HAREM DAİRESİ'NDE YAZILAR
Yerli ve yabancı turistlerin merakla gezdikleri Topkapı Sarayı'nın Harem Dairesi, kapılarını basına açtı; duvarlarda cariyelerin yazıları ortaya çıktı

06 Şubat 2009 Cuma 09:30
İSTANBUL - İstanbul'u ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin merakla gezdikleri Topkapı Sarayı Müzesi'nin sırlarla dolu mekanı Harem Dairesi, gazetecilere gezdirildi. Harem Bölümü sorumlusu Doç. Dr. Canan Cimilli, Harem'in, sanıldığının aksine bir eğlence yeri değil, bir eğitim kurumu olduğunu söyledi. 
Cimilli'nin verdiği bilgilere göre, "Dokunulmaz", "gizlilik" ve "mahremiyet" anlamına gelen Arapça bir kelime ile adlandırılan Harem, sadece İslam devletlerinde ve Osmanlı'da değil, Asur ve Bizans saraylarında da bulunurdu. Padişahın, devlet yönetimiyle ilgili mekanlardan ayrı olarak özenle korunan aile yaşantısının gereği olarak oluşturulan haremde, sultanın annesi, kız kardeşleri ve eşlerinden oluşan ailesi yaşamaktaydı.
Fatih Sultan Mehmet döneminde, 1478 yılında Topkapı Sarayı tamamlandığında, burada "Harem-i Duhteran" denilen küçük bir harem oluşturuldu. Belli bir süre padişahlar aileleriyle Beyazıt'taki eski sarayda kalıyor, ancak yönetimle ilgili konuları görüşmek üzere Topkapı Sarayı'na geliyorlardı.
Bazı kaynaklarda Kanuni Sultan Süleyman'ın eşleri Gülfem Hatun ve Hürrem Sultan ile birlikte zaman zaman bu sarayı kullandıkları yer alsa da asıl harem yerleşimi 3. Murad'ın annesi Nurbanu Hatun döneminde oldu. Bundan sonra 234 yıl boyunca 14 valide sultan Topkapı Sarayı Haremi'nde yaşadı. 
Valide Sultanın her biri farklı görevlerde bulunan yüzlerce hizmetçisi de haremde yaşardı. Haremde yaşayan kadınların sayısı dönem dönem değişirdi. 2. Selim döneminde eski saraydaki harem sakinleriyle haremde yaşayanların sayısının 1200'e kadar ulaştığı olurdu.
Büyüklü küçüklü yaklaşık 400 odanın yer aldığı harem, burada yaşayanların sayısı padişah ve validelerinin isteğine göre, 16. yüzyıldan 19. yüzyılın sonuna kadar sarayın bulunduğu tepeden Sarayburnu sahiline doğru yeni bölümler eklenmesiyle genişledi.
"Çok gizli bir yer" olan harem için tarihçi Tursun Bey, "Eğer güneş, Farsçada aldığı sıfatıyla erkek olsaydı, onun bile kesinlikle içeri girmesine izin verilmezdi" demişti. 
"DİKİŞTEN MÜZİĞE EĞİTİM"
Osmanlı'da sarayda iç örgütlenme ve burada bulunan üniversite seviyesindeki yüksek okul olan "Enderun"un karşılığı olan haremde, kadınlar nasıl davranmaları gerektiğini öğrenir, özellikle müzik konusunda eğitim alırlardı. Baş kahyanın denetimindeki kadınlar, dikiş dikmesini, Türk müziği aletlerini çalmayı öğrenirlerdi. Hatta Türk müziğinin önemli bestekarlarından Leyla Saz ve Dilhayat Kalfa haremden çıkmıştı.
Cimilli'nin verdiği bilgilere göre, harem sanılanın aksine bir eğitim kurumuydu. 'Haremde yaşayan kadınlar çok küçük yaşlarda buraya gelirdi. Kırım, Rusya ve Çerkezistan başta olmak üzere buraya gelen kızlar, sarayda eğitim alır, 9 yıl hizmetten sonra "Itıkname" denilen özgürlük belgeleri ile güzel bir çeyiz alarak saraydan ayrılabilirlerdi.
