KAVAKLIDERE'DEN İKİ YENİ TAT
Kavaklıdere Şarapları, 3 bin şişelik ''Pendore'' ve 20 bin şişelik ''Cotes D'avanos'' iki yeni şarabı, piyasaya sunuyor.

02 Mart 2009 Pazartesi 13:30
ANKARA - Kavaklıdere Şarapları, şarap severler için geliştirdiği iki yeni şarabı, piyasaya sunuyor. Firmanın Manisa-Salihli yöresi üzümlerinden ürettiği sadece 3 bin şişelik ''Pendore'' ve Kapadokya yöresi üzümlerinden ürettiği 20 bin şişelik ''Cotes D'avanos'' şarapları, şarap severlerin damak sınavından geçecek.
Kavaklıdere Şarapları AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleri ile düzenlediği sohbet toplantısında, Kavaklıdere tarafından yeni piyasaya sürülecek 2 şarabı tanıtırken, sektörün durumu hakkında da bilgi verdi.
Eniştesi Cenap And tarafından 1929 yılında Ankara'da kurulan Kavaklıdere Şarapları'nın, Türkiye'de bir Türk girişimci tarafından kurulan ilk şarap işletmesi olduğuna işaret eden Başman, 1932'de bağları ve işletmeyi ziyaret eden Atatürk'ün, ''Rakıcı millete nasıl şarap içireceksin'' diye sorduğunu, Atatürk'ün kullandığı bir şarap fıçısının da koruma altına alındığını anlattı.
Anadolu'nun şarap üretim merkezi olmasına karşın, üretim ve ticaretin genellikle Rum ve Ermenivatandaşlar tarafından yapıldığını, mübadele döneminde ise bu işletme ve bağların Türklertarafından devir alındığını hatırlatan Başman, bir Türk girişimci tarafından kurulan Kavaklıdere'nin, bunlardan farklı olarak, sektörde öncü, lider ve sorumlu bir rol üstlendiğini kaydetti.
Şirket tarafından üretilen Çankaya şarabının üzümünün önceden Çankaya'daki bağlardan, Dikmen markasıyla piyasaya sunulan şarabın da Dikmen Bağları'ndan elde edildiğini, ancak artık bu bağların kalmadığını anlatan Başman, Kavaklıdere'deki bağlar ve tesislerde 1985'e kadar üretim yapan şirketin artık Akyurt'ta yeni üretim tesisi açtığını, halen, Türkiye'nin değişik yerlerinde 5 bin 500 dönümlük üretim alanına sahip olduklarını söyledi.
''Şarabın alkol olmadığını, bir tat, lezzet ve kültür olduğunu'' vurgulayan Başman, buna rağmen Türkiye'de şarap tüketiminin, ekonomik, sosyal, kültürel, dini nedenlerle artmadığını belirtti. Halen Türkiye'de kişi başına yılda 1 litre, Yunanistan'da 12-15 litre, Almanya'da 23 litre, Fransa, İtalya gibi ülkelerde 60 litre şarap tüketildiğine işaret eden Başman, şöyle konuştu:
''Türkiye'de yıllık tüketim 2 litreye çıksa, kimse şarap yetiştiremez. Şarap, tattır, lezzettir, kültürdür. Alkol için şarap almayın, bunun için kolonya bile içebilirsiniz. Alkol oranı daha yüksek olan rakı içmek günah görünmüyor ama şarap içmek günah sayılıyor. Üzüm üreten çiftçiler bile su gibi rakı ve viski içiyor. Biz üzüm alırken, (üzüm suyu yapacağız) diyoruz. Ama parayı verirken ne yaptığımızı sormuyorlar.''
Ekonomik krizi de değerlendiren Ali Başman, krizin dünyada şişirilmiş fiyat ve kazançların reel düzeye gelmesini sağladığını belirtirken, kendilerinin de işçi çıkarmamaya, optimizasyonu tutturmaya çalıştıklarını kaydetti.
