02 Nisan 2026
  • İstanbul11°C
  • Ankara10°C
  • Antalya11°C

İSRAİL'DEN MAVİ MARMARA ÖZÜRÜ GELDİ

Netenyahu, Erdoğan'ı arayarak Mavi Marmara sebebiyle özür diledi ve Erdoğan'da özrü kabul etti., Bu açıklama Beyaz Saray'dan yapıldı.

İsrail'den Mavi Marmara özürü geldi

23 Mart 2013 Cumartesi 11:04

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomit Görünümü 25-30 Mart 2013
İSTANBUL-
Başkan Obama 2.ci döneminin ilk resmi ziyaretini İsrail'e yaptı. Bilindiği gibi İsrail ve Netenyahu seçimlerde Mit Romney'den yana tavır koymuşlardı. Bu gezi aradaki buzları çözmeye matuf . ABD -İsrael ilişkileri nevi şahsına mahsur bir dostluktur. ABD'ye hakim kuvvetli Yahudi lobisine şimdiye kadar hiçbir başkan direnememiştir. Medya ve finans dünyasına hakim yahudi lobisi, önemli konularda ABD Dış politikasına yön vermektedir.
Bu gezide Filistin lideri ile de görüşen Obama, daha sonra Krak Abdullah ile biraraya geldi. Ortadoğu'da hakim kuvvetli Iran baskısına bir nevi gövde gösterisi niteliği taşıyan gezinin en olumlu yanı, Obama'nın ısrarı ile Netenyahu, Erdoğan'ı arayarak Mavi Marmara sebebiyle özür diledi ve Erdoğan'da özrü kabul etti., Bu açıklama Beyaz Saray'dan yapıldı. Obama bu gezi sebebiyle Türk-İsrail ilişkilerini de düzeltmeyi amaçlamıştı.

FED VARLIK ALIMINA DEVAM EDİYOR

Geçtiğimiz hafta yapılan FED Toplantısından beklendiği şekilde 85 milyar dolarlık varlık alımına devam kararı çıktı. Gerçi FED Guvernörleri içinde muhalefet olmasına rağmen, Bernanke ağırlığı ile mevcut politikayı sürdürüyor. Piyasalar şimdilik bu konuda rahat olmakla beraber, dört beş ay sonra bunun değişeceği inancı var. Bernanke son konuşmasında politikanın ancak işçilik verilerindeki düzelme ile değişeceği mesajını verdi.
Bu arada Bernanke ilk defa kendisinin konumu ile ilgili olarak da konuştu. Gözüken o ki Obama Bernanke'nin devamını istiyor. Ancak kendisinin uzun süreli kalma niyeti pek yok. Ama her halükarda 2014 yılına kadar kalması ümit ediliyor.
Merak edilen konulardan biride Bernanke'nin ne kadar maaş aldığı?
Federal Reserve'inkurul üyelerinin maaşlarını Kongre belirliyor. Son duruma göre Başkan Bernanke yıllık 191.000 USD. Üyeler 172.200 USD ücret alıyorlar. Bernanke orta halli bir yahudi ailenin üç çocuğundan biri. Agabeyi hukukçu, kızkardeşi Beklee Muzik Okulunda Profesör ve kendiside Stanford’un ağır toplarından. Servetide galiba 2 milyon USD civarında.
Eğer ayrılacak olursa en kuvettli aday Lawrance Sumner. Clinton'un danışmanlarından ve Harvard Üniversitesi Rektörü. Bu arada belirtelim. Bernanke 1953 dogumlu yani henüz 60 yaşında.

AVRUPA BİRLİĞİ DURULMUYOR

Güney Kıbrıs sorunu pekçok şeyin üzerini öretse de geçtiğimiz hafta ortası Euro Bölgesi’nin iki devinden gelen büyümenin öncü göstergesi olan PMI dataları hayal kırıklığı yarattı.

emen2.20130323111554.jpg

Çin ile başlayan veri akışı Avrupa’da yönü tersine çevirdi. İlk veri Fransa’dan geldi. Bir süredir ekonomisi sinyal veren Fransa’da Mart ayı rakamları işlerin daha da kötüye gittiğini gösteriyor.
Fransa'da martta hizmet sektörü PMI 41.9 olurken bu ay için beklenti 44.0 idi. Mart ayı verisi bir önceki ay 42.7 gelen verinin de altında kalmış oldu. Mart’ta imalat sektörü PMI 44.3 beklenirken 43.9’a geriledi. Ülkede bileşik PMI ise 42.1 seviyesine düştü.
Bölgenin dev ekonomisi Almanya tarafında da durum pek iç açıcı olmadı. Almanya'da Mart’ta imalat sektörü PMI verisi bir önceki ayda 50.1 olurken yeni gelen veri 48.9’a gerileyerek 50.5 olan beklentinin de altında kaldı.
Hizmet sektörü PMI verisi 51.6 olurken beklenti 55.0 gelmesi yönündeydi. Mart verisi 54.1 olan bir önceki ayında altında kalmış oldu. Mart’ta bileşik PMI 51.0 olurken bir önceki ay 52.7 seviyesindeydi.
Durum Şanşölye Merkel'in seçim ortamına girmekte olduğu bir dönemde sıkıntı yaratacak günlere gebe. Merkel bir taraftan Rum Kesiminin sorunlarını gögüslerken seçmeninin öfkesini çekiyor, diğer taraftan gündemde olan İtalya nedeniylede rahatsızlığını ifade ediyor.

GÜNEY KIBRIS'IN RUM RULETİ

KARŞILIKLI RESTLER ÇEKİLİYOR.

Euro Bölgesi Çalışma Grubu arasında yapılan görüşmede Güney Kıbrıs’ın çıkışı masaya yatırıldı sözde. Tam bir blöf. Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası temsilcilerininde katıldığı Euro Bölgesi Çalışma Grubu arasında yapılan görüşmenin notları Reuters tarafından paylaşıldı. Görüşmede, bölgeyi olası Kıbrıs ekonomisinin çöküşünden izole etmek amacıyla uygulamaya konması planlanan sermaye kontrollerinin tartışıldığı bildirilirken, AB Bölgesi Kıbrıs için Troyka planını hazırlıyordu.


emen3.20130323111700.jpg

Hazırlanan plan üçlü troyka'nın ürünü. İlki tek bir oy alamamıştı. İkincisi daha ağır şartlar içeriyor. Bu da hayır çıkarsa ki galiba öyle olacak. Rum kesiminin pazartesi akşamına kadar bir çözüm üretmesi gerekiyor.
Gelen son haber oylamanın cumartesi gününe ertelendiği oldu.
Tahminimiz gelinen son noktada; 100.000 Euro mevduatın altı vergiden muaf tutulacak, sadece üstü vergilenecek. Bunun karşılığında AB 10 milyar Euro kredi verecek. Salı günüde bankalar çalışmaya başlayacak.

Özetlersek;
AB'nin yavru yumuşak karnı Güney Kıbrıs (büyüğü Yunanistan) beklenen patlamasını yaptı ve kara para aklama ülkesi olarak foyası ortaya çıktı. Özellikle Rus Oligarklarının servetlerinin yuvalandığı bu küçücük ülke, yılların birikiminin hesabını şimdi vermeye çalışıyor. Ama rum ruleti çalışmağa dönmeye başladı. Rusya mahrekli görüşmeler bütün hızı ile devam ediyor. AB karşısına rus blöfü ile çıkan rumlar galiba AB'ye pes dedirtecekler.
Yıllardır beslenen karaparanın önemli kısmının yunan bankalarının ve yunan hazinesinin tahvillerine yattığı biliniyor. Başta Yunanistan olmak üzere, Putin dahil herkes alertte. Moskova'nın hem kredisi hemde karaparaları sözkonusu.
Moskova'ya gelen Rum Kesimi Maliye Bakanı Michael Sarris, Rus meslektaşı Anton Siluanov'la görüşmesinde herhangi bir sonuç alamazken pazarlık masasında Gazprom'un olduğu ortaya çıktı.
Bu seyehatin diğer bir amacı Güney Kıbrıs'ın Rusya'dan aldığı kredinin durumu masaya yatırıldı
Rum heyeti, Rusya'dan 2016'da süresi dolacak 2,5 milyar dolarlık kredinin süresinin 2021'e kadar uzatılmasını ve yüzde 4,5 olan fazi oranının da düşürülmesi yanında ayrıca yeni bir uzun vadeli kredi talep ediyor.
Rus oligarklardan Mihail Prohorov, özel sektörün de Rum Kesimi'nin kurtarılmasında katkı sağlayabileceğini söyledi. Prohorov, "Eğer biz Kıbrıs'ta yaşanan krizin Rusya'yı etkilemeyeceğini düşünürsek, büyük hata yaparız." uyarısında bulundu.
Rum Kesimi'nde off-shore hesaplarda 50 milyar dolara yakın parası olan Rusya krizden en az zararla çıkmanın yollarını arıyor. Adanın doğalgaz rezervlerinin Rus enerji devi Gazprom'a devri de alternatif teklifler arasında yer alıyor.

İTALYA'DA NELER OLUYOR

GRİLLO ŞOVA BAŞLADI

İtalya'da siyaset shova dönüştü. Komedyen Grillo hükümet kurma yetkisi istiyor.
İtalya seçimler sırasında euro karşıtı söylemleri ve sert eleştirileri ile dikkatleri üzerine toplayan eski komedyen Beppe Grillo, Başbakan Giorgio Napolitano’dan hükümeti kurma görevi istedi.
İtalya’da seçimler sonrasında hala bir hükümetin kurulmamış olması ülke için politik riski arttırırken yeniden seçim sürecine girilmesinden korkuluyor. Özellikle aracı kurum raporlarında en kötü senaryo olarak yeniden seçimin gösterilmesi adayları yeniden harekete geçirdi.

emen4.20130323111800.jpg

En çok oy alan Bersani, hükümet kurma görevini başaramazken sürece el atan Napolitano dün yaptığı açıklamada, hükümetin kurulması için bütün çabasını harcayacağını belirtti. Bu açıklama sonrasında piyasaların Berlusconi’den sonra ikinci korkulu rüyası Grillo, hükümet kurmak için yetki istedi.
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi lideri hükümet programının bir parçası olarak Euro üyeliği için referandum isteyeceğini bir kez daha dile getirirken, Cumhurbaşkanı Napolitano'dan hükümeti kurma imkanı istediklerini ve hükümeti kurma kendilerine verilmesi gerektiğini belirtti.
Grillo, 5 Yıldız Hareketi’nin olmadığı bir hükümete güvenoyu vermeyeceklerini açıkladı. Piyasaların bir diğer korkulu rüyası Berlusconi ise merkez solun hem başbakan hem de cumhurbaşkanı seçemeyeceğini belirtti.
Bu arada güçlü bir hükümete ihtiyaç olduğunun altını çizen Berlusconi hükümeti kurmağa talip olduğunu belirtti. Dünya kamuoyu ve AB yetkililerinin favori adayı Bersani hükümeti kuramadı.

DRAGHİ : MUSLUĞU KESECEĞİM

ECB Başkanı Draghi, Güney Kıbrıs için yardım musluğunu önümüzdeki hafta bir gelişme olmaz ise keseceğini açıkladı. Beklenen AB'nin teklif etmiş olduğu IMF/ECB Planının kabulu. Ancak Rum Yönetimi buna yanaşmıyor ve karşılıklı restler çekiliyor.
İlginç olan Rum Kesiminin AB üyesi olarak Rusya ile olan ilişkilerinin bu derece ileri düzeyde olması garipseniyor. Kara para cenneti haline gelen Rum kesiminin durumu gerçekten merak edilecek gibi. Rusya'nın akdeniz'deki kalesi haline gelmiş durumdalar. Şimdide bunu kullanacaklardır.

ÇİN DOSYASI

ÇİN'İN YENİ LİDERİNİN STRATEJİK MOSKOVA ZİYARETİ

Şi Jinping, Çin cumhurbaşkanı olarak ilk yurtdışı ziyareti için Rusya'ya gitti.Çinli lider burada Rusya cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile biraraya gelecek. Şi, ziyareti öncesinde iki ülkeyi bir çok konuda aynı dili konuşan stratejik ortaklar olarak tanımladı. Şi Cinping, gezisi çerçevesinde Tanzanya, Güney Afrika ve Kongo'ya da gidecek.

emen5.20130323111842.jpg

Gezinin ilk durağı olarak Moskova'nın seçilmesi, Çin'in ABD'nin Asya'daki öncü konumunu dengeleme girişimi olarak görülüyor. Soğuk savaş sırasında karşı kamplarda yer alan Çin ile Rusya bir süredir yakınlaşıyor. Her iki ülke de Suriye'de Beşar Esad yönetimine yaptırım uygulanmasını öngören BM kararlarını veto etti.
Şi'nin Moskova temaslarında Suriye ve Kuzey Kore'nin de gündeme gelmesi bekleniyor. Ancak görüşmelerin esas ağırlık noktası büyük olasılıkla ekonomi ve enerji yatırımları olacak.
Çin dünyanın en çok enerji tüketen ülkesi. Rusya ise en fazla enerji üreten ülkelerden biri. İki ülke liderleri sembolik önem taşıyan görüşmelerinde aralarındaki işbirliğinin gelecek 10 yılda izleyeceği yolu belirleyecekler. Putin de Rus basınında yayınlanan mülakatında Çin ile Rusya arasındaki işbirliğinin daha adil bir dünya düzeni kurulmasını sağlayacağını söyledi.
Çin ve Rusya aynı zamanda Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika'nın da dahil olduğu BRICS grubunun üyesi. İki lider, BRICS ülkelerinin gelecek hafta Güney Afrika'da yapacağı doruk toplantısında bir kez daha görüşme fırsatı bulacaklar.

TÜRKİYE RAPORU

TÜRK BAYRAKSIZ NEVROZ KUTLAMALARI KAFALARI KARIŞTIRDI

Türkiye İmralı sürecine odaklanmış durumda. İlginç gelişmeler var. Nihayet Nevruz günü Terörist başının beklenen mektubu okundu. Satır aralarında mide bulandıran laflar gizli. Sanki 30 yıldır çetecilik yapan PKK hiçbir ödün istemeden yurdu terkediyormuş gibi bir hava yaratıldı.

emen6.20130323111932.jpg

Tutanakları okuyunca buna inanmak mümkün değil. Başbakan'da konuşmuyor. Daha dogrusu herkesin beklediği konulara değinmiyor. Bu bir pazarlık ise mutlaka birşeyler vadedilmiş olması gerekir diye düşünüyor insan. Nevruz kutlamalarına bakılırsa adamlar sanki bağımsız kürt devletini kurmuşlar ve zaferi kutluyorlar. Bu da değişik bir Habur idi. Yasak olmasına rağmen Apo posterleri ve bayraklarını sallandırdılar. Hatta kaleşnikof u ile dağdan gelip kutlamaya katılanlar bile vardı. Biz türklerde aval aval televizyondan seyrettik.

Financial Times ve diğer bazı ABD gazetelerinde pompalanan bazı haberler var. Önce “ABD harbetti. Türkiye parsayı topladı. Erbil'de türkler işi kaptı. “Arkasından FT'de son haber “Türkiye Petrole yaklaşıyor” diyor. Yani Erbil-Ankara dostluğu pekiştirilmeğe çalışılıyor. Erbil’in bizden başka nefes alacağı kapısı yok. Tecrit edilmiş gibi. Bunada inanmak mümkün. Çünkü ABD onuncu yılı dolan Irak işgalinden sonra Otonom Kürt devletini yarattı ve Irak'dan ayrıldı. Barzani Bağdat'ı dinlemiyor ve petrolu kendi kullanmak istiyor. Bağdat yakalasa bir kaşık suda Barzani'yi boğacak. Acaba Barzani'yi Türkiye'nin korumasına bırakabilirmiyiz senaryoları oynanıyor gibi geliyor.
İlginç olan 21 Mart Nevruz nutku idi. İslami birlik terennüm edilen nutuk'dan bizim yanar döner kalemşörler memnun gözüküyorlar. Bir ülkede ne kadar çok köşe yazarı varsa o ülke o ölçüde geri kalmış bir ülkedir. Çünkü biz cahil olduğumuz için anlayamayız. Onlar bizim adımıza okuyup anlatırlar. Mesela koskoca FT'de iki veya üç tane köşe yazarı ya vardır ya yoktur. Çünkü orada okuyucu okumuştur. Okuduklarını anlar.
O nedenle bizde allı şallı köşe yazarlarımız nutku nasıl telaffuz edecekler ve bize hapı nasıl yutturacaklar diye bekliyoruz. Patronlarının menfaatleri dogrultusunda ne yapmaları gerekiyorsa onu yapacaklar.
Tıpkı Vatikan'ın beyaz dumanı gibi. Hatta Medyanın amiral gemisi gidip Diyarbakir'da toplamış yazı işlerini.

Ama kazın ayağı öyle değil. Vatandaş gazetecinin ağzını tıkıyor beni yönlendirme diyor bu sefer. Camilerde, kahvelerde ve sokaklarda başka şeyler konuşuluyor. Oralarda Erdoğan'ın başkanlığının pazarlık konusu yapıldığı ve başka vaadlerden bahsediliyor. Sağır duymaz ise uydururmuş.Herşeyin hayırlısı diyelim. Bu sefer vatandaş etini ucuza ısırtmayacak anlaşılan.
Diğer taraftan önemli bir olay, MHP’nin bayrak mitingleri cumartesi günü Bursa’da başladı.

ADVENT INTERNATİONAL TÜRKİYE'DEKİ OFİSİNİ KAPATIYOR

Bunun dışında kapatılacak ofisler de olacaktır. Türkiye artık "kelepir" olmaktan çıkıyor. Yıllık bono faizi dün 6.25% oldu. Döviz sepeti 2.90 gördü.
Türkiye'de son dönemde daha yüksek sesle dile getirilmeye başlanan şirket değerlerinin aşırı yükseldiğiyle ilgili eleştiriler sürerken, dünya çapında 14 milyar dolarlık fon yöneten ve bir dönem unlu mamül markası UNO’yu ve İntercity Araba Kiralama A.Ş:'ni da alıp satan ABD'li özel sermaye fonu Advent International Türkiye'deki ofisini kapatma kararı aldı.
Türkiye'de şimdiye kadar üç büyük yatırım gerçekleştiren Advent International, bu kapsamda ekmek ve unlu mamuller üreticisi Uno, otomobil filolarını yöneten InterCity ve mobilya sektörü için üretim yapan Roma Plastik şirketlerine yatırım yapıp daha sonra satışını gerçekleştirmişti.

2010 YILINDA TÜRKİYE’DE OFİS AÇTI

2001 yılında Türkiye'ye yatırım yapmak için çalışmalarına başlayan şirket, 2010 yılında ülkedeki yüksek potansiyele istinaden Türkiye ofisini açmış ve operasyonlarını buradan yönetmeye başlamıştı. Ancak, son dönemde Türkiye'de faaliyet gösteren özel sermaye fonların sıklıkla şikayet ettiği yüksek değerlemeler Advent için de belirleyici oldu.

AVRUPA’DAN YÖNETECEĞİZ

Hürriyet'in sorularını yanıtlayan şirket sözcüsü yaptığı açıklamada, "Dinamik bir yatırım şirketi olarak getiri cazibesi yüksek olan alanlara yatırım yapmayı amaçlıyoruz. Bu nedenle de kaynaklarımızı bir yatırıma yönlendirmeden önce sıkı bir değerlendirme sürecini takip edip, satın alıp işlettiğimiz şirkette tatmin edici kârlar elde etme amacı güdüyoruz. Bu değerlendirmeler ışığında yaptığımız son stratejik gözden geçirmede Türkiye'deki ofisimizi kapatma kararı aldık. Bu ülkedeki faaliyetlerimizi sektörel bakış açısıyla Avrupa'daki faaliyet gösterdiğimiz diğer ülkelerdeki ofislerden yürüteceğiz" dedi.

TÜRKİYE’DE ŞİRKETLER PAHALI

Advent'ten gelen açıklamada, Türkiye pazarında oluşan rekabet dolayısıyla şirket değerlerinin beklentilerin üzerinde oluştuğuna da vurgu yapıldı.
Açıklama şöyle devam etti, "Türkiye'de hala büyük potansiyel var. Ancak, yoğun rekabetin yaşandığı bu pazarda son yıllarda doğru fiyatlarda yeterince satın alma fırsatı göremedik. Bu nedenle kaynaklarımızı mevcut şartlar altında bu piyasaya tahsis etmenin rasyonel olmadığını düşünüyoruz. Geçen 12 yılda Türkiye konusunda önemli bir birikim sağladık. Bundan sonra sektör odaklı bir bakış açısıyla bu pazara yaklaşacağız. Bu nedenle İstanbul'daki ofisimizi mart sonu itibariyle kapatıyoruz"
Advent International tarafından alınan Türkiye'den çıkma kararının gerekçesi son dönemde sıkça dile getiriliyor. Son olarak yine dünyanın en büyük fonlarından ABD merkezli Kohlberg Kravis Roberts (KKR), Türkiye’de fiyatların çok yüksek olması nedeniyle şu anda yeni yatırıma sıcak bakmadığını yine Hürriyet'e açıklamıştı.
Avrupa’da şirketlerin yıllık kârlarının 8 ile 10 katı fiyata satıldığını belirten KKR yetkilileri, Türkiye’de bu çarpanın 15-16 katına çıktığını bu nedenle yeni yatırım konusunda çok aceleci olmadıkları bilgisini paylaşmıştı.

PİYASALAR

BORSA

Terörün geleceği borsayı yakından ilgilendiriyor. Süreç gerçekten iyi netice verirse rating kuruluşlarının buna uzak kalmayacakları beklentisi var. Nitekim Fitch Türkiye Genel Müdürü Gülcan Üstay yaptığı açıklamada 2 yıl bekleme gibi koşullarının olmadığını belirterek gerekirse not artırımına gidebiliriz dedi. Tabii rerörün bitmesi ülkenin önünü açacaktır. Terör varkende biz onu hiçbir zaman önemsemedik. Ama dışardan bakışlar farklı. Dolayisiyle gelişmelere bağlı olarak yeni bir yükseliş dalgası beklenebilir.
FAİZLER
Gösterge tahvilde azalan yabancı ilgisiyle yukarı doğru bir trend mevcut. 6.20'ye kadar çıkan bir ortalama faiz gözlendi.
DÖVİZ
Dolar hariç bütün paralarda sorun var. Birtek dolar yükselmesine devam ediyor. Geçtiğimiz hafta 1.8270'e yükselen dolar/TL bu civarda yatay seyretti. Tabii parite önemli. Halen 1.29'da tutunmaya çalışıyor. Burada Güney Kıbrıs önem kazanıyor. Biz bu satırları yazarken Güney Kıbrıs AB'nin ikinci planını henüz oylamamıştı. Reddederse baskı dahada artacaktır. Onaylanırsa yukarı dogru hareket beklenecek. FED'in tutumu önemli. Tahvil alımına devam ediliyor.
Emtia fiyatlarında zayıflama seziliyor. Küresel risk iştahı zayıf. Sebep Güney Kıbrıs.

Bu hafta TCMB PPK Toplantısı var. Ancak piyasalar bir değişiklik beklemiyor. Faiz indirimi devam edermi merak ediliyor. Ancak beklentiler biraz ara verileceği ümit ediliyor. Önemli bir nokta şartlar faiz indirimini zorlayabilir ama ülkenin dış kaynağa ihtiyacı olduğu ortamda faizleride çok fazla aşağı çekemezsiniz diyenlerede hak vermek gerekiyor.
İşte Advent Fonu ülkeyi terkederken, fiyatların şiştiğini örnek gösteriyor. Yani ülke artık eskisi kadar cazip değil demek istiyor. O Cazibeyi kaybetmemek gerekiyor.

Esenlikle Kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır) .

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA