• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 19 °C

Pandemi döneminde rehberler

Hakan Eğinlioğlu

Kovid 19 pandemi dönemi tüm dünyada bugüne kadar eşi görülmemiş, belki de sadece bilimkurgu filmlerinde izlediğimiz, devletler ve halklar arasında özveri, dayanışma ve mücadeleyi ön plana çıkardı.
Teknolojinin ilerlemesi en uzak yörelerde bile olup biten her şeyden anında haberdar olmamızı sağlıyor.
Dünyadaki bu pandemi krizi sadece sağlık alanında değil, en az onun kadar önemli ekonomik, sosyal ve hukuki alanlarda da ciddi alarmlar vermekte.
Aşı ya da benzeri tedavi yöntemleriyle pandemi kontrol altına alınsa bile bahsi geçen diğer alanlarda kriz büyüyerek bir süre daha bizi etkilemeye devam edecek.

Ülkemiz bu olası tehditlere ne derece hazırlıklı bundan pek emin değilim. Ülkemizdeki ekonomik krizin nedeni salt pandemi değil. Bunun öncesi var.
Ekonomi uzun bir süre gittikçe katlanan bir biçimde tüm sektörlerde kendini olumsuz biçimde hissettiriyordu. Pandemi bunun üzerine geldi ve sanki her sorunun - elde olmayan tek nedeni- gibi görüldü.
Buna en güzel örnek turizm sektörüdür.
Turizmde işler aslında 2016 Ocak ayında Sultanahmet Meydanında patlayan bomba ile başlayan ve akabinde ülke çapında süren terör, suikastler ve katliamlar ile kötüye gitmişti.
Bir de bunların uzerine, kanlı bir darbe girişimi yaşandı. Bu güvensiz ve kaotik ortam özellikle batılı turistlerin ülkemizi ziyaret etmesine engel teşkil etti.
Öte yandan, batı dünyası ile yaşanan politik sorunlar ve hatta karşılıklı sert restleşmeler batılı turistin Türkiye'ye gelmemesinin en önemli nedeniydi.
Batı pazarıyla çalışan oteller, acenteler ve rehberler bu süreç zarfında iş yapamaz hale gelmişti.
Bu durum sadece turizm sektörüne değil, genel anlamda döviz girdisi bakımından tüm ülke ekonomisine olumsuz biçimde yansıyordu. Şurası muhakkak ki, turizmde ana motor batılı turisttir.
Daha fazla kültürel gezilere katılan, daha fazla alış veriş yapan, sadece sejur turizmine odaklanmayan bir turist profilinden bahsediyoruz.
2019'da batılı turistte bir hareketlenme görülüyordu, iç turizmde ise bir canlılık dikkat çekiyordu.
Ancak, tam umutlanıyorken bu pandemi dönemi yaşandı.
Tüm dünyada turizm sektörü bitti. Önünü göremez bir hale geldi. Yatırımlar durdu.
Peşpeşe oteller kapandı. Acenteler ya homeofis haline dönüştü ya da pek çok bölümünü kapattı. İşten çıkarmalar oldu.
Rehberler ise bu dönemde oldukça kötü günler geçirmeye başladı.
Böylesine krizler en çok emek kesimini ve çalışanları vurur.
Birikimi ya da ek geliri olanlar dışında, ezici ağırlıkta rehber ekonomik darboğaza girdi.
Yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı, ülke ekonomisi yeni ya da ek istihdam seçeneklerini de sunamayınca rehberler çaresiz kaldı.
Meslek kuruluşları da kısıtlı olanakları ve etkileri ile gereken çözüm öneri ve paketleri haziılayamadı.
Pek çok meslek ve esnaf kesimine verilen kısıtlı miktardaki kredi yardımından rehberlere de bir pay ayrıldı.
Ancak bu yardımdan herkes yararlanamadı. Miktarın azlığı belki bir nebze soluk almaya yarasa da, süreç içinde hiç de rahatlatıcı değildi.
Öngörülemeyen bir gelecekte ne kadar ödeme kolaylığı sağlanmış olsa da rehberler borçlandırmıştı. Aslında beklenilen hibe tarzında bir yardım paketiydi ve eylemli olup da çalışamayan tüm rehberelere eşit biçimde dağıtılmasıydı.
TUREB, 2020 yılında çalışma kartı alıp da çalışamayan tüm rehberlerin 2021'de çalışma kartlarından ücret alınmayacağını ilan etti. Bu yerinde bir hareketti.
Şimdi ise anladığım kadarıyla, senelik aidatların pandemi dönemine yönelik olarak bu sene mahsus olmak uzere, alınıp alınmaması tartışması rehber meslek kuruluşları arasında yaşanıyor.
Daha önceki dönemde de olduğu gibi, IRO bu konuda bir karar almışsa da, diğer odaların IRO gibi seneyi idame edebilecekleri maddi güçleri yok. Kriz anlarında devreye girecek bir fonun ya da önlemin de olmaması, IRO dışındaki meslek odalarımızı zor duruma sokuyor.
Bu durumda, IRO diğer odaları karşısına alıp, onları üyeleri ile sıkıntılı bir hale düşürebilir mi, kendi başına böyle bir karar alır mı bilinmez. Bu pandemi döneminde yapılması şimdilik gerekli uygulamalar bence şu: aidatlar herkesten 2020'de eylemli olanlardan ve 2021'de yeni eylemli olacaklar da dahil "eylemsiz aidati" üzerinden alınması, eğer ileride çalışma olanağı doğmuşsa, eylemli başvurusu yapanların kalan farkı da ödeyerek eylemli statüsüne geçip, kartlarını teslim almaları düşünülebilir. Böylelikle rehber de meslek odası da zarar görmez.

Pandemi döneminde asıl yapılması gerekenler, kronikleşmiş mesleki sorunlar üzerine meslek odalarının ve TUREB'in odaklanmasıdır.
Bu sorunları meslek odaları üyesi rehberler ile, TUREB'in de üyesi 13 rehber odası ile tartışıp bir sonuca bağlamasıdır.
Sorunlar çok. Türkçe rehberlik saçmalığı, uzak doğu pazarında yevmiyesiz rehber çalıştırmak, şemsiye yasa mantıksızlığı, kimi acentelerin ödeme yapmamaları ya da eksik ve geç ödeme yapmaları, rehberlerin çalışma koşullarındaki olumsuzluklardır.
Mesleki itibar kaybı, denetimlerde devletin çıkardığı zorluklar ve meslek kuruluşlarımızın eksikleri, yasa ve yönetmeliklerde yapılması gereken düzeltmeler, meslek odalarının idari ve gelir bakımından sıkıntıları gibi…
Bunlar gibi pek çok sorun kronik bir hal almış ve pandemi sonrasında can sıkmaya devam edecektir.
Umarım bu tatsız pandemi sürecini sağlık sıhhat içinde hayırlısı ile atlatır, en kısa zamanda yine yollara düşer, çok sevdiğimiz mesleğimizi yapmaya başlarız.

Bu yazı toplam 19017 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.