SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ'NDE SARAY BULUNDU
Seyitömer Höyüğü kazısında 4300 yıl öncesine ait saray kalıntıları ve içerisinde bol miktarda seramik, porselen, metal eserler bulundu.

14 Kasım 2010 Pazar 12:00
KÜTAHYA -Kütahya Seyitömer Höyüğü'ndeki kurtarma kazısında 4300 yıl öncesine ait saray kalıntıları ve içerisinde bol miktarda seramik, porselen, metal eserler bulundu.
Kazı Başkanlığını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessesesi ile DPÜ Rektörlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda, il merkezine 25 kilometre uzaklıktaki müesseseye ait arazide yer alan höyükte 2006 yılında kazılara başladıklarını anımsattı.
Her yıl 6'şar ay kazı yaptıklarını ve 5'inci dönem kazılarını da 10 Kasım'da tamamladıklarını belirten Prof. Dr. Bilgen, bu yıl 250 işçi ve arkeoloji öğrencisiyle 10 öğretim elemanının görev yaptığını anlattı.
Prof. Dr. Bilgen, protokole göre kazıların gelecek yıl tamamlanması gerektiğini ancak buluntu sayısı çok fazla olduğundan bunun gerçekleşme ihtimalinin zayıf olduğunu dile getirerek, höyüğü tamamen kaldırmalarının en az iki yıl daha sürebileceğini bildirdi.
Geçen yıl tespit ettikleri MÖ 3000'li yıllara ait Erken Tunç Çağı katmanının genel topografik dağılımını ortaya çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Prof. Dr. Bilgen, şöyle devam etti:
"Önceki yıllardan kalan Roma, Helenistik ve Orta Tunç Çağı dönemlerine ait katmanlardan kalan bölümleri alarak, höyüğü tamamen Erken Tunç Çağı dönemine oturtmaya çalıştık. Bunda da ancak yüzde 50 başarılı olabildik. Çünkü çok yoğun eserlerle karşılaştık ve Orta Tunç Çağı ile höyüğün eteklerindeki Roma ve Helenistik dönem kalıntıları hala duruyordu. Bunlar da bizim yavaş ilerlememize neden oldu.
Bu yıl bulduğumuz sergilenebilecek nitelikte olan ve envanterlik dediğimiz 968 eseri Kütahya Müze Müdürlüğüne teslim ettik. Müzenin depolarında 2000'den fazla etütlük diye adlandırdığımız yarı mamul, tamir olacak, yapıştırılacak eser kaldı. Bunları da kış döneminde tamamlayarak müzeye teslim edeceğiz. Kazının başlangıcından bu yana 5 bine yakın envanterlik eseri müzeye teslim ettik."
Prof. Dr. Nejat Bilgen, höyükteki 5 kültür katmanının sonuncusu olan Erken Tunç Çağı dönemine ait bölümün 8 metrelik bir kalınlığa sahip olduğunu aktararak, gelecek yıl bu katmanı kazmaya devam edeceklerini anlattı.
Bu yıl yaptıkları kazıda 4300 yıl öncesine ait bir sarayın kalıntılarını gün ışığına çıkarttıklarını vurgulayan Prof. Dr. Bilgen, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yıl Erken Tunç Çağı dışındaki katmanları sıyırmaya başladık. Orta Tunç Çağı'nın mimarisi çok büyük ölçüde tamamlandı. MÖ 2000'li yılların başına ait çok hoş bir kent ortaya çıktı. Burasının Erken Tunç Çağı'nda seramik üretim merkezi olduğunu, kalıpla seramik üretimi yapıldığını saptadık. Höyüğün son katmanının topografyasını anlamaya çalışırken önemli bir bulguyla karşılaştık. Öncelikle bir mimari bulgu. İçinden çıkan buluntular ve mimari özelliklerin detayına bakıldığında burasının bir saray olduğunu kesinlikle düşündüren ip uçları çıktı. Höyüğün en yüksek orta kısmında olması hemen yanında geçen sene ortaya çıkardığımız megaron denilen tapınak bulunması ve mimari biçimiyle burada ancak bir yöneticinin oturduğunu tespit ettik. Çok odalı bu mekandaki tek bir odada bile 135 adet seramik kap bulduk. Bir başka odanın hemen köşesinde metal ve seramik bulgular, fayanstan üretilmiş takıları gün ışığına çıkarttık."
Saray yapısında Mezopotamya bölgesinin Akad dönemine ait fayanstan yapılmış 10 adet mühür bulduklarını da bildiren Prof. Dr. Bilgen, Akadlıların buraya savaş niyetiyle değil, ticaret için geldiklerini düşündüklerini aktararak, şunları söyledi:
"Sarayda, Akad medeniyetinden kalma fayanstan yapılmış 10 adet mühür bulduk. Bunlar bilim dünyası için çok değerli. Fayans geleneği buraya Mezopotamya ve Mısır'dan gelen özelliklerden biri. Batı Anadolu'da şu ana kadar bulunmuş en ö nemli mühür koleksiyonu denebilir. Çünkü ön incelemelerimize göre bunlar MÖ 2300 civarlarında yapılmış ve Mezopotamya'nın Akad medeniyeti özelliklerini taşıyan mühürler. Batı Anadolu'da böyle bir mühür koleksiyonu, böyle bir grup bulunmadığını düşünüyoruz. Bir iki bulgu vardı ama 10 tanesi bir arada ve hepsi de iyi kalitede, çok iyi korunmuş ve döneminin kültürünü tamamen yansıtan mühürler."
Buldukları eserlerin bölgenin seramik üretim potansiyeli ve teknolojik başarısının yanı sıra uluslararası denilebilecek özellikte olduğunu anlatan Bilgen, saray yapısının duvarlarında 10'ar santimetre kalınlıkta sıvalar bulunmasının önemine işaret ederek, gelecek yıllarda yazılı eserler bulmayı ümit ettiklerini sözlerine ekledi.
Kazı heyetinde görevli DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm ü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Coşkun da önceki yıllarda yapılan kazılarda höyüğün üzerindeki yerleşimin Roma dönemine ait olduğunu belirlediklerini hatırlattı.
Höyükte Roma dönemine ait sadece tapınağın temeli ve kutsal su kanalı bulunduğunu, bu dönemin diğer yerleşiminin höyüğün eteklerinde yer aldığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Coşkun, şunları söyledi: "Bu yıl höyüğün eteğinde, güneybatı yamacında Roma d önemine ait yerleşimi çıkarmaya başladık. Roma döneminde yerleşimin aşağı kesimlerde olduğunu, höyük üzerinde bir kutsal alanın var olduğunu belirledik. Höyükteki diğer kutsal mekanının, 4300 yıl öncesine ait Erken Tunç Çağı döneminde yapılmış tapınak olduğunu tespit ettik. Burada Erken Tunç Çağı döneminde şehir plancılığı çok düzgün yapılmış. Bir kerede planlanıp bir kerede inşa edildiğini, bu yerleşimin bir yangınla sona erdiğini tespit ettik. Bunun yanında bu yıl içleri hububatla dolu küpler bulduk. Önceki yıllarda DPÜ Biyoloji Bölümü'nde incelenen mercimek tohumlarının üçünün canlı olarak kalabildiğini ve daha sonra yeşerttiklerini kamuoyuna duyurmuştuk. Bu yıl çok fazla sayıda küpler içerisinde arpa, fiğ, buğday, mercimek gibi çeşitli hububatlar bulduk. Bunlar da biyoloji laboratuvarlarında incelenecek."
TKİ Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyitleri İşletmesi sınırları içinde yer alan höyükteki kazı çalışmaları, altındaki 12 milyon ton kömürün ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989'da Eskişehir Müze Müdürlüğünce başlatıldı.
Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünün 1990-1995 arasında yürüttüğü çalışmalar, 2006'dan itibaren DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünce ele alındı.
