TÜRK TURİZMCİLER DELHİYİ GEZDİ
Mimar Sinan, Selimiyenin minaresini Delhideki anıt Qutb Minardan 30 santim daha uzun yaptı. Türk turizmciler gezinin son günunde gezi ve alışveriş yaptı

16 Şubat 2012 Perşembe 10:00
ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM
AGRA –DELHİ / HİNDİSTAN- Hindistan Seyahat Acenteleri Birliği- TAAI’nin 60’cı yılı nedeniyle düzenlediği famtripe Uzakdoğu pazarlarına çalışan Türkiye’nin önemli acentelerinin yöneticileri ile temsilcileri Hindistan gezisinin son durağı Delhi yolculuğu başlıyordu. Ancak Agra’yı terk etmeden önce yaşadıklarımızı yazmadan edemedim.
Agra’da tarihi kültürel yapıların izlerken bir tatlı alışveriş macerası yaşadık.
Agra’da treni saatini beklerken vaktimiz vardı. Arkadaşlar alışveriş etmek istediler. Rehberimiz otelin alışveriş caddesi Sadak Pazar olduğunu söyledi. Hep birlikte gitmeye karar verdik.


Otobüsümüz bizi belli bir yerde bıraktı ve biz kaldırımsız sokakta yürüdük. Sokak satıcıları, sokak berberleri, yemek tezgahları, açık çukurlar, falcılar, serbest dolaşan inekler ile farklı bir yaşamın içine dalmıştık.
Hindistan’da yolların hiç bitmeyen önemli dekoru kutsal ineklerdir. Gezimiz boyunca onları hep müzelerin önünde gördük. Bu hayvanlara zarar vermeni cezası çok ağırdır. Sahipsiz gibi görünen bu ineklerin kime ait olduğu herkes tarafından bilinir. İşe yarayacak genç hayvanlar tarlalarda sahipleri buluyor. Geri kalan zamanda ekmeklerini sokaktan çıkarıyorlar. İneklerin yaşlı olanları yılkıya bırakılıyor. Beni en çok şaşırtan ineklerin müze kapılarını tercih etmeleriydi.
Yolda kızlarına ellerine kına yapan gençleri gördük. Sokakta tandori hazırlayan yiyecek büfelerini geçtik

SADAK PAZAR KAPALIYDI
Çok geçmeden denilen caddeye geldik. Bir yanında Sadak Pazar yazıyordu. Ama bütün dükkânlar kapalıydı. Hintililerde haftanın her günü bayramdı. O gün ise oruç tutulan ve evde oturulan bayramdı. Bizim rehberin bu konuda uyarmayışına şaşırdık. Belki açık bir yer buluruz diyerek yürüdük ve sonunda açık gördüğümüz bir mağazaya girdik. Gezi boyunca her yerde karşımıza aşırı fiyatlarla çıkan şallar, sariler, elbiseler burada uygun fiyatlarla üstelik yüzde 20 indirimli olarak karşımızdaydı. Bayan arkadaşlar için cennetti. İpek şallar 300 rupiden 3000 rupiye kadar fiyatlardaydı, ama elinize aldığınızda pamuk gibiydiler. Başka dükkânlarda bunları 5000 rupiden aşağı vermiyorlardı.
DÜKKAN SAHİBİNİN KAHVE İKRAMI
İyi bir alışverişten sonra geri dönerken arkadaşlarla kafeteryaya girerek kahve içmek istedik. Çok şık bir dükkândı. Elimizde alışveriş torbaları ile otururken kapıdan giren bir genç gülümseyerek “Siz bizimi müşterimizsiniz. Kahveler benden” dedi. Teşekkür ettik. Hesabı ödemeye gittiğimizde “Ödendi” denilince şaka yapmadığını anladık. Bu bize Hintlilerin her şeye rağmen gönlü zengin olduğunu gösterdi.
Hele bayram olmasa bu caddedeki dükkanların bayanlar için alışveriş cenneti olduğunu fark etti. Dışarı çıkarak bir tuk-tuk’a bindik ve bizi otele götürecek olan otobüsümüze vardık.


İSTASYONDAKİ KALABALIK
Bir süre otelde dinlendikten sonra Delhi’ye gitmek üzere Agra tren istasyonuna vardık. Hindistan’da tren istasyonları, havalimanları günün her saatinde dolu oluyordu. Bir çok insanın vakit geçirmek için buraya geldiğini düşündüm.
Otobüsten indiğimizde çevremizi hamallar sardı. Valizlerimizi iki arabaya yüklediler. Onlar başka yöne, biz başka yöne yürüdük. Arkadaşlar “Galiba valizleri unutacağız” dediler
Hatta biz birkaç merdiven çıkıp trenin olduğu perona ulaşmaya çalışırken epey yol aldık. Perona geldiğimizde hamalların araba ile orada olduğunu görünce şaşırdık.
Hindistan’da trenler gelip belli bir süre bekleyip hareket ediyor. Bu nedenle hazır olmak gerekiyor.
Nitekim tren geldiğinde biz binerken valizlerin hızla yüklendiğini gördük.
Pulman koltuklarımıza yerleşince curcuna bitmişti. Rahat bir nefes aldık. İki saat sonra Delhi’deydik.
Oturur oturmaz ikram servisi başladı. Mönü etli ana yemek, çorba, pilav, yoğurt, dondurma idi. Hepside müthiş acı olduğu için pilavın ucundan biraz alıp yoğurtla tamamladım. Elimdeki plastik kaşıkla buz gibi dondurmayı kıramadığım için yemekten vazgeçtim. Hindistan trenlerinde elektrik fişi bulunuyordu. Yol boyunca bilgisayarımla oyalandım.
22.30’da Hindistan’ın başkenti Delhi’ye vardık.


HAMALLAR VALİZLERİ BAŞLARINDA TAŞIDILAR
Trenden indiğimizde valizlerimizin atılışını görünce “İnşallah bir şey olmamıştır” dedim. O dakiya kadar boyunlarındaki uzun beyaz eşarpların ne işe yaradığını düşünüyordum. Bir güzel başlarına sarıp sarık yaptığılar. Sonra valizleri ikişer ikişer kafalarının üzerine yerleştirdiler ve önümüzden hızlı hızlı yürümeye başladılar. Garip bir görüntüydü. Onlar önde biz arkada yürüdük ve otobüsümüze vardı. Otobüs Türkiye’de ki turizm otobüsleri gibiydi ve başkente uygundu. Rahat bir yolculuktan sonra otelimize vardık

BEŞYILDIZLI MODERN OTEL LEBUA NEW DELHİ
Beşyıldızlı modern otel Lebua New Delhi Oteli modern tasarımıyla, ferah ve büyük odaları ile 5 yıldızlı otelin tüm şartlarını yerine getiriyordu. Lobideki geniş alan ve arkasında yer alan derin banket bölümüyle farklı bir yapıdaydı.
Hindistan’ın başkenti Delhi eski ve yeni olarak ikiye ayrılıyor. Şah Cihan tarafından kurulan eski Delhi ve İngiliz döneminde inşa edilen Yeni Delhi’de yaklaşık 15 milyon kişi yaşıyor. 17 ve 19’cu yüzyıllarda şehir Moğol döneminde camiler, kalelerle süslendi. 20’ci yüzyılda İngiliz döneminde askeri ve resmi binalar, geniş bulvarlar, meydanlar, iş merkezleri yapıldı.
Kutsal Yamuna Nehri kıyısında yer alan Delhi’nin eski şehrinde Cuma Camii (Jama Masjid) Şah Cihan zamanında inşa edildi. Dünyadaki en büyük Müslüman toplumunu barındıran Hindistan’ın en büyük camiidir. Moğollar döneminde camiin üç kapısından doğu kapısı sadece sultanlar için açılırdı. Kubbeleri uttan kemerlerde farklı mimari kullanıldı. Caminin yapılışında Moğollar, Pakistanlılar, Romalıların bile etkisi vardır. Büyük İskender’in ordusuyla Hindistan’a gelen mimarlar ve heykeltıraşlar bu bölgede iz bıraktılar.
Cuma Camii’ni teğet geçtik ve ilk durağımız Red Fort Kızıl Kale veya Lal Qila oldu.
Lahor Kapısı’ndan girdik. Kapının önündeki meydanda Nehru ve Gadhi’ni halka konuşmalar yaptığı büyük meydan bulunuyor. Biraz ilerde Zafer Anıtı ve Parlamento Binası yer alıyor.







RED FORT
Kırmızı kum taşından Şah Cihan döneminde inşa edildi. Yamuna Nehri kıyısındaki kalenin duvarlarının uzunluğu iki kilometreyi buluyor. Şehre bakan tarafında duvarların yüksekliği 33 metreye kadar çıkıyor. Red Fort, korunma amaçlı yapıdan çok masallardaki sarayları andırıyor. İmparator ailesinin yaşadığı bölümde salonlar, balkonlar, burçlar, bahçeler bulunuyor. Kalenin önemli bölümü saray muhafızları için ayrılmış. Kaleyi çevreleyen hendekler eskiden su doluydu. İmparatorun vezirleriyle ülke sorunlarını tartıştığı salonun gümüş kaplı tavanı ise çalınmış. Bu salonda bulunan som altından yapılma zümrüt, yakut, elmas ve incilerle süslü Tavus Kuşu tahtı da 1739’da kaleyi ele geçiren Nadir Şah tarafından İran’a götürüldü. Her Moğol sarayında olduğu imparatorun halkın dertlerini dinlediği bölümde yer alıyor. Cami, hamam ve renkli çiçeklerle süslü bahçe güzellikleri tamamlıyor.

