YELKENCİLİĞİN ‘EVEREST’İNDE İKİ TÜRK: DALGALAR ARASINDA TARİH YAZACAKLAR
Ezgim Mıstıkoğlu ve Diren Deniz Binaroğlu bugün başlayacak Ocean Globe Race ile okyanuslarda yelken açan ilk Türk kadını ve en genç Türk erkek denizci unvanlarını alacak.

15 Eylül 2023 Cuma 03:00
İSTANBUL- Ezgim Mıstıkoğlu ve Diren Deniz Binaroğlu bugün başlayacak Ocean Globe Race ile okyanuslarda yelken açan ilk Türk kadını ve en genç Türk erkek denizci unvanlarını alacak. Bu yıl 50. kez düzenlenen tarihi yarış daha başlamadan Türk yelkenciliğinin tarihine geçen Mıstıkoğlu ve Binaroğlu bize yelken sporunun inceliklerini anlattıla
Ezgim Mıstıkoğlu ve Diren Deniz Binaroğlu... Bu iki genç yelkenci bu yıl 50. kez düzenlenecek “Ocean Globe Race”in (OGR) katılımcılardan “Translated 9” teknesinin sporcuları arasında. Yarış öncesi, şimdiden tarihe geçen sporcularla hem yelken kariyerlerini hem de sporun “nasıl”larını konuştuk.
- OGR’nin yelkencilik için nasıl bir önemi var? Bir de kısaca yelken yarışlarını bilmeyenler için bu sporun doğasını ve yarış kurallarını anlatır mısınız?
Diren Deniz Binaroğlu: OGR dünyanın en zor ve uzun yarışlarından. 50 yıldır süren “Whitbread Around the World” yarışının devamı. Hem yarışın uzunluğundan hem de aşılan okyanuslardan dolayı bu yarış yelken yarışçılığının “Everest”i olarak biliniyor. Yelken tamamen doğaya dayalı bir spor. Motor kullanmadan tamamen doğanın gücüyle hareket ediyoruz. Eğer rüzgâr varsa ilerliyoruz, dalgalar izin verdiği kadar yol alabiliyoruz ve rüzgâr yoksa akıntıyla geri geri gittiğimiz bile oluyor. (Gülüyor)
OKYANUS DALGALARI KORKUTUYOR
- Yarışın rotası oldukça zorlu deniliyor. Tarihi Ümit Burnu da geçilecek. Daha önce bu parkurlarda yer almış mıydınız? Sizi korkutan rotalar var mı?
D. D. Binaroğlu: Ümit Burnu ve Horn Burnu yarışın önemli noktaları olacak çünkü Güney Okyanusu’na girişimiz ve çıkışımız bu iki noktadan. Bu parkurda daha önce hiç yelken yapmamış olsak da Atlantik’te geçirdiğimiz süreler çok yararlı oldu. Beni en c¸ok en korkutan Gu¨ney Okyanusu ve Pasifik. Teknedeki go¨revimin bas¸ u¨stu¨ olması nedeniyle en riskli bo¨lgedeyim ve “Gu¨ney Okyanusu’ndaki dalgalardan korkmuyorum” diyen bir yelkenci daha hic¸ tanımadım. Buna karşın o¨ncelik kesinlikle gu¨venlikte olmak. Sonra yarıs¸maya bakacagˆım.
- Yelkene nasıl merak saldınız?
E. Mıstıkoğlu: 9 yaşımda İskenderun Yelken Kulübü’nde başladım. 5 yıl optimist teknesinde yarıştım sonra da üst sınıflara geçtim. Yelkenin ne olduğunu yelkene başladıktan sonra öğrendim. Ailem yazları boş geçirmeyelim diye bir spora yazdırmak istemişti, o da yelken oldu.
