02 Nisan 2026
  • İstanbul10°C
  • Ankara10°C
  • Antalya11°C

KUZEY KORE KOMİK SAVAŞ ALARMI VERDİ

Kuzey Kore’nin yeni genç başkanı ortalığı karıştırmaya devam ediyor. ABD ile Güney Kore’nin müşterek tatbikatını bahane ederek, ülkesini alarma geçirdi.

Kuzey Kore komik savaş alarmı verdi

01 Nisan 2013 Pazartesi 11:34

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 1-6 Nisan 2013
İSTANBUL-
Dünya gündeminde Kuzey Kore’nin yeni genç başkanı ortalığı karıştırmaya devam ediyor. ABD ile Güney Kore’nin müşterek tatbikatını bahane ederek, ülkesini alarma geçirdi. Çin ve Rusya Kuzey’in safında yerlerini alıyorlar. Tıpkı Suriye krizinde olduğu gibi davranıyorlar.

TÜRKİYE RAPORU
TÜRKİYE BEKLİYOR: İMRALI SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Türkiye’nin gündeminde geçtiğimiz hafta üç önemli konu vardı. Birincisi malum İmralı Süreci devam ediyor.Bu konuda heyecanlı ve meraklı günler yaşıyoruz.

emen-erdogan.jpg

Başbakanın son TV oturumu dikkatle takip edildi. Katılan gazeteciler açısından başarısız denilebilecek söyleşiden bilmediğimiz iki şey çıktı. Birincisi “Pazarlık yapmadık” .İkincisi “silahlarını bırakıp giderler” .Buna rağmen vatandaş hala bazı tereddütler yaşıyor.
Başbakan öyle diyor ama bazı konuşmalarında da gündemde olmayan “eyalet sistemi” gibi yeniliklerden bahsediyor. O zaman işte kafalar karışıyor. İkinci konu yani silah bırakıp girmek üstüne BDP kanadından “konuşmamızda bu yoktu” sesleri yükseldi. Birde hükümetin çekilme konusunda “yasal düzenlemeye” niyeti olmadığını biliyoruz.
Erdoğan Hükümeti toplumun kabul edebileceği ufak tavizlerle bu terör sorununu çözerse kutlamak gerek.
Toplumun üzerinde durduğu en hassas konulardan biri Anayasadan çıkarılması düşünülen bazı değişmez hükümlerin akibeti…
Parlementoda AKP+BDP işbirliği ile bazı teşebbüslerin yapıldığı konuşuluyor. Gerçekten akil ve otorite 300 aydının anayasadaki bu değişiklikler konusunda yayınladıkları deklarasyona bütün kalbimizle katıldığımızı belirtelim.

Geçen haftanın gündeminde bir siyasi konu daha vardı. İsrael Mavi Marmara sebebiyle Obama'nın baskısı ile bizden özür diledi. Güzel bir başarı tabiiki kutlarız. Ancak bunu abartıp sakız yapmak çok yanlış bir hareketti. Hele Sn. Başbakan'ın bir nutkunda “Biz o kadar güçlü bir ülkeyiz ki İsrail bile bizden özür diledi” demesini hiç mi hiç anlayamadım.
Yani İsrail çok büyük ve güçlü bir ülkemi ki “bile” kelimesini kullandı. Bazen aşırıya kaçmamak ve dış politikayı iç politika malzemesi yapmamak gerekiyor.

S&P NOT YÜKSELTTİ
Ekonomik açıdan geçtiğimiz hafta ülkemizde iki önemli başlık vardı. Birincisi derecelendirme kuruluşu S&P ülkenin uzun vadeli kredi notunu BB’den BB+’ye yükseltti. Ancak hala yatırım yapılabilir ülke konumunda değiliz.Esasında Türkiye daha fazlasını hakkediyor diye düşünenler var. Gecikmişte olsa bu not yükseltme olayı piyasalara doping etkisi yaptı.S&P’nin çizdiği tablo not artırımı olmakla beraber tümüyle güllük gülistanlık değil. Yapılan açıklamada siyasetten kaynaklanan olumsuz etkilerine değinilerek, 2014 ve 2015 yılında yapılacak yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık (galiba Erdoğan’ın ikinci dönemine kalacak) seçimlerinin potansiyel risk olarak görüldüğü belirtiliyor.
Derecelendirme Kuruluşları ülkelerden prim alıyor
Talebelerim için duyurmak istediğim bir konu var. O da derecelendirme kuruluşları, yurtdışına tahvil ihraç eden ülkelerden eğer aralarında sözleşme varsa belirli bir komisyon alıyorlar. Bizim halen Fitch ve Moody’s ile var. S&P ile ratinglerinden şikayetçi olduğumuz için geçtiğimiz yıl feshetmiştik.

PPK FAİZ İNDİRDİ
Diğer ekonomik konu, geçtiğimiz hafta yapılan PPK Toplantısında faiz koridoru üst tavanının bir puan aşağı çekilmesi oldu. Piyasaların böyle bir beklentisi yoktu. Tabiiki mevcut faizleri düşürecek bir olay. Aynı zamanda mevduat faizlerine de baskı yapacak bir girişim. Nitekim Borsa bu kararla rallisine devam ederek haftayı 85.800 gibi yüksek bir irtifadan kapattı.

Bu arada mutlu haberi verelim. IMKB 4 Nisan’dan itibaren İstanbul Borsa olarak start alıyor. Mutlu olay Çırağan’da bir gala yemeği ile kutlanacak.
Bunun dışında ülkede geçtiğimiz hafta tartışılan bir diğer konu AB ile olan Gümrük Birliği oldu. 1995 yılında Tansu Çiller Hükümeti zamanında AB’ye neredeyse girdik gibi takdim edilen Gümrük Birliği bugüne kadar çok aleyhimize ve kaybımıza oldu. O zaman gümrük duvarlarının kaldırılmasından doğacak kaybımızın telafi edileceği söylenmişti. Ancak hükümetler bunun takipçisi olmadı. AB’nin üçüncü partilerle yaptığı ikili antlaşmalara da otomatikman girmek durumu nedeniyle durum aleyhimize oluyor.Şimdi konu gündeme taşınarak tartışma yaratılıyor. Bulanık suda balık avlanıyor.Bir netice çıkacağını tahmin etmiyorum.

AB RAPORU

GÜNEY KIBRIS TAMAM SIRADA KİMLER VAR?

1.20130401114139.jpg

Luxembourg Castle

AB’de Güney Kıbrıs sancısı şimdilik atlatıldı ama henüz bitmedi.100.000 Euro’nun üstündeki mevduatlardan %33.5 vergi alınmaya başlandı. Önümüzdeki günlerde daha farklı boyutlarda sorunlar yaşanabilir. Mevduatların büyük kısmı Yunan bankalarında veya tahvillerinde. Onların kaçışı gene sıkıntı yaratabilir. Vergi yarasını alan büyük mevduat kaçacaktır. Onların kaçışını bekleyen yeni talipler var ortalıkta. Doğu avrupanın bazı ülkeleri bu mevduatlara kucak açmış durumdalar.

MALTA VE LUXEMBURG ÖN SAFLARDA KONUŞULUYOR
Gündemde olan konu, sırada münferit kriz yaşayacak hangi ülkeler var sorusu.. Spekülasyonlar fazla. Malta ve Luxemburg ön saflarda konuşuluyor. Arkasından Estonya geliyor. Bunlar hernekadar aksini savunsalar, Kıbrıs’a benzemediklerini, bankacılık sistemlerinin sağlam olduğunu söyleselerde yakında yeni yardım paketlerine AB’nin hazır olması gerekeceği piyasalarda konuşuluyor.

2.20130401114236.jpg

Güney Kıbrıs krizi ve çözüm paketinin mahiyeti, AB tarihinin bir kara sayfasıdır dersek yalan olmaz. Mevduat faizinden vergi alabilirsiniz. Ama koskoca AB olarak mevduatlardan vergi alın diyorsanız tamam krizi çözersiniz belki ama hiç etik olmaz. Değişik bir servet vergisi ama oldu bittiye getirilen bir uygulama. Her ne kadar kesilen vergiler karşılığında çok uzun vadeli banka hisse senetleri veriliyorsa da bunların bir işlevinin olacağı pek sanılmıyor.Aynı şey diğer başka AB üyesi ülkelerinde de tekrar edilirse AB etik olarak kendinden çok şey kaybeder.
AB’nin bir diğer başağrısı hükümet krizi yaşayan İtalya. Muhtemelen seçim hükümeti kurulup tekrar seçime gidilecek.

ASYA RAPORU

UZAKDOĞUDA II.İNCİ KORE SAVAŞI MI?

Kuzey Kore’nin yeni genç başkanı ortalığı karıştırmaya devam ediyor. ABD ile Güney Kore’nin müşterek tatbikatını bahane ederek, ülkesini alarma geçirdi. Generalleri ile ABD’yi işgal planları üzerinde çalışan başkannın tavırları komik kaçmaya başladı. Yıldızını parlatmaya çalışan genç başkan pek fazla ciddiye alınmıyor. Hatırlanacağı gibi 1950-1953 yılları arasında iki Kore harbetmişler ve NATO bu savaşta Güneyin, Çin’de Kuzeyin yanında yer almıştı.


3.20130401114319.jpg

Bizde Türkiye olarak bu savaşa bir tugay asker göndermiştik. O harbin Kunuri savaşı Türk askerinin başarısı açısından destan gibi anlatılır.
İki Kore savaşır mı sorusuna şimdilik kimse ihtimal vermiyor. Ancak soğuk harp yıllarının tipik davranışı hemen kendini gösteriyor. Çin ve Rusya Kuzey’in safında yerlerini alıyorlar. Tıpkı Suriye krizinde olduğu gibi.

