TÜRK KAHVESİ HAREMLİQUE
Haremlique, Koç ailesinin gelini Caroline Koç ve İzmirli arkadaşı Banu Yentür'ün kurduğu henüz çok yeni bir marka.

26 Ocak 2009 Pazartesi 09:00
Jale Özgentürk -Referans
Papermoon kapılarını Haremlique ile Türk kahvesine açtı. Haremlique, Koç ailesinin gelini Caroline Koç ve İzmirli arkadaşı Banu Yentür'ün kurduğu henüz çok yeni bir marka.
İstanbul'un en lüks restoranlarından Papermoon'un barı Türkiye'nin ünlü simalarını ağırlıyor. Ünlü İtalyan restoranı akşam üstü saatleri olmasına rağmen oldukça dolu. Papermoon'a kriz uğramamış gibi. Ancak barda aralarında Ümit Boyner, İnci Aksoy gibi ünlü isimlerin bulunduğu şık kalabalığın geliş nedeni ise ilginç bir kutlama. Osmanlı kültürünü dünyaya tanıtmak için yola çıkan Haremlique'in Türk kahvesinin Papermoon mönüsüne girmesi kutlanıyor. İlginç çünkü Türkiye'nin kaymak tabakasının kulübü haline gelen Dinçkök ailesinin işlettiği bu İtalyan restoranının mönüsüne bugüne kadar Türk kahvesi girememiş.

Papermoon'un kapılarını Türk kahvesine açan Haremlique, Koç ailesinin gelini Caroline Koç ve İzmirli arkadaşı Banu Yentür'ün kurduğu henüz çok yeni bir marka. Caroline Koç'un ailesi Türkiye'nin en eski tekstilcilerinden biri. Babası Hervy Giraud, İzmirli levanten Giraud ailesinden geliyor. Ailenin 100 yıl önce kurduğu İzmir Pamuk Mensucat, bir dönem kentin en önemli sanayi işletmesiydi. Tekstil sektörüne Oriental Halı ile başlayan aile İzmir Yün Mensucat, İzmir Basma ve İzmir Pamuk Mensucat'la binlerce kişiye istihdam sağladı. Çin ve Hindistan rekabetine yenik düşünce de bu fabrikalar kapatıldı.
İlk mağaza Akaretler'de
Caroline Koç, çocukluğundan beri içinde büyüdüğü tekstile ilgisini yitirmememiş. İzmir Basma'da tasarımcılık yaparken arkadaş olduğu Banu Yüntür'le Haremlique markasını kurmasının nedeni de yok edemediği bu ilgi olmuş.
2007 Haremlique çarşaf, havlu ve nevresim gruplarında özel dokumalarla işe başlarken, Türkiye'nin geleneksel kahvesini de markalaştırmaya karar veriyor. Caroline Koç, ihmal edilen Türk kahvesini Haremlique markasıyla dünyaya taşımaya hazırlandıklarını söylüyor ve ekliyor:
"İzmir'de bir gurme tarafından tamamen doğal yollarla çeşitlendirdiğimiz Türk kahvesi büyük ilgi gördü. Beklenmedik bir taleple karşılaştık.
Koç,Türkiye'de üretilenden farklı bir kalitede ürünler üretmeyi hedefledikleri Haremlique'ın ilk mağazasını İstanbul Akaretler'de açtıklarını 2010'dan sonra ise dünyaya açılmayı da hedeflediklerini söylüyor. 2010'da Dubai, New York, Londra ilk hedef. Los Angeles, Güney Fransa ise uzun vade hedefi.
Koç ve Yüntür'ün projeleri Haremlique'le de bitmeyecek gibi görünüyor. Önce onu büyüteceklerini, sırada ise Selamlique markasını düşündüklerini söylüyorlar.
Haremlique'in sakız, tarçın, çikolata aromalı kahvelerini tadarken Mustafa Koç da Papermoon'a geliyor. Yani Haremlique'in desteği sağlam. Türk burjuvazisinin sanattan, yeme-içme kültürüne kadar zenginliklerimizi dünyaya taşıma yolunda giderek artan iştahı da bir kez daha sevindiriyor.