HUMAYUN TOMB
Moğol sultanlarından Akbar tarafından Humayun Şah için kırmızı kum taşından yaptırılan mezarı boyutları mimarisi ile Taj Mahal’e benziyor. Moğol mimarisi ile Türk-Fars süsleme sanatının en güzel örneklerindendir.
Taj Mahal ile önemli farkı bulunuyor. Taj Mahal’de Şah Cihan ve Begüm Sultan yan yana olurken, Sultan Akbar, Humayun’un mezarına bütün yakınlarını topladı.

QUTB MİNAR
Son Hindu hükümdarının Delhi’den çıkarılmasının anısına Qutb Minar Camii inşa edildi. Cami inşaatı sırasında buradaki Hundu tapınağı yıkıldığı için uzun süre Qutb Minar’ın kime ait olduğu konusunda Müslümanlar ile Hindular ararasında sorunlar çıktı. Sultan Kutbiddin son Hindu kralını yenerek bölgeye hakim oluyor ve Hindistan’ın ilk camisinin inşaatına başlıyor. Kutbiddin’in birinci katını bitirebildiği anıt cami daha sonra kendi hanedanından gelen kralların eklediği katlar ile tamamlandı.
Minarenin yüksekliği 72 metre ve her katta balkon gibi çıkıntı bulunuyor. Çapı 15 metre olan minarenin tepesine 1400 basamakla çıkılıyor. Anıtın son katını Firuz Şah ekledi. İnşaat sırasında ilk katlarda kırmızı kum taşı, diğer katlarda farklı renklerde mermer kullanıldı.
Cami inşaatında önce burada olduğu söylenen demir sütun ilgi çekiyor. Demir, Hindistanda M.Ö. 895’te bulundu. Demirin ülkelerinden kullanıldığını belirtmek için yüzde 99 saf demirden bu anıtı yaptılar. Ancak demirin hangi yöntemle ayrıştırıldığı, aradan geçen zamanda neden paslanmadığı bilinmiyor. Yaklaşık 7.5 metre yüksekliğindeki sütunun çevresinde kollarını arkada birleştirebilenlerin dileklerin yerine geleceğine inanılmış. Ancak doğanın zarar veremediği sütun şimdi cam bir fanusla korunuyor. Üzerinde Sanskritçe bir kitabe bulunuyor. Kitabede burasının Vişnu tapınağı olduğu yazıyor.
Mimar Sinan, Selimiye Camii’nin minarelerini Qutb Minar’dan 30 santim daha uzun yaparak en yüksek minarelerin kendi camiinde olmasını istemişti.
Buna rağmen Qutb Minar günümüzde devam eden en yüksek bine, en yüksek kule gibi kavramlara öncülük etmekten geri kalmıyor.
DÖNÜŞ İÇİN HAZIRLIK
Otelimize geç saatte döndük. Türkiye delegasyonuna Hindistan Seyahat Acenteleri Birliği-TAAI Başkanı Iqbal Mulla, kızı Shagufta Mulla’nın düzenlediği resepsiyon vardı.
Çaresiz üzerimizdeki kıyafetlerle resepsiyona katıldık.



TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ ACENTELERİ KATILDI
TAAI’nin konuğu olarak Hindistan gezisine Türkiye delegasyonunda TITC Başkanı Emin Çakmak başkanlığında Plaza Turizm’den Shadi İzadi Gilany, Baracuda Turizm’den İlkim Polatoğlu, VİP Turizm’den Pınar Çöteli, Setur’dan Sanem Arslan, CafeTour’dan Tülay Özkan, Performans Turizm’den Ahmet Koşar, Arnika Turizm’den İbrahim Tanrıverdi, Bright Turizm’den Salih Salihoğlu, Avo Turizm’den Zülal Ronay, İgo Travel’dan İlkim Tuncay, Worldrintours’dan Ümit Aksoy, Bukla Turizm’den Bülent Saraloğlu, Karmi Turizm’den Filiz Koçer, Travel Ser-Vis’ten Nilgün Köseoğlu bulunuyor. Ayrıca Atatürk Havalimanı’ndan Senem Zengin ile TurkiyeTurizm.com’dan Özkan Altıntaş ile birlikte TV’lerin sevilen turizm programı “Çağatay Yolda” ekibinden Çağatay Şahin, Serpil Türkekul, Fatih İlyasoğlu’da yer aldı.
MART AYINDA 1200 HİNDİSTANLI TURİZMCİ İSTANBUL’DA
Mart ayında TAAI üyesi olan 1200 seyahat acentesi ile genel kurulunu İstanbul’da yapıyor. Hindistanlı seyahat acenteleri ile birlikte İstanbul’a gelecek olanların 2 bine yakın olduğu bildirildi. Pendik Green Park Oteli’nde yapılacak genel kurul sırasında Hindistanlı seyahat acentelerine İstanbul ve bazı bölgelerin tanıtımı yapılacak. TAAI Başkanı ve Treasure Turizm’in sahibi İqbal Mulla, 60’cı yıllarında genel kurul için İstanbul’u seçtiklerini belirterek “Hindistan turisti Türkiye’yi, Türk turist Hindistan’ı seviyor. İki ülkenin tarihi ve kültürel bağları ile turizmin gelişmesi için TAAI, TITC ile önemli adımlar atıyor” dedi.

Uçağımız sabah 05.00’te idi. Saat 02.00’de otelden ayrılmamız gerekiyordu. Herkesi uyumayı uçağa bıraktı. Havalimanında Türk Havayolları görevlisi 66 koltuk yerimiz var diyerek bizi rahatlattı. İstediğimiz yeri vererek hatta yanımızı boş bırakarak yol boyunca uyumamızı sağladı. Bu nedenle Türk Havayolları’na 6 saatlik yolculukta bize verdiği rahatlık için teşekkür ederim. İkinci teşekkür ise bizim damak tadımıza uygun yemekleri sunan Do-Co’yadır. Gerçekten özlemişim. Uçak havalanırken 10 gün boyunca gezdiğimiz bu sihirli ülkenin daha nice köşelerinin keşfedilmeyi beklediğini düşündüm. Hindistan “Incredible India” sloganındaki gibi gerçekten muhtemeşem.
Afganistan, turizmi canlandırmak için E-Vize sistemini başlattıAfganistan hükümeti, ülkeye gelen yabancı ziyaretçilerin vize işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla ilk kez elektronik vize (E-vize) sistemini devreye aldı.07 Nisan 2026 Salı 15:00TURİZM
Bayburt Kalesi'nde tarih gün yüzüne çıkarılacakAsırlarca güvenilir üs olarak tercih edilen Bayburt Kalesi'nde Kültür ve Turizm Bakanlığınca uygulanacak yeni projeyle tarihin gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor.07 Nisan 2026 Salı 14:00TURİZM
Geleneksel avcılık yasal zemine kavuşuyorMilli Parklar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle belirli bölgelerde usta-çırak ilişkisiyle devam ettirilen geleneksel avcılık yasal zemine kavuşurken, yaralı veya el konulan hayvanların doğaya salınma süreçlerine yenilikler getirildi.07 Nisan 2026 Salı 13:00GÜNDEM
Vize sistemi gerçekten kimin ya da kimlerin elinde?Milliyet’ten Eren Aka vize sorununu için “Parayı ver vizeyi kap!” diye yazdı07 Nisan 2026 Salı 12:00GÜNDEM
Yerebatan Sarnıcı İBB’den alındı, Vakıflar’a tescil edildiİstanbul’un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği açıklandı.07 Nisan 2026 Salı 11:00GÜNDEM
ABD'nin 50 yıllık devri kapandı: "Petrodolar" sistemi çöktüOrta Doğu'daki savaşın sadece bölgesel güvenliği değil, Amerikan finansal hegemonyasının temel taşı olan "Petrodolar" sistemini de yıktığını ortaya koydu.07 Nisan 2026 Salı 10:00GÜNDEM
Bir zamanlar yiyecek için kanını satan milyarderBir zamanlar yiyecek almak için kanını satan bir milyarderden altı ders07 Nisan 2026 Salı 09:00GÜNDEM
Savaş, Türkiye ve Doğu Akdeniz'deki turizmi etkiledi.Orta Doğu krizi turizmi vurdu: İngiltere'den Türkiye'ye uçak biletleri 15 sterline düştü, Bakanlık "Aksama yok" dedi06 Nisan 2026 Pazartesi 16:00ULAŞTIRMA
Türkiye Kültür Yolu Festivalleri 2026 başlıyorKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: Türkiye'nin en kapsamlı kültür sanat organizasyonları arasında yer alan Türkiye Kültür Yolu Festivali 2026 yılında yeniden sanatseverlerle buluşuyor.06 Nisan 2026 Pazartesi 15:00MICE
Yacht Life Boat Show 2026 Antalya'da başladıÜçüncüsü düzenlenen fuar, en yeni yat, tekne ve deniz ekipmanlarını denizcilik tutkunları ile teknoloji meraklılarıyla buluşturuyor. 4–12 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan fuarın açılış töreni, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılımıyla gerçekleş06 Nisan 2026 Pazartesi 14:00MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.