Krizin etkisiyle, restoranlardaki şarap satışı düşerken, hiper marketlerdeki şarap satışlarının düşmediğini anlatan Ali Başman, ''Vatandaş restoranlarda şaraba 4 katı fiyat ödemek yerine, şarabını alıp evde içmeyi tercih etti. Bu nedenle, restoranlarda satışlar yüzde 15-25 arasında düşerken, hiper marketlerde fiyatlar düştü, satışlar ise yüzde 10 arttı. Restoranlarda votka ve rakı satışları, şaraba göre daha az düştü. Çünkü şaraba, bu ürünlere göre daha fazla fiyat farkı koyuyorlar'' şeklinde konuştu.
Yurt dışında otellerin bir kavı (şarap mahzeni) bulunduğunu ve çok değişik ürünleri bu kavlarda tutarak müşterilerine zengin bir seçenek sunduğunu, fiyatlarına da bu kavın maliyetine göre belirlendiğini ifade eden Kavaklıdere Şarapları Yönetim Kurulu Başkanı Başman, Türkiye'de ise böyle bir kavları bulunmadığı halde restoranların şaraba çok fiyat farkı uyguladığına işaret etti. Başman, yurt dışında Paris Ritz gibi 5 yıldızı bir otelin yıllık şarap bütçesinin 1 milyon avro olduğuna dikkati çekti.
-ÜRETİLEN ÜZÜMÜN YÜZDE 5'İ ŞARAP OLUYOR
Türkiye'nin dünyanın en büyük 4-5'inci üzüm üreticisi olmasına karşın bunun şaraba dönüşme oranının yüzde 4-5'te kaldığını, oysa Avrupa'da bu oranın yüzde 95 olduğuna dikkati çeken Başman, üzüm üretimindeki fazlalığa karşın, kaliteli, şaraba uygun üretimin az olduğunu vurguladı.
Başman, ''Dünyaya kendimizi, Öküzgözü, Kalecikkarası ve Narence gibi kendi üzümlerimizle ve tatlarımızla tanıtmamız lazım. Potansiyeli. Türk şarap üreticileri birlikte değerlendirmeli. Ama birbirimizle rekabet ederek kaliteyi aşağı çekiyoruz. Rekabette birbirimizi kırmaktan dışarıya gücümüz kalmıyor. Masa başında dost, sonra birbirini vuran insanlarla çalışamadığım için Şarap Üreticileri Derneği'nden ayrıldım'' şeklinde konuştu.
Maliyetlerin yüksekliği nedeniyle ihracatta rekabetin çok zor olduğunu belirten Başman,dövizdeki artışın bir miktar rekabet gücünü olumlu etkilediğini kaydetti.
Devletin sektörü desteklemek bir yana yüksek vergi ile köstek olduğunu ifade eden Başman, gelişmiş ülkelerde genellikle şaraba vergi uygulanmadığını, sadece alkol tüketimi yüksek olan ülkelerde tüketimin daha da artmasını önlemek amacıyla vergi konduğunu, bunun da alkol derecesine göre alındığını anlattı. Başman, söz gelimi rakının alkol derecesine göre 4 olan vergisinin şarapta 1 olması gerekirken, böyle olmadığını söyledi ve alkol derecesine göre vergi uygulanmasını istedi.
-''SEKTÖRÜN TALEPLERİ DİKKATE ALINMIYOR''
Kamunun sektörle ilgili düzenlemeler yaparken sektörün görüşünü almadığını savunan AliBaşman, ''TAPDK kurulduğu zaman yasa çıkacağı gün bize bilgi verdiler. Görüşümüzü sormadılar. Hiper marketlerde promosyon yasağı çıkarken de (kusura bakmayın böyle çıktı) dediler. Geçen yıl vergi ile ilgili düzenlemeler yapılırken, biz sanki düzgün üretim yapmayan firmaların abisi gibi rol üstlenir durumda kaldık'' diye konuştu.