Papermoon'a kriz uğramamış gibi
Kahve tanıtımının sonuna yaklaşırken yemek saati de geliyor. Restoran iyice kalabalıklaşıyor. Tanıtımın ev sahipliğini yapan Akkök Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Akmerkez'in sahibi olan Ömer Dinçkök'ün eşi Ayşegül Dinçkök'le sohbet ediyoruz. Dinçkök'e "Kriz galiba Papermoon'a uğramamış" diyoruz. Dinçkök ise "Kriz var ama işler de sürüyor. Restoranın müdavimleri krize rağmen burada" yanıtını veriyor. Dinçkök'e göre restoranın başarısında "iyi yapılan bir işin arkasında durmak" var. İstanbul'daki Papermoon'un İtalyan restoran zincirinin en önem verdiği restoran olduğunu belirten Dinçkök, "İtalyan aşçımız ilk açıldığımızda gelen aşçı. Buradan yetişenler yeni restoranlar açtılar. Biz de kalite hiç bozulmadı" yorumunu yapıyor. Papermoon'un müdavimleri için bir kulübe dönüştüğünü de anlatıyor Dinçkök ve şunları söylüyor:
"İstanbul'da bazı özel işadamı kulüplerinin açılacağı söyleniyor. Papermoon aslında böyle bir ihtiyaca cevap verdi. 10 bin dolar üyelikle de girilmiyor. Kulüp ABD'de Avrupa'da tutar ama Türkiye'de zor."
Bu arada Türk kahvesinin mönüye girmesini de değerlendiren Dinçkök, "Papermoon'da Türk kahvesi olmaması ayıp bir şeydi. Haremlique markasıyla girmesi çok sevindirici oldu" diyor. Türk kahvesinin Milano ve New York'taki Papermoon'lara girip girmeyeceği sorusuna ise "İyi fikir biz bunu önerelim" yorumunu yapıyor.
Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var
Haremlique'in Türk kahvesi tanıtımı sırasında adeta tarihe bir yolculuk yapıyoruz. Kahvenin uzun serüvenini Serdar Gülgün anlatıyor. Gülgün, İstanbul Üniversitesi İşletme bölümü mezunu. Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Sanatları Bölümü'nde İslam sanatı üzerine master yapmış. Osmanlı sanatı uzmanı. Bugün British Museum'de ders veriyor.
Vakko'nun kumaş danışmanlığını yapan Gülgün, ünlü çanta ve ayakkabı markası olan Louis Vuitton'un özel müşterileri için İstanbul yemek ve gezi rehberi hazırlayan bir isim. Kahvenin bilinenin aksine Yemen'de değil Habeşistan'da (yani Etopya) üretildiğini anlatan Gülgün, kahveye ilişkin çeşitli efsaneleri anlatarak yaptığı konuşmasında Avrupa'ya Viyana kapılarına dayanan Osmanlı'dan giden kahvenin 500 yıllık bir geleneğin ürünü olduğunu söylüyor. Yaşam kültürü içine giren, atasözlerine konu olan kahvenin nasıl geliştirilemediğini anlayamadığını üzülerek ekliyor. Gülgün'ün kahve ile ilgili aktardıklarından birkaç not:
* En iyi kahve 800-2000 rakımda yetişir. Blue Mountain kahvenin Rollys Royce'udur.
* 1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa kahveyi İstanbul'a getirmiştir.
* Kahve, güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını almıştır.
* Saray mutfağında özel bir seremoni ile kahve içilirdi.
Dali, Picasso'ya yaklaştı 210 bin kişi gezdi
Sabancı Müzesi son yıllarda Türkiye'de müzeciliğe sınıf atlatan işlere imza attı. Büyük ses getiren Picasso sergisinden sonra getirilen İspanyol ressam Salvadore Dali de sadece İstanbul değil Türkiye'nin çok farklı illerinden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü. Önceki gün Sabancı'nın ikiz kulelerinde bir öğlen yemeğinde Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Kurumsal İletişim Danışmanı Hayri Çulhacı ve Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer'le 1 Şubat'ta sona erecek sergiyi konuştuk.
