• BIST 120.134
  • Altın 397,037
  • Dolar 6,8590
  • Euro 7,7417
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 25 °C

Pandemi sonrası sağlık turizmi

Yetkin Bulut

Ülkemiz turizm çeşitliliği bağlamında oldukça zengin. Deniz kum güneş üçlemesinden tutun da kültür turizmine kadar birçok turizm çeşidini aynı anda turistin beğenisine sunan eşsiz bir kaynak.
Anılan turizm çeşitleri ülkemize gelen turist çeşidi sayısı itibari ile hatırı sayılır bir miktar olsa da gelir anlamında hâlâ amaçlanan gelir ve kârlılık düzeyini yakalayabilmiş değiliz.

Pandemi ile birlikte ülkemizde yeniden yüksek sesle konuşulmaya başlanan sağlık turizmi ise diğer turizm çeşitliliğinden daha fazla ortalama gelir getiriyor.
Ülkemiz bu anlamda oldukça şanslı.
Türkiye’deki tıp fakültelerinde verilen eğitimin Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen birçok ülkesinden daha önde olması ve sağlık alanında yapılan yatırımlar da bizim için olumlu şeyler.
Benzer şekilde ülkemizdeki tedavi ücretlerinin anılan ülkelerden daha düşük ve verilen hizmetin de çok daha yukarıda olması nedeni ile sağlık turizmi ülkemizi daha da cazip hale getirdi.

Her ne kadar bu tip avantajlarımız olsa da bize düşen ödev sayısı oldukça fazla.
Dünyada müşteri kavramı çok değişti. Müşteriler artık deneyime önem veriyor.
Dolayısı ile bizim için gelen hastanın sadece tedavi olması yeterli olmayacak.
Bunun yanında hastaya verilen ekstra hizmetler ve hastaya yaşatılan deneyim bizim için son derece önemli.
Örneğin saç ektirmeye gelen bir kişiyi düşünelim.
Bu kişi için hastanedeki çalışanların tavrı son derece önemli olmakla birlikte saçı ektirmeye geldiği kentte kendisine sunulan imkânlar da önemli.
Saç ekimi gerçekleştikten sonra tedavi sonuna geçen kadar sürede kişinin hastane dışında yapacağı aktiviteler son derece önemli.
Bu bağlamda gezilip görülecek yer sayısının fazla olması saç ektirmeye gelen kişinin yaşadığı deneyimin daha iyi olmasına ve dolayısı ile de hizmetten memnun kalmasına sebep olacaktır.
Kentte geçirilecek olan zamanın kalitesi bireyin daha fazla para harcamasına neden olacaktır.

Sağlık turisti diğer turistlerden daha farklı satın alma davranışları sergiliyor.
Özellikle estetik başta olmak üzere birçok işlemde gelen turistin sosyo ekonomik statüsü B ve üzeri olan insanlar.
Dolayısı ile bu tip turistlerin beklentileri, kalite anlayışları da diğer turistlerden oldukça farklı.
Bu kişilerin beklentilerini karşılamak için son derece profesyonel davranmak gerekli.
Estetik merkezinde kapıda duran güvenlik görevlisinden hekimin kendisine kadar zincirin tüm halkaları bu anlayışta ve bilinçte olmalı. Aksi halde bu kişiler bir daha gelmezler.
E-VOMM etkisini de düşündüğümüz zaman kaybedilen turist sayısı normalden kat be kat olacaktır.

Sağlık turizminde söz sahibi olmak için öncelikli olarak hangi segmente hitap etmek gerektiğinin kararını iyi vermek gerekli. Hitap edeceğiniz turist profili sizin tüm hayatınızı etkileyen bir karardır.
Vereceğiniz karar elde edeceğiniz geliri ve kârı etkileyecektir.

Sağlık turizminde hedef kitle ile kuracağınız iletişim ve mecralar son derece önemli.
Bu anlamda hedef ülkede mutlaka ön tanı merkezlerimizin veya polikliniklerimiz mutlaka olmalı.
Bu merkezlerde ilk temas sağlandıktan sonra ülkemize söz konusu kişilerin transferleri gerçekleştirilmelidir.
Bahsettiğim bu durum ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir.
Gürcistan’da bu polikliniği açmanın prosedür ve kuralları ile Avrupa’nın herhangi bir bölgesindeki ülkedeki kurallar birbirlerinden farklılık gösterecektir.
Dolayısı ile de poliklinik/ön tanı merkezi açılacak olan lokasyonun ve bu lokasyondaki açılma şartlarının titizlikle incelenmesi gerekir.
Bu bağlamda yerel bir ortakla mı çalışılacak yoksa doğrudan yatırım mı yapılacak sorusunun cevabı da bu sayede şekillenmiş olacaktır.

Ön tanı merkezi açmak sorunumuzun tamamını çözen bir durum değildir.
Orada çalışan hekimin, sağlık personelinin ve hemşirenin de bu alanda yetiştirilmiş olması gerekir.
Burada çalışan kişilerin turisti ülkemize yönlendireceği gerçeğini yeniden hatırladığımızda ön tanı merkezinde/poliklinikte çalışan kişilerin sadece alanlarında yetkin olması yeterli olmayacak bunun yanında hasta ilişkileri yönetimi ve çapraz ürün satışı gibi konularda da donanımlı olması gereklidir.

Sağlık turisti ülkemize yönlendirildiği zaman zincirin bir başka unsuru karşımıza çıkmaktadır.
Burada karşımıza çıkan durum ise kişinin ön tanı merkezinin/polikliniğin olduğu ülkeden ülkemize olan transferidir.
Havayolu ile mi yoksa başka bir yol ile mi gelecek sorusu başta olmak üzere turistin beklentilerini karşılayacak ve kişinin refahını sağlayacak tüm unsurlar dikkate alınmalıdır.
Kişinin havayolu ile geldiğini düşünelim. Her iki ülkede yer transferi ve transferin kalitesi oldukça önemlidir. Nihayet sağlık turistinin hizmeti alacağı tesise geldiğini düşünelim.
Burada da verilen hizmetin kalitesi yine en üst düzeyde olmalıdır.
Sürecin ilk aşamasından son aşamasına gelinceye kadar tüm detaylar hassaslıkla ele alınmalı. Aksi halde tam anlamı ile hayal kırıklığı yaşanmış olur.

Sağlık turizminde göz önüne almamız gereken bir diğer önemli nokta da kültürel farklılıklardır.
Arap turistler kalabalık halde seyahat ediyorlar.
Bu yüzden onlar için müstakil villalar kalma yeri için tercih olarak sunulmalı iken diğer milletlerden gelen kişiler için de bu faktör dikkate alınmalıdır.

Sağlık turizmi sadece hekimlerin ve hastanelerin tekelinde olan bir turizm çeşidi değildir.
Konaklama işletmelerinde turist rehberlerine kadar birçok kişinin sürecin içerisinde yer aldığı ve multidisipliner bir alandır.
Bizde sağlık turizmi denilinde akla spa ya da wellness turizmi gelse de sağlık turizmi içerisinde birçok alt turizm çeşidini barındırmaktadır.

Ülkemiz sağlık turizmini geliştirmek adına 2012 yılında çıkarmış olduğu döviz ticaretinin artırılmasına yönelik tebliğ ile adım atmış ve yaklaşık 2-3 ay önce de sağlık turizmine verdiği teşvik kalemlerinin sayısını ve muhteviyatını da artırmıştır.
Polikliniklerimizin, hastanelerimizin JCI gibi akreditasyon süreçlerini bir an önce tamamlaması ve rakiplerinin önüne geçmesi gerekli.
Doğru tanıtım stratejisini belirler ve akreditasyon süreçlerimizi de tamamlar isek sağlık turizminden çok daha fazla pay alırız.
Üstelik Avrupa’nın yaş ortalamasının gitgide yükseldiğini ve sigorta şirketlerinin de bu durumu teşvik ettiğini göz önüne aldığımız zaman bizim bu işten zararla ayrılmamız için ciddi çaba sarfetmemiz gerekli.

Pandemi ile beraber artık sağlık konuları son derece önemli hale geldi.
Turistlerin bir yerden bir yere seyahat etmeleri için sağlık pasaportu gibi belgelerin isteneceği yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
Sağlık sadece ülkemiz için değil dünya için son derece önemli bir konu haline geldi.
Bize düşen ise sistematik hareket etmek.
Reaktif düşünme yapısını terk edip proaktif düşünmeye başladığımız gün birçok şeyin değiştiğini göreceğiz.

Bu yazı toplam 2520 defa okunmuştur.