VAN DENİZİ SUYUNDA ŞİFA ARANIYOR
Havzaya 7 bin yıldır hayat veren Van denizinin güzellik ve sağlık açısından hangi iksirleri sakladığını bilim adamları çalıştayda araştırıyor.

13 Aralık 2010 Pazartesi 13:00
SELAHATTAN AKDAŞ- TÜRKİYE TURİZM
VAN - Vali Münir Karaloğlu, Van denizi suyunun egzama, sedef hastalıklarına şifa olduğu yönünde halk arasında söylenen ve deneme yanılma yoluyla elde edilen söylentiler olduğunu belirterek: Bugünkü çalışmayla bunlardan hangilerinin doğru olduğunu, bilimsel bir temeli olduğunu ortaya koyacağız. dedi.

Van Valiliği ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi"nin (YYÜ) ortaklaşa düzenlediği "Van Denizi Suyunun Sağlık Turizmi ve Cilt Bakımı Açısından Değerlendirilmesi Çalıştayı, Edremit İlçesi"nde bulunan Merit Şahmaran Otel"de başladı. 2 gün sürecek olan çalıştayda konuşan Vali Münir Karaloğlu, Türkiye"nin en büyük, dünyanın ise en büyük sodalı gölü olan Van Gölü"nün su sporları bakımından her türlü sporun yapılabileceği önemli bir merkez olduğunu belirtti. Denizden 1640 metre yükseklikte, 450 metre derinliği olan Van Denizi"nin macera arayanların, adrenalin ve fotoğraf tutkunlarının değişmez adresi olduğunu söyleyen Karaloğlu: Bu değerimizi, bugün başka bir yönüyle masaya yatıracağız. dedi.

-VAN DENİZİ SUYUNUN EGZEMA, SEDEF HASTALIKLARINA ŞİFA OLDUĞU YÖNÜNDE HALK ARASINDA SÖYLENTİLER VAR
Van Denizinin güzellik ve sağlık açısından hangi iksirleri sakladığını, hangi dertlere derman olduğunu bilim adamlarının çalışmaları neticesinde masaya yatırarak bilimsel bir temele oturtacaklarını anlatan Karaloğlu, şunları kaydetti: İnsanoğlu güzellik ve sağlığın peşinde hep koşar olmuştur. Güzellik; hepimizin âşık olduğu, aradığı, bulmaya çalıştığı; sağlıklı yaşam ise sırlarını çözmeye çalıştığımız bir alandır. Bu iki değeri Van Denizi üzerinden görmeye çalışacağız. Van Denizi suyunun egzama, sedef hastalıklarına şifa olduğu yönünde halk arasında söylenen ve deneme yanılma yoluyla elde edilen söylentiler var. Bugünkü çalışmayla bunlardan hangilerinin doğru olduğunu, bilimsel bir temeli olduğunu ortaya koyacağız. Bu çalışma sonucunda gerçekten güzellik ve sağlık açısından Van Gölü"nün hangi fonksiyonlar icra ettiğini ortaya koyabilirsek bundan sonra bölgenin turizmi ve Van Denizinin değerlendirilmesi açısından çok önemli bir iş yapmış olacağız. dedi.

SEDEF HASTASI OLAN ALMAN TURİSTİN DÖNEMİN VALİSİNE YAZDIĞI MEKTUP
1980"li yıllarda sedef hastası olan, Van Denizi"ne girdikten sonra iyileşen ve burada tesis yapmak için dönemin Valisine mektup yazan kişiyi anımsatan Karaloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: 1980'li yıllarda bir Alman turist, iki yıl üst üste Van'a gelir ve döndükten sonra dönemin Valisine mektup yazar ve "Bana fırsat verin, bir tatil köyü oluşturayım ve her yıl 10 bin Almanı Van"a getireyim. Çünkü her yıl on binlerce Alman, aynı özellikteki gölden istifade etmek için İsrail'e gidiyor. Ben bunları Van"a getirebilirim." der. Ama Türkiye o yıllarda enerjisini gereksiz konularda harcadığı için bu konuya eğilmemiştir. O, bugüne nasip oldu. Bugün yapacağımız çalışma; bu şehrin, Van gölü havzasının, bu bölgenin önünü açar diye temenni ediyorum.