Nazan Ölçer şu ana kadar sergiyi 210 bin kişinin ziyaret ettiğini söylüyor. Türkiye'nin çeşitli kentlerinin yanı sıra Bulgaristan'dan Makedonya'dan Dali hayranlarının sergiyi ziyarete geldiğini söylüyor. Serginin zorla on gün daha uzatıldığını ve 1 Şubat'ta kapatılacağını belirten Ölçer, ziyaretçi sayısı 250 bine ulaşarak rekor kıran Picasso sergisine yaklaştığını söylüyor. Dali Vakfı bu gelişmelerden çok etkilenmiş. Ölçer, sevinçli ama aynı zamanda kaygılı. "Çıtayı çok yükselttik. Bundan sonra ne geliyor diye şimdiden soruyorlar" diyor.
Müze de krizden etkilendi
Müzenin en büyük destekçisi Akbank'ın Yönetim Kurulu Başkanı Dinçer de Ölçer'in anlattıklarını heyecanla dinliyor. "Emirgan'da aylardır trafik var. Hafta sonu arkadaş grubuyla gittik, müthiş kalabalıktı. Bu Türkiye'nin başka bir boyuta geçtiğini de gösteriyor. Pozitif bir gelişme" diyor.
Bu arada konu krize geliyor. Dinçer, ekonomide bilinmeyen çok şey olduğunu ve bu krizin ne zaman biteceğini kimsenin bilemediğini ekliyor. Ancak moralleri bozmamak gerektiğini de dile getiren Dinçer, "Açık konuşmak lazım. Topluma ne umut ne de fazla umutsuzluk vermek doğru değil. İyi izlememiz gerek. Şirketlerin ayağını yorganına göre uzatması gerek" diyor.
Bu biraz da Sabancı Müzesi'nin de etkilenmesi demek. Dinçer, "Biraz da başka müzeler büyük projeler yapsın" derken Ölçer, "Biz de kemerleri sıkıyoruz. Bu sürede elimizdeki koleksiyonları sergileyeceğiz. Ama taşıdığımız isim büyük" diyor.
Bu sohbet gösteriyor ki Sabancı Müzesi kriz nedeniyle bir süre nefes alacak gibi görünüyor...
Papermoon kapılarını Haremlique ile Türk kahvesine açtı. Haremlique, Koç ailesinin gelini Caroline Koç ve İzmirli arkadaşı Banu Yentür'ün kurduğu henüz çok yeni bir marka.
İstanbul'un en lüks restoranlarından Papermoon'un barı Türkiye'nin ünlü simalarını ağırlıyor. Ünlü İtalyan restoranı akşam üstü saatleri olmasına rağmen oldukça dolu. Papermoon'a kriz uğramamış gibi. Ancak barda aralarında Ümit Boyner, İnci Aksoy gibi ünlü isimlerin bulunduğu şık kalabalığın geliş nedeni ise ilginç bir kutlama. Osmanlı kültürünü dünyaya tanıtmak için yola çıkan Haremlique'in Türk kahvesinin Papermoon mönüsüne girmesi kutlanıyor. İlginç çünkü Türkiye'nin kaymak tabakasının kulübü haline gelen Dinçkök ailesinin işlettiği bu İtalyan restoranının mönüsüne bugüne kadar Türk kahvesi girememiş.

Papermoon'un kapılarını Türk kahvesine açan Haremlique, Koç ailesinin gelini Caroline Koç ve İzmirli arkadaşı Banu Yentür'ün kurduğu henüz çok yeni bir marka. Caroline Koç'un ailesi Türkiye'nin en eski tekstilcilerinden biri. Babası Hervy Giraud, İzmirli levanten Giraud ailesinden geliyor. Ailenin 100 yıl önce kurduğu İzmir Pamuk Mensucat, bir dönem kentin en önemli sanayi işletmesiydi. Tekstil sektörüne Oriental Halı ile başlayan aile İzmir Yün Mensucat, İzmir Basma ve İzmir Pamuk Mensucat'la binlerce kişiye istihdam sağladı. Çin ve Hindistan rekabetine yenik düşünce de bu fabrikalar kapatıldı.
