NARENCİYEDE ÇÖZÜM BEKLEYEN 9 SORUN
Ekonomi yazarı Fikri Türkel, Çukurova’da yapılacak Dünya Turunçgil Kongresi öncesinde, narenciyede çözüm bekleyen 9 sorunu değerlendirdi.

27 Kasım 2018 Salı 09:00
FİKRİ TÜRKEL
İSTANBUL- Ekonomi yazarı Fikri Türkel, Çukurova’da yapılacak Dünya Turunçgil Kongresi öncesinde, narenciyede çözüm bekleyen 9 sorunu değerlendirdi. Yerli üretimin desteklenmesi için bakanlık tarafından çalışmalar sürerken, 2019 yılına umutla bakan turizm sektörünün önemli kalemlerinden birini oluşturan narenciye için yapılan çalışmalar giderek değer kazanıyor. Fikrİ Türkel’in yazısı şöyle:

Gülşen, Sarıca, Eylül adları size ne çağırıştırıyor?
Mersin Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu’nda üretilmeye başlanan çekirdeksiz limonların tescilli adlarıdır bunlar. Başka türler de var. Greyfurt, kayısı, muz, nar gibi meyveler yanı sıra pek çok sebze çeşidinin ıslah çalışmaları da merkezde üretiliyor. Mesela Toros Kırmızısı adıyla üretilen greyfurt alışkanlık oluşturacak kalitede hoş bir tada sahip.
Türkiye’nin en önemli ihracat kalemlerinden olan Narenciye veya Turunçgiller hakkında ilginç bilgiler paylaşmak istiyorum. Hafta sonu Mersin Narenciye Festivali etkinliklerine katıldım. Yetkililer ve yerel üreticilerle konuştum. Sektörün rakamlarına ve sorunlarına girmeden önce duyduğum bir olumlu bir de olumsuz olayı aktarmak istiyorum.
İyi haber şu: Bölgenin büyük çiftçilerinden olan Özler Grubu, portakal toplamak için Amerika’dan bir makine getiriyor. Hiç portakal toplama işçisine ihtiyaç bırakmayan ve hızlı toplama sağlayan bir makine. Ama sonuçta makine ve arıza yapabiliyor.
Özler Grubu Başkanı Özden Özler de makine parçası için Gaziantep’e gidiyor. Sonuçta makine parçası yaptıramıyor ama ustalar biz daha iyisini yaparız diyorlar. Sonuçta üçte bir fiyata yerli malı portakal toplama makinesine kavuşuyor.
İsteyince neler olmaz! Evet, bugünlerde narenciye üreticileri yeni bir hedef pazar peşinde. O da her sektörün hayali gibi Çin.
Çin’e narenciye satma imkanı var ama Türkiye ile aralarında karantina anlaşması olmadığı için satış görüşmeleri şimdilik bekliyor.
İşte kötü haber de yine o bölge ile ilgili: İki buçuk yıl önce, Japon heyeti Mersin’e davet ediliyor. Sektörün önemli isimlerinden Mehmet Ateş’in anlattığına göre, olumlu geçen görüşmeler sonucunda bir gemi dolusu narenciye mehter marşları eşliğinde yola çıkıyor.
Satıcı ve ilgililer de narenciye yolda iken Japonya’ya karşılamaya gidiyor. Japonlar, bizimkilere randevu veriyor. Ama Türk heyeti randevuya yarım saat geç kalıyor. Japonlar da “Bu randevuya geç kalan, siparişlerimizi de geç bırakır” diye siparişleri iptal ediyor. O yoldan geri geliyor narenciyeler.
Buna sığ denizde boğulmak, diyorum...
Bugünlerde başta Mersin Ticaret Borsası (MTB) olmak üzere, yerel yöneticilerin en büyük telaşı 2020 yılında Mersin’de yapılacak Dünya Turunçgil Kongresi hazırlıklarıdır. Bunun için Ankara, hazırlık ekibinin istediği bütçeyi de göndermiş.
Ancak bu konuda da bir sorun var: Malum Tarsus’a yapılacak Bölge Havalimanı inşaatının yetişeceğine kimse inanmıyor. Bir de farklı ülkelerden gelecek 3 bin civarında uzman, akademisyen ve sektör temsilcisini nerede ağırlanacak.
Bu olumsuzluklara rağmen, Dünya Turunçgil Kongresi yine Çukurova’da yapılacak.
Hafta sonu Narenciye Festivali oldukça keyifliydi. 4 yıldır ara verildi ve halk bu etkinliği özlemiş olacak ki öncekilere göre daha yoğun bir katılım gerçekleştirdi.
Umarım seneye, festival öncesi yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılacağı bir değerlendirme sempozyumu da yapılır. Hem Dünya Turunçgil Kongresine hazırlık olur.
MTB Abdullah Özdemir’in verdiği rakamlara göre, Türkiye’nin en dinamik tarımsal sektörünün başında narenciye geliyor. Halen Türkiye’de 37 milyonu meyve veren toplam 43,5 milyon turunçgiller ağacı bulunuyor.
Bunun 14 milyonu portakal, 17,5 milyonu mandalina, 10 milyonu da limon, 1,3 milyonu da greyfurt (altıntop) ağacından oluşuyor.
Narenciye üretimi 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11 artarak 4.8 milyon tona çıkan Türkiye, üretim tarafında dünya 8'ncisi durumunda bulunuyor.
Avrupa'da ise 7 milyon ton narenciye üretimi olan İspanya'nın ardından 2'nci sırada yer alıyoruz.
2017 yılında dünya genelinde yaklaşık 16 milyon ton sofralık olarak tanımladığımız çeşitli narenciye ürünleri ticarete konu olmuş ve 13.5 milyar dolar bir değer oluşturuyor.
Dünya narenciye üretiminde 6'ncı sırada bulunan İspanya, 3.7 milyon tonluk hacim ile ihracatta ilk sırada yer alıyor.
Türkiye ise toplam üretiminin yüzde 36’sına denk gelen yaklaşık 1.7 milyon ton narenciye ihracatı ile İspanya'nın ardından 2'nci sıraya yerleşti. Bu ürünlerden sağladığımız gelir ise yaklaşık 850 milyon dolar.
Dünyadaki toplam narenciye üretiminin dörtte birlik bölümünü (38 milyon ton) karşılayan Çin, en önemli narenciye üreticisi durumunda. Çin'i sırasıyla 20 milyon ton ile Brezilya, 12 milyon ton ile Hindistan ve 8 milyon ton ile Meksika takip ediyor.

Gelişmelerden umutlu olduğunu belirten Abdullah Özdemir, sektörün sorunlarını ise 9 ayrı maddede topluyor.
1- Narenciyeye verilecek ihracat desteği düşürüldü ve önümüzdeki dönem bu desteğin kaldırılması öngörülüyor.
2- Narenciyede son 5 yılda birim ihraç fiyatımız ton başına yüzde 27 azalarak 686 dolardan 503 dolara geriledi. Örneğin Güney Afrika'da fiyat yüzde 23 artarak ton başına 556 dolardan 685 dolara yükseldi. İspanya ise narenciyeyi hem Türkiye’den yaklaşık 2 kat yüksek fiyatla (945 dolar) satıyor hem de 5 yıllık süreçte birim ihraç fiyatı aynı seviyesini koruyor.
3- Narenciyede pazar talepleri doğrultusunda yeni tür ve çeşitler geliştiremiyoruz. Dünyada narenciye ürünleri arasında en çok talep gören ürün olan portakal, dünya narenciye ithalatının yüzde 45'ini oluşturuyor (Mandalina yüzde 31, limon yüzde 18 ve greyfurt yüzde 6). Türkiye’nin ise narenciye ihracatı içerisinde portakalın aldığı pay yüzde 24 (mandalina yüzde 41, limon yüzde 28, greyfurt yüzde 7).
4- Narenciyede pazar çeşitliliğimiz çok sınırlı, az sayıda pazara bağımlı durumdayız. Son yıllarda narenciye ihracatımızın yüzde 70’ini Rusya, Irak ve Ukrayna’ya gerçekleştiriyoruz. Dünyanın en önemli narenciye ithalatçısı ülkelerinden olan Fransa, Almanya ve Hollanda gibi ülkelere narenciye gönderemiyoruz. Zira bu pazarlarda İspanya ile rekabet edemiyoruz.
5- Türkiye’de ürün arzı sağlama dönemi (Eylül-Mart) rekabetçi ülkelere göre daha kısa. Narenciyede hasat süresinin erken, orta ve geççi çeşitlerle tüm sezona yayılması ile birlikte dış pazarda rekabet gücümüzün artması olası.
6- Narenciye üreticisinin kayba uğramaması için soğuk hava zinciri ve depolama önemli bir etken ancak soğuk hava depoları sayısı son derece sınırlı. Bu konuda yatırımların artırılması gerekiyor.
7- Narenciye üreticileri, üretimi zor şartlarda sürdürüyor. İhracatçı başabaş fiyatlarla dış pazarlarda rekabet ediyor. Narenciyede iç tüketim ve ihracat toplamı, üretim seviyenin altında kalıyor. Yani arz fazlası söz konusu. Narenciye tüketimi artırılmak zorunda.
8- Türkiye’de narenciye işleme sanayii emekleme safhasında. Dünyada sofralık narenciye ticaretinde 13.5 milyar dolarlık bir hacim söz konusuyken, endüstriyel narenciye ürünlerinin (meyve suyu, marmelat, reçel, konserve vb.) ticaretinde de 8.5 milyar dolarlık önemli bir pazar bulunuyor. Maalesef bu katma değerli pazardan aldığımız pay yüzde 0,5 bile değil (40 milyon dolar).
9- Narenciye ürünleri meyve suyu açısından endüstriyel talebe uygun değil. Narenciye ürünleri kullanılarak elde edilen meyve suyu ticaretinde diğer ülkeler ile rekabet edilemiyor. Çünkü sofralık narenciye ürünleri ihtiva ettiği meyve suyu oranı yönüyle endüstriyel talebi karşılamıyor. Yani, meyve suyu üretmek için sıkmalık açıdan beklenen standartları ve istenen verimliliği sağlayamıyor. Hatta bu nedenle narenciye üretiminde 8'nci sırada bulunan Türkiye, 12 milyon dolarlık narenciye meyve suyu ithal ediyor. Bu kapsamda öncelikle narenciye ürün deseninin endüstriyel talebe uygun olarak değiştirilmesi gerekiyor.
Özdemir, haklı olarak her sorun için onlarca soru soruyor: Dünya ne istiyor, biz ne üretiyoruz? Doğru ürün çeşitliliğini nasıl sağlarız?
Türk turistler İspanya’da harcama rekoru kırdıİspanya Turizm Ofisi Turespaña verilerine göre 2025 yılında 642 bin Türk turist İspanya’yı ziyaret etti ve toplam 872 milyon euro harcama yaptı. Kişi başına 1.943 euro harcama ile Türk turistler İspanya’da en yüksek harcama yapan turist grubu oldu.13 Mart 2026 Cuma 09:00ACENTELER
Skal Marmara Kulübü, “Şerbetçi Ali Baba”da iftarda buluştuSkal Marmara Kulübü’nün yeni yönetimi Başkan Mete Özmenç ile Türkiye’nin Şerbetçisi “Şerbetçi Ali Baba”da iftarda bir araya geldi.12 Mart 2026 Perşembe 20:00GEZİ
TBMM: Kartalkaya'da Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumlu değilTBMM Kartalkaya Araştırma Komisyonu raporunda, Kültür ve Turizm Bakanlığının sadece turizm tesislerinin belgelendirilmesi ve sınıflandırılmasında yetkili olduğunu bildirdi.12 Mart 2026 Perşembe 19:00KONAKLAMA
İTO’dan İstanbul için turizm çağrısı: Oda başı gelir artırılmalıİTO Başkanı Avdagiç, Türklerin yurtdışı harcamalarını yurt içinde tutan politikaların geliştirilmesi gerektiğini, vatandaşların turizme dair beklentilerini geliştirecek çalışmaların yapılması gerektiğini söyledi.12 Mart 2026 Perşembe 18:00DERNEKLER
Dolandırıcı acentelere 23 yıl men cezasıİngiltere’de faaliyet gösteren köklü seyahat acentesi Baldwins Travel’ın sahipleri, milyonlarca sterlinlik dolandırıcılık nedeniyle ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldı.12 Mart 2026 Perşembe 17:00ACENTELER
Türkler rotayı Avrupa ve Balkanlar’a kırdıABD ve İsrail’in İran’a saldırıları tatil rotalarını da değiştirdi. Körfez ülkelerinde tatil yapmak isteyen Türkler Ramazan Bayramı ve yaz tatili öncesinde rotasını Avrupa, Balkanlar ve Uzak Doğu’ya çevirdi.12 Mart 2026 Perşembe 16:00TURİZM
Tarihi SGK binası Mövenpick Old Town Oteli olduMövenpick Hotel İstanbul Old Town adıyla açılan tesis, Tarihi Yarımada’ya yakın konumuyla hem turistlere hem iş seyahati yapan ziyaretçilere hitap edecek.12 Mart 2026 Perşembe 15:00KONAKLAMA
İran’daki savaş Van turizmini vurduABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından Orta Doğu’da artan gerilim, Türkiye’de en çok İranlı turist ağırlayan şehirlerden Van’ı da etkiledi.12 Mart 2026 Perşembe 14:00DERNEKLER
Bacacı Yatırım Holding: Yüzde 30 büyüme hedefliyoruzBacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, 2026'da Üçlü Strateji: Verimlilik, Kurumsallaşma ve Çeşitlilik hedefledik ve ihracatta 100 milyon doları aşacağız" dedi.12 Mart 2026 Perşembe 13:30GASTRONOMİ
Savaş havacılığı vurdu: Bilet fiyatları fırladı, iflas uyarısı geldiOrta Doğu'daki savaş enerji piyasalarını vururken, havacılık sektörü de artan yakıt giderleri nedeniyle ağır darbe aldı. Asya'daki birçok havayolu şirketi bilet fiyatlarını artırırken bazı rotalarda da uçuşlar azaltılıyor.12 Mart 2026 Perşembe 13:00ACENTELER
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.