-VAN DENİZİ BU HAVZAYA 7 BİN YILDIR HAYAT VERİYOR
Van Denizi; bu bölgeye, bu havzaya 7 bin yıldır hayat veriyor. 7 bin yıldır medeniyetler bu havzaya sahip olabilmek için savaşıyor. Bunun tek sebebi Van Denizinin bölgeye hayat vermesidir. Onun için Van Denizini çok iyi korumamız gerekir. Katı atıkların denize atılmaması için belediyelerimizin daha çok emek vermesi lazım. Van Denizini gözümüz gibi korumamız lazım. Bu bir değerdir. Bu değeri korumazsak elimizden akıp gider. Hızlı bir şekilde hem atık suların hem de katı atıkların Van Denizine ulaşmaması için gerekli tedbirleri alıp Van Denizini korumamız gerekir. İnşallah bu çalışma; bizim ortaya koyduğumuz 2023 vizyon çalışmalarımızın da bir parçasını oluşturur. Van'ın hem bölgesinde hem de dünyada söz sahibi olacak bir kent olmasını arzu ediyor ve bunun için çalışıyoruz.

-VAN DENİZİNİN KIYMETİNİ BUGÜNE KADAR BİLEMEDİK
Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz da çalıştayda yaptığı konuşmada Van Gölü"nün Bitlis ve Van için önemine vurgu yaptı. Van Denizi"nin bugüne kadar kıymetinin bilinmediğini, bu sebepten dolayı da Türkiye"ye gelen yabancıların Akdeniz ve Ege sahillerini tercih ettiğini anımsatan Yılmaz, Van Denizi"nin en önemli özelliğinin ise en az kirlenmiş deniz olması olduğunu kaydetti. Macaristan"da meydana gelen bir olay sebebiyle açık denizlerin, özellikle de Karadeniz"in kirlendiğini anımsatan Yılmaz şunları kaydetti: Deniz ürünleri açısından da sıkıntılı olduğunu biliyoruz. Bizim denizimizin özelliği en az kirlenmiş deniz olması. Biz bir ölçüde kirletiyoruz; ama çok şükür bunun tedbirlerini de yakın tarihte başlatılan çalışmalarla almaya başladık. Bitlis'in Van Gölü'ne kıyısı olan ilçelerinde çalışmalar devam ediyor. Katı atıklarla ilgili de bir birlik kuruldu. Bu birlik vasıtasıyla da evsel atıkların toplanması ve depolanması kararlaştırıldı. Çalışmalar bitmek üzere. İnşallah kısa sürede onlar da faaliyete girdiğinde Bitlis tarafından kirlenmeyi önlemiş olacağız. Sağlık açısından göl suyunun faydalı olduğunu duyuyorum. Fakat bunun altyapısını da oluşturmak gerekir. Van Gölüyle ilgili yapılacak ortak çalışmaların hem Van'a hem Bitlis'e büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bölgemizdeki iklim özellikleri insanları bunaltmadan gelip dinlenebilecekleri bir ortam sağlıyor. Bu, bölgemiz için büyük bir nimet. İnşallah bu nimeti; Türkiye'ye, dünyaya duyurma şansımız olur. Sadece ilimiz için değil ülkemiz için de önemli bir çalışma olacağına inanıyorum. diye konuştu.

VAN DENİZİ"NİN SUYU, EGZAMA, SEDEF VE CİLT HASTALIKLARINA İYİ GELİYOR
YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Ceylan da yaptığı kısa konuşmanın ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Peyami Battal"ın başkanlığını yaptığı ilk oturumda İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi M. Zeki Karagülle "Şifalı Su olarak Bilinen Van Gölü Suyunun Değerlendirilmesi" ile ilgili bir sunum yaptı. Van Denizi"nin romatizmal hastalıklar için ideal bir su olduğunu anımsatan Karagülle, göl suyunun eklem kireçlenmesi, yumuşak doku romatizması ve her kürlü kronik ağrılara iyi geldiğini belirtti. Van Denizi suyunun iyi geldiği hastalıkların başında sedef hastalığının geldiğini ifade eden Karagülle: Sedef hastalığının sodyum bikarbonatlı sularla tedavisi çalışmaları kanıtlanmış. Ayrıca egzama ve diğer bazı cilt sorunları için de faydalıdır. Buradaki banyo uygulamaları güneş uygulamaları ile birlikte popüle edildiğinde bayağı güçleniyor. Strese, aşırı kiloya, yaşlanmaya, özellikle cilt yaşlanmasına karşı olumlu etikleri var. Ayrıca bu suyun günlük kullanıma sunulması da mümkün. Paketlenmiş göl suyu kristalleri, paketlenmiş çamurlar, kozmetik ürünler hatta şişelenmiş minerallenmiş su tarzında kullanımlar da potansiyel olarak mümkün. diye konuştu.

İlk oturumun sonunda ise İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Gürdal da: "Van Gölü"nün Biyoiklimsel Özellikleri" konulu sunum yaptı. Van Denizi Suyunun Sağlık Turizmi ve Cilt Bakımı Açısından Değerlendirilmesi Çalıştayı"na Bitlis Belediye Başkanı Fehmi Alaydın, Vali Yardımcıları Hüseyin Demirbaş, Nurullah Ertaş, Gürpınar Belediye Başkanı Fuat Atan, Edremit Belediye Başkanı Abdulkerim Sayan, İl Emniyet Müdürü Ayhan Falakalı, ilçe kaymakamları, Bem-Bir-Sen Van Şube Başkanı Harun Altın, kurum amirleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve davetliler katıldı.
VAN - Vali Münir Karaloğlu, Van denizi suyunun egzama, sedef hastalıklarına şifa olduğu yönünde halk arasında söylenen ve deneme yanılma yoluyla elde edilen söylentiler olduğunu belirterek: Bugünkü çalışmayla bunlardan hangilerinin doğru olduğunu, bilimsel bir temeli olduğunu ortaya koyacağız. dedi.

Van Valiliği ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi"nin (YYÜ) ortaklaşa düzenlediği "Van Denizi Suyunun Sağlık Turizmi ve Cilt Bakımı Açısından Değerlendirilmesi Çalıştayı, Edremit İlçesi"nde bulunan Merit Şahmaran Otel"de başladı. 2 gün sürecek olan çalıştayda konuşan Vali Münir Karaloğlu, Türkiye"nin en büyük, dünyanın ise en büyük sodalı gölü olan Van Gölü"nün su sporları bakımından her türlü sporun yapılabileceği önemli bir merkez olduğunu belirtti. Denizden 1640 metre yükseklikte, 450 metre derinliği olan Van Denizi"nin macera arayanların, adrenalin ve fotoğraf tutkunlarının değişmez adresi olduğunu söyleyen Karaloğlu: Bu değerimizi, bugün başka bir yönüyle masaya yatıracağız. dedi.

-VAN DENİZİ SUYUNUN EGZEMA, SEDEF HASTALIKLARINA ŞİFA OLDUĞU YÖNÜNDE HALK ARASINDA SÖYLENTİLER VAR
Van Denizinin güzellik ve sağlık açısından hangi iksirleri sakladığını, hangi dertlere derman olduğunu bilim adamlarının çalışmaları neticesinde masaya yatırarak bilimsel bir temele oturtacaklarını anlatan Karaloğlu, şunları kaydetti: İnsanoğlu güzellik ve sağlığın peşinde hep koşar olmuştur. Güzellik; hepimizin âşık olduğu, aradığı, bulmaya çalıştığı; sağlıklı yaşam ise sırlarını çözmeye çalıştığımız bir alandır. Bu iki değeri Van Denizi üzerinden görmeye çalışacağız. Van Denizi suyunun egzama, sedef hastalıklarına şifa olduğu yönünde halk arasında söylenen ve deneme yanılma yoluyla elde edilen söylentiler var. Bugünkü çalışmayla bunlardan hangilerinin doğru olduğunu, bilimsel bir temeli olduğunu ortaya koyacağız. Bu çalışma sonucunda gerçekten güzellik ve sağlık açısından Van Gölü"nün hangi fonksiyonlar icra ettiğini ortaya koyabilirsek bundan sonra bölgenin turizmi ve Van Denizinin değerlendirilmesi açısından çok önemli bir iş yapmış olacağız. dedi.

SEDEF HASTASI OLAN ALMAN TURİSTİN DÖNEMİN VALİSİNE YAZDIĞI MEKTUP
1980"li yıllarda sedef hastası olan, Van Denizi"ne girdikten sonra iyileşen ve burada tesis yapmak için dönemin Valisine mektup yazan kişiyi anımsatan Karaloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: 1980'li yıllarda bir Alman turist, iki yıl üst üste Van'a gelir ve döndükten sonra dönemin Valisine mektup yazar ve "Bana fırsat verin, bir tatil köyü oluşturayım ve her yıl 10 bin Almanı Van"a getireyim. Çünkü her yıl on binlerce Alman, aynı özellikteki gölden istifade etmek için İsrail'e gidiyor. Ben bunları Van"a getirebilirim." der. Ama Türkiye o yıllarda enerjisini gereksiz konularda harcadığı için bu konuya eğilmemiştir. O, bugüne nasip oldu. Bugün yapacağımız çalışma; bu şehrin, Van gölü havzasının, bu bölgenin önünü açar diye temenni ediyorum.