HİNDİSTAN GLOBAL BİR GÜÇ OLABİLİRMİ?
ABD’nin Afganistan’dan çıkması sırasında yara alan ABD-Pakistan ilişkilerinde Pakistan’ın yerini rakibi Hindistan kapıyor gibi gözüküyor.. Önce Obama’nın işadamları ile birlikte yaptığı çıkartma ve ABD Savunma Bakanının sonraki ziyaretiyle önem kazanan Hindistan ilişkilerinden ABD, Çine karşı hem bir askeri güç hem de güçlü bir ekonomik ortak yaratmak istiyor.

4.20130401114615.jpg

Bu haftanın Economist Dergisinde bu konuda bir araştırma yayınlandı. Konusu “Hindistan dünyanın dördüncü askeri gücü olmaya hazırlanıyor.” Bunu sorgulayan bir yazı.
Bilindiği gibi Hindistan Çin’den sonra nüfus olarak dünyanın ikinci kalabalık ülkesi. 1.2 milyar nüfus var. Halkın büyük kısmı günde 2 dolardan az bir para ile geçinmek zorunda. Yaptığım birkaç ziyarette bu fakirliği yakinen gördüm. Halk varoşlarda teneke barakalarda yaşıyor. Mumbai’nin teneke mahallelerini anlatan Oscarlı” Milyoner” filmi tam anlamıyla gerçeği yansıtıyor. Ülke olarak potansiyeli yüksek. Aç bir iç pazar var. Büyüme her zaman yüksek çıkabilir. Başarılı olduğu sektörler var. Mesela süt üretiminde dünyada birinci(süt veren hayvanları kesmiyorlar). Her sektörde hemen hemen varlar ve Mittal gibi büyük kuruluşlar milletlerarası düzeyde hareketli. Afrika’da giderek güçleniyorlar.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda ABD_Hindistan yakınlaşmasının ötesinde askeri bir anlaşmada gündeme gelebilir. Unutmayalım. ABD 2013 yılında arka bahçesi olan Uzakdoğu’ya ve Çin olayına odaklanacak. Kendisine yeni müttefikler arıyor.

PİYASALAR
Geçtiğimiz hafta borsa çok hareketli geçti. Haftayı 86800 gibi yüksek bir irtifadan kapattı. Bunda S&P yanında PPK’nın bir puan indirimi etken oldu denilebilir..Bu haftada gene hareketli bir hafta bekliyoruz. Faizlerin seviyesi belirli alışılmış verimlerin altına düşünce borsa tercihi ön plana çıkacaktır. Yeter ki Borsada yeterli derinlik olsun. Söylemek istediği şu. Amerikalı veya Avrupalı için mevduatına %1-2 verim yeterli olabilir. Onun alışkın olduğu verimlerdir. Bizde mevduat sahibi henüz düşük verimli faiz gelirlerine alışkın değil. Bir noktadan sonra dış gelişlerde iç mevduatlarda düşen faizinden etkilenecektir. Henüz oralarda değiliz.

5.20130401114655.jpg

Paskalya nedeniyle önemli dış piyasalar haftanın son iş günü kapalı idi. Bu hafta AB yakından izlenecek. İtalya ve diğer ülkelerden gelecek haberler takip edilecek. Güney Kıbrıs’ta mevduat çekilişlerinin seyri izlenecek. Paralar kaçıyor mu ona bakılacak. En önemlisi içerde İmralı Sürecine ilişkin gelişmeler takip edilecek.
Dolar geçtiğimiz haftayı 1.8102 olarak kapattı. Perşembe günü S&P ve G.Kıbrıs sebebiyle 1.81’e gevşeyen doların b1.8160-1.8170 aralığında devamı beklenirken son gün yükselerek haftayı Euro 2.23 parite 1.28 gibi bir sonuç verdi.
Faizler kısmı de olsa kazançlı çıktı. Nedeni not artışıdır diyebiliriz. 6.28 seviyesine dikkat çekiliyor. Yabancıların satıcı olmalarının etkisiyle orta vade de biraz yükseliş beklenebilir.
Ülkede bu haftadan başlayarak yaz saati uygulaması başlıyor. Güneş ışığından daha fazla istifade edeceğiz. Bahar İstanbul’a geldi gibi. Turistik yöreler sezon açılışlarına başladılar. Eğer bir aksilik olmazsa verimli bir turizm yılı bekliyoruz. Rezervasyonların çok iyi olduğu haberleri geliyor. AB krizi yendikçe turist sayısı artacak gözüküyor.

gs-real1.jpg

Ülkenin bu haftaki en önemli konusu Galatasaray Futbol takımının Real Madrid ile yapacağı kupa maçı. Ülke buna odaklanmış durumda. Son lig maçında derli toplu bir oyun ortaya koyan GS’ın kozları göz doldurdu. Galibiyet için niçin olmasın diyoruz. Haydi cim bom.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA