TÜRK MUTFAĞINA SAHİP ÇIKILSIN
HOTEQ’de yapılan “Türk Mutfağı’nın Dünya Mutfağı’ndaki Yeri” başlıklı panelde uzmanlar "Türk mutfağına sahip çıkılsın" dedi.

16 Aralık 2007 Pazar 10:30
İSTANBUL- 21. kez açan Otel Ekipmanları Fuarı HOTEQ’de yapılan “Türk Mutfağı’nın Dünya Mutfağı’ndaki Yeri” başlıklı panelde yerli mutfağın karşı karşıya olduğu sorunlar masaya yatırıldı.
21. Hoteq Otel Ekipmanları Fuarı’nda, çeşitli panel ve söyleşileriler de yer alıyor. İstanbul Tüyap Fuar Merkezi’ndeki fuarın ilk günü Karadeniz salonunda gerçekleştirilen “Türk Mutfağı’nın Dünya Mutfağı’ndaki Yeri” başlıklı panelde, gelişen Türk mutfağının dünyadaki yeri ve konumu tartışıldı.
Yeditepe Üniversitesi öğretim görevlisi Dilistan Shipman’ın yönettiği panele Gurme ve Yemek Yazarı Ahmet Örs, Yemek Yazarı ve Feriye Lokantası İşletmecisi Vedat Başaran ile Konyalı Lokantası Başaşçısı Aydın Demir konuşmacı olarak katıldı.
Dilistan Shipman
‘Önce kendi insanımıza benimsetmeliyiz’
Yerli mutfağın dünyada tanıtılıp benimsetilmesi için önce Türk insanına yerli lezzetlerin benimsetilmesi gerektiğinin altının çizildiği panelde, turizm sektörünün ve özellikle turistik otellerin üzerlerine düşeni yapmadığı ve tesisleri ucuz pazarlamanın yerli mutfağı da çok olumsuz etkilediğine dikkat çekildi.
Panelde ilk söz alan Gurme ve Yemek Yazarı Ahmet Örs, Osmanlı Mutfağı’nın zaman içerisindeki tarihsel yolculuğunu anlattığı konuşmasında, Topkapı Sarayı’nın en iyi lezzetlerin pişirildiği yer olduğunu söyledi. Gerek Anadolu’daki farklı din ve kültürden tebanın, gerekse İstanbul’da yaşayan değişik uluslardan azınlıkların ve levantenlerin Osmanlı mutfağının zenginleşmesinde büyük payı olduğunu vurgulayan Örs, 84 yıllık Cumhuriyet tarihinde de yerli mutfak olarak hep bu lezzetlerin sunulduğunu kaydetti.
6-7 Eylül olayları sonrasında azınlıkların büyük oranda göç edip gitmelerinin İstanbul sentezini büyük ölçüde zedelediğini anlatan Örs, 60’lı yıllardan itibaren büyük bir dejenerasyon yaşandığına ve kebapçılığın büyük bir hızla egemen olmaya başladığına dikkat çekti.
Ahmet Örs
Ahmet Örs: Yerli mutfak dejenere oldu
Yöresel mutfakların dört bir yanda yanlış ve kaba temsil edilmeye başlandığına değinen Örs, meze kültürünün de bu süreç içerisinde sıradanlaşarak kabalaştığını söyledi.
Batı mutfaklarının ilk başlarda sadece lüks otellerde yer aldığını belirten Ahmet Örs, 1986’da Mc Donalds’ın Taksim’de ilk lokantasını açmasıyla İstanbul’un küresel fast food ile tanıştığını ifade etti.
Gençlerin beyninin mesai bitiminde hamburger yiyen Bolulu aşçıyı gösteren reklam filmleriyle yıkandığını vurgulayan Örs, “sağlıklı yaşamcılar”ın da ‘Türk yemekleri fazla yağlı’ diyerek yerli mutfağa bir başka yönden darbe vurduklarını belirtti.
Genç şeflerin batıya özenerek “yemek karikatürleri” yapmaya başladıklarını söyleyen Örs, “Sıradan İstanbullular da Osmanlı mutfağını benimsemişti. Ama bu zaman içerisinde değişti. Bugün değilse bile yarın artık İstanbul mutfağını eski yemek kitaplarından öğreneceğiz” dedi.
‘Ucuz turizm mutfağı da etkiledi’
Gastronomi-turizm ilişkisine de değinen Ahmet Örs, özellikle başta Antalya olmak üzere güneydeki otellerin yerli mutfağa gereken özeni göstermediklerini ve yerli yemekleri dejenere ettiklerini kaydetti. Bu durumun devletin turizm politikasıyla alakalı olduğuna işaret eden Örs, ucuz turizm anlayışının mutfağı da etkilediğini belirtti.
‘Meslek kuruluşları sahip çıkmalı’
Tek başına devletten bir şey beklenemeyeceğinin altını çizen Örs, “Devletten beklediğimiz ağabeylik yapmasıdır. Bütün turistik tesislerde bir Türk lokantası olmasını sağlayabilir. Turizm meslek kuruluşları devlet şemsiyesi altında bu işe sahip çıkmalıdır” diye konuştu.
Bütün bu olumsuz tabloya rağmen otellerin de yavaş yavaş kaliteden ödün vererek ve ucuza satarak bir yere varılamayacağını anlamaya başladıklarını söyleyen Örs, kaliteyi gözetenlerin başarılı olduklarını ve 12 ay açık kalmayı başarabildiklerini sözlerine ekledi.
Vedat Başaran
Vedat Başaran: Sahip olduğumuz olanakları kullanamıyoruz
Türkiye’nin gastronomide sahip olduğu değerleri yeterince kullanamadığını ve gösteremediğini vurgulayan Yemek Yazarı ve Feriye Lokantası’nın işletmecisi Vedat Başaran’da “Türk mutfağı hiçbir zaman ticari olamaz denirdi. Ama biz bunun böyle olmadığını göstermeyi başardık. Önce kendi devletimize resmi organizasyonlarda kendi lezzetlerimizi sunduk ve bunu kabul ettirdik” dedi.
“Türk mutfağına önce kendi insanımızı inandırmalıyız” diyen Başaran, Türk mutfağında önemli bir yer teşkil eden sebze yemeklerini garnitür olarak kullandıklarını ve önce eleştirilmesine rağmen bunun daha sonra beğenildiğini kaydetti.
Aydın Demir: Türk aşçısı kendisini özgür hissetmiyordu
Mesleğe başladığı yıllarda Türkiye’de Fransız mutfağının egemen olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Konyalı Lokantası Başaşçısı Aydın Demir ise ilk başlarda yabancı otel zincirlerindeki yabancı şef aşçıların yanlarında yetiştiklerini, ancak yabancı şeflerin kendi mutfaklarını dayatmaları sonucu kendilerini özgür hissedemediklerini söyledi.
Aydın Demir
‘Zamanla yerli mutfağın önemini kavradık’
Zaman içerisinde yerli mutfağı öne çıkarmanın önemini kavradıklarını dile getiren Demir, “Bu kez Türk mutfağını yeterince tanımadığımızı gördük. Giderek araştırmaya ve yerli mutfağın inceliklerini öğrenmeye başladık” dedi. Türk aşçılar olarak, yerli yemeklerin özünü bilmedikleri için yeterince anlatamama sıkıntısı yaşadıklarını dile getiren Demir, “Hangi yemeğin hangisiyle kullanılması gerektiğini öğrenmeye başladık. Vedat Bey’lere göre belki daha az sıkıntı çektik. Ancak zamanla otellerde bu işin olmayacağını anladık. Çünkü yabancı şeflerin baskısıyla özgürce hareket edemiyorduk” diye konuştu.
Birebir ve doğru malzeme kullanıldığında Türk mutfağının ağır olmadığının görüleceğini kaydeden Demir, “Şef arkadaşlar mutlaka kendi mutfaklarını araştırmalılar” dedi.
’Yurtdışında tanınmanın yolu Türkiye’den geçer’
Panelin neler yapılması gerektiğinin tartışıldığı ikinci bölümünde ise konuşmacılar özetle, yerli lezzetlerin önce Türkiye’de tanıtılması ve benimsetilmesi gerektiğini vurguladılar. Yurtdışında Türk mutfağını tanıtmanın yolunun Türkiye’den geçtiğine işaret eden konuşmacılar, özellikle Avrupa gibi Türkiye’nin imaj sorunu yaşadığı yerlerde birebir lokanta açarak ya da Türk mutfağı adı altında tanıtım yaparak başarılı olunamayacağını savundular.
’Turistler bir elçi olarak görülmeli'
Türkiye’ye gelen turistlerin birer elçi olarak görülmesi gerektiğinin altını çize vurgulayan konuşmacılar, bu yüzden yerli mutfağın öncelikle Türkiye’de buraya gelen misafirlere doğru bir biçimde sunulmasının önemine vurgu yaptılar.
’Yöresel lezzetler doğru tanıtılmalı’
Panelde, yöresel lezzetlerin tanıtımın da doğru ve modern tekniklerle yapılmasının yerli mutfağın tanıtımında ve dünyada benimsenmesinde izlenmesi gereken en doğru yollardan biri olduğu öne çıkan bir diğer görüş oldu.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm










