• BIST 12433.5
  • Altın 7182.12
  • Dolar 43.8292
  • Euro 51.7043
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • Antalya 12 °C

Orient Express, Lüks Otel Markası Olarak İstanbul’a Dönüyor

Orient Express, Lüks Otel Markası Olarak İstanbul’a Dönüyor
Orient Express, İstanbul’da lüks otel markası olarak geri dönüyor. Accor, Türkiye’deki yatırımlarını artırmayı hedefliyor.

İSTANBUL- Orient Express, İstanbul’da lüks otel markası olarak geri dönüyor. Accor, Türkiye’deki yatırımlarını artırmayı hedefliyor.
Türkiye, turizm alanında yalnızca ziyaret edilen bir ülke olmanın ötesine geçerek, global markaların uzun vadeli stratejilerinde merkezi bir konuma ulaşmış durumda. Fransız otel grubu Accor, Türkiye’de sahip olduğu 82 otel sayısını 2030 yılına kadar 100’e çıkarmayı planlarken, efsanevi Orient Express markasını da İstanbul’a getirerek lüks konaklama segmentinde çıtayı yükseltiyor.

Accor Strateji Direktörü ve Orient Express CEO’su Gilda Perez Alvarado, Türkiye’nin kendileri için sadece bir pazar değil, aynı zamanda bir destinasyon stratejisi olduğunu vurguladı. Alvarado, “Otel açmak için otel açmayacağız. Her projemiz, kendi başına bir destinasyon olacak. İstanbul, kültürel derinliği ve tarihi mirasıyla bizim için özel bir şehir. İnsanların sadece bir gece kalacağı bir otel değil, bütün bir deneyim yaşayacakları alanlar yaratıyoruz” şeklinde konuştu.

İstanbul’da düzenlenen Turizm Yatırım Forumu’nda (TIF 2026) yaptığı açıklamalarda, grup olarak büyüme stratejilerini detaylandıran Alvarado, “Yan yana tamamen aynı oteli açmayacağız. Aynı mahallede benzer konseptte iki otel olmamalı. Her yatırım, bulunduğu mahalleye ve şehrin genel dokusuna değer katmalı. Bu, hem bizim için hem de yatırımcılarımız için mantıklı olmalı. Her projeyi kendi başına anlamlı bir destinasyon haline getiriyoruz” dedi.

Accor’un yönetiminde bulunan markalar arasında Swissotel, Fairmont, Sofitel, Rixos, Banyan Tree ve Emblems Collection gibi önemli isimler bulunuyor. Alvarado, “Türkiye’deki her otel, kendi başına bir destinasyon olmalı. Otel açmak kolaydır; ancak bir mahalleye veya şehrin kültürel dokusuna anlam katmak zordur. İşte biz bunu yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye, yıl sonundan itibaren yeni CEO’suyla yeniden faaliyete geçecek olan tarihi Orient Express’i de ağırlayacak. 1883 yılında Paris’ten İstanbul’a ilk lüks tren seferini gerçekleştiren Orient Express, zamanla bir ulaşım aracı olmanın ötesinde bir kültür ikonu haline geldi. Agatha Christie’nin 1934 tarihli eseri “Murder on the Orient Express” (Türkiye’de “Doğu Ekspresi’nde Cinayet” olarak bilinir) markayı edebiyat tarihinde ölümsüzleştirdi.

Accor, Orient Express markasını 2022 yılında satın aldı ve Gilda Perez Alvarado’yu işin başına getirdi. Lüks segmentteki gücünü artırmak amacıyla Louis Vuitton ve Dior gibi markaların sahibi LVMH ile stratejik iş birliği yapıldı. Artık sadece trenlerle sınırlı olmayan Orient Express markası, oteller, yatlar ve deneyim odaklı seyahatlerle somutlaştırılmakta. Orient Express, yıl sonundan itibaren Roma-İstanbul ve 2028’de Paris-İstanbul seferlerine de başlayacak.

Şirketin en dikkat çekici projelerinden biri, dünyanın en büyük yelkenli yatı olan The Corinthian. 54 süit, Michelin yıldızlı şef Yannick Alléno yönetimindeki beş restoran, wellness ve eğlence alanlarıyla donatılan yat, Haziran 2026’da Akdeniz ve Karayipler rotalarında seferlere başlayacak. Orient Express’in yolcu profili ise hayranlar, ultra yüksek gelir grubundakiler ve “hayatında bir kez olsun denemek” isteyenlerden oluşuyor.

Orient Express’in İstanbul’daki son durağı olarak tarihi Sirkeci Garı öne çıkıyor. Ancak farklı seçenekler de değerlendiriliyor. Tarihi Pera Palas Oteli, markanın İstanbul hikâyesinde özel bir yere sahip. Gilda Perez Alvarado, “İstanbul’da yalnızca bir istasyon seçmek yerine, şehrin kültürel ve sosyal dokusuna değer katacak seçenekler yaratıyoruz” dedi. Pera Palas gibi tarihi otellerin, sadece misafirler için değil, şehrin yerlileri için de anlam taşıması gerektiğini vurguladı.

Gilda Perez Alvarado, Türkiye’nin hem yurtiçi hem de uluslararası turizm açısından olağanüstü bir destinasyon olduğunu belirtti. İstanbul’un iyi bir havalimanına ve havayolu şirketlerine sahip olduğunu ifade eden Alvarado, “Altyapı ve coğrafi konumu iyi, ulaşım kolay. Paris’ten 3 saatte İstanbul’a gelebilirsiniz. Bu nedenle Türkiye’nin potansiyeli sınırsız. Toplantılar, teşvik grupları, kültür, hafta sonu tatili… Her şey var. Accor gibi bir şirket de bu potansiyele değer katabilir” dedi.

Orient Express CEO’su, lüks ve ultra lüks turistlerin Türkiye’ye gelmeye başladığını ve bunun artarak devam edeceğini belirtti. “Destinasyonu herkes bilmiyordu veya tam anlamıyordu. Ama artık durum değişiyor. Türkiye’de lüks ve ultra lüks gezginler için inanılmaz bir potansiyel var” diye ekledi. 2030 hedefi ve yeniden faaliyete geçen Orient Express’in İstanbul’u unutmaması, Türkiye’nin turizmdeki stratejik önemini gözler önüne seriyor. Alvarado, “İstanbul artık sadece bir varış noktası değil; yeniden yazılan bir efsanenin kalbi” diyerek Accor’un Türkiye’nin kültürel, tarihi ve modern dokusuna değer katan projelerle misafirlere unutulmaz deneyimler sunma gayretinde olduğunu vurguladı.

Accor’un Türkiye’de 2030 yılına kadar 100 otele ulaşma hedefi, yalnızca operasyonel bir büyüme planı değil; aynı zamanda ciddi bir sermaye tahsisi stratejisi anlamına geliyor. Grup, varlık-hafif (asset-light) modeli doğrultusunda doğrudan mülkiyet yerine yönetim ve franchise anlaşmalarına ağırlık vererek sermaye verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu model, yatırımcı açısından daha düşük bilanço riski ve daha yüksek özkaynak getirisi potansiyeli sunuyor.

Bu haber toplam 100 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.