İlk mağaza Akaretler'de
Caroline Koç, çocukluğundan beri içinde büyüdüğü tekstile ilgisini yitirmememiş. İzmir Basma'da tasarımcılık yaparken arkadaş olduğu Banu Yüntür'le Haremlique markasını kurmasının nedeni de yok edemediği bu ilgi olmuş.
2007 Haremlique çarşaf, havlu ve nevresim gruplarında özel dokumalarla işe başlarken, Türkiye'nin geleneksel kahvesini de markalaştırmaya karar veriyor. Caroline Koç, ihmal edilen Türk kahvesini Haremlique markasıyla dünyaya taşımaya hazırlandıklarını söylüyor ve ekliyor:
"İzmir'de bir gurme tarafından tamamen doğal yollarla çeşitlendirdiğimiz Türk kahvesi büyük ilgi gördü. Beklenmedik bir taleple karşılaştık.
Koç,Türkiye'de üretilenden farklı bir kalitede ürünler üretmeyi hedefledikleri Haremlique'ın ilk mağazasını İstanbul Akaretler'de açtıklarını 2010'dan sonra ise dünyaya açılmayı da hedeflediklerini söylüyor. 2010'da Dubai, New York, Londra ilk hedef. Los Angeles, Güney Fransa ise uzun vade hedefi.
Koç ve Yüntür'ün projeleri Haremlique'le de bitmeyecek gibi görünüyor. Önce onu büyüteceklerini, sırada ise Selamlique markasını düşündüklerini söylüyorlar.
Haremlique'in sakız, tarçın, çikolata aromalı kahvelerini tadarken Mustafa Koç da Papermoon'a geliyor. Yani Haremlique'in desteği sağlam. Türk burjuvazisinin sanattan, yeme-içme kültürüne kadar zenginliklerimizi dünyaya taşıma yolunda giderek artan iştahı da bir kez daha sevindiriyor.
Papermoon'a kriz uğramamış gibi
Kahve tanıtımının sonuna yaklaşırken yemek saati de geliyor. Restoran iyice kalabalıklaşıyor. Tanıtımın ev sahipliğini yapan Akkök Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Akmerkez'in sahibi olan Ömer Dinçkök'ün eşi Ayşegül Dinçkök'le sohbet ediyoruz. Dinçkök'e "Kriz galiba Papermoon'a uğramamış" diyoruz. Dinçkök ise "Kriz var ama işler de sürüyor. Restoranın müdavimleri krize rağmen burada" yanıtını veriyor. Dinçkök'e göre restoranın başarısında "iyi yapılan bir işin arkasında durmak" var. İstanbul'daki Papermoon'un İtalyan restoran zincirinin en önem verdiği restoran olduğunu belirten Dinçkök, "İtalyan aşçımız ilk açıldığımızda gelen aşçı. Buradan yetişenler yeni restoranlar açtılar. Biz de kalite hiç bozulmadı" yorumunu yapıyor. Papermoon'un müdavimleri için bir kulübe dönüştüğünü de anlatıyor Dinçkök ve şunları söylüyor:
"İstanbul'da bazı özel işadamı kulüplerinin açılacağı söyleniyor. Papermoon aslında böyle bir ihtiyaca cevap verdi. 10 bin dolar üyelikle de girilmiyor. Kulüp ABD'de Avrupa'da tutar ama Türkiye'de zor."
Bu arada Türk kahvesinin mönüye girmesini de değerlendiren Dinçkök, "Papermoon'da Türk kahvesi olmaması ayıp bir şeydi. Haremlique markasıyla girmesi çok sevindirici oldu" diyor. Türk kahvesinin Milano ve New York'taki Papermoon'lara girip girmeyeceği sorusuna ise "İyi fikir biz bunu önerelim" yorumunu yapıyor.
Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var
Haremlique'in Türk kahvesi tanıtımı sırasında adeta tarihe bir yolculuk yapıyoruz. Kahvenin uzun serüvenini Serdar Gülgün anlatıyor. Gülgün, İstanbul Üniversitesi İşletme bölümü mezunu. Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Sanatları Bölümü'nde İslam sanatı üzerine master yapmış. Osmanlı sanatı uzmanı. Bugün British Museum'de ders veriyor.
Vakko'nun kumaş danışmanlığını yapan Gülgün, ünlü çanta ve ayakkabı markası olan Louis Vuitton'un özel müşterileri için İstanbul yemek ve gezi rehberi hazırlayan bir isim. Kahvenin bilinenin aksine Yemen'de değil Habeşistan'da (yani Etopya) üretildiğini anlatan Gülgün, kahveye ilişkin çeşitli efsaneleri anlatarak yaptığı konuşmasında Avrupa'ya Viyana kapılarına dayanan Osmanlı'dan giden kahvenin 500 yıllık bir geleneğin ürünü olduğunu söylüyor. Yaşam kültürü içine giren, atasözlerine konu olan kahvenin nasıl geliştirilemediğini anlayamadığını üzülerek ekliyor. Gülgün'ün kahve ile ilgili aktardıklarından birkaç not:
* En iyi kahve 800-2000 rakımda yetişir. Blue Mountain kahvenin Rollys Royce'udur.
* 1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa kahveyi İstanbul'a getirmiştir.
* Kahve, güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını almıştır.
* Saray mutfağında özel bir seremoni ile kahve içilirdi.
Dali, Picasso'ya yaklaştı 210 bin kişi gezdi
Sabancı Müzesi son yıllarda Türkiye'de müzeciliğe sınıf atlatan işlere imza attı. Büyük ses getiren Picasso sergisinden sonra getirilen İspanyol ressam Salvadore Dali de sadece İstanbul değil Türkiye'nin çok farklı illerinden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü. Önceki gün Sabancı'nın ikiz kulelerinde bir öğlen yemeğinde Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Kurumsal İletişim Danışmanı Hayri Çulhacı ve Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer'le 1 Şubat'ta sona erecek sergiyi konuştuk.
Nazan Ölçer şu ana kadar sergiyi 210 bin kişinin ziyaret ettiğini söylüyor. Türkiye'nin çeşitli kentlerinin yanı sıra Bulgaristan'dan Makedonya'dan Dali hayranlarının sergiyi ziyarete geldiğini söylüyor. Serginin zorla on gün daha uzatıldığını ve 1 Şubat'ta kapatılacağını belirten Ölçer, ziyaretçi sayısı 250 bine ulaşarak rekor kıran Picasso sergisine yaklaştığını söylüyor. Dali Vakfı bu gelişmelerden çok etkilenmiş. Ölçer, sevinçli ama aynı zamanda kaygılı. "Çıtayı çok yükselttik. Bundan sonra ne geliyor diye şimdiden soruyorlar" diyor.
Müze de krizden etkilendi
Müzenin en büyük destekçisi Akbank'ın Yönetim Kurulu Başkanı Dinçer de Ölçer'in anlattıklarını heyecanla dinliyor. "Emirgan'da aylardır trafik var. Hafta sonu arkadaş grubuyla gittik, müthiş kalabalıktı. Bu Türkiye'nin başka bir boyuta geçtiğini de gösteriyor. Pozitif bir gelişme" diyor.
Bu arada konu krize geliyor. Dinçer, ekonomide bilinmeyen çok şey olduğunu ve bu krizin ne zaman biteceğini kimsenin bilemediğini ekliyor. Ancak moralleri bozmamak gerektiğini de dile getiren Dinçer, "Açık konuşmak lazım. Topluma ne umut ne de fazla umutsuzluk vermek doğru değil. İyi izlememiz gerek. Şirketlerin ayağını yorganına göre uzatması gerek" diyor.
Bu biraz da Sabancı Müzesi'nin de etkilenmesi demek. Dinçer, "Biraz da başka müzeler büyük projeler yapsın" derken Ölçer, "Biz de kemerleri sıkıyoruz. Bu sürede elimizdeki koleksiyonları sergileyeceğiz. Ama taşıdığımız isim büyük" diyor.
Bu sohbet gösteriyor ki Sabancı Müzesi kriz nedeniyle bir süre nefes alacak gibi görünüyor...
Yorumlar
SON DAKİKA
THY’nin Çalışan Sayısı 36 Bin 482’ye UlaştıTürk Hava Yolları (THY), 2026 yılı ikinci çeyrek faaliyet raporunda güncel insan kaynakları verilerini açıkladı. Şirketin çalışan sayısı bir yılda yüzde 3 artarak 36 bin 482'ye yükselirken, THY ekosistemindeki toplam istihdam 100 bin kişiyi aştı.08 Ağustos 2026 Cumartesi 13:00ULAŞTIRMA
Konya'ya göl manzaralı 10 katlı otel inşa edilecekKonya'nın devasa gölünü içinde barındıran Beyşehir ilçesinde yeni bir proje daha gündeme geldi. Belediye, 10 katlı sağlık ve turizmi içinde barındıracak oteli yatırım gündemine aldı08 Ağustos 2026 Cumartesi 12:00KONAKLAMA
Akdeniz’de plastik alarmı! Akıntılar Alanya’ya taşıyorAkdeniz, plastik atıklar yüzünden alarm veriyor. Alanya kıyıları tam bir plastik havuzuna döndü. Araştırmalar, ilçedeki bazı noktalarda kirliliğin Akdeniz’deki mevcut kirliliğin 60-65 kat üzerinde olduğunu gösteriyor.08 Ağustos 2026 Cumartesi 11:00GÜNDEM
Turist artışında OECD ülkelerinde dördüncü sıradayızTürkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak salgın öncesine kıyasla en güçlü büyüme gösteren ülkeler arasında yer aldı08 Ağustos 2026 Cumartesi 10:00TURİZM
2026’da aşırı turizmin öne çıktığı 8 destinasyonAntarktika’dan Kanarya Adaları’na, Jungfrau bölgesinden Montmartre’a kadar bazı popüler destinasyonlarda ziyaretçi yoğunluğu çevre, konut piyasası ve yerel yaşam üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor08 Ağustos 2026 Cumartesi 09:00TURİZM
İş Bankası Grubu üst yönetiminde görev değişimiİş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran (solda) görevden ayrılırken, yerine Genel Müdür Yardımcısı Cahit Çınar (sağda) gelecek.08 Ağustos 2026 Cumartesi 08:00KURUMSAL
FAA’dan bazı Boeing 737 MAX uçakları için çatlak kontrolüABD’de 471 uçağı kapsayacak incelemeler, gövde yapısal bütünlüğünü etkileyebilecek olası çatlaklara karşı tedbir amacıyla gerçekleştirilecek07 Ağustos 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
Çeşme’nin derinliklerindeki mucizeleri keşfedin!Maviliklerinin altında yatan zengin ekosistemi 15 farklı dalış rotası, dev batıkları, gizemli mağaraları ve yüzlerce vatozun süzüldüğü özel alanlarıyla Çeşme’nin su altı dünyası keşfedilmeyi bekliyor.07 Ağustos 2026 Cuma 20:00TURİZM
Ada ülkesi 90 bin dolara "altın pasaport" satıyor!Pasifik Okyanusu'ndaki ada ülkesi Nauru, yatırım karşılığı vatandaşlık programı başlattı. 90 bin dolarlık pasaport, 85'ten fazla ülkeye vizesiz veya kapıda vizeyle giriş sağlıyor.07 Ağustos 2026 Cuma 19:00TURİZM
Türk şirket, Abu Dabi ile Dubai arasını 30 dakikaya indiriyorAbu Dabi–Dubai Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi'nin Abu Dabi bölümünü üstlenen uluslararası konsorsiyumda yer alan Kalyon İnşaat, ülkenin ilk yüksek hızlı demiryolu hattının yapım çalışmalarına başladığını duyurdu.07 Ağustos 2026 Cuma 18:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.