VAN GÖLÜ SAĞLIK TURİZMİNE HAZIR
Van Gölü'nün kimyasal özelliklerinde bikarbonatlı, sodyumlu ve bromürlü su olması nedeniyle sağlık turizminde kullanılabileceği bildirildi.

14 Aralık 2010 Salı 20:30
SELAHATTİN AKDAŞ-TÜRKİYE TURİZM
VAN -İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Karagülle, Van Gölü suyunun kimyasal özellikleri bakımından bikarbonatlı, sodyumlu ve bromürlü su olması nedeniyle sağlık turizminde kullanılabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Edremit ilçesinde bulunan Merit Şahmaran Oteli'nde yapılan çalıştayın ardından Prof. Dr. Zeki Karagülle, Van denizinin çok özel bir tıbbi su niteliğinde olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Karagülle, ekolojik yaklaşımlara baktığında sadece Van Gölü suyunun değil, dibine çökmüş olan özel bir çamur tipinin organik içerikleri nedeniyle kaplıca tıbbında kullanılan çamur niteliğinde olduğunu belirtti.
Karagülle:Göl zeminindeki çamurun, suyla kombine kullanılması durumunda daha etkili olacağı fikrine ulaştık. Yine bütünsel olarak değerlendirdiğimizde Van Gölü ve çevresinin çok önemli biyoiklimsel özelliği var. Bunun başında da güneşli gün zenginliği geliyor. Dünyada yapılmış birçok bilimsel çalışmalardan da su, çamur ve güneşin kombine kullanımının başta sedef hastalığı olmak üzere bir dizi cilt hastalıklarında yararlı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Van Gölü, suyu, çamuru ve güneşli gün sayısıyla sağlık turizmi merkezi olarak ön plana çıkmaktadır. Bu potansiyelin, bu zenginliğin, bu doğal güzelliğin bilimsel yöntemlerle kullanılması gerekiyor. Van Gölü suyunun sağlık amaçlı değerlendirilmesinde, mutlaka tıbbın işin içine girmesi gerektiği, özellikle dermatoloji, tıbbi ekoloji anabilim dallarının bu alanda çalışma yapması lazım.''
Van Gölü gibi önemli bir değerin korunması gerektiğinin altını çizen Karagülle, Van'ın sağlık ve turizm merkezi olarak dünyaya ve Türkiye'ye tanıtılması için bilim adamları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin ortak çalışma yürütmesi gerektiğini ifade etti.
MODERN SAĞLIK MERKEZLERİ YAPILMALI
Karagülle, Van Gölü suyunun tıbbi sular açısından özel bir su olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu: ''Göl suyu, temel karakteristiği 4.5 grama yaklaşan, sağlık üzerine olumlu etkileri açısından da sodyum bikarbonat içeriği 2600-2700 miligram litreye ulaşan bir su. Bu yönüyle bikarbonat içeriği Türkiye'deki en yüksek sulardan bir tanesi. Bunun yanı sıra önemli oranda magnezyum ve eser element olarak bromür içeriyor. Bunları toplu olarak değerlendirdiğimizde Van Gölü suyu çok özel bir tıbbi su niteliğindedir. Bundan sonra yapılması gereken bu doğal zenginliğin, bilimsel yöntemlerle oluşturulacak sağlık merkezleri ve tesislerle hizmete sunulması. Modern tesis tiplerinin getirdiği kullanım kolaylığıyla göl suyunu, uygun sıcaklıklarda ısıtarak romatizmal hastalıklarda, eklem sistemi rahatsızlıklarında kullanabiliriz. İnsanlar uzun süre sağlıklı ve dinç yaşamak istediği için Van Gölü ideal bir sağlık merkezi olacaktır. Ayrıca su kristallerinin ve çamurun paketlenerek tüm dünyaya pazarlanması da söz konusu olabilir.''
GÖLDEKİ KİRLİLİK TEHLİKELİ BOYUTLARA ULAŞMIŞ DEĞİL
Kirliliğin minarellere nasıl bir etkisi var yönündeki soruya ise Karalgülle, şunları söyledi: Gölde yapılan çalışmalar gösteriyor ki, aşırı bir kirlilik söz konusu değil. Yine de iyi korunmuş bir doğal zenginlik. Bu demek değildir ki bu yeterli. Çünkü burada turistik aktivite arttıkça tesis zenginliği çoğaldıkça kullanım zenginliği de olacak. Mutlaka bu doğal zenginliği koruyacak önlemler almamız gerekiyor. Bunun da başında tabi altyapı sorunu, atıkların beli bir arıtma işleminden sonra sağlıklı bir şekilde göle deşarj edilmesi sorunu en temel olması gereken koruma ile ilgili önlem. Ama şuanda gördüğümüz kadarıyla bilimsel çalışmalar gösteriyor ki, kirlilik tehlikeli boyutlara ulaşmış değil

DERİ HASTALIKLARINDA GÜNEŞ ULTRAVİYOLASI ÖNEMLİ
Güneş ultraviyolesı ve deri ile ilgili bir sunum yapan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Metin, Van Gölü"nde suya giren insanlar da görülen deri değişikliklerinin ve iyileşme görülen hastalıklarda güneşin etkisinin önemine dikkat çekti. Çalıştayda güneşle birlikte suyun kimyasal özelliklerinin de tartışıldığını anlatan Prof. Dr. Ahmet Metin şunları kaydetti: Sonuçta suyun bikarbonatlı olması sebebiyle derideki kepeklerin ya da yara kabuklarının rahatlıkla kaldırıcı özelliği taşıdığını, benzer kaplıca ya da göllerde sağlık turizminde rastlanan iyileştirici etkilerin Van Gölü"nde de fazlasıyla bulunacağı konuşuldu. Oradaki hastalıkların burada düzelme görülen, düzeldiği bildirilen birçok hastalığın burada Van Gölü"nde rastlanan özellikler sebebiyle iyileşebileceği konuşuldu. Bu hastalıkların başında sedef hastalığı geliyor. Hastalığın kepeklerinin yenme olayının burada Van Gölü"nün yapacağına inanıyorum. Çünkü sudaki bikarbonat derideki ölü tabakaları eritiyor. Ayrıca güneş Ultraviyolesi de Ölü Deniz"den çok daha etkili. Sedef dışında etkili olabilecek hastalıkların başında yine Aküt Egzema geliyor. Polenlerin az olması buna da katkı sağlayabilir. Bunun dışında Sebori Egzema, diğer egzema türü hastalıkların iyileşmesinde etkili olabilir. Ultraviyola ışınları tıbbi cihazlarla uyguladığımız bir tedavi yöntemi. Bu ışınlar güneşte var. Sonuçta ışınlarla tedavi edilebilen hastalıkların bilimsel verilerle desteklendiği zaman hemen hepsinde tedavi şansları olabilir dedi.
ULTRAVİYOLA IŞINLARI VAN"DA FAZLASIYLA GELİYOR
Bir gazetecinin Van"da herhangi bir cihaz kullanılmadan tedavi söz konusu olabilir mi? sorusana ise Prof. Dr. Ahmet Metin şunları kaydetti: Bizim tıbbi cihazlardan verdiğimiz ışınlar Van"da fazlasıyla geliyor. Ama bunu kontrollü verilmesi lazım. Bir insana hangi saatler arasında ne kadar süreyle bunun ne kadar süreyle bu ışınlar altında güneşlenmesi gerektiğini, suya girmesi gerektiğini, suya girmesinin bu ışınların etkisinin ne derece de artırdığının ortaya konduktan sonra bu hastalıklar üzerindeki tedavi edici etkisinin
hem gösterilmesi, hem de kontrollü bir şekilde yapılması mümkün olacaktır diye konuştu.
Yorumlar
SON DAKİKA
Yunanistan'da "havlu isyanı" zafer kazandıYunanistan'da Maliye ve Çevre Bakanlıkları tarafından ortaklaşa çıkarılan bir kararname, koruma altına alınan kıyı alanlarının sayısını artırarak, izin verilen ticari faaliyetleri ciddi şekilde sınırlandırdıdı08 Mayıs 2026 Cuma 16:00TURİZM
6 ülkeden 11 grupta 600 dansçı Side'de dans etti!Halk Dansları Festivali, farklı coğrafyalardan gelen halk dansları topluluklarını Manavgat’ta bir araya getirerek kültür, müzik ve dansın etkileyici birlikteliğine sahne oldu.08 Mayıs 2026 Cuma 15:00MICE
Kaş'ta turizm sezonu Yörük Göçü ile başladı!23. Tarihi Likya Su Yolu ve Patara Yörük Göçü Etkinliği Gerçekleştirildi08 Mayıs 2026 Cuma 14:00TURİZM
ŞUTUDER’de Yeni Başkan Mehmet Kamil Türkmen olduHarran Otelinde gerçekleştirilen seçimde tek liste ile katılan Türkmen, tüm üyelerin oyunu alarak Şanlıurfa Turizm Geliştirme Derneği (ŞUTUDER başkanlığına seçildi.08 Mayıs 2026 Cuma 13:00DERNEKLER
Harem'in Kalbi İlk Kez Kapılarını Açtı!Milli Saraylar tarafından 6 yıldır sürdürülen restorasyon tamamlandı. Topkapı Sarayı Harem Bölümü’ndeki Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı 700 eserle ziyarete açıldı.08 Mayıs 2026 Cuma 12:00GÜNDEM
Vize başvurularının yüzde 90'ı onaylandıAvrupa seyahati planlayan Türk vatandaşlarının Schengen vizesine ilgisi sürüyor. Son verilere göre en fazla başvuru Yunanistan’a yapılırken, onay oranının yüksekliği dikkat çekti08 Mayıs 2026 Cuma 11:00TURİZM
Coffee Festivali'ne100’e Yakın Marka, 17 Bin ziyaretçi katıldıAntalya Coffee Festival’İ 100’e yakın katılımcı firma, yaklaşık 17 bin ziyaretçi, 19 workshop, 19 coffee talks, 2 DJ performansı ve 4 canlı müzik konseri ile yapıldı.08 Mayıs 2026 Cuma 10:00MICE
Kemer destinasyonu 650 turizm acentesine tanıtıldıGöynük Mahallesi'nde yer alan FashionTV Luxe Resort Otel'de bu yıl üçüncüsü düzenlenen foruma, Kemer Belediye Meclis Üyesi ve turizm sorumlusu Cansın Efir, Hello Otel Sahibi Sabir Mizam, acente yetkilileri ve turizmciler katıldı.08 Mayıs 2026 Cuma 09:00TURİZM
Miniatürk’te “Bahara Merhaba” festivali başlıyorİBB Kültür AŞ’ye bağlı Miniatürk, 9-10 Mayıs tarihlerinde ‘Bahara Merhaba’ festivali ile ziyaretçilerini renkli ve çok katmanlı bir programla karşılıyor.07 Mayıs 2026 Perşembe 20:00MICE
Havayolları, jet yakıtı fiyatı nedeniyle 13 bin uçuşu iptal ettiHavayolu şirketleri, Ortadoğu'daki savaş nedeniyle jet yakıtı fiyatlarının yükselmesiyle Mayıs ayında dünya genelinde 13 bin uçuşu iptal etti.07 Mayıs 2026 Perşembe 19:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.