KYME ANTİK KENTİ ORTAYA ÇIKIYOR
Kyme Antik Kenti'nde İtalyan kazı ekiplerince yaklaşık 25 yıldır sürdürülen kazı çalışmaları son 4-5 yılda antik kentin ihtişamını gözler önüne sermeye başladı.

12 Eylül 2009 Cumartesi 14:30
İZMİR - İzmir'in Aliağa ilçesi Nemrut limanlar bölgesinde bulunan Kyme Antik Kenti'nde İtalyan kazı ekiplerince yaklaşık 25 yıldır sürdürülen kazı çalışmaları son 4-5 yılda kazandığı hızla antik kentin ihtişamını gözler önüne sermeye başladı.
Uzun yıllar İtalyan arkeolog Prof. Dr. Sebastiana Lagona ve ekibi tarafından yürütüldükten sonra bu yıldan itibaren bir başka İtalyan arkeolog Calabria Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Antonio La Marca başkanlığındaki kazı heyeti tarafından Kyme Antik Kenti'nde sürdürülen kazı çalışmalarında önemli ilerlemeler kaydedildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kyme Kazı Temsilcisi Nurhan Ülgen'in girişimleriyle İtalyan kazı ekibinin yanında bu yıl ilk kez Türk arkeologların da kazılarda yer aldığı Kyme'de, kentin agora ve sütunlu cadde ile konut yapılarının bulunduğu alanların yanı sıra kentin amfi tiyatrosu gün ışığına çıkar ılmaya başlandı.
Kazı çalışmalarına katılan Türk arkeologlardan Cenker Atila, Kyme Antik Kenti'nin MÖ 2 binli yıllarda Yunanistan'dan göç eden Aiol'ler tarafından kurulmuş çok önemli bir kent olduğunu söyledi.
İzmir'in kuzeyinden itibaren Aiol'ler tarafından kurulan bir çok kent arasında başkent niteliği taşıyan Kyme'nin, deniz kenarında oluşu ve verimli toprakları sayesinde çok gelişmiş bir şehir olduğunu anlatan Atila, kazılardan elde ettikleri bulgulardan yola çıkarak, o dönemde kentin yaklaşık 100 bin nüfusa sahip olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.
Atila, Kyme'de kazıların düzenli olarak yaklaşık 25 yıldır sürmesine karşın kazılara verilen önemin artmasıyla ancak son 4-5 yılda ilerleme kaydedilebildiğini ifade etti.
Cenker Atila , "Bütün çalışmaların 25 yıllık bir ge çmişi var ama son 4-5 yılda yapılan çalışmalar 20 yıldan daha fazla" dedi.
Antik kentte halen Ege Gübre ve İzmir Demir Çelik firmalarının sağladığı işçi desteği ile 4-5 sektörde birden kazı yapıldığını belirten Atila, şunları kaydetti:
"Bunlardan en önemlisi ilk defa tiyatroda çalışmaya başladık ve tiyatroyu tamamen ortaya çıkartıp restore edilip, belki ileride çeşitli etkinliklerin düzenleneceği bir alan haline getirmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda agorada kazı çalışmalarımız devam ediyor. Kent, Roma döneminde şehir merkeziyken, MS 2'nci, 3. yüzyılda terk ediliyor ve sonraki yüzyıllarda muhtemelen kutsal bir alan haline getiriliyor. Bunu da agora bölümünde ortaya çıkardığımız en erken kilise yapısından anlıyoruz."
Kazıların, Kyme Antik Kenti'nin işlevini tamamladıktan sonra üzerinde yakın dönem yerleşimlerine sahne olmaması nedeniyle çok iyi durumda olduğunu gösterdiğini ifade eden Atila, şunları kaydetti:
"Kazılarla çok güzel bir kent ortaya çıkacak. Çünkü ç ok tahrip görmemiş, biz arkeolojide kentin tabaka tabaka her evresinin üstü üste olmasına 'stratigrafi' diyoruz. Mesela Foça ve Urla'da bulunan antik kentler, bugün var olan şehirlerin altında kaldıkları için inşaatlarla çok tahrip görüyorlar. Bu kümede böyle bir tahrip olmadığı için bir kenti oluşturan bütün dini, resmi, sosyal ve sportif yapılar muhtemelen çok güzel korunmuş vaziyette. Bir tek tiyatromuz, çok dik bir yamaçta kurulu olduğu için zamanla erozyonlarla tahrip olmuş. Ama karşı yamaçta, villa olarak değerlendirebileceğimiz çok güzel bir Roma dönemi evimiz var. Hemen ileri tarafta çok güzel bir sütunlu caddemiz var. O açıldığında görsel güzelliği yüksek bir görünüm arz edecek. Sonuç olarak, bu kazılarla belki Bergama, Efes kadar olmasa da onlara çok yakın bir şehir elde edeceğimizi umuyoruz."
Atila, kazıların bu yılki bölümünün önemli buluntularından birisinin de MS 4-7. yüzyıllardan kaldığı tahmin edilen mezar alanı olduğunu bildirdi.
Geç Roma-Erken Bizans dönemi mezarların, kentin kutsal alan haline dönüştüğü dönemde inşa edilen kilise yapısının hemen bitişi ğinde bulunduğunu ve şu ana kadar sanduka tipinde 28 mezarın kazıldığını anlatan Atila, şöyle devam etti:
"Mezarların içlerinde değişik konumlarda gömülmüş iskeletlerle birlikte çeşitli sunular, ok uçları, cam parfüm şişeleri gibi değerli eserler bulundu. Özellikle bronz malzemeler çok fazla. Kadın mezarlarında parfüm şişesi, küpe gibi kadınlara yönelik eşyalar bulunurken, erkek mezarlarında da bıçak, ok ucu gibi erkekle, savaşla ilgili sunular bulunmakta."
Atila, mezarların ait olduğu MS 4-7. yüzyılların, bölgede savaşların, hastalıkların çok yoğun olduğu, Roma İmparatorluğu'nun artık gücünü yitirmeye başladığı, ikiye bölündüğü, Bizans'ın da tam olarak güçlü devlet haline gelemediği bir dönem olduğuna işaret etti.
Dolayısıyla bu dönemde halkın çok fakir olduğunu ve yerleş imlerin sürekli istilalara, isyanlara açık durumda olduğunu anlatan Atila, şu bilgileri verdi:
"Mezarlarımızın çoğu da bu döneme ait mezarlar. Muhtemelen ya hastalıktan ya da savaştan ölmüşler. Çünkü bir mezarda aynı anda 4 tane gömü gördük. Bu genelde çok nadir bir durumdur. Aynı anda ölmediği sürece bu tür sanduka mezar dediğimiz, bir kişi için yapılmış mezarlarda bir kişi gömü lür, fakat burada mezar bir kişiye göre yapılmış olmasına rağmen 4 kişi gö mülmüş. Bu dönemde çok yoğun ölüm olduğu için alan sorunu da var. Bu nedenle mezarlar üst üste yapılmış. Mezarlar 5-10 yıl öncekini tahrip ederek bir diğer mezarın üzerine yeniden yapılmış. Ama bu mezar, bize aynı aileden 4 kişinin birden öldüğünü gösteriyor. Çünkü, bu mezarda hiçbir iskelet bozulmamış, aynı şekilde korunmu ş. Bu mezarda hiç tahrip olmamış altta iki tane 15-20 yaşlarında çocuk, onların üzerinde de iki tane daha yaşlı iskelet bulduk. Bu, tabi antropolojinin ilgi alanı, hangisi erkek, hangisi kadın; ama muhtemelen anne, baba ve çocukları diye düşünüyoruz."
Kyme Antik Kenti'nde hızlanan kazı çalışmaları, bugüne kadar sadece bir sanayi kenti olarak bilinen Aliağa'ya yeni değerler katacak olması dolayısıyla yerel yöneticiler tarafından büyük bir dikkatle takip ediliyor.
Kazı alanını sık sık ziyaret ederek arkeologlardan çalışmalar ve buluntularla ilgili bilgi alan Aliağa Belediye Başkanı Ömer Turgut Oğuz da yaptığı açıklamada, Kyme'nin sadece Aliağa için değil, elde edilen bulgular ışığında Türkiye için önemli bir değer olduğunu söyledi.
Oğuz, Kyme'nin kazılarla ortaya çıkarılmaya başlanan amfi tiyatrosuyla, yamaçlardaki zengin evleriyle, agorası ve sütunlu caddesiyle görsel yönden görülmeye değer bir yer haline gelmeye başladığını ifade ederek, "Bizim de bu kentin artık tanıtımını yapmamız gerekiyor. Şimdiye kadar kazılarda bu h ızı yakalayamamışlar ama bundan sonra hız yakalandı, yerler tespit edildi. Sanıyorum 2-3 seneye kadar hem tiyatromuz, hem evler, hem meydan ortaya çıkacak ve burasının gelecek 2-3 senede bayağı ziyaret edilen bir yer olacağını tahmin ediyorum" diye konuştu.
Kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin de Aliağa'da sergilenmesini istediklerini belirten Oğuz, bunun için bir müze projesini hayata geçirmek için çalışma yapacaklarını bildirdi.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.