08 Mart 2026
  • İstanbul10°C
  • Ankara5°C
  • Antalya15°C

TÜRKİYE ŞEHİRLERİNE DAVET

AER'in yaptığı çalışmaların desteğiyle Avrupa'da Türk bölgelerinin tanıtımı dahil olmak üzere Türkiye'ye çok farklı şekillerde faydalı olunacağı bildirildi

Türkiye şehirlerine  davet

16 Kasım 2010 Salı 13:00

İSTANBUL- Avrupa Bölgeler Birliği (AER – aer.eu) Başkanı Michele Sabban, AER'in yaptığı çalışmaların desteğiyle Avrupa'da Türk bölgelerinin tanıtımı dahil olmak üzere Türkiye'ye çok farklı şekillerde faydalı olabileceğini belirtti. Sabban, AER'in İstanbul'da düzenlenen 25. Genel Kurulu'nda 270 bölgeden, 33 ülkeden ve 16 bölgelerarası organizasyondan fazlasını bir araya getiren AER'in, üyelerinin politik sesi ve bölgelerarası işbirliği forumu olduğunu, üyelerinin yüzde 70'inin AB'den, yüzde 30'unun diğer Avrupa ülkelerinden katılımcılardan oluştuğunu anlattı.
Halihazırda Avrupa'dan 270 üyesi ile AER'in bölgenin en geniş ağı olmasının, Atlantik'ten Karadeniz'e kadar yayıldığı anlamına geldiğini kaydeden Sabban, şu bilgileri verdi:
''Birliğimiz öncelikle yerel demokrasiyi destekleyecek şekilde AB mevzuatını etkilemeyi hedeflemektedir. Bunu da, AB kurumlarıyla karşılıklı etkileşim içinde olarak üye bölgelerimize AB bütçe hedeflerinden ve fırsatlardan sonuna kadar yararlanmaları için ihtiyaçları olan ilgili tüm bilgileri sunarak gerçekleştirmekteyiz. AB projelerinin doğru şekilde anlaşılması ve AB vatandaşlarının menfaati doğrultusunda kullanılmasını sağlamak için uğraşırız. Kısaca söylemek gerekirse biz, üyeliğin bekçi köpeğiyiz. Bu, demokrasi adına olduğu kadar enerji, eğitim ve sağlık politikaları, ekonomik gelişme gibi kamusal girişimlerin tüm alanları için geçerlidir.''
Sabban, AB kurumları ile içlerinde Türkiye'den de birkaçının yer aldığı bölgesel ağ ve lobi faaliyetlerinde bulunan faal bazı ağlarla çalıştıklarını, bunların yanı sıra son zamanlarda farklı şekillerde ortaklıklar da geliştirdiklerini söyledi.
İklim değişikliğine karşı mücadele ve yenilenebilir enerji sorunlarında özel sektör ve kamu sektörünü bir araya getirmelerine olanak sağlayan GE Energy ile yapılan ortaklığı buna örnek olarak veren Sabban, gelişmekte olan ülkelerdeki bazı bölgelerde çok hızlı bir şekilde yeşil teknolojiyi uygulamayı hedeflemiş küresel bir ağ olan R20 ile çalışmaya başladıklarını dile getirdi.

-''AER ÜYELİKLERİNİN, TÜRKİYE'NİN AB SÜRECİNDE GÜÇLÜ BİR ETKİSİ BULUNMAKTA''-
Sabban, AER'in bir bölgeler ağı olduğu için ülkeler nezdinde tarafsız bir duruşa sahip olduğunu vurgulayarak, ''Avrupa merkezli organizasyonumuz içinde Türkiye ile beraber olmak Avrupa vizyonumuz nezdinde çok güçlü bir mesajdır. Bunun yanı sıra Türkiye yıllarca başarılı ekonomik reformların takdire değer örneği olmuştur ve çeşitli ülkelerden üyelerimize yerel demokrasi ve temel düzeyde ekonomik gelişmeyi pekiştirmek üzere en iyi fikir ve uygulamaları sunmuştur'' dedi.
Genel Kurulda, birlikte çalıştıkları Türk bölgelerinin olmasının önemine değinildiğini aktaran Sabban, AER kurallarına göre bölgelerin, ''seçilmiş bölge meclisi tarafından oluşturulmuş, siyasi temsilcilik gücüne sahip, merkezi hükümetin hemen alt düzeyindeki Avrupa yerel otoriteleri'' olarak tanımlandığını, üyelik taleplerinin karar için AER'nin siyasi dairelerine, daha sonra da onay için genel kurula sunulduğunu söyledi.
Michele Sabban, Avrupalı ortaklarla çalışmak isteyen diğer Türk bölgelerini AER'ye katılmaya davet ederek, şöyle devam etti:
''Türkiye'de AER üyesi olan altı şehir vardır; Denizli, İstanbul, Edirne, Kahramanmaraş, Kırşehir ve Kocaeli. AER üyeliklerinin Türkiye'nin AB sürecinde güçlü bir etkisi bulunmaktadır.
AER tüm üyelerine önemli ağ ve işbirliği sahaları sunmaktadır. Türkiye konusunda, AER bir ülkedeki ilgili bölgelere tecrübelerini aktarır ve bu bölgelere başka ülkelerdeki başka bölgelerle ortaklıklar yaratmak için yardım eder. Bundan başka, geniş Avrupa'nın tüm üyeleri gibi Türk bölgeleri uzun süreli tecrübeye sahip bölgelerle şimdilik yönetim ve AB programlarının yönetimi ve uygulanması konularında yakın çalışma fırsatına sahiptir.
AER, yaptığı çalışmaların desteğiyle Avrupa'da Türk bölgelerinin tanıtımı da dahil olmak üzere Türkiye'ye çok farklı şekillerde faydalı olabilir. Türk bölgeleri şu anda başlıca sağlık ve sosyal çalışmalarda yer almaktadır. Bu konuda dikkate değer bir örnek şu anda gruba liderlik eden İstanbul Valiliği'nin inisiyatifiyle oluşturulan 2009 yılında 'Engelliler için Eşit Avrupa' Çalışma Grubu'dur.''
İstanbul'daki varlıklarının, Türkiye'nin Avrupa ailesinin bir üyesi olarak tam anlamıyla tanınmasına yönelik arzu ve inançlarının bir kanıtı olduğunun altını çizen Sabban, ''Türkiye 1959 yılında Avrupa Birliği ile ciddi bir ilişki taahhüdüne giren ilk ülke olarak eşi görülmemiş reformlar yaptı ve demokrasi konusunda adımlar attı. İstanbul Boğazı'nın, Avrupa bölgeleri ve Türkiye arasında tartışmasız bir sınır değil bir köprü olacağına inanıyoruz'' dedi.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA