 10 tonluk bakır, Kraliçe Nefertiti'nin altın mührü ve antik dönemin küresel ticaret ağını kanıtlayan yüzlerce eşsiz eser gün yüzüne çıkarıldı.

KAŞ - Antalya'nın Kaş ilçesi açıklarında 1982 yılında tesadüfen keşfedilen Tunç Çağı'na ait Uluburun Batığı, su altı arkeolojisinde bir milat oldu. Amerikalı ve Türk uzmanların 44-62 metre derinlikteki tehlikeli sularda 10 yılı aşkın süre yürüttüğü 22 bin dalış sayesinde; 10 tonluk bakır, Kraliçe Nefertiti'nin altın mührü ve antik dönemin küresel ticaret ağını kanıtlayan yüzlerce eşsiz eser gün yüzüne çıkarıldı.



Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen batık rekonstrüksiyonu.

 

SÜNGER AVCISININ DİKKATİ TARİHİ DEĞİŞTİRDİ

 

Büyük keşif süreci, 1982 yılında Antalya’nın Kaş ilçesi açıklarında yer alan Uluburun civarında başladı. Sünger avlayan yerel bir dalgıcın dipteki sıra dışı metal birikintilerini fark etmesi, arkeoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı.

 

Köşelerinde tutamakları bulunan ve geleneksel "öküz gönü" biçiminde dökülmüş olan bu nesneler, kısa süre içinde antik döneme ait bakır külçeler olarak teşhis edildi. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine Teksas A&M Üniversitesi bünyesindeki Deniz Arkeolojisi Enstitüsü kurucusu George Bass başkanlığında uluslararası bir ekip kurularak incelemeler başlatıldı. Bölgede yürütülen ilk tespit çalışmaları, M.Ö. 1320 tarihlerinde batan geminin eşsiz bir tarihsel kargo taşıdığını kesinleştirdi.

 

44 METRE DERİNLİKTE ZORLU MÜCADELE

 

Deniz tabanının 44 ila 62 metre derinliklerindeki dik ve kayalık bir alanda çalışma yürütmek, bilim insanları açısından son derece yüksek güvenlik riskleri barındırıyordu. Araştırma ekipleri, dik yamaçlara kurulan kara kamplarında ve araştırma gemilerinde aylarca konaklayarak operasyonu yürüttü.

 

Vurgun yeme riski ve yüksek basınç nedeniyle dalgıçlar günde sadece iki defa ve en fazla yirmişer dakikalık sürelerle dipte kalabildi. 1984 ile 1994 yılları arasında toplam 22 bin 413 tehlikeli dalış gerçekleştirildi. Dipteki hassas tarihi eserlerin emici ekipmanlarla tortulardan temizlenmesi, konumlarının haritalandırılması ve deniz suyunda zayıflayan külçelerin özel kimyasallarla güçlendirilerek yüzeye taşınması işlemi tam 11 yıl sürdü.

 

ANTİK DÜNYANIN TİCARET AĞI BELGELENDİ

 

Suyun altından çıkarılan tarihi parçalar, Tunç Çağı'nın üretim kapasitesini ve uluslararası ticaret ağını gözler önüne serdi:
 

  • Stratejik Hammadde: Gemide bulunan 354 adet külçe halindeki 10 ton bakır ile 1 ton kalay, dönemin bronz üretimi için gerekli mükemmel oranları sağladı. Bu kapasite, o dönemdeki 5 bin kişilik bir askeri birliğin tüm donanımını karşılayacak ölçeğe ulaşıyordu.

 

  • Küresel Rotalar: Analizler, bakırın Kıbrıs’tan temin edildiğini; kalayın ise Toroslar ile Asya’nın iç bölgelerindeki madenlerden ticaret yolları üzerinden bölgeye getirildiğini kanıtladı.

 

  • Nadir Buluntular: Külçelerin yanı sıra kobalt mavisi cam bloklar, fildişleri, terekeme kapları ve Mısır Kraliçesi Nefertiti’nin adını taşıyan altın bir mühür ele geçirildi.

 

On yıllık titiz bir çalışmayla su yüzeyine çıkarılan bu eşsiz kargo, günümüzde Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenerek antik dönemin ticari zenginliğini ziyaretçilere sunmaya devam ediyor.

 

Manşetler

Pasaportu alüminyum folyoya sarmak hackerları engelliyor mu?
İstanbul’un kültürel kimliğinde büyük şirketlerin rolü büyüyor
Avrupa’nın “gizli cenneti” keşfedildi: Arnavutluk’a turist akını
Brigitte Bardot’nun eşi, eşyalarının satışına tepki gösterdi
Marakeş’in 116 yıllık kahve efsanesi İstanbul’a geliyor!
2000 yıllık Hıdırlık Kulesi müzik ve sanatı buluştuğu yer oldu
Antalya Konyaaltı Sahili'nden günlük 60 ton atık çıkıyor!
Karavan Park karavan tutkunu turistlerin gözdesi oldu!
Lübnanlı yıldız Najwa Karam’dan müzik şöleni
Türk İş Kadınları Plaket Töreni'nde 'Başarılar' Ödüllendirildi