İRANDAN KAÇIRILAN PARA GERÇEK Mİ?
İrandan getirildiği iddia edilen 18.5 milyar dolarlık paranın Türkiye'yi IMF'den borç almaktan kurtardığı ve istikrar getirdiği iddiaları sürdü.

19 Eylül 2009 Cumartesi 10:00
MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü (21-27 Eylül 2009)
"İran: Türkiye'ye giren para araştırılsın.(BBC).
BBC, geçtiğimiz günlerde Guardian Gazetesinde yeralan aşağıdaki habere yer vermiş.
Guardian gazetesi, İranlı yetkililerin, Uluslararası Para Fonu IMF'ye Türkiye'ye girdiği iddia edilen 18 buçuk milyar dolar civarındaki kaynağı belirsiz paranın araştırılması başvurusu yaptığını duyuruyor.
Paranın Türkiye'ye kamyonlarla taşındığı iddialarına da yer veren gazetenin İstanbul'daki yazarı Robert Tait'in yazısından öne çıkan satırlar şöyle:

İRAN PARANIN İADESİNİ İSTEDİ
"Konu, küresel bir finans kuruluşunun soruşturacağı bir konu olmaktan çok bir Hollywood filmi senaryosunu andırıyor. Aralarında eski İran Dışişleri Bakanı İbrahim Yezdi'nin de bulunduğu üç muhalif İranlı siyasetçi IMF başkanı Dominique Strauss-Kahn'a bir mektup yazarak İran'dan kaçırıldığı iddia edilen bu paranın, ülkelerine ait olduğunu ve iade edilmesini istedi.
"İranlı işadamı İsmail Seferyan-Nasab'ın, bu miktarı nakit ve altın olarak Almanya üzerinden Türkiye'ye getirdiğini iddia etmesiyle birlikte dikkatler, Türkiye ekonomisine istikrar getirdiği belirtilen paranın kaynağı konusuna çevirdi. Türkiye medyasında çıkan haberlerde, bu miktarın, Başbakan Erdoğan tarafından geçen yıl açıklanan 18.5 milyar dolarlık miktarla da örtüştüğü belirtiliyor."
"Kaynağı belirsiz para Türkiye'yi IMF borcundan kurtardı"

TÜRKİYE'Yİ IMF'DEN KURTARDI MI?
Bazı iktisatçıların, "Bu para Türkiye'yi IMF'den borç almaktan kurtardı" dediğini aktaran gazete şöyle devam ediyor: "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu parayı Tanrı'nın inayetinin bir sonucu olarak açıklıyor gibi görünüyor. Türkiye Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz bu paranın İran parası olduğu iddialarını reddediyor.
"Bazı Türk iktisatçılara göre, bu para, hükümetin, yurt dışında varlıkları olan yatırımcıların, bu paralarını ceza ödemeden Türkiye'ye geri getirebilmeleri için ilan ettiği affın bir sonucu olabilir.
"Eski İran Dışişleri Bakanı, İbrahim Yezdi Guardian'a yaptığı açıklamada, "Paranın kendisine ait olduğunu söyleyen kişi, paranın İran'dan geldiğini söylüyor" dedi. İranlı siyasetçiler, IMF başkanına yazdıkları mektupta da,"paranın asıl sahibi İran ulusudur" diyor."

TÜRKİYE'NİN IMF'YE İHTİYACI VAR MI YOK MU?
Dünya Bankası ve IMF İstanbul Toplantısı yaklaşırken, Türkiye"nin IMF desteğine ihtiyacı var mı yok mu tartışması gündemdeki yerini koruyor. Başbakan dayatmacı tutumunu sürdürerek, ihtiyaç olmadığını her vesile ile belirtiyor. Orta Vadeli Programı açıklayan Babacan ise IMF kredisinin piyasa koşullarına göre çok ehven olduğunu belirtmeden geçemiyor. Hazine yetkililerinin de bu konuda IMF den yana oldukları biliniyor.

SİYASET VE EKONOMİ YÖNETİMİ ARASINDA ÇATIŞMA
Burada siyaset ile ekonomi yönetiminin çarpışması var. Siyaset özellikle Erdoğan bu koşullarda bir IMF kredisini istemiyor. IMF"nin bize uygulayacağı klasik şablona itirazı var. Seçime giderken üç yıl elini kolunu bağlayacak bir IMF anlaşması istemiyor. Ekonomi yönetimi de önünde rakamlar, ihtiyacı olan IMF desteğini istiyor. Global krizin halen devam ettiği günümüzde kredi bulmanın zorluklarını bilen, Hazine Yönetimi bu konuda ısrarını sürdürüyor. Ancak siyaset ve iktidar hırsı ağır basıyor.
Önümüzdeki günlerde İstanbul"da yapılacak Dünya Bankası-IMF toplantısında Başbakan gerçekleri, daha doğrusu giderek artacak bütçe açığını görüp, son kozlarını oynayıp ikili görüşeceği IMF Başkanından biraz daha serbest saha avantajı koparabilirse bu anlaşma imzalanır. Haydi hayırlısı.

TCMB FAİZLERİ İNDİRMEYE DEVAM EDİYOR
Tarihin en düşük TCMB faizlerine ulaştık. Gecelik borçlanma faiz oranını 7.75"den %7.25"e, borç verme faizini 10.25"den %9.75"e indirdi. Yapılan açıklamada son açıklanan verilere göre, iktisadi faaliyetlerdeki toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağına ilişkin görüş teyit edilerek, dış talep ve yurtiçi yatırım talebinin zayıf seyrini sürdürürken, istihdam koşullarında belirgin bir iyileşme görülmediği ifade edildi. İstihdam koşullarındaki olumsuz seyrin devam ettiği belirtilen açıklamada,faiz indirimlerinin büyüklüğü ve ne kadar süreceği toparlanmanın hızına bağlı olacak denilmektedir.

ORTA VADELİ PROGRAM AÇIKLANDI
Genel hatlarıyla gerçekçi bulunan ancak programın yaşanan ciddi kriz ortamında beklentileri karşılayamayacağı ifade ediliyor.
TÜSİAD Başekonomisti Ümit İzmen, krizden çıkış için genişlemeci maliye politikalarının bir süre daha kullanılmaya devam edileceğinin anlaşıldığına işaret ederek, vergi oranlarında değişikliğe gidilmeden, gelirlerde öngörülen artışın sağlanmasının zor olacağı ve bu durumda bütçe açığının öngörülenden daha yukarıda gerçekleşmesi beklenebilir, diyor.
Uzunca bir süredenberi beklenen mali kuralın hazırlıklarının 2010"da tamamlanacağının açıklanması, bütçe disiplininin ancak 2011 yılında tesis edileceğini düşündürmektedir. Bu program bütçe açığının nasıl finanse edileceğini müphem bırakmış. Kamu açığının büyüklüğü ve finansmanı, kamu borçlarının sürdürebilirliği ve büyüme, faiz, kur, enflasyon dengelerinin sağlanabilmesi açısından önem taşımaktadır.(TÜSİAD Açıklaması)
Anlaşılan o ki, bütçe açıkları ekonomik canlanmanın sağlayacağı vergi artışıyla daralacaktır.

SIKI MALİYE POLİTİKASI İLE KRİZDEN ÇIKILMAZ
Aynı konularda yorum getiren Güngör Uras ise, Sıkı maliye politikası ile krizden çıkamayız diyor. Uras yorumunda Kriz döneminden geçiyoruz. Üretim durdu. Üretimi harekete geçirebilmek için talebin uyanması gerekiyor. O zaman, bu olağandışı dönemde, olağandışı şok uygulamalara ihtiyaç var demektir diyor.
İşte bu dönemde (şimdiye kadar uygulanmayan) mali kuralı gündeme getirerek hükümetin bütçeyi ve iç borçlanmayı sınırlaması, kendi elini kolunu bağlaması demektir. Unutalım önümüzdeki yıl için mali kuralı. Şu üretimi canlandıralım, normal şartlar oluşsundiyor Uras.
Uras"a göre;
Hızlı büyümeye mecburuz,
Bu yavaş büyüme ile işsiz sayısını azaltamayız,

KILIÇDAROĞLU: FATURAYI EMEKLİLER VE İŞSİZLER ÖDEYECEK
CHP Başkan Yardımcısı Kılıçdaroğlu yaptığı basın toplantısında Faturayı emekliler, işsizler ödeyecek diyor. Faik Öztrak ile birlikte yaptıkları basın toplantısında, Öztrak; hükümetin ekonomiyi küresel dalgalara teslim ettiğini, dış açık ve kaynak bağımlısı haline getirdiğini söylerken, Kışıçdaroğlu, Türkiye, Avrupanın en büyük otobüz üretim merkezi iken, yurtdışından milyonlarca dolarlık otobüsler alındı.Böylece o ülkelerin krizlerini hafiflettik. Onların işçileri üretim yaptı.Biz 22.000 metal sanayi işcisine mecburi izin verdik.

TÜRKİYE IMF HEYETİNİ YUMUŞATMA GAYRETİ İÇİNDEDİR
Kılıçdaroğlu"nun bu yaklaşımı üzerinde durmak istiyorum.
Geçtiğimiz günlerde TSKB, bir İspanyol firmasına Türkiye"de hidroelektrik santral, HES yatırımı yapması için 50 milyar dolar kredi tahsis etti. Benim bildiğim yabancı sermaye için talebimiz kredi paketi ile birlikte gelmesidir. Yok çantasını alıp geliyorsa benim kendi müteşebbisim var. Ülkeye tahsis edilen bir imkanı bir yabancı firmaya kullandırmanın lojiğini anlayamadım gitti. Bildiğim kadarıyla HES yatırımı için sırada bekleyen dünya kadar Türk müteşebbisi de var.
Benim düşünceme göre;
Anladığımız kadarıyla, orta vadeli programa hakim olan sınırlayıcı hükümlerle Türkiye, IMF heyetini yumuşatma gayreti içindedir. Üstelik mali kuralı gündeme getirerek kendini bağlamak istemektedir. Bakın sizin bu konularda ısrarcı olmanıza gerek yok. Biz zaten öyle bir program hazırladık demek istiyor. Ancak seçime giderken Başbakan"ın IMF konusunda ne derece samimi ve istekli olduğu sorgulanabilir.
Türkiye Pazar gününden itibaren üç günlük bayram tatiline giriyor. Ancak dünya dönüyor.
Biz EMEN&EMEN Ailesi olarak bütün okurlarımızın bayramlarının şeker gibi olmasını dileyerek , haftaya Çarşamba günü tekrar buluşmak üzere esenlikler diliyoruz.
Esen Kalın.
(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
Haftanın Ekonomik Görünümü (21-27 Eylül 2009)
"İran: Türkiye'ye giren para araştırılsın.(BBC).
BBC, geçtiğimiz günlerde Guardian Gazetesinde yeralan aşağıdaki habere yer vermiş.
Guardian gazetesi, İranlı yetkililerin, Uluslararası Para Fonu IMF'ye Türkiye'ye girdiği iddia edilen 18 buçuk milyar dolar civarındaki kaynağı belirsiz paranın araştırılması başvurusu yaptığını duyuruyor.
Paranın Türkiye'ye kamyonlarla taşındığı iddialarına da yer veren gazetenin İstanbul'daki yazarı Robert Tait'in yazısından öne çıkan satırlar şöyle:

İRAN PARANIN İADESİNİ İSTEDİ
"Konu, küresel bir finans kuruluşunun soruşturacağı bir konu olmaktan çok bir Hollywood filmi senaryosunu andırıyor. Aralarında eski İran Dışişleri Bakanı İbrahim Yezdi'nin de bulunduğu üç muhalif İranlı siyasetçi IMF başkanı Dominique Strauss-Kahn'a bir mektup yazarak İran'dan kaçırıldığı iddia edilen bu paranın, ülkelerine ait olduğunu ve iade edilmesini istedi.
"İranlı işadamı İsmail Seferyan-Nasab'ın, bu miktarı nakit ve altın olarak Almanya üzerinden Türkiye'ye getirdiğini iddia etmesiyle birlikte dikkatler, Türkiye ekonomisine istikrar getirdiği belirtilen paranın kaynağı konusuna çevirdi. Türkiye medyasında çıkan haberlerde, bu miktarın, Başbakan Erdoğan tarafından geçen yıl açıklanan 18.5 milyar dolarlık miktarla da örtüştüğü belirtiliyor."
"Kaynağı belirsiz para Türkiye'yi IMF borcundan kurtardı"

TÜRKİYE'Yİ IMF'DEN KURTARDI MI?
Bazı iktisatçıların, "Bu para Türkiye'yi IMF'den borç almaktan kurtardı" dediğini aktaran gazete şöyle devam ediyor: "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu parayı Tanrı'nın inayetinin bir sonucu olarak açıklıyor gibi görünüyor. Türkiye Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz bu paranın İran parası olduğu iddialarını reddediyor.
"Bazı Türk iktisatçılara göre, bu para, hükümetin, yurt dışında varlıkları olan yatırımcıların, bu paralarını ceza ödemeden Türkiye'ye geri getirebilmeleri için ilan ettiği affın bir sonucu olabilir.
"Eski İran Dışişleri Bakanı, İbrahim Yezdi Guardian'a yaptığı açıklamada, "Paranın kendisine ait olduğunu söyleyen kişi, paranın İran'dan geldiğini söylüyor" dedi. İranlı siyasetçiler, IMF başkanına yazdıkları mektupta da,"paranın asıl sahibi İran ulusudur" diyor."

TÜRKİYE'NİN IMF'YE İHTİYACI VAR MI YOK MU?
Dünya Bankası ve IMF İstanbul Toplantısı yaklaşırken, Türkiye"nin IMF desteğine ihtiyacı var mı yok mu tartışması gündemdeki yerini koruyor. Başbakan dayatmacı tutumunu sürdürerek, ihtiyaç olmadığını her vesile ile belirtiyor. Orta Vadeli Programı açıklayan Babacan ise IMF kredisinin piyasa koşullarına göre çok ehven olduğunu belirtmeden geçemiyor. Hazine yetkililerinin de bu konuda IMF den yana oldukları biliniyor.

SİYASET VE EKONOMİ YÖNETİMİ ARASINDA ÇATIŞMA
Burada siyaset ile ekonomi yönetiminin çarpışması var. Siyaset özellikle Erdoğan bu koşullarda bir IMF kredisini istemiyor. IMF"nin bize uygulayacağı klasik şablona itirazı var. Seçime giderken üç yıl elini kolunu bağlayacak bir IMF anlaşması istemiyor. Ekonomi yönetimi de önünde rakamlar, ihtiyacı olan IMF desteğini istiyor. Global krizin halen devam ettiği günümüzde kredi bulmanın zorluklarını bilen, Hazine Yönetimi bu konuda ısrarını sürdürüyor. Ancak siyaset ve iktidar hırsı ağır basıyor.
Önümüzdeki günlerde İstanbul"da yapılacak Dünya Bankası-IMF toplantısında Başbakan gerçekleri, daha doğrusu giderek artacak bütçe açığını görüp, son kozlarını oynayıp ikili görüşeceği IMF Başkanından biraz daha serbest saha avantajı koparabilirse bu anlaşma imzalanır. Haydi hayırlısı.

TCMB FAİZLERİ İNDİRMEYE DEVAM EDİYOR
Tarihin en düşük TCMB faizlerine ulaştık. Gecelik borçlanma faiz oranını 7.75"den %7.25"e, borç verme faizini 10.25"den %9.75"e indirdi. Yapılan açıklamada son açıklanan verilere göre, iktisadi faaliyetlerdeki toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağına ilişkin görüş teyit edilerek, dış talep ve yurtiçi yatırım talebinin zayıf seyrini sürdürürken, istihdam koşullarında belirgin bir iyileşme görülmediği ifade edildi. İstihdam koşullarındaki olumsuz seyrin devam ettiği belirtilen açıklamada,faiz indirimlerinin büyüklüğü ve ne kadar süreceği toparlanmanın hızına bağlı olacak denilmektedir.