D. D. Binaroğlu: Yelkenle 6 yaşında Dragos Yelken Kulübü’nün verdiği ücretsiz optimist eğitimleriyle başladım. Ailem eğlendiğimi ve su ile haşır neşir olmaktan hoşlandığımı görerek sonraki yıl beni İstanbul Yelken Kulübü’ne (İYK) yolladı. İYK’da optimist takımına alındıktan sonra da yarışmaya başladım. Laser 4.7 ve Laser Radial de yaptığım bu dönemde birkaç uluslararası, sayısız ulusal yarışta başarı gösterdim ve üç yılda birçok milli takım kampına katıldım.
‘MÜZİKSİZ NASIL YAPACAĞIZ!’
- Bu yıl yarışta teknolojik cihaz yok. Ne gibi dezavantajlar yaşayacaksınız?
Ezgim Mıstıkoğlu: En büyük dezavantajlar otopilot olmaması ve hava raporlarını alamayacak olmamız. Otopilotlar, dümende kimse olmadan tekneyi verilen rotaya götürebilen aletler. Özellikle bu kadar uzun bir yarışta çok yardımcı olurlardı diye düşünüyorum ve ekibin dinlenmesine büyük katkı sağlarlardı. Hava raporları ise daha sağlıklı bir rota çizmemiz için iyi olabilirdi, neyseki teknede basınç farkını gösteren barometremiz var.
- Bu durum oldukça genç sporcular ve teknolojinin içine doğmuş bir nesil olarak bu sizi nasıl etkileyecek?
E. Mıstıkoğlu: Teknolojinin içine doğmuş biri olarak en büyük zorluk müzik dinleyememek olacak. Yarış başında telefonlarımızı alıp mühürlü bir zarfa koyuyorlar ve her ayak sonunda veriyorlar. Teknede mp3 bile yasak. Sadece kaset getirebiliyoruz. Her türlü zorluğa göğüs gererim ama müziksiz nasıl yapacağımı bilemiyorum. (Gülüyor)
VARDİYALI ÇALIŞIYORLAR
- Sekiz ay açık denizlerde olacaksınız. Yelken sporunu bilmeyenler için soralım, yarışlar nasıl geçiyor? Gün içinde nasıl bir görev paylaşımı var? Nasıl uyunuyor ve yemek yeniliyor?
Diren Deniz Binaroğlu: Yarış dört ayaktan oluşuyor, yani dünyayı dört parçaya ayırıyorlar. Her ayağın sonunda karaya çıkıyoruz ve 2-3 hafta dinleniyoruz. Yarış boyunca vardiyalar halinde çalışıyoruz. Teknede 10 kişiyiz, beşer beşer ayrılıp altı saatlik vardiyalara bölüyoruz. Altı saat boyunca tam performans yarışa odaklanıyoruz, kalan altı saatte de uyuyoruz. Teknede herkesin bir görevi var. Yelkenleri rüzgara göre en iyi şekilde ayarlayanlar “trimci” oluyor, yelken değişiminde görev alanlara “baş üstü” deniyor, “dümenci” zaten dümende, “taktiksyen” yarış taktiği veriyor ve “navigatör” de yönümüzü buluyor. İtalyan bir takımda olduğumuz için yemek konusunda çok şanslıyız. Kahvaltıyı herkes kendi yapıyor, öğle ve akşam yemeği için sıcak yemek pişiriliyor. Yemek yapmak için teknede 2-3 kişi görevli ve mutfak onlardan soruluyor. İlk haftalarda bol yeşillik, sebze ve et tüketiyoruz. Sonlara doğru konserve yiyeceklere ve patates, pirinç, makarnaya doğru yöneliyoruz. Teknede su yapıcı var. Deniz suyunu içilebilir suya çeviriyor. O yüzden su sıkıntısı çekmiyoruz.
YILDIZLARA SORACAKLAR
Yelken dünyasının en prestijli organizasyonunda sekiz ay boyunca okyanusta yelken açacak olan sporcular, Southampton - Cape Town, Cape Town-Auckland, Auckland-Punta Del Este ve Punto Del Este-Southampton ayaklarından oluşan yarışta hem birbirleriyle hem de zorlu doğa koşullarıyla mücadele edecek. 50. yıla özel olarak bu kez otopilot, GPS ve dijital aletlerin kullanılmayacağı böylece yelken tarihindeki “analog” döneminde anılacağı yarışta yön bulmak için teknoloji öncesi yıllarda olduğu gibi yıldızlara başvurulacak veya ticari gemilerden yön bilgisi istenecek.
Fransa’da bir heykelin içinde uyumak harika bir fikirFransa’nın Haute-Provence bölgesinde dünyaca ünlü arazi sanatçısı Andy Goldsworthy’nin eserlerini birbirine bağlayan “Refuges d’Art”, klasik yürüyüş rotalarından çok farklı bir deneyim sunuyor.23 Eylül 2026 Çarşamba 18:00TURİZM
Vakko Hotel Sumahan Bosphorus ikinci kez Mıchelin Key aldıVakko Hotel Bosphorus, dünyanın önde gelen seyahat rehberlerinden Michelin Guide tarafından verilen Michelin Key ödülüne üst üste ikinci kez layık görüldü.23 Eylül 2026 Çarşamba 17:30KONAKLAMA
50'li yaşlarda yapılabilecek en iyi 10 geziUzmanlar bu on yılın daha derin ve amaçlı seyahatlerle ilgili olduğunu söylüyor; işte bir sonraki seyahat destinasyonları.23 Eylül 2026 Çarşamba 17:00TURİZM
OYAK, köprü ve otoyol özelleştirmelerine talipOYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘köprü ve otoyol özelleştirmelerine’ ilgilerinin sorulması üzerine, “OYAK olarak hem Türkiye’de hem de yurt dışındaki altyapı yatırımlarına çok büyük ilgi duyuyoruz” dedi.23 Eylül 2026 Çarşamba 16:30ULAŞTIRMA
Oteller aşırı fotoğraf çekmeyi dizginlemeyi amaçlıyor.Hotel du Cap-Eden-Roc, giderek daha fazla fotoğraf meraklısı insanı kendine çekmeye başlamıştı ve yönetim bu duruma bir çözüm bulmaya karar verdi.23 Eylül 2026 Çarşamba 16:00KONAKLAMA
26. WTTC Küresel Zirvesi'nin ev sahibi MaltaWTTC, Malta'da Düzenlenecek Önemli Küresel Zirve İçin 200'den Fazla Küresel Seyahat ve Turizm CEO'su ve Liderine Ev Sahipliği Yapacak23 Eylül 2026 Çarşamba 15:30MICE
Dubai turizm için influencer yetiştirecekDubai “influencer akademisi” ile turizm tanıtımında yeni dönem başlatıyor. Dubai, sosyal medyanın turizm tercihlerindeki artan etkisini yeni bir projeyle ekonomik değere dönüştürmeye hazırlanıyor.23 Eylül 2026 Çarşamba 15:00TURİZM
FAA, yapay zekâ ile hava trafik kontrolü deniyorFAA, sistemi önümüzdeki birkaç ay boyunca Washington'da test edecek ve kademeli olarak ülkenin diğer bölgelerine de yaygınlaştırmayı planlıyor.23 Eylül 2026 Çarşamba 14:30GEZİ
İstanbul’dan Asya’ya yeni hava köprüsüPegasus Airlines ile AirAsia, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan kod paylaşımı anlaşmasını hayata geçirdi.23 Eylül 2026 Çarşamba 14:00ULAŞTIRMA
Seyahatin yeni rotasını lezzet çiziyor: 2026’nın turlarıSeyahat dünyasında artık yalnızca görülecek yerler değil, tadılacak lezzetler de destinasyon seçiminde belirleyici oluyor. Gastronomi turizminin hızla büyümesiyle birlikte yerel pazarlar, sokak lezzetleri, şarap bağları, geleneksel restoranlar öne geçti.23 Eylül 2026 Çarşamba 13:30GASTRONOMİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.