05 Ekim 2026
  • İstanbul12°C▼
  • Ankara8°C
  • Antalya14°C

UÇAĞA ÇIPLAK VE BAVULSUZ BİNİLSİN

samimiyet dışında kimsenin birbirine dokunmadığı Amerika'da, güvenlik aramasında tanımadığın kimseler, istediğine dokunacak... Kıyamet kopuyor.

Uçağa çıplak ve bavulsuz binilsin

27 Kasım 2010 Cumartesi 12:00

NEW YORK - Şu an Amerika"daki en büyük mesele, havaalanlarındaki üst aramaları Havaalanı güvenliğinde metale hassas cihaz vardı, -O her şeyi anlamıyor- diye tüm vücudu baştan sona tarayan milyarlık röntgen cihazları kondu. Onlar da her şeyi anlamıyormuş.
Daha önce de üst araması vardı. Şimdi -ileri düzeyde- üst aramasına geçiliyor. Ve anlaşılıyor ki bu aramalar, öyle böyle değil, hayli samimi temas ve alt-üst araması. Yani arayan da aranan da bu temaslar sonunda bir yakınlaşma... Hani nasıl denir "bir elektrik" hisseder hale gelecek.



Amerika"da öyle kimse kimseye destursuz dokunamaz. Kurallı samimiyet dışında kimsenin birbirine dokunmadığı ülkede, güvenlik araması hesabından tanımadığın kimseler, istediğine dokunacak... Kıyamet kopuyor.
Eskiden de dedektör fazla öterse, üst araması vardı. El dedektörü ile birlikte görevli, elinin dış kısmıyla ilgili bölgeye dışarıdan şöyle bir temas ederdi.
Şimdi ise elin dışı değil, içi söz konusu. Yani görevli avuçlarıyla kollara temas edecek, göğüs bölgesine girecek. Bahtsız yolcu kadınsa, sütyen içine dalacak. Resmen sütyen içinde madde var mı, dokunulacak. Erkeklerde -kemer bölgesi- yoklanacak. Yani bel altına gidiyor.
Pantolon giyiliyorsa, şöyle ayak bileğinden başlayarak bütün bacağın iç tarafı, artık nerede bitiyorsa oraya kadar boylu boyunca yoklanacak.
Aslında tam arama yöntemleri, "yol gösterme" olmasın diye açıklanmıyor. Sürpriz faktörü ile bu aramalar zaman zaman yapılacak. Ama pantalonun önü arkası derken, zaten samimiyet öyle başlıyor. Ve herkes bu tecrübesini internette medyada birbirine anlatmak için can atıyor.
Göğüste silikon varsa, ayrı bir dert. Neyse ki ona çare bulundu: Hastane kart veriyor: “Hamili kartta silikon olup, güvenlik cihazlarında ötebilir, görüntü karartabilir, fazla sıkıştırmayınız, sadece bakmakla yetininiz...”
Görevlilerde herkes kendi cinsini arayacak. Öyle -Beni şu arkadaki abla... alsın, istediği gibi saatlerce arasın...- yok. Ayrıca ellerinde eldivenler var. Yani her şey gayet ciddi. Ama temas var mı, var.
Bunlar hep terör kaygısından. Kimyasal maddeye batırılmış iç çamaşırını yakmaya çalışan terörist, ayakkabıya saklanan patlayıcı, vücudun mahrem yerlerinde saklanan patlayıcılar, her uçak yolcusunu -zanlı- yaptı.
Herkesin korkusu: Bu aramalar -mahrem yer- aramasına dönerse ne yapacağız.
Cep telefonuyla videoya almışlar, 7-8 yaşındaki çocuk birkaç kere detektörü öttürünce babası gömleğini sıyırıp çıkarıyor. Görevli de çıplak çocuğun pantolonunda üst araması yapıyor.
Bir Senatör -Şu uçağın yolcularının hepsi aranacak- diye sondaja denk geldiği için, hem röntgenden geçmiş, hem ekstradan üst araması yapmışlar. Yani VIP olayı yok.
Arama herkese uygulanırken -Asıl zanlılar aransın- diyenler var. Onların derdi kara kafalıların ve -yabancı- görünenlerin damgalanması. Neyse ki henüz sağduyu kaybolmadı, oraya gelinmedi.
Ve de ayakkabı, kemer çıkarmak, alanda yalınayak, iç çamaşırı teşhiriyle dolaşmak şok edici kavramlardı, oralar çoktan geçildi.
Sonuçta şaka diye başlayan çağrı, gerçek olmaya başladı: “Artık uçağa çıplak binilsin, bavul falan da taşınmasın!”

Selim Atalay- Star Gazetesi

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA