06 Ekim 2026
  • İstanbul20°C▼
  • Ankara19°C
  • Antalya25°C

UÇUŞ GÜVENLİĞİ İÇİN İNSAN, TEKNOLOJİ BİRLİKTE ÇALIŞMALI

IATA Güvenlik Direktörü Mark Searle, havacılık güvenliği deneyimin yeni nesillere aktarılması, teknolojinin insan kararlarını desteklemesi ve küresel standartların tutarlı uygulanması ile hedeflerinin “sıfır kaza ve sıfır ölüm” olduğunu söyledi

Uçuş güvenliği için insan, teknoloji birlikte çalışmalı

06 Ekim 2026 Salı 13:00

İSTANBUL – Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), havacılık güvenliğinde yeni ilerlemelerin insan, teknoloji ve küresel standartların daha güçlü biçimde birlikte çalışmasıyla sağlanabileceğini bildirdi.

Türk Hava Yolları’nın ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen IATA Dünya Güvenlik ve Operasyonlar Konferansı 2026’nın açılışında konuşan IATA Güvenlik Direktörü Mark Searle, sektörün son on yılda güvenlik konusunda önemli ilerleme kaydettiğini, ancak yapılacak çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Searle’nin paylaştığı verilere göre, on yıl önce her 3,5 milyon uçuşta bir ölümcül kaza yaşanırken, 2025’te bu sıklık her 5,6 milyon uçuşta bire geriledi. Buna karşın 2025 yılında uçak kazalarında 394 kişi hayatını kaybetti.

Searle, her can kaybının uçuşları daha güvenli hale getirme sorumluluğunu hatırlattığını ifade etti.

TÜRKİYE’NİN HAVACILIKTAKİ BÜYÜMESİNE DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye’nin küresel havacılıktaki konumuna değinen Searle, uluslararası yolcu seferlerinin son on yılda yaklaşık yüzde 70 arttığını söyledi. Türkiye’nin yolcu seferleri bakımından dünyanın yedinci büyük pazarı haline geldiğini belirten Searle, İstanbul’un da dünyanın başlıca havacılık merkezleri arasında bulunduğunu kaydetti.

DENEYİM YENİ NESİLLERE AKTARILMALI

Searle, önümüzdeki yıllarda çok sayıda kıdemli güvenlik uzmanının emekliye ayrılacak olmasının, sektördeki bilgi birikiminin korunmasını daha önemli hale getirdiğini vurguladı.

Bu kapsamda yapılandırılmış mentorluk, eğitim ve görev devri planlamasının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Deneyimli çalışanların operasyonel bilgisinin, yeni neslin dijital becerileri ve yapay zekâ yetkinlikleriyle birleştirilmesi çağrısında bulundu.

Güçlü bir güvenlik kültürünün, çalışanların hataları, tehlikeleri ve kazaya dönüşmeden atlatılan olayları korkmadan bildirebilmesine bağlı olduğunu ifade eden Searle, bildirimlerin sektörün öğrenmesi ve benzer olayların önlenmesi açısından kritik olduğunu söyledi.

YAPAY ZEKÂ İNSANIN KARAR VERME BECERİSİNİ DESTEKLEMELİ

Yeni teknolojilerin değerinin, riskleri daha erken belirlemeye ve daha doğru kararlar almaya yardımcı olmalarıyla ölçülmesi gerektiğini belirten Searle, yapay zekâ dahil her yeni aracın üç soruyla değerlendirilmesini önerdi: Çevrede olup bitenlerin anlaşılmasını kolaylaştırıyor mu, daha iyi karar vermeyi destekliyor mu ve devre dışı kaldığında operasyon güvenli biçimde sürdürülebiliyor mu?

Searle, teknolojiye aşırı bağımlılığın insanın muhakeme ve operasyonel becerilerini zayıflatmaması gerektiğini vurguladı. Sistemlerin arıza, kesinti veya yanıltıcı bilgi karşısında da güvenli çalışmayı sürdürebilmesi için yedek altyapı, prosedürler ve eğitimin önemine dikkat çekti.

UYDU NAVİGASYONUNA MÜDAHALE ARTIYOR

Küresel Navigasyon Uydu Sistemi’ne (GNSS) yönelik müdahalelerin büyüyen bir risk oluşturduğunu belirten Searle, 2023’e kıyasla 2025’te bildirilen sinyal bozma olaylarının yüzde 67, sahte GPS sinyali olaylarının ise yüzde 193 arttığını aktardı.

Sahte sinyallerin uçaklara güvenilir görünen ancak yanlış konum bilgisi sağlayabildiğini ifade eden Searle, bu durumun katmanlı güvenlik önlemlerini ve mürettebatın değerlendirme becerisini daha önemli hale getirdiğini söyledi.

IATA ile Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) bu risklere karşı izleme, önleme, yedek altyapı ve sivil-askeri koordinasyona odaklanan bir dayanıklılık planı geliştirdiğini belirtti.

SORUN STANDART EKSİKLİĞİNDEN ÇOK UYGULAMADA

Searle, havacılığın başlıca güvenlik sorunlarının önemli bölümünün küresel standartların yokluğundan değil, mevcut kuralların tutarsız uygulanması ve yetersiz denetimden kaynaklandığını ifade etti.

Paylaştığı verilere göre, 2025 yılında IATA Operasyonel Emniyet Denetimi (IOSA) sicilindeki havayollarında her 1,09 milyon uçuşta bir kaza kaydedildi. Sicilde bulunmayan işletmelerde ise bu sıklık her 390 bin uçuşta bir oldu.

Searle, farkın yalnızca denetimle açıklanamayacağını, ancak ortak standartlar ve etkili denetimin önemini gösterdiğini belirtti. Sınırlı denetim kaynaklarının en yüksek risk taşıyan alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

KAZA RAPORLARININ GECİKMESİ GÜVENLİK DERSLERİNİ DE GECİKTİRİYOR

Devletlerin uluslararası yükümlülüklerine uyumunun da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Searle, çatışma bölgelerine ilişkin zamanında ve şeffaf risk paylaşımı ile kaza soruşturma raporlarının tamamlanmasını öncelikli alanlar olarak sıraladı.

Searle’nin aktardığı verilere göre, 2020–2024 dönemindeki kaza raporlarının yalnızca yüzde 52’si ilgili uluslararası yükümlülüklere uygun biçimde tamamlandı. Raporların gecikmesinin, kazalardan çıkarılacak derslerin uygulamaya aktarılmasını da geciktirdiğini belirtti.

Pist güvenliğinden navigasyon sistemlerine kadar bütün alanlarda insan, teknoloji ve standartların birbirini desteklemesi gerektiğini ifade eden Searle, konuşmasını sektörün ortak hedefini hatırlatarak tamamladı: “Sıfır kaza ve sıfır ölüm.”

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA