İNŞAATLAR SOSYAL DOKUYU BOZUYOR
THY'nin eski yönetim kurulu başkanı, ekonomist olan Karlıtekin, AVM ve gökdelenlerin Türkiye'nin sosyal yapısını bozduğunu söylüyor.

08 Temmuz 2013 Pazartesi 10:00
JALE ÖZGENTÜRK- Radikal
İSTANBUL - Candan Karlıtekin 1990'larda belediyecilik yaptı. 7 yıl THY'nin yükseliş döneminde yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttü. Aynı zamanda ekonomist olan Karlıtekin, AVM ve gökdelenlerin Türkiye'nin sosyal yapısını bozduğunu söylüyor.
Candan Karlıtekin AK Parti iktidarının önemli bürokratlarından biriydi. Türk Hava Yolları’nın 7 sene yönetim kurulu başkanlığını başarı ile yürüttü. Yönetim anlayışı nedeniyle anlaşmazlık ortaya çıkınca istifa etti. 1990’larda İstanbul Belediyesi’nde de yöneticilik yapan Karlıtekin, yakın zamanda Londra hukuk eğitimi aldı. Taze mezun. Bu arada Gezi Parkı olayları öncesinden iktidarın inşaat ağırlıklı projelerini eleştiren Karlıtekin, son olarak da 3’üncü köprünün israf olduğunu Twitter hesabından açıklamıştı. Karlıtekin’le sohbetimiz kentleşme üzerinde yoğunlaştı.
THY’den ayrılalı iki yıl oldu. Neler değişti hayatınızda?
Şehir Üniversitesi’nin kuruluşunda yer aldım. Ders veriyorum. Özbakan Makine adlı şirketimle çelik konstrüksüyon inşaatlar yapıyorum. Bir de 2009’da başladığım Londra’da Nothingam Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. Hukuk sosyal bilimlerin anası, her eve lazım. İktisat doktorası yaptığım için hukuk nosyonun eksikliğini hissettim hep açıkçası. Başından beri ihtiyacım vardı.
Nerede kullanacaksınız hukuk eğitimini?
Bu eğitimle kendimi yeniledim. İstersem New York barosuna bağlı bir büro açabilirim. Siyasilere danışmanlık yapacaksam daha derin şeyler söyleyebilecek durumdayım artık. Ayrıca Türkiye küreselleştikçe ilişkiler artıyor, anlaşmazlıklar da artacaktır. Burada ciddi piyasa görüyorum.
Şehir Üniversitesi’nin hedefi nedir?
Öğrenci sayımız 2 bin. Kısa sürede 4-5 bin öğrenciye ulaşacağız. 8 binde stabil olur. Yüksek lise mentalitesinin dışına çıkmak için canla başla çalışıyoruz. Sosyal bilimler, toplum yönetim bilimleri, mühendislik fakültesi, iletişim ve İslami İlimler Akademisi var.
Twitter’da bir süredir sizi izliyorum. Gezi olaylarının çok öncesinde AVM ve gökdelen yapılaşmasına karşı tepkileriniz vardı. Siz eski bir belediyecisiniz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şehirlerimizin bir mimari karakteri yok. Son yıllarda AVM’ler gökdelenler, siteler koca bir kütle geliyor. Hiçbir plan yapılmadan. Otoparkı, giriş çıkışı düşünülmeden. Şehir planları yapılıyor ama sık sık değişiyor. Planlar parsel parsel yapılıyor. İtiraz çıkarsa olmadı o bakanlıktan bu bakanlığa geçsin imar yetkisi.
Bu inşaat tutkusunun nedeni nedir? Rant paylaşımı mı?
Rant peşinde koşan insanlara bir şey diyemem. Benim de arsam olsa daha fazla isterim. Benden bunu beklemeyeceksin. Genel olarak herkesin menfaatini dengelemekle yükümlü olan kamu yöneticileridir. İnşaat tutkusunun nedeni ise şu: İktidarın üzerinde sandık baskısı var. 4 yılda bir gelecek. Bir şeyler yapmak zorundasınız, yapmadığınız zaman başarısız olacaksınız.