TKİ Genel Müdürlüğü ve DPÜ Rektörlüğü arası nda imzalanan protokol gereğince her yıl 6'şar aylık dönemler halinde yürütülen kazı çalışmalarının tamamlanması ve höyüğün kaldırılmasının ardından yaklaşık 500 milyon lira değerindeki linyit kömürünün çıkarılmaya başlanması hedefleniyor.
Prof. Dr. Nejat Bilgen başkanlığında yaklaşık 250 işçi ve 50 öğretim elemanının görev yaptığı höyükteki kazı çalışmalarının bu yılki bölümü, 10 Mayıs'ta başlayıp 10 Kasım'da sona erdi.
İspanya’nın savaş karşıtı olması ilişkileri güçlendirdiİspanya’nın uluslararası krizler karşısında sergilediği savaş karşıtı tutumun da etkisiyle oluşan bu atmosfer, İspanyol vatandaşlarının Türk vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı sağlanması için imza kampanyası başlatmasına kadar uzandı.08 Mart 2026 Pazar 17:54GÜNDEM
İstanbul’un Atlantis’i: Sular altındaki "Lanetli" 10. ada Vordonisi!Yüzyıllarca sadece balıkçıların "oltalarımız kayalara takılıyor" dediği bir efsane olarak kalan Vordonisi, Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 tarihli tozlu arşivlerinden çıkan bir haritayla yeniden doğdu.07 Mart 2026 Cumartesi 12:00TURİZM
ITB Berlin: Savaşın gölgesinde diyalog ve dayanıklılık gösterdiDünyanın önde gelen B2B seyahat fuarı, İTB Berlin 2026, 60. yıldönümünde çok sayıda kaynak ve hedef pazardan yaklaşık 97.000 katılımcıyı bir araya getirdi.07 Mart 2026 Cumartesi 11:00MICE
Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri sahiplerini bulduKadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde toplumsal dönüşüme katkı sunan Türkiye’nin önde gelen markalardan 30 proje ödüllendirildi.07 Mart 2026 Cumartesi 10:00MICE
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyorLufthansa Grubu CEO'su Carsten Spohr, Boeing teslimat gecikmesi yüzünen Lufthansa’da 40'tan fazla yeni uçağın alınamadığını söyledi. Geciken uçaklar arasında Boeing 787 ve 777X modelleri de bulunuyor.07 Mart 2026 Cumartesi 09:00ULAŞTIRMA
Raylar üzerinde “mermi trenler” seyahati değiştiriyorRaylarda hız yarışı sadece "çabuk varmak" ile ilgili değil. Hızlı trenler; uçaklara göre %90 daha az karbon salımı yapmaları, şehir merkezlerinden kalkış kolaylığı, dijital göçebeler için 5G bağlantısı sunmalarıyla turizmin geleceğini şekillendiriyor.06 Mart 2026 Cuma 18:30ULAŞTIRMA
Dünyada en çok turist öldürülen, güvensiz şehirlerTuristlerin en çok hayatını kaybettiği bölgeler genellikle suç oranının yüksek olduğu Latin Amerika ve Güney Afrika şehirleridir.06 Mart 2026 Cuma 18:00TURİZM
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyorRezervasyon yapmanın ötesine geçen bir yapıya bürünen Airbnb, yapay zekayı temel yapısına entegre ederek teknolojik yeniden buluşlara yöneliyor.06 Mart 2026 Cuma 17:30KONAKLAMA
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedeflediSingapur, önümüzdeki 15 yıl içinde MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans ve Sergi) sektörünü üç katına çıkarmayı planlıyor.06 Mart 2026 Cuma 17:00MICE
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoruBrezilya Turizm Bakanlığı ve Embratur'un resmi rakamlarına göre, 2026 Karnavalı'na 300.000 yabancı ziyaretçi geldi; bu rakam 2025'e göre %17'lik bir artış anlamına geliyor.06 Mart 2026 Cuma 16:31MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.