Bunların içerisinde çok az kişi "padişahın eşi" olma sıfatını kazanabiliyordu. Zaten aile yaşantısı gereği bunların büyük bir kısmı padişahı göremiyor, bir kısmı hizmetli olarak çeşitli hizmetlerde çalışıyorlardı. Bunlar saraya ilk geldiklerinde kendilerine farklı isimler veriliyordu. Kendilerine İslam geleneğinde yaşamanın kuralları öğretiliyor, buna göre kişilikleri ve zarafetlerine göre Şehnaz, Gülnaz, Nazgül ve Şeminur gibi güzel isimler verilirdi. Bunlar arasında dikkat çeken Nakşidil Sultan'ın ismi de "gönüller süsü" anlamına geliyor.
Padişahın gözdesi olmayanlar ise evlenmek isterlerse saraydaki uygun kişilerle evlendirilirlerdi. Ellerine her ay 9-30 akçe gibi bir maaş verilirdi.
Farklı işleve sahip mekanlardan oluşan haremde camiler de bulunuyor. Harem sakinleri, namazlarını burada kılıyorlardı. Harem içerisinde geniş bahçeler dikkati çekiyor. Buralarda kimi kadınlar nakışla uğraşırlardı. Bunların arasında nargilelerin içildiği kahve geleneği de bulunuyordu. 3. Selim döneminde kadınlar, biraz daha rahat bir yaşantıya kavuştu ve alışveriş yapabiliyorlardı. Örneğin, beyaz giysiler giyilen Hıdrellez günü için saray dışından elbiseler getirebildikleri biliniyor.
"DUVARLARDAKİ CARİYE FISILTILARI"
Haremdeki kızlar, "ağızlarının sıkı olması, haremdeki hayat ile ilgili hiçbir bilgiyi dışarıya anlatmamalarıyla" ün kazanmışlardı. Ancak harem duvarlarındaki bazı yazılar, haremdeki çekişmeler ve bazen haksızlığa uğramanın verdiği çaresizliğin yazıya dönüşmüş hali olarak dikkat çekiyor.
Haremde valide dairelerinin altında bodrum kısmında bir odanın duvarında yer alan iki yazıda şu ifadeler göze çarpıyor: "(İki yek kuruşluk ayna kayboldu/Bunda oturanı hırsız tuttu, bu asrın ademleri) ve (Bağrı yanık Dilferib, Allah Garip, Allah Garip Aman Aman)"
Yazıdan cariyelerden birinin diğer harem sakinleri tarafından bir şey çalmakla suçlandığı, diğerinin haksız yere iftiraya uğradığı anlaşılıyor. Bu yazılardan cariyelerin okuma ve yazma bildikleri de anlaşılıyor.
"HAREMİN GİZLİ KAPILARI"
Haremin en büyük salonu Hünkar Sofası, bayramlaşma gibi bütün törenlerin yapıldığı yerdi. Bu törenlerde Harem sakinleri bir araya gelirdi. Salonda bir tarafta padişah, diğer tarafta valide sultan oturur, bayram tebriklerini kabul ederdi. Salonun 5 kapısı farklı kişilerin girmesi içindi. Biri hünkara, biri valide sultana, biri gözdeye ve biri padişaha ilk erkek çocuğu veren hasekiye ayrılan kapılardan diğeri saray sakinlerine aitti.
Salonun hemen üzerinde yer alan balkonda kadınlar müzik icra ederdi. Bu balkona çıkan merdivenler ana salondaki bir aynanın arkasında bulunuyor. Ayna bir kapı gibi aralanarak merdivenlere açılıyor. Gizli kapının kullanılmasının sebebi olarak ise salonun mimari estetiğinin bozulmaması gösteriliyor.
Ayrıca, haremin hamamları da 16. yüzyılda Osmanlı'nın su ve kanalizasyon tahliye sistemi hakkında bilgi veriyor. Daha sonraki yüzyıllarda batılı medeniyetlerin inşa ettiği saraylarda kanalizasyon sistemine dahi rastlanmazken bu hamamlarda duvar diplerinden geçen sıcak su hem ısınmayı hem de suyun tahliye edilmesini sağlamak üzere inşa edildi.
"3. SELİM'İN MEŞK ODASI İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ"
Islahatları ile bilinen, müzisyen ve şair Sultan 3. Selim, haremde annesi Mihrişah Sultan'a bir has oda inşa ettirdi. Türk rokokosu tarzında yabancı sanatçılar tarafından bezenen bu oda ve bestekar Sultan 3. Selim'in "Meşk odası", ilk kezgörüntülendi.
Mihrişah Sultan'ın oldukça ince ve kıvrımlı süslemeleri olan duvarlar ve ahşap doğramalara sahip odasında, batılı ressamların yaptığı duvar resimleri de dönemin İstanbul Boğazı'ndan görünümleri yansıtıyor.
Hemen bu odanın birkaç basamak yukarısında ud ve ney ustası bestekar Sultan 3. Selim'in müzik çalışmalarını yaptığı "meşk odası" bulunuyor. Bu salonda da yine görkemli Türk rokoko tarzında mimari işlemeler göze çarpıyor.
ITB Seyahat ve Turizm Raporu 2026/2027ITB Seyahat ve Turizm Raporu 2026/2027, sektördeki havanın iyimser olduğunu ancak stratejik hazırlığın giderek karmaşıklaşan bir dünyanın zorluklarının gerisinde kaldığını gösteriyor.02 Mart 2026 Pazartesi 20:00MICE
DRV: Krizlere rağmen Almanların seyahat arzusu sürüyorDRV Başkanı Albin Loidl'in 2025 yılına ilişkin seyahat değerlendirmesi ve 2026 yılına dair beklentileri olumlu yöndeydi.02 Mart 2026 Pazartesi 19:00MICE
Dr. Mario Tobias: ITB Berlin, küresel bir platformTB Berlir 2026 Açılış basın toplantısında Dr. Mario Tobias, Márcio de Jesus Lopes Daniel, Albin Loidl ve Mitra Sorrells istikrar, büyüme ve yeniliğin önemini belirttiler02 Mart 2026 Pazartesi 18:00MICE
Angola: Turizm sürdürülebilir kalkınmanın itici gücüdürITB Berlin'in açılış basın toplantısında Márcio de Jesus Lopes Daniel, turizmin Angola'nın ekonomik çeşitlenmesi ve sürdürülebilir büyümesi için stratejik önemini vurguladı.02 Mart 2026 Pazartesi 17:00MICE
ITB Berlin 2026, inovasyon ve ortaklıklara odaklanıyorITB 2026 açılış basın toplantısında Dr. Mario Tobias, Márcio de Jesus Lopes Daniel, Albin Loidl ve Mitra Sorrells istikrar, büyüme ve inovasyondan bahsettiler.02 Mart 2026 Pazartesi 16:00MICE
ITB Berlin 2026: Turizm pazarında 60 yılITB Berlin 60'cı yıldönümünde, dünyanın önde gelen B2B seyahat fuarı, 160'tan fazla ülkeden yaklaşık 6.000 katılımcıyı bir araya getirerek, turizm konuları için ana pazar yeri olma rolünü vurguluyor.02 Mart 2026 Pazartesi 15:00MICE
Coral Travel’dan Ren Nehri üzerinde güçlü mesajCoral Travel Ren Nehri’nde gemide Almanya’nın en başarılı, en üretken seyahat acenteleri ile bire bir temas kurulan seçkin bir B2B buluşma gerçekleştirildi.02 Mart 2026 Pazartesi 14:00ACENTELER
ITB Berlin 2026, Angola: Afrika kıtasını öne çıkarıyoruzDünyanın en büyük turizm fuarı olan ITB Berlin'in açılışında düzenlenen konferansta, Angola'nın etkinliğin 60. yılını kutlayan bir edisyonda eğlence dolu bir ülke olarak öne çıkarılması belirtildi.02 Mart 2026 Pazartesi 13:00MICE
Türkiye-İran sınır kapılarında son durum ne?İran sınır kapılarından günübirlik yolcu geçişleri karşılıklı olarak durdurulurken, Van'daki Kapıköy sınır noktasındaki durumla ilgili çelişkili haberler geliyor.02 Mart 2026 Pazartesi 12:00GÜNDEM
Havacılık endüstrisi derin bir şekilde etkilenecek'Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çok sayıda ülke, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaş nedeniyle Ortadoğu uçuşlarını iptal etmeye devam ediyo02 Mart 2026 Pazartesi 11:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.