1876 bitki türü yok olabilir

Türkiye'nin sahip olduğu bitki türünün yüzde 22'sini oluşturan 1876 bitki türünün kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bildirildi.

ERZURUM -Türkiye'nin sahip olduğu bitki türünün yüzde 22'sini oluşturan 1876 bitki türünün kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bildirildi.
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Dursun, Türkiye'nin sahip olduğu 10 bin 754 bitki türü ile dikkati çektiğini ifade etti.
Türkiye'deki bitki türlerinin 3 bin 708'inin endemik olduğuna işaret eden Dursun, ülkenin sahip olduğu önemli bir zenginlik olan bitki türünün 1876'sının kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
"Ülkemizin sahip olduğu bitki türlerinin yaklaşık yüzde 22'si yani 1876'sının kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu biliniyor. Nüfus artışı, çevre kirliliği, yeni endüstriyel ve yerleşim alanlarının açılması, baraj ve gölet gibi tesislerin yapılması, orman yangınları ve aşırı ağaç kesimi, turizm faaliyetleri, kara yolu ağlarının genişletilmesi, tarımsal mücadelede kullanılan ilaçlar ekonomik önemi sahip genotiplerin kaçırılıp götürülmesi, genetik yapısı değiştirilmiş organizmaların kullanılması gibi nedenler bitki türlerini yok olma tehlikesine sürüklüyor. Bu nedenler arasında en önemlisi ise genetik yapısı değiştirilmiş organizmaların kullanılması biyoçeşitliliğimizi tehdit etmektedir."
Türkiye'nin yakın doğu ve Akdeniz gen merkezlerinin içinde yer alması, Anadolu'nun tarih sürecinde birçok ticaret yoluna ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Doç. Dr. Dursun, "Ülkemizde yetişen birçok bitki türü maalesef çeşitli nedenlerden dolayı yok olmuştur. Bu bitki türleri arasında köy çeşidi olarak tanımlanan insanların yetiştirip, kullandığı bitkiler de bulunmaktadır" şeklinde konuştu.
Genetik özelliği değiştirilmiş organizma tohumlarıyla tarım yapılmasının sakıncalarına işaret eden Doç. Dr. Atilla Dursun, şöyle devam etti:
"Genetiği değiştirilmiş organizma tohumlarının kısırlaştırıcı etkileri bulunmaktadır ve bu nedenle tabiattaki akrabalarını etkilemektedir. Genetiği değiştirilmiş organizmalar, yani transgenik tohumlarda sonlandırıcı gen teknolojisi kullanıldığı için bu bitkiler yetiştirildikleri çevredeki kendilerine yakın bitki türlerini de kısır hale getirmektedir. Bu durumun ise biyoçeşitliliğimizi tehdit ettiği biliniyor. Bu tür bitkiler için transgenik üretim bölgeleri oluşturulmalı ve burada üretilmelidir."
Türkiye'nin sahip olduğu bitki türü zenginliğinin kaybolmasını önlemek için "biyogüvenlik yasası"nın çıkarılması gerektiğini de kaydeden Dursun, "TBMM'ye geldiğini bildiğimiz biyogüvenlik yasa tasarısı biyoçeşitliliğimiz, çevre, insan sağlığı ve çiftçilerimizin menfaati düşünülerek ele alınmalı ve bu paydaşların lehine olacak şekilde çıkarılmalıdır" dedi.
"Biyogüvenlik yasası"nın çıkarılmamasının organik tarı m kanununu getirisini tehdit edeceğini ileri süren Dursun, şöyle devam etti:
"Ülkemiz endemik bitki bakımından da bir cennettir. Sahip olduğumuz 3 bin 708 endemik türü de en iyi şekilde korumalıyız. Yapılan araştırmalara göre en çok bitki türünün tehlike altında olduğu 4. ülkeyiz. Bu konuda ABD, Avustralya ve Güney Afrika'dan sonra bitki türünün tehlikede olduğu 4. ülke olmamız düşündürücüdür. Biyozenginliğimize sahip çıkmak zorundayız."

Manşetler

İspanya’nın savaş karşıtı olması ilişkileri güçlendirdi
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyor
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyor
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedefledi
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoru
Trump, İspanya ile ticarete veda ediyor
Gürcistan BM turizm adaylığını geri çekti
Astana, Avrupa seyahat forumuna ev sahipliği yapacak.
Turizmci Murathanoğlu beton mikserinin altında kalarak can verdi
Viking Nil Nehri turlarını yeniden başlattı