MARKETTEN ÜRETİCİYE KRİZ FATURASI
Hürriyet yazarı Vahap Munyar, dev market zincirlerinin her fırsatta para aldığı üreticiye şimdi de kriz destek faturası çıkardığını yazdı.

05 Ocak 2009 Pazartesi 14:20
Vahap MUNYAR- Hürriyet
İstanbul merkezli bir gıda şirketinin sahibi aradı:
Az önce Türkiye"nin önde gelen market zincirlerinden birinden "borç faturası" gönderildi. Faturadaki ifadeleri görünce ne yapacağımı bilemedim.
- Neden?
Bizim şirkete 900 TL "kriz destek" faturası kesmişler.
- Ne demek bu?
Ürünlerimizi raflarına koyduğumuz market zinciri, bizden istediği bedellere bir de "kriz destek" kalemi eklemiş. Dünyada ve Türkiye"de kriz var diye bizden ek bedel istiyorlar.
Şirketin sahibine sordum, dünya çapında da ağları olan dev marketlerden bazılarının üreticilerden istediği bedelleri sıraladı:
Raf bedeli.
Ciro primi.
Gondol bedeli.
Türkiye"de açılan mağaza bedeli.
Dünyada açılan mağaza bedeli.
Şirket sahibi, karşısına çıkan "kriz destek" adlı yeni yükü anlatmaya çalışırken, ben "Dünyada açılan mağaza bedeli"ne de takıldım:
"Dünyada açılan mağaza bedeli" ne anlama geliyor?
- Türkiye"de faaliyette olan dev market zincirlerinden biri, dünyanın herhangi bir ülkesinde açtığı her mağazaya karşılık, bizden de bedel istiyor.
Türkiye"de açılan mağaza için bedel istendiğini duymuştum ama dünyanın herhangi bir ülkesindeki mağazanın bedelinin talep edildiğini ilk kez sizden duyuyorum. Peki, sizin bu dev market zincirine verdiğiniz ürünler, onların dünyadaki başka marketlerine de gidiyor mu?
- Başka şirketlerin ürünlerinden gidenler var. Ancak, bizim ürünümüz Türkiye"de bile uzak noktalara pek gitmiyor.
Öyleyse sizden neden dünyadaki herhangi yeni bir market için bedel alıyorlar?
- İtiraz etmeye gücümüz yok. Onların rafında bulunabilmek için katlanıyoruz. Bu market zincirlerinden biri, verdiğimiz ürünün cirosunun yüzde 36-37"sini alıyor.
Alışveriş merkezleri ve marketler konusunda yasal düzenleme hazırlığı her gündeme geldiğinde, "Aman organize perakendeciyi kısıtlamayın. En sağlıklı ürünleri oralardan alıyoruz, üstelik tüm alışveriş kayda giriyor, Maliye rahatça vergisini alıyor" diyorum...
Ancak, onların kendilerine ürün veren özellikle küçük üreticileri köşeye sıkıştıran uygulamalarını duydukça da, "Kendi ayaklarına kurşun sıkıyorlar" diye düşünüyorum.
Üreticiye, "Rafdaki malın için bir de "kriz destek" bedeli ödeyeceksin" demek, hangi mantığa sığar?
Yine aynı üreticiye, "Dünyada açtığım mağaza için bedel ödeyeceksin" diye bastırmak, özellikle Avrupa ülkelerinde görülmüş bir tutum mudur?
Markette "şarap fiyatı indi" demeyi yasaklamak mahalle baskısı sayılır mı
BİR okurum, eylül-ekim-kasım aylarında marketlerde edindiği izlenimi, 28 Aralık"ta gönderdiği mesaja dökmüş: "Ben eylül-ekim-kasım aylarında marketlerde şarapta indirimli fiyatlardan yararlanarak 3-5 şişe alırım. Bu yıl (2008"i kastetiyor) baktım, hiçbir şarapta indirim yazısı yok."
Okurum, şarap raflarında indirim yazısı göremeyince, görevliye yönelmiş:
ÆŞarap reyonunuzda hiç "indirim" anonsu göremiyorum, neden? Şarapçılar indirim yapmadı mı yoksa?
-Artık tüm alkollü içkilerle indirim anonsu yapmak yasak.
Neden?
- Alkollü içkilerde indirim anonsunu market içinde bile yapmak "özendirmek" anlamına geliyormuş.
Peki fiyat indiğinde ne yapıyorsunuz?
- Yeni fiyatlar doğrudan etiketlere yansıyor o kadar.
Peki ben anons edilmeden indirimi nereden anlayacağım?
- Karar böyle efendim.
Okurum, durumu anlattıktan sonra mesajında bana, dolayısıyla ilgililere soruyu yöneltmiş:
"Alkollü içkide indirimli fiyat anonsunu market içinde bile yasaklamak da bir tür "mahalle baskısı" değil midir? Bu durum ticarette haksız rekabete girmez mi? Halkı bilgilendirmenin kime ne zararı olabilir ki?"
Soruyu tekrarlayayım: Markette "indirimli şarap" etiketini yasaklamak "mahalle baskısı" sayılır mı?
Yanıt vermek isteyen bir yetkili olursa, yayınlamaya hazırım...
İstanbul merkezli bir gıda şirketinin sahibi aradı:
Az önce Türkiye"nin önde gelen market zincirlerinden birinden "borç faturası" gönderildi. Faturadaki ifadeleri görünce ne yapacağımı bilemedim.
- Neden?
Bizim şirkete 900 TL "kriz destek" faturası kesmişler.
- Ne demek bu?
Ürünlerimizi raflarına koyduğumuz market zinciri, bizden istediği bedellere bir de "kriz destek" kalemi eklemiş. Dünyada ve Türkiye"de kriz var diye bizden ek bedel istiyorlar.
Şirketin sahibine sordum, dünya çapında da ağları olan dev marketlerden bazılarının üreticilerden istediği bedelleri sıraladı:
Raf bedeli.
Ciro primi.
Gondol bedeli.
Türkiye"de açılan mağaza bedeli.
Dünyada açılan mağaza bedeli.
Şirket sahibi, karşısına çıkan "kriz destek" adlı yeni yükü anlatmaya çalışırken, ben "Dünyada açılan mağaza bedeli"ne de takıldım:
"Dünyada açılan mağaza bedeli" ne anlama geliyor?
- Türkiye"de faaliyette olan dev market zincirlerinden biri, dünyanın herhangi bir ülkesinde açtığı her mağazaya karşılık, bizden de bedel istiyor.
Türkiye"de açılan mağaza için bedel istendiğini duymuştum ama dünyanın herhangi bir ülkesindeki mağazanın bedelinin talep edildiğini ilk kez sizden duyuyorum. Peki, sizin bu dev market zincirine verdiğiniz ürünler, onların dünyadaki başka marketlerine de gidiyor mu?
- Başka şirketlerin ürünlerinden gidenler var. Ancak, bizim ürünümüz Türkiye"de bile uzak noktalara pek gitmiyor.
Öyleyse sizden neden dünyadaki herhangi yeni bir market için bedel alıyorlar?
- İtiraz etmeye gücümüz yok. Onların rafında bulunabilmek için katlanıyoruz. Bu market zincirlerinden biri, verdiğimiz ürünün cirosunun yüzde 36-37"sini alıyor.
Alışveriş merkezleri ve marketler konusunda yasal düzenleme hazırlığı her gündeme geldiğinde, "Aman organize perakendeciyi kısıtlamayın. En sağlıklı ürünleri oralardan alıyoruz, üstelik tüm alışveriş kayda giriyor, Maliye rahatça vergisini alıyor" diyorum...
Ancak, onların kendilerine ürün veren özellikle küçük üreticileri köşeye sıkıştıran uygulamalarını duydukça da, "Kendi ayaklarına kurşun sıkıyorlar" diye düşünüyorum.
Üreticiye, "Rafdaki malın için bir de "kriz destek" bedeli ödeyeceksin" demek, hangi mantığa sığar?
Yine aynı üreticiye, "Dünyada açtığım mağaza için bedel ödeyeceksin" diye bastırmak, özellikle Avrupa ülkelerinde görülmüş bir tutum mudur?
Markette "şarap fiyatı indi" demeyi yasaklamak mahalle baskısı sayılır mı
BİR okurum, eylül-ekim-kasım aylarında marketlerde edindiği izlenimi, 28 Aralık"ta gönderdiği mesaja dökmüş: "Ben eylül-ekim-kasım aylarında marketlerde şarapta indirimli fiyatlardan yararlanarak 3-5 şişe alırım. Bu yıl (2008"i kastetiyor) baktım, hiçbir şarapta indirim yazısı yok."
Okurum, şarap raflarında indirim yazısı göremeyince, görevliye yönelmiş:
ÆŞarap reyonunuzda hiç "indirim" anonsu göremiyorum, neden? Şarapçılar indirim yapmadı mı yoksa?
-Artık tüm alkollü içkilerle indirim anonsu yapmak yasak.
Neden?
- Alkollü içkilerde indirim anonsunu market içinde bile yapmak "özendirmek" anlamına geliyormuş.
Peki fiyat indiğinde ne yapıyorsunuz?
- Yeni fiyatlar doğrudan etiketlere yansıyor o kadar.
Peki ben anons edilmeden indirimi nereden anlayacağım?
- Karar böyle efendim.
Okurum, durumu anlattıktan sonra mesajında bana, dolayısıyla ilgililere soruyu yöneltmiş:
"Alkollü içkide indirimli fiyat anonsunu market içinde bile yasaklamak da bir tür "mahalle baskısı" değil midir? Bu durum ticarette haksız rekabete girmez mi? Halkı bilgilendirmenin kime ne zararı olabilir ki?"
Soruyu tekrarlayayım: Markette "indirimli şarap" etiketini yasaklamak "mahalle baskısı" sayılır mı?
Yanıt vermek isteyen bir yetkili olursa, yayınlamaya hazırım...
Yorumlar
SON DAKİKA
İtalya'nın en iyi üç çiçek festivali ve çiçek halı geleneğiEn ünlü infiorata festivallerinden biri Sicilya'daki Noto'da düzenlenir ve genellikle ayının üçüncü haftasonunda yapılır.14 Mart 2026 Cumartesi 11:00MICE
İtalya, turizmi köylere yaymak için projeler geliştiriyorİtalya'nın En Güzel Köyleri Birliği , küçük İtalyan kasabalarında bulunan zengin tarih, sanat, kültür ve manzara mirasını tanıtmak amacıyla 2002 yılında ANCI Turizm Konseyi bünyesinde kuruldu14 Mart 2026 Cumartesi 10:00TURİZM
İspanya'nın 2030 turizm stratejisi: İnsan odaklı eko sistemİspanya Turizmi 2030: Sürdürülebilir bir geleceğe doğru yolculuk. Sadece rekor sayılar ve ziyaretçi sayıları değil, insanların, halkın, işletmeler ve gezginler için eko sistem.14 Mart 2026 Cumartesi 09:00DERNEKLER
2025'te en fazla iletişim yapan sektör hangisi?Faselis, 2025 verilerine göre, dijitalleşen dünyada haber portalı kullanımının zirveye çıktığını ve perakende sektörünün iletişimde liderliği elden bırakmadığını gösteriyor.13 Mart 2026 Cuma 21:00GÜNDEM
AVM sektöründe, ciro artsa da reel daralma yaşandı!Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) ile Akademetre Research tarafından hazırlanan AVM Endeksi 2025 yılı değerlendirme raporu yayımlandı.13 Mart 2026 Cuma 20:00KURUMSAL
Alkollü içkilerin satışına ve tanıtımına yasak geliyorAKP Grup Başkanı Abdullah Güler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni yasa teklifiyle alkollü içkilerin satışına ve tanıtımına yönelik kısıtlamaların genişletileceğini açıkladı13 Mart 2026 Cuma 19:00GASTRONOMİ
Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybettiDuayen tarihçi ve Hürriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. İlber Ortaylı'dan acı haber geldi. Prof. Dr. İlber Ortaylı, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.13 Mart 2026 Cuma 18:00GÜNDEM
Reklamverenler Derneği yeni yönetimini seçtiReklamverenler Derneği’nin 19. Olağan Genel Kurul Toplantısı 12 Mart 2026 tarihinde Dedeman İstanbul Hotel’de gerçekleştirildi...13 Mart 2026 Cuma 17:00DERNEKLER
Türkbükü'nde turizm tesisinde kapasite artışına onayTürkbükü Mahallesi’nde yapılması planlanan 60 odalı turizm konaklama tesisi kapasite artışı projesi için “ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)” kararı verildi.13 Mart 2026 Cuma 16:00KONAKLAMA
Bodrum’daki otel projesi için düğmeye basıldı,Dünyaca ünlü isimleri ağırlayan Amanruya’nın bulunduğu bölgeye yapılacak 108 odalı yeni otel projesi için ÇED süreci resmi olarak başlatıldı.13 Mart 2026 Cuma 15:15KONAKLAMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.