Son 10 yılda büyük bir furya var inşaat sektöründe ama…
Şöyle bir etki var: 2000’li yılların başında dünyada inanılmaz bir finansal genişleme oldu. Dalga dalga bütün dünyaya yayıldı. Ve Batılı ülkelerde getiri yüksek olmadığı için bu paranın zekatı bile bizim gibi ülkelere yetti. Bu paralar gelince her yer bakir. Bugünden yarına getiri getirecek işler bu işlerdi. Biz denetimsiz, kontrolsüz sonuçlarını düşünmeden planını yapmadan bu işin içinde bulduk kendimizi. Biz süreci götürmedik süreç bizi yönetti. Sorun buradan kaynaklanıyor. Bu para gelince ne olacaktı? Roket teknolojisine gidecek hali yok. İlk elde inşaat, dağıtım kanallarının yeniden gözden geçirilmesi gibi projelere aktı. AVM yaparken bu şehrin makro planını düşünmedik. Bir yere AVM girdi esnaf yok oldu. Kamu yöneticileri gelişmelerin peşinden sürüklendiler.
Gezi Parkı olaylarının taşları böyle mi döşendi?
Gezi Parkı olayı bir gün sadece çadır yakmaktan patlamadı. O olmasaydı bu sosyal tansiyon başka bir gerekçe ile başka bir yerden patlayacaktı.
Gerilim bitmedi sürüyor. Nasıl düşecek bu tansiyon?
Sosyal gerilimin düşmesinin bir tek tarafı var. İnisiyatif kamunun elindedir. İktidar burada bütün bu olayların ardında kim olduğuna art niyetine bakmadan etkilenmedensoyutlayıp, sosyal tansiyonun neden kaynaklandığını görüp gerekçeleri ortadan kaldırması lazım. Sivil toplumun çeşitli kesimlerini ikna ederek çözemezsiniz bunu. Bunu yapacak esneklikteler. Toplum da buna zaman tanımak zorunda.
Gezi Parkı olaylarına siz nasıl yaklaştınız?
Gezi Parkı olayı aklıma bir şey getiriyor. Benim çocukluğum Şehremini, Bayrampaşa ve Fatih’te geçti. Topkapı hayatımın parçasıydı. Bölgenin canlılığını bilirim. 1994’te belediyede göreve başladım. Tayyip Bey’ın başkan olmasının hemen ardından ben de iştirakler dairesi başkanı oldum. Bel-pet vardı bana bağlı. Topkapı’dan kaldırdım. Ne oldu? Surlar etkilenmesin diye araç trafiğinin yer altına alınmasına karar verildi. O günkü aklımla bu bana çok cazip geldi. Ama artık Topkapı diye bir şey var mı İstanbul’un hayatında yok.
Taksim projesi de böyle mi olacak?
Bir meydana intikal eden araçlarla canlılık sağlanır. Araç geçişini yer altından yaptığınızda üstü ölüyor. Orada çok araç var diyorsanız, kısıtlamak mümkün. Taksiler girer, turistik, belediye otobüsleri girer. Yüksek fiyata stiker satarsınız kendini ağa gören de bastırır parasını alır istediği gibi girer o bölgelere. Onu da şehrin güzelleştirme fonuna aktarırsın. Ama meydanla aracın ilişkisini kestiğinde o meydanı öldürürsün.
Fizibilite yapılmadan mı yapılıyor bu işler belediyede nasıl yürüyor?
Şimdi nasıl yürüyor bilmiyorum ama. Ben şöyle izah edebiliyorum. Ekonomiyi canlı tutmak için inşaat birinci derecede. Ama buralar çok özel noktalar. İnşaatı ivmelendereyim doğru bir yaklaşım ama bunun istisnası yok mu? Bu mantığın içine Taksim projesini sokamazsınız. Bu yaklaşım revize edilmesi gereken bir yaklaşım.
Toplumun ortak zenginlikleri bir anlamda soylulaştırma projeleriyle toplumdan kopuyor değil mi?
Paran kadar konuş noktasına geliyor tabii. Bu doğru bir gelişme değil. Böyle giderse herkes birbirine haset ederek bakar. Gökdelen projeleriyle, sitelerle gittikçe sosyal doku parçalanıyor. Komşuluk ilişkilerinin yok olduğu bir ortam doğıuyor.
Bu sarmaldan kurtulmak için ne yapılmalı?
Bütün her şeyi, kartları yeniden karmamız lazım. Toplumun mutabık kalmadığı çözümleri masaya yatırmak gerek. İş insan yerleşimlerinden başlıyor. Yıllar önce habitatı yapmıştık ama o zaman konuştuk bitti. Artık ben dedim oldu olmuyor. Ben kendi evimde demir yumruk yapamıyorum ki. Uzlaşma gerek. Herkes elini vicdanına koysun ben evimde kendi fikrimi zorla kabul ettiremiyorum ki topluma ettireyim. Bu işlerin erbabı var, onlara sorulmalı.
3. havalimanına gerek yok
Üçüncü havalimanına da israf dediniz… İstanbul kuzeye doğru büyüyecek. Ne diyorsunuz?
İstanbul’un genel imarı büyüklüğü ile ilgili bir makro karar verilmesi lazım. Başbakanımız bir zaman vize konulsun demedi mi. Büyütmeyi kentsel dönüşümle yapıyorsunuz. Bir de kuzeye, Avrupa’ya doğru büyütüyorsunuz. Bu kesinlikle kabul edilmemeli. İstanbul büyümemeli, kuzeye doğru hiç büyümemeli. Üçünçü köprü de, tüp de yetmez. İstanbul’un bu kadar yoğunlaşması güvenlik açısından bile çok tehlikeli. 3. havalimanına gerek yok. Zaten iki havalimanı ile 120 milyon yolcu kapasitesine ulaşıyorsun.Gökyüzü açısından da uygun değil. 7-8 sene para almayacaksınız ama oraya ulaşmak için milyarlarca dolar yatırım yapacaksınız?
Türkiye'nin medikal ve kayak turizmine ilgi yükseldiYandex Türkiye'ye göre 2025'te Rusya ve BDT pazarında Türkiye'nin medikal, kayak ve konaklama turizmine ilgi yükseldi01 Nisan 2026 Çarşamba 21:00MICE
Andrea Bocelli’nin Romanza 30. Yıl için İstanbul'a geliyorDünyaca ünlü tenor Andrea Bocelli, Romanza 30th Anniversary World Tour kapsamında 30 Mayıs2026 akşamı İstanbul’da sahne alacak01 Nisan 2026 Çarşamba 20:00MICE
Yunanistan'dan Türk vatandaşları için vize kararıYunanistan, Türk vatandaşlarına Ege adalarında uygulanan ekspres vize kolaylığını bir yıl daha uzattı. Uygulamanın 12 adayı kapsadığını bildirildi.01 Nisan 2026 Çarşamba 19:00TURİZM
İbrahim Canliel, Air Astana Group’un CEO’su olduAir Astana’nın deneyimli ismi İbrahim Canliel, bugün itibarıyla Air Astana Group’un yeni İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak göreve başlamıştır.01 Nisan 2026 Çarşamba 18:00ULAŞTIRMA
2025'te Antalya'ya 120 bin Letonyalı turist geldiAntalya'ya 2025 yılında gelen 17 milyon 450 bin turistin 120 binini Baltık ülkesi Letonyalı turistler oluşturuyor.01 Nisan 2026 Çarşamba 17:00TURİZM
TUI raporu: Bilgi odaklı seyahatlere artan ilgi artıyor2.000 katılımcıyla yapılan TUI Lernreisen Raporu 2026 adlı temsili araştırma, Almanların öğrenme odaklı seyahatlere güçlü ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor01 Nisan 2026 Çarşamba 16:00TURİZM
Turizmin yeni hedefi: Belirsizlik çağında yönü değişiyorArtan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlik turizm sektöründe güveni en önemli rekabet unsuru haline getiriyor01 Nisan 2026 Çarşamba 15:00TURİZM
İstiklal Caddesi, 2025'te 107 milyonla rekor kırdıCushman & Wakefield I TR International tarafından hazırlanan ve Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi ve Nişantaşı raporunda doluluk oranları 2025'te de seyrini sürdürdü.01 Nisan 2026 Çarşamba 14:00TURİZM
easyJet: Türkiye, Kıbrıs ve Mısır rezervasyonlarda düşüşİngiliz hava yolu şirketi easyJet, Türkiye, Kıbrıs ve Mısır yönüne yapılan rezervasyonlarda düşüş beklendiği konusunda uyarıda bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 13:00ULAŞTIRMA
Heritage İstanbul'da tarihi yarımadanın hafızası sunuluyorBu yıl 9. kez ziyaretçilerini ağırlayan "Heritage İstanbul Restorasyon, Arkeoloji, Müzecilik, Kütüphanecilik Teknolojileri Fuar ve Konferansı" Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi'nde başladı.01 Nisan 2026 Çarşamba 12:00MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.