ORTA VADELİ PROGRAM AÇIKLANDI
Genel hatlarıyla gerçekçi bulunan ancak programın yaşanan ciddi kriz ortamında beklentileri karşılayamayacağı ifade ediliyor.
TÜSİAD Başekonomisti Ümit İzmen, krizden çıkış için genişlemeci maliye politikalarının bir süre daha kullanılmaya devam edileceğinin anlaşıldığına işaret ederek, vergi oranlarında değişikliğe gidilmeden, gelirlerde öngörülen artışın sağlanmasının zor olacağı ve bu durumda bütçe açığının öngörülenden daha yukarıda gerçekleşmesi beklenebilir, diyor.
Uzunca bir süredenberi beklenen mali kuralın hazırlıklarının 2010"da tamamlanacağının açıklanması, bütçe disiplininin ancak 2011 yılında tesis edileceğini düşündürmektedir. Bu program bütçe açığının nasıl finanse edileceğini müphem bırakmış. Kamu açığının büyüklüğü ve finansmanı, kamu borçlarının sürdürebilirliği ve büyüme, faiz, kur, enflasyon dengelerinin sağlanabilmesi açısından önem taşımaktadır.(TÜSİAD Açıklaması)
Anlaşılan o ki, bütçe açıkları ekonomik canlanmanın sağlayacağı vergi artışıyla daralacaktır.

SIKI MALİYE POLİTİKASI İLE KRİZDEN ÇIKILMAZ
Aynı konularda yorum getiren Güngör Uras ise, Sıkı maliye politikası ile krizden çıkamayız diyor. Uras yorumunda Kriz döneminden geçiyoruz. Üretim durdu. Üretimi harekete geçirebilmek için talebin uyanması gerekiyor. O zaman, bu olağandışı dönemde, olağandışı şok uygulamalara ihtiyaç var demektir diyor.
İşte bu dönemde (şimdiye kadar uygulanmayan) mali kuralı gündeme getirerek hükümetin bütçeyi ve iç borçlanmayı sınırlaması, kendi elini kolunu bağlaması demektir. Unutalım önümüzdeki yıl için mali kuralı. Şu üretimi canlandıralım, normal şartlar oluşsundiyor Uras.
Uras"a göre;
Hızlı büyümeye mecburuz,
Bu yavaş büyüme ile işsiz sayısını azaltamayız,

KILIÇDAROĞLU: FATURAYI EMEKLİLER VE İŞSİZLER ÖDEYECEK
CHP Başkan Yardımcısı Kılıçdaroğlu yaptığı basın toplantısında Faturayı emekliler, işsizler ödeyecek diyor. Faik Öztrak ile birlikte yaptıkları basın toplantısında, Öztrak; hükümetin ekonomiyi küresel dalgalara teslim ettiğini, dış açık ve kaynak bağımlısı haline getirdiğini söylerken, Kışıçdaroğlu, Türkiye, Avrupanın en büyük otobüz üretim merkezi iken, yurtdışından milyonlarca dolarlık otobüsler alındı.Böylece o ülkelerin krizlerini hafiflettik. Onların işçileri üretim yaptı.Biz 22.000 metal sanayi işcisine mecburi izin verdik.

TÜRKİYE IMF HEYETİNİ YUMUŞATMA GAYRETİ İÇİNDEDİR
Kılıçdaroğlu"nun bu yaklaşımı üzerinde durmak istiyorum.
Geçtiğimiz günlerde TSKB, bir İspanyol firmasına Türkiye"de hidroelektrik santral, HES yatırımı yapması için 50 milyar dolar kredi tahsis etti. Benim bildiğim yabancı sermaye için talebimiz kredi paketi ile birlikte gelmesidir. Yok çantasını alıp geliyorsa benim kendi müteşebbisim var. Ülkeye tahsis edilen bir imkanı bir yabancı firmaya kullandırmanın lojiğini anlayamadım gitti. Bildiğim kadarıyla HES yatırımı için sırada bekleyen dünya kadar Türk müteşebbisi de var.
Benim düşünceme göre;
Anladığımız kadarıyla, orta vadeli programa hakim olan sınırlayıcı hükümlerle Türkiye, IMF heyetini yumuşatma gayreti içindedir. Üstelik mali kuralı gündeme getirerek kendini bağlamak istemektedir. Bakın sizin bu konularda ısrarcı olmanıza gerek yok. Biz zaten öyle bir program hazırladık demek istiyor. Ancak seçime giderken Başbakan"ın IMF konusunda ne derece samimi ve istekli olduğu sorgulanabilir.
Türkiye Pazar gününden itibaren üç günlük bayram tatiline giriyor. Ancak dünya dönüyor.
Biz EMEN&EMEN Ailesi olarak bütün okurlarımızın bayramlarının şeker gibi olmasını dileyerek , haftaya Çarşamba günü tekrar buluşmak üzere esenlikler diliyoruz.
Esen Kalın.
(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
Yorumlar
SON DAKİKA
Tur şirketi iflas etti, 600 kişi Umre'de mağdur olduAK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci'nin girişimleri sonucu 177 kişi, Türk Hava Yollarına ait uçakla gece saatlerinde İstanbul'a geldi.05 Nisan 2026 Pazar 23:50ACENTELER
Fas turizme 3,5 milyar avro yatırım yapıyorFas Turizm Geliştirme Ajansı (SMIT) direktörü Imad Barrakad, bunu "krallıkta bugüne kadar gerçekleştirilen en önemli genişlemelerden biri" olarak nitelendirdi.05 Nisan 2026 Pazar 23:00KONAKLAMA
Ekonomi sınıfına yatırılabilen koltuklar geldiEkonomi sınıfında bulunan ve kanepe veya yatak benzeri düz bir yüzeye dönüşebilen üç koltuktan oluşan bir settir ; yolcuların tamamen özgürce uyumasına veya uzanmasına olanak tanır.05 Nisan 2026 Pazar 22:00ULAŞTIRMA
Gemide yapılan düğün töreni gökyüzüne taşındıAlmanya'da evlilik oranlarındaki düşüş, Eurowings,havayolu şirketini benzersiz bir hizmet sunuyor yöneltti. Düğün törenleri artık uçakta yapılıyor.05 Nisan 2026 Pazar 21:00ULAŞTIRMA
Ordu'daki tarihi Aya Nikola adası turizme kazandırılacakGeçmişi 1700'lü yıllara dayanan Aya Nikola adası için hazırlanan restorasyon ve çevre düzenleme projesinin, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığı belirtildi.05 Nisan 2026 Pazar 20:00TURİZM
Süper zenginler Türkiye ekonomisinin 2,5 katını saklıyorOxfam raporuna göre, süper zengin 8 milyon kişinin vergiden kaçmak için gizlediği servetleri 3,5 trilyon dolarla rekor büyüklüğe ulaştı. Bu, Türkiye ekonomisinin yaklaşık 2,5 katı.05 Nisan 2026 Pazar 19:00GÜNDEM
Anadolu'nun 106. yıl dönümü için 1920 Koşu YarışıAnadolu'nun 106. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk kez düzenlenen 1920 Koşu Yarışı, Pazar günü Ankara'da başladı ve Anıtkabir çevresinde 10 kilometrelik bir parkurda 1188 katılımcı koştu.05 Nisan 2026 Pazar 18:00MICE
Hawaiian Airlines pilotları sakallarını tıraş edeceklerHawaiian Airlines pilotları bu ay sakallarını tıraş etmek zorunda kalacaklar. Kokpitte sakal zaten uzun süredir yürürlükte olan FAA kurallarına aykırı olsa da, Hawaiian pilotları kültürel nedenlerden dolayı bu konuda bir istisnadan yararlanıyordu.05 Nisan 2026 Pazar 17:00ULAŞTIRMA
Petrole gelen sürekli zam pazarcı esnafı zorluyorManavgat'ta sabit ve seyyar pazarcı esnafı turistik Pazartesi, Perşembe ve Side Cumartesi pazarında sergi açan sabit ve seyyar pazarcı esnafı savaşın gölgesinde 2026 turizm sezonunu açtı.05 Nisan 2026 Pazar 16:00GÜNDEM
Hayırsızada’dan günümüze 'köpeksizleştirme siyaseti'1910 Hayırsızada Vakası, İstanbul’un sokak köpeklerini 'komşu' olmaktan 'tehdit'e dönüştüren 'köpeksizleştirme siyasetinin' kurucu anı olarak, toplumsal hafızada derin bir yara bıraktı.05 Nisan 2026 Pazar 15:00GÜNDEM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.