Halen 10 binin üzerinde üreticiden üzüm aldıklarını, 500'e yakın çalışanları bulunduğunu belirten Başman, açıktan, faturasız satışların faturasını da kendileri gibi düzenli çalışan firmaların ödediğini söyledi. Yeni üretim projeleri için 10 yılda 30 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını, bu yatırımların geri dönüşünün de ancak 10 yılda sağlanabildiğini kaydeden Başman, şimdiye kadar yabancı ortağa sıcak bakmadıklarını, ancak kriz nedeniyle bakabileceklerini söyledi.
-''YABANCI ŞARAP İLE MÜCADELE ETMEK İÇİN ŞARAP İTHAL EDİYORUZ''
Türkiye'de insanların ithal şaraba özel bir ilgi duyduğunu, bu nedenle, şarap satışı yaparken, kendilerinin de bir miktar şarap ithal etmek durumunda kaldıklarını anlatan Kavaklıdere Şarapları AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman, ''Yabancı şarap ile mücadele edebilmek için, biz de üretimimizin yüzde 2'si kadar şarap ithal ediyoruz. Bu acı bir şey... Gelen şaraplar bizimkinden kaliteli değil, ama insanlar etiketine bakıyor. Ancak özellikle kriz dönemlerinde ülkelerin yerli ürünleri tercih ederek kendisini koruması gerekir. İthal şarap ile bizimki arasında fazla fiyat farkı yok. Ama bizimki daha kaliteli'' dedi.
Başman, şarap ithalatında da kayıt dışılık yaşanabileceğini işaret etti.
Şarapçılığın ve bağcılığın önemli bir bilgi birikimi gerektirdiğine işaret eden Başman, emekli bankacıların, inşaat firmalarının şarap ve bağcılık işine girmelerine ilişkin bir soru üzerine, ''Bunları bir hobi olarak görüyorum. Ne kadar devam ettirirler merak ediyorum. Şarap ve bağcılık, bizde şimdi aristokrasi olarak görülüyor. Ama kolay değil. Bir bağ yatırımının şaraba dönüşmesi en az 8-10 yıl sürer'' diye konuştu.
-İKİ YENİ ŞARAP
Kavaklıdere Şarapları tarafından yeni piyasaya sunulacak Pendore adlı ''şato şarabı'', Manisa, Salihli yöresi üzümlerinden üretilmiş. KDV hariç fabrika satış fiyatı 45 TL olarak belirlenen şaraptan, sadece 3 bin adet şişelenmiş.
Pendore'nin ''5 köy'' anlamına geldiğini belirten Başman, ''Şarabın fiyatından çok tadı daha önemli. Türkiye'de bu kalitede olmayıp daha pahalıya satılan bir çok şarap var'' dedi.
Kapodakya bölgesi üzümlerinden üretilen Cotes D'Avonos adlı şarap ise KDV hariç 25 liraya fabrikadan satılacak. Bu şaraptan sadece 20 bin adet üretilmiş.
Şarap kolleksiyonu yapıp yapmadığı ile ilgili bir soru üzerine Ali Başman, 1940'ta üretilen 48 şişe tatlı-serti hala koruduklarını belirterek, ''Bu şarapların fiyatı yok, çünkü satılık değil. En son 5 yıl önce bir tanesi içtim, bitmemesi için diğerlerini içmiyorum'' dedi.
Başman, bu şarabın bir şişesinin, bir müzayedede 500 TL fiyat bulduğunu anlattı.
Şarabın piyasadaki satış fiyatının yüzde 40'ını fabrika fiyatı oluşturduğunu, şarapta tanıtım maliyetinin çok yüksek olduğunu kaydeden Ali Başman, ''Piyasada şişesi 7 liraya satılan şarap var. Bunun yarısından fazlasının market karı ve vergi olduğu göz önüne alınırsa, üreticinin durumunu siz düşünün... Hiper marketlerin birleşmesinin faturasını, bütün üreticiler ödedi, biz ödedik'' diye konuştu.
