HALICILIK YOKOLMA TEHLİKESİNDE
Türkler'in yaklaşık 3 bin yıllık el sanatı olduğu belirtilen el halısında, bir çok çeşidin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu iddia edildi.

14 Eylül 2009 Pazartesi 20:30
İSTANBUL- Türkler'in yaklaşık 3 bin yıllık el sanatı olduğu belirtilen el halısında, bir çok çeşidin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu iddia edildi. El halıcılığının en yetkin isimleri arasında gösterilen ve bu konudaki aile geçmişi 19. yüzyıla dayanan Fikret Önder, Türk halısı için acilen bir koruma programı başlatılması gerektiğini belirtti.
Açıklamalarda bulunan Önder, Altay dağlarındaki Pazırık Koruganı'nda yapılan kazılarda bulunan halının, bu sanatın başlangıcı sayıldığını, Türkler'in de bu sanatın en büyük sahibi olduğunu belirtti.
19 ve 20. yüzyıllarda altın dönemini yaşayan Türk el halısının yaşam mücadelesi verir hale geldiğini söyleyen Önder, ekonomik krizler, üretim maliyetleri ve koruma önlemlerinin yetersiz kalması gibi nedenlerle bir çok çeşidin kaybolmak üzere olduğunu, mevcut çeşitlerin de Çin gibi ülkelerde Made In Turkey damgasıyla üretilmeye başlandığını ifade etti.
19. yüzyılda Isparta ve çevresindeki dokuma faaliyetlerini yönlendiren aile büyüklerinin İzmir Limanı'ndan İngiltere'ye büyük miktarlarda ihracat yaptığını, bunun 1928 dünya krizine kadar devam ettiğini belirten Önder, ardından gelen 2. Dünya Savaşı ile işlerin tamamen kesildiğini kaydetti.
Bir süre öğretmenlik yapan babasının Kula Mensucat'ta halı imalat müdürü olarak tekrar halıcılığa döndüğünü anlatan Önder, kendisinin de halıcılığı seçerek Isparta'da bir şirket kurduğunu söyledi.
Savaşların sona ermesiyle Avrupa'nın tekrar halı talep etmeye başladığını vurgulayan Önder, şöyle konuştu: 1960'lı yıllarda ihracat pazarlarının açılmasıyla işler tekrar 1928 öncesine döndü. Bu dönemde dünyadaki modernizm akımından etkilenerek klasik desenlerin dışındaki ilk üretimi biz yaptık. Büyük ilgi çekti. 17 yıl boyunca tüm Anadolu bu halıları yapıp sattı.
60'lı yıllar sonrası krizlerin devam etmesi nedeniyle insanlar daha ucuz halılara yöneldi. Eski çeşitlerin kaybolması tehlikesinin gündeme gelmesi nedeniyle bir çalışma başlattık. Tüm müzeleri dolaşarak sergilenen çeşitlerin fotoğraflarını çektik. Müzeden çıkararak hayata tekrar kazandırdığımız halılar arasında Gördes ve Ladik gibi önemli çeşitler de bulunuyordu. Tüm bu çeşitleri Kula halısının üzerine dokuduk. Tüm dünyanın büyük ilgisini çekti. O dönem Avrupa ve ABD'de Türk halısı rüzgarı esti. Uzun yıllar İtalya ve Almanya'ya ihracat yaptık.
TURİZMLE SEVİNDİK AMA
70'li yıllarda turizmin canlanmasıyla ihracatın daha da hızlı arttığını, Türk halısının eski ihtişamlı dönemlerine geri döndüğünü ifade eden Önder, 90'lı yıllarda İran, Çin, Hindistan gibi ülkelerin sektörde büyümesiyle maliyetleri yüksek kalan Türk halıcılığının, düşüşe geçtiğini ifade etti.
Önder, iç pazarda ise eskiden kızların çeyizlerinde birinci sırada yer alan el halısının çamaşır makinesi, buzdolabı gibi eşyaların çıkmasıyla gerilere itildiğini ve yerini makine halısına bıraktığını, talepte önemli oranda gerileme yaşandığını belirtti.
Halıcılığın genelde gelir seviyesi düşük ülkelerde yapılabildiğini, bu çerçeveden bakıldığında Türkiye'de üretimin düşmesinin normal karşılanabileceğini dile getiren Önder, buna rağmen Türklerin tarihten getirdikleri en önemli el sanatının başka ülkelere taşınmasına seyirci kalınmaması gerektiğini ifade etti.
Türk halısının son olarak Gümrük Birliği'ne giriş sürecinde halının korumaya tabi ürünler arasına alınmamasıyla büyük bir darbe aldığını kaydeden Önder, 1998'de tüm gümrük duvarları açıldı ve halı ithalatı serbest kaldı. Bu pazar üretim maliyetleri çok daha az olan ülkelerden gelen halıların işgaline uğradı. Bugün Türkiye'de üretilen halıyla Çin'de üretilen halı arasında üçte bir fark var. Daha önce imalatçı ve ihracatçı konumundaki bir çok Türk firması da Çin'de Türk halısı ürettirmeye başladı dedi.
Önder, dünyada Türk Halısı diye satılan bir çok halının artık Çin'de üretildiğini, bu halılara 'Made In Turkey' damgası basıldığını, hatta kenarlarına Arapça yazılar dokunduğunu belirtti.
BAKANLIĞIN PROJESİ
Önder, 1998'e kadar 20'ye yakın imalatçı ve ihracatçı firmanın bulunduğu İzmir'de şu anda tek imalatçı olarak kendilerinin kaldığını, firma sayısı ve ihracat miktarı tutmadığı için bölgedeki ihracatçı birliğinin kapandığını söyledi.
Şirket olarak 10 yıl önce 5 bine yakın dokumacıyla 15 çeşitte yıllık 30 bin metre halı üretirken bugün 300 dokumacıyla 3 bin metre halı dokuyabilir duruma geldiklerini anlatan Önder, bir çok çeşidin de artık dokunmadığını belirtti.
Bu işe, başka bir ustalığımız yok diye devam ediyoruz, biz de bırakırsak bu türleri artık kimse üretmez diye konuşan Önder, bugün Çin, İran ve Hindistan'daki fiyatları yakalamanın zor olduğunu, ancak bazı özel tasarımlarda ve yüksek kaliteli işlerde talep gördüklerini söyledi.
Önder, Buna rağmen ben dokumacıma günlük yevmiye olarak bir paket sigara parası verebiliyorum. Bu kadar parayla bu insanları daha ne kadar tezgahın karşısında tutarım bilmiyorum dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının, Türk halısının korunması için 1986 yılında Türk El Halıcılığı Projesi hazırladığını, bu kapsamda müzelerdeki halılardan çekilen fotoğraflarla oluşturulan arşivlerin el halısı üreticilerine gönderildiğini, ürettirilen halıların da müze ve ören yerleri girişinde satışa sunulduğunu belirten Önder, bu projeyle az da olsa üretimin ayakta tutulduğunu kaydetti.
Önder, sözlerini şöyle sürdürdü: Son yıllarda 'devlet ticaret yapmaz' anlayışıyla bu mağazalar da kapatılmaya başladı. Dokumacıyı ayakta tutma amaçlı olan bu proje de sona erdi ve Türk Halısı kaderine bırakıldı. Konuya ticari olarak bakılmaması, hiç olmazsa bin tezgahın çalışmaya devam etmesi ve bu kültürün korunması için bir şeyler yapılmasını talep ettik. Olumlu yanıt alamadık. Artık yorulduk. Kendi el sanatımızı ellerimizle başkalarına teslim ediyoruz.
Önder, ABD'de kurulan vakıfların Kızılderililer'in ürettiği giysileri hava limanlarında satışa sunduğunu, benzeri bir sistemin Türk halısı için de kurulabileceğini sözlerine ekledi.
Çin: Taşların turistik mekanlara dönüştüğü yerAvrupa turizminin henüz keşfetmediği Çin bölgelerini gezen Natour Dergisi Editörü Arturo Crosby, Ningxia ve Gansu eyaletlerine yaptığı keşif gezisini yazdı.03 Ekim 2026 Cumartesi 16:00TURİZM
İyi iletişim olmadan bir destinasyon uluslararası olamazOlağanüstü bir kültürel mirasa, kıskanılacak bir gastronomiye ve eşsiz deneyimlere sahip olabilirsiniz; ancak gideceğiniz yere ulaşmak karmaşık, pahalı veya çok fazla seyahat gerektiriyorsa, rekabet etmek zor olacaktır.03 Ekim 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Türkiye, TUI'nin kış sezonunda ilk üçteDünyanın en büyük tur operatörü TUI, kış sezonu için yapılan yakın mesafe rezervasyonlarda Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. İlk ikide ise Kanarya Adaları ve Mısır var.03 Ekim 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
Karınca menüden çıktı: El Nino ünlü şefleri zora soktuKimisi karıncayı menüden çıkarıyor, kimisi kakaosuz çikolata yapıyor. El Nino, dünyaca ünlü şefleri menü değişikliğine zorluyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 13:00GASTRONOMİ
Üç meslek grubuna daha yeşil pasaport geliyorKamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen “Hususi damgalı pasaportun” kapsamının genişlemesi için TBMM’ye kanun teklifi verildi. Söz konusu teklifle, 3 meslek grubunun daha yeşil pasaporttan yararlanması önerildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 12:00GÜNDEM
Manavgat’ta bal zamanı: Üreticiler festivalde buluştuAntalya’nın Manavgat ilçesinde yerel bal üreticilerini tüketicilerle buluşturan Bal ve Arıcılık Festivali kapılarını açtı. Üç gün sürecek festivalde Manavgat’ın zengin florası, arıcılık potansiyeli ve yerel üretimin turizm sektörüyle buluşması öne çıkıyor03 Ekim 2026 Cumartesi 11:00MICE
Çıralı’da 117 yuvadan 3 bin 500 caretta denize ulaştıAntalya’nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde caretta carettaların yuvalama sezonunun son yuvası açıldı. Koruma ve izleme çalışmaları kapsamında bu yıl sahilde tespit edilen 117 yuvadan yaklaşık 3 bin 500 caretta carettanın denizle buluştuğu belirtildi.03 Ekim 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Kışın buğday, yazın halı: Killik tarlalarında renk şöleniAntalya’nın Killik Mahallesi’nde kış aylarında buğday, arpa, yulaf ve nohut yetiştirilen tarlalar, yazın binlerce halı ve kilimin serildiği dev bir renk paletine dönüşüyor.03 Ekim 2026 Cumartesi 09:00GÜNDEM
Haaland’dan Norwegian’a “Atkuyruğu” davasıNorveçli golcü Erling Haaland ile Norwegian Air Shuttle arasındaki “atkuyruğu reklamı” tartışması mahkemeye taşındı.02 Ekim 2026 Cuma 21:00ULAŞTIRMA
AB'nin yeni kabin bagajı kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?AB içinde seyahat eden havayolu yolcuları, yolcu haklarında yapılması planlanan kapsamlı değişiklik kapsamında yakında ek ücret ödemeden daha fazla el bagajı taşıma hakkına sahip olabilir.02 Ekim 2026 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.