İLBER ORTAYLI: TURİZM DERKEN ÇEVREYE DİKKAT!
Alman seyahat acenteleri başkanı “Alman turistler buraya tarih ve tabiat satın almaya geliyor. Tahrip edilmiş bir tabiat ve saygısızca silueti silinen bir tarihi eser Türkiye’deki turizm kapasitemizi düşürür” demişt

30 Ocak 2022 Pazar 10:21
İSTANBUL - İlber Ortaylı Hürriyet'te turizmde çevrenin korunmsının önemli olduğunu yazdı. İlber Ortaylı'nın yazısı şöyle:
Alman turizm seyahat acenteleri başkanı bir toplantıda “Alman turistler buraya tarih ve tabiat satın almaya geliyor. Tahrip edilmiş bir tabiat ve saygısızca silueti silinen bir tarihi eser Türkiye’deki turizm kapasitemizi düşürür” demişti. Bu doğru bir sözdü. Türkiye tabiatını iki önemli unsur yok ediyor; birincisi, etrafı kirleten ve tahrip eden sanayi tesisleri getirdikleri gelirden çok hayat tarzında büyük facialar yaratıyorlar. İkincisi sınırsız ve şuursuz şehirleşmedir.
Topkapı Müzesi müdürlüğüm zamanında, Kültür Bakanımız olan sayın Atilla Koç okul arkadaşlığından gelen bir yakınlıkla beni konunun haricinde o günkü toplantılarından birine davet etti. Toplantı Atilla Koç’un Alman turizm seyahat acenteleri başkanıyla görüşmesiydi. Görüşme heyetler halindeydi ve enformeldi. Atilla Koç zeki bir devlet memuru, hızlı okuyan biridir. Bu konuşmada da bu görülüyordu. Yalnız seyahat acenteleri başkanının öne sürdüğü ifade kesindir. “Alman turistler buraya tarih ve tabiat satın almaya geliyor. Tahrip edilmiş bir tabiat ve saygısızca silueti silinen bir tarihi eser Türkiye’deki turizm kapasitemizi düşürür”, doğru bir sözdü. Bu alanda ilginç önerileri olan biri Türkiye turizminin öncü simalarından Mukadder Sezgin’dir. 21 Ocak’ta kaybettiğimiz Mukadder Bey için gelecek hafta bir yazımız çıkacak.
BİR AN ÖNCE ZİYARET EDİLMELİ
Etkisini dünyanın başka köşelerinde görüyoruz. Venedik gittikçe Wagner ve Thomas Mann gibi seyyahların meditasyon, içe çekilme ve düşünme alanı olmaktan çıkıyor. Kitlelerin istila ettiği yerler turizm gelirini düşürmekle kalmıyor, edebiyat dünyasının kültürel etkileşiminin de dışına çıkmaya başlıyor. Uzun süre dünyaya kapalı kalan Isfahan ve Yezd gibi kültürel merkezler yakında bu gibi turistik alanlara dönüşebilirler. Onun için Türk turistlerin bir an evvel oraları gidip ziyaret etmesini, aslında silueti iyi korunan bu ülkeleri ve şehirlerini gözleyerek örnek almasını temenni ediyoruz.

İKİ ÖNEMLİ UNSUR
Türkiye tabiatını iki önemli unsur yok ediyor; birincisi, yaptığından çok gürültü koparan sanayi alanları, kirleten ve etrafı tahrip eden sanayi tesisleri getirdikleri gelirden çok yarattığı hayat tarzına daha büyük facialar yaratıyorlar. Dilovası öyledir. Güney Almanya’daki ecza sanayi şehirleri, Ludwigshafen gibi, böyledir diyeceksiniz ama değildir; karşı tedbirler de alınıyor.