Yılda 8 milyon litre (11 milyon şişe) satış yaptıklarını, 1970'lerde satılan şarabın yüzde 70'i beyaz şarap iken şimdi yüzde 70'inin kırmızı şarap olduğunu, bunun şarap tüketiminde bir yerleşme olduğu anlamına geldiğini ifade eden Başman, yemek kültürü ile şarabın ilişkisine dikkati çekerek, ''Bir yemek ile yanlış şarabı içiyorsanız, o şarap kötü olur'' dedi.
Şarabın baş ağrısı yaptığı ile ilgili bir soru üzerine Ali Başman, şu bilgiyi verdi: ''Şarap iyi değilse ve şaraphanenin koruma imkanları da iyi değilse, içine fazla kükürtdioksit koyarlar, o da baş ağrısı yapar.''
Otel dolulukları artıyor, ama gelir maliyetin gerisindeTÜROB Başkanı Müberra Eresin ana sorunun doluluk değil gelir olduğunu vurgularken, İTO Başkanı Şekip Avdagiç ise yüksek fiyat riskine ve iç turizmin stratejik önemine dikkat çekti.01 Ekim 2026 Perşembe 15:00DERNEKLER
Adana Lezzet Festivali "Yeşil Gastronomi" vizyonuyla açılıyor10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, 9-11 Ekim 2026 tarihlerinde Kebap Ezberini Bozarak Çukurova’nın Mutfak Mirasını Dünya Sahnesine Taşıyor01 Ekim 2026 Perşembe 14:00GASTRONOMİ
Antalya’da çocuk futbolu, Junior World Cup başlıyorÜçüncü kez düzenlenecek Junior World Cup Antalya (JWCA), 17–21 Ekim ve 22–26 Ekim 2026 tarihlerinde Belek’te gerçekleştirilecek.01 Ekim 2026 Perşembe 13:00MICE
T.C. kimlik kartları Müzekart oluyorBakanlık ile Türk Telekom arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen projenin Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsadığı belirtildi01 Ekim 2026 Perşembe 12:00TURİZM
Dimitris Manikis: Türkiye Wyndham için önemli bir büyüme pazarı Wyndham Hotels & Resorts, Türkiye’nin konaklama kültürünü, sektörün dayanıklılığını ve devam eden büyüme fırsatlarını 2026 İstanbul Turizm Fuarı’nda değerlendirdi.01 Ekim 2026 Perşembe 11:00KONAKLAMA
RAMS Global ve Marriott’tan İstanbul ve Gaziantep’e yatırımRAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül ile Marriott International Hotel Development Başkan Yardımcısı Ivan Kiseev İstanbul ve Gaziantep projelerini imzaladı01 Ekim 2026 Perşembe 10:00KONAKLAMA
Pekin Turizm'in sahibi Emre Pekin 51’ci yılını Prag’ta kutluyorPekin Turizm’in sahibi Emre Pekin 1975 yılından 2026 yılına gelene kadar “Neler yaşadım neler?” diyerek Türk turizminin yaşadığı krizli dönemleri özetledi.01 Ekim 2026 Perşembe 09:00ACENTELER
Sardes ve Bintepe’ye dronla havadan korumaKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sardes Antik Kenti ve Bintepe Lidya Tümülüsleri Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezinin açılışını gerçekleştirdi.30 Eylül 2026 Çarşamba 21:00TURİZM
İDO Ege’de büyümeye devam ediyorİDO, önümüzdeki yıl Yolculardan gelen talep doğrultusunda Bodrum-Kos hattında 6 günlük deneme seferleri başlıyor30 Eylül 2026 Çarşamba 19:00ULAŞTIRMA
Azerbaycan Turizm, Gebele destinasyonuni tanıttıAzerbaycan Turizm Bürosu Türkiye Temsilcilik Ofisi, Azerbaycan’ın gözde turizm merkezi Gebele’nin wellness, doğa, gastronomi, konaklama ve MICE olanaklarını İstanbul’da düzenlenen özel bir networking etkinliğiyle Türk turizm profesyonellerine tanıttı.30 Eylül 2026 Çarşamba 18:00MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.