-VAN DENİZİ BU HAVZAYA 7 BİN YILDIR HAYAT VERİYOR
Van Denizi; bu bölgeye, bu havzaya 7 bin yıldır hayat veriyor. 7 bin yıldır medeniyetler bu havzaya sahip olabilmek için savaşıyor. Bunun tek sebebi Van Denizinin bölgeye hayat vermesidir. Onun için Van Denizini çok iyi korumamız gerekir. Katı atıkların denize atılmaması için belediyelerimizin daha çok emek vermesi lazım. Van Denizini gözümüz gibi korumamız lazım. Bu bir değerdir. Bu değeri korumazsak elimizden akıp gider. Hızlı bir şekilde hem atık suların hem de katı atıkların Van Denizine ulaşmaması için gerekli tedbirleri alıp Van Denizini korumamız gerekir. İnşallah bu çalışma; bizim ortaya koyduğumuz 2023 vizyon çalışmalarımızın da bir parçasını oluşturur. Van'ın hem bölgesinde hem de dünyada söz sahibi olacak bir kent olmasını arzu ediyor ve bunun için çalışıyoruz.

-VAN DENİZİNİN KIYMETİNİ BUGÜNE KADAR BİLEMEDİK
Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz da çalıştayda yaptığı konuşmada Van Gölü"nün Bitlis ve Van için önemine vurgu yaptı. Van Denizi"nin bugüne kadar kıymetinin bilinmediğini, bu sebepten dolayı da Türkiye"ye gelen yabancıların Akdeniz ve Ege sahillerini tercih ettiğini anımsatan Yılmaz, Van Denizi"nin en önemli özelliğinin ise en az kirlenmiş deniz olması olduğunu kaydetti. Macaristan"da meydana gelen bir olay sebebiyle açık denizlerin, özellikle de Karadeniz"in kirlendiğini anımsatan Yılmaz şunları kaydetti: Deniz ürünleri açısından da sıkıntılı olduğunu biliyoruz. Bizim denizimizin özelliği en az kirlenmiş deniz olması. Biz bir ölçüde kirletiyoruz; ama çok şükür bunun tedbirlerini de yakın tarihte başlatılan çalışmalarla almaya başladık. Bitlis'in Van Gölü'ne kıyısı olan ilçelerinde çalışmalar devam ediyor. Katı atıklarla ilgili de bir birlik kuruldu. Bu birlik vasıtasıyla da evsel atıkların toplanması ve depolanması kararlaştırıldı. Çalışmalar bitmek üzere. İnşallah kısa sürede onlar da faaliyete girdiğinde Bitlis tarafından kirlenmeyi önlemiş olacağız. Sağlık açısından göl suyunun faydalı olduğunu duyuyorum. Fakat bunun altyapısını da oluşturmak gerekir. Van Gölüyle ilgili yapılacak ortak çalışmaların hem Van'a hem Bitlis'e büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bölgemizdeki iklim özellikleri insanları bunaltmadan gelip dinlenebilecekleri bir ortam sağlıyor. Bu, bölgemiz için büyük bir nimet. İnşallah bu nimeti; Türkiye'ye, dünyaya duyurma şansımız olur. Sadece ilimiz için değil ülkemiz için de önemli bir çalışma olacağına inanıyorum. diye konuştu.

VAN DENİZİ"NİN SUYU, EGZAMA, SEDEF VE CİLT HASTALIKLARINA İYİ GELİYOR
YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Ceylan da yaptığı kısa konuşmanın ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Peyami Battal"ın başkanlığını yaptığı ilk oturumda İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi M. Zeki Karagülle "Şifalı Su olarak Bilinen Van Gölü Suyunun Değerlendirilmesi" ile ilgili bir sunum yaptı. Van Denizi"nin romatizmal hastalıklar için ideal bir su olduğunu anımsatan Karagülle, göl suyunun eklem kireçlenmesi, yumuşak doku romatizması ve her kürlü kronik ağrılara iyi geldiğini belirtti. Van Denizi suyunun iyi geldiği hastalıkların başında sedef hastalığının geldiğini ifade eden Karagülle: Sedef hastalığının sodyum bikarbonatlı sularla tedavisi çalışmaları kanıtlanmış. Ayrıca egzama ve diğer bazı cilt sorunları için de faydalıdır. Buradaki banyo uygulamaları güneş uygulamaları ile birlikte popüle edildiğinde bayağı güçleniyor. Strese, aşırı kiloya, yaşlanmaya, özellikle cilt yaşlanmasına karşı olumlu etikleri var. Ayrıca bu suyun günlük kullanıma sunulması da mümkün. Paketlenmiş göl suyu kristalleri, paketlenmiş çamurlar, kozmetik ürünler hatta şişelenmiş minerallenmiş su tarzında kullanımlar da potansiyel olarak mümkün. diye konuştu.

İlk oturumun sonunda ise İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Gürdal da: "Van Gölü"nün Biyoiklimsel Özellikleri" konulu sunum yaptı. Van Denizi Suyunun Sağlık Turizmi ve Cilt Bakımı Açısından Değerlendirilmesi Çalıştayı"na Bitlis Belediye Başkanı Fehmi Alaydın, Vali Yardımcıları Hüseyin Demirbaş, Nurullah Ertaş, Gürpınar Belediye Başkanı Fuat Atan, Edremit Belediye Başkanı Abdulkerim Sayan, İl Emniyet Müdürü Ayhan Falakalı, ilçe kaymakamları, Bem-Bir-Sen Van Şube Başkanı Harun Altın, kurum amirleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve davetliler katıldı.
Yorumlar
SON DAKİKA
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
Bakan Ersoy ve THY buluştu: Turizmde rota genişliyorKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “THY’nin dünyaya uzanan uçuş ağıyla ülkemizin kültür ve turizm zenginliğini daha geniş kitlelerle buluşturmayı, Türkiye markasını güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.02 Ekim 2026 Cuma 19:00ULAŞTIRMA
Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon eylülde yüzde 3,8'e yükseldiEuro Bölgesi’nde yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki sert artışın etkisiyle eylülde yüzde 3,8’e yükselerek beklentileri aştı. Ağustosta yüzde 3,2 olan enflasyon, aylık bazda ise yüzde 0,6 olarak gerçekleşti.02 Ekim 2026 Cuma 18:30GÜNDEM
Captain Arctic Kuzey Kutbu’na rüzgarla sefere çıkıyorCaptain Arctic; rüzgâr, güneş ve batarya enerjisini kullanarak geleneksel gemilere kıyasla emisyonları yüzde 90’a kadar azaltmayı hedefliyor.02 Ekim 2026 Cuma 18:00ULAŞTIRMA
Almanya'nın en zenginleri listesinde 3 Türk yer aldıAlmanya'nın en zengin 500 kişi, aile ve şirketini kapsayan 2026 listesinde 3 Türk yer aldı. BioNTech kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin 3,8 milyar euro, Auto1 kurucu ortağı Hakan Koç ise 1,2 milyar euroluk servetiyle listeye girdi.02 Ekim 2026 Cuma 17:30GÜNDEM
Yapay zekâ uçakta ne yendiğini takip ediyorHavayolu sektöründe yapay zekâ şimdi de uçak içi ikram hizmetlerine giriyor. Lufthansa, Virgin Atlantic ve United gibi havayolları, yolcuların hangi yemekleri tüketip hangilerini bıraktığını yapay zekâ ile analiz etmeye başladı.02 Ekim 2026 Cuma 17:00ULAŞTIRMA
Türkiye'den beş şirket listedeForbes yedinci kez Statista ile birlikte Dünyanın En İyi İşverenleri listesini hazırladı. Binden fazla çalışanı bulunan çok uluslu şirketler, 300 binden fazla çalışanla yapılan ankete göre değerlendirildi02 Ekim 2026 Cuma 16:30KURUMSAL
Analistler: Uçak bilet fiyatları daha da yükselecekHavayolu dağıtım danışmanı Ben Vinod, fiyatların yıl sonuna kadar aynı kalmasını veya %10 oranında artmasını beklediğini söyledi.02 Ekim 2026 Cuma 16:00ULAŞTIRMA
Mısır’dan seyahat dünyasına çağri: “B planı değiliz!”Mısır TurizmOtoritesi, ülkenin Orta Doğu’daki istikrarsızlık anlarında hatırlanan ikinci bir seçenek değil, başlı başına bir ana destinasyon olduğunu söyledi.02 Ekim 2026 Cuma 15:00TURİZM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.