İkincisi sınırsız ve şuursuz şehirleşmedir. Şehirleşmenin yanlış hedeflere yönelmesi, Marmara Bölgesi’ni, hatta sadece İstanbul Yarımadası’nı hedeflemesi feci olgular meydana getirdi. Türkiye, İstanbul’u mütarekede kaybetmedi. Savunmasını ve geri almasını bildi ama asıl içimizden çıkan açgözlülük, plansızlık ve “adam sendecilik”le gerçekleşen sanayi yer seçimi ve şehirleşme pek yenilecek düşman gibi görünmüyor.
HAYVANCILIK ŞART
Maalesef her türlü sorun tabii bir tahriple sonuçlanıyor. Zeytin bölgelerinin yanında yanlış bir zirai getiri olan yonca tarımına önem veriliyor. Bu zeytinleri tahrip eden, böcekleri ve sinekleri celbeden ama asıl önemlisi su kaynaklarını kurutan, köylüye zahmetsizce geçici bir gelir getiren faaliyetlerdir. Doğu Anadolu tamamıyla hayvancılıktan istifa etmiş bir bölgedir. Oysa Türkiye hayvancılığı zaruridir, şarttır. Belirgin su kaynakları lüzumsuz biçimde hidroelektrik tesislere dönüştürüldü. Bunun zararını çeken en başta Karadeniz’in kendisi oluyor. Karadenizliler Karadeniz’i tahrip ettiler.
Sokaklara ve ormanlara bırakılan sahipsiz zavallı köpekler kendi aralarında hayat savaşı veriyor, çeteleşiyor ve ormanın çeteleşme faaliyetleri olmayan hayvanlarını yok ediyorlar. Hiç kimse orada tahrip edilen, bu çetelere yem olan tilkilerin, sansarların vb. hayvanların nasıl bir çevresel tahrip yaratacağını, ekoloji zincirinde nasıl bir kopukluk meydana getireceğini hesaba katmıyor.
Kaç tane sanayici dedi: “Devletin baskısı ve kontrolü olsa açıkça daha sıkı bir arıtma sistemi kurarız ama bu konuda bir gevşeklik var. Bizimkiler de işe girişmiyor.” Kısmi ve yüzeysel kontrollerin yapıldığı arıtma sistemlerinin, denizlerimizin baş derdi olduğu açık. Bir gerçek daha var, Türkiye denizleri çabukça kirlenmeye çok müsait. Bu böyle olmasa bizim neslin hayatı içinde yüzmeyi öğrendiğimiz kıyılar doldurulmaz, Marmara bir kimyevi atık cehennemine dönüşmezdi. Çukurova’daki Adana dönüşüm sanayii (doğrudan doğruya çöplük deposu kabulü demektir) bölgeyi ve hiç kuşkusuz Akdeniz’in o parçasında büyük bir kirlenmeyi de birlikte getirecek.
SORUNLAR ELE ALINMALI
Siyasi partilerin çevre sorunlarını ya ele almamaları yahut da yasak savar gibi programlarında cümlelerle geçiştirmeleri usandırıcıdır. Zaten iktidardayken hiçbir parti bu konuda ciddi tedbirler almadı. Kıyıların korunması, halka açılması prensibine bir zaman solculuk diye bakıyorlardı. Neyse ki General Francisco Franco onlardan çok daha ileri giden tedbirler aldı da bu işin faşizme ya da sosyalizme bağlı bir keyfiyet olmadığı anlaşıldı.
Şehirlerin varoşlarının bile betonlaşması bu kirlenmenin en önemli parçasıdır. Birçok yerde İstanbul’un ve Ankara’nın eski gecekonduları özlenir hale geldi. Daha çevreseldiler, psikolojik bakımından sahipleri için daha rahat yerlerdi. Türkiye nüfusu dengesiz, bölgeler arasında nüfus hareketliği bakımından büyük farklılıklar var. Bu belki geçici bir dönemi ifade ediyor ama yakın gelecekteki kalıntıları yaşamı düzeltilemez hale getirecek.
Önümüzdeki seçimlerde Türk seçmeninin en çok dikkat etmesi ve sorgulaması, partilere birebir hesap sorması gereken konu çevrenin korunmasıdır.
Bedavacı “influencer”lardan bıktı, yasak koyduKanarya Adaları'ndaki bir restoran, "her şey bedava" diyen influencer'lardan bıktı ve girişine astığı bir tabela ve sosyal medya hesaplarından yaptığı bir duyuruyla, içerik üreticilerinin ( influencer) girişini yasakladığını açıkladı09 Ağustos 2026 Pazar 11:00GASTRONOMİ
TUI, yeni marka ile 'düşük maliyetli' segmente girdiTurizm devi, TUI orta ve üst segmentteki prestijini tehlikeye atmamak için ana markasından ayrı bir marka olan Sundeals'ı İngiltere'de piyasaya sürüyor.09 Ağustos 2026 Pazar 10:30ACENTELER
Tuna'dan Wehrmacht askerleri ve motosiklet çıkarıldıBudapeşte'de Tuna'nın su seviyesi öylesine düştü ki, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma kalıntılar ortaya çıkıyor; bir motosikletin yanı sıra iki askerin naaşı da çıkarıldı.09 Ağustos 2026 Pazar 10:00GÜNDEM
Kruvaziyerde, suç hikayesi temalı turlar ve çikolataDünyanın dört bir yanındaki filolara katılmaya hazırlanan çok sayıda yeni gemi ve hem yeni hem de geri dönen yolcuları çeken temalı rotalar sayesinde, kruvaziyer sektörü canlılığını koruyor.09 Ağustos 2026 Pazar 09:00ULAŞTIRMA
Tarihin En Eski Aşkı, Eski Şark Eserleri Müzesi’ndeDünyanın bilinen ilk aşk şiirinden Kadeş Barış Antlaşması’na kadar insanlık tarihini değiştiren gizemli hazineler, büyüleyici ve modern bir sergileme konseptiyle ziyaretçilerini bekliyor.08 Ağustos 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Turistler Sünnet Düğününde Pistin Tozunu Attı!Dizilerde izledikleri Türk kültürünü birebir yaşama şansı bulan İsviçreli, Fransız, İngiliz ve Avustralyalı turistler, Kapadokya'da katıldıkları sünnet düğününde halay mendilini kapıp saatlerce dans etti.08 Ağustos 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
THY’nin Çalışan Sayısı 36 Bin 482’ye UlaştıTürk Hava Yolları (THY), 2026 yılı ikinci çeyrek faaliyet raporunda güncel insan kaynakları verilerini açıkladı. Şirketin çalışan sayısı bir yılda yüzde 3 artarak 36 bin 482'ye yükselirken, THY ekosistemindeki toplam istihdam 100 bin kişiyi aştı.08 Ağustos 2026 Cumartesi 13:00ULAŞTIRMA
Konya'ya göl manzaralı 10 katlı otel inşa edilecekKonya'nın devasa gölünü içinde barındıran Beyşehir ilçesinde yeni bir proje daha gündeme geldi. Belediye, 10 katlı sağlık ve turizmi içinde barındıracak oteli yatırım gündemine aldı08 Ağustos 2026 Cumartesi 12:00KONAKLAMA
Akdeniz’de plastik alarmı! Akıntılar Alanya’ya taşıyorAkdeniz, plastik atıklar yüzünden alarm veriyor. Alanya kıyıları tam bir plastik havuzuna döndü. Araştırmalar, ilçedeki bazı noktalarda kirliliğin Akdeniz’deki mevcut kirliliğin 60-65 kat üzerinde olduğunu gösteriyor.08 Ağustos 2026 Cumartesi 11:00GÜNDEM
Turist artışında OECD ülkelerinde dördüncü sıradayızTürkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak salgın öncesine kıyasla en güçlü büyüme gösteren ülkeler arasında yer aldı08 Ağustos 2026 Cumartesi 10